Sunderland 2 – 4 West Bromwich
12 maçta 7 galibiyet alarak bu deplasmana moralli gelen West Bromwich için zirveye bir adım daha yaklasmak adına önemli bir fırsattı bu maç. Sunderland ise alt sıralardan kurtulma mücadelesi verirken özellikle gol yollarındaki sıkıntıları onlar adına handikaptı. West Brom devreye 2-0 önde girerken bunda Sunderland kalecisi Mignolet'in de yardımı oldu. Maçın son 15 dakikası ise nefes kesti. Gardner ile farkı 1'e indirip umutlanan ev sahibi, fazla sürmeden penaltıdan Lukaku'nun golüne engel olamadı. Sessegnon ile 87'de farkı yeniden bire indiren Sunderland, duraklama dakikalarının da fazlasıyla verilmesinden ötürü umutlandı. Iyice yüklenen Sunderland golü ararken kendi kalesinde gördü, Fortune'nin golüyle derin bir nefes alan West Brom bu galibiyetle zirveye bir adım daha yaklastı.
Wigan 3 – 2 Reading
Alt sıralarda cirit atan iki ekibin mücadelesinde bir çok eksikle bu maça hazırlanan Wigan, yavas yavas bir deplasman fobisi olusturan Reading'i konuk etti. Maça etkili baslayan taraf ev sahibiydi, Beausejour ve Kone ikilisiyle etkili olmaya çalısan Wigan buldugu fırsatlardan yararlanamadı ve devreye 10 dakika kala kalesinde golü gördü. Son dönemlerde Wigan taraftarının elestiri oklarına hedef olan Jordi Gomez maçı tek basına çevirdi ve skoru 2-1'e getirdi. Hiç hesapta yokken Robson-Kanu'nun ortasına tamamen yanlıs biçimde çıkan kaleci al Habsi'nin inanılmaz hatası sonucu Reading beraberlik golünü buldu ve tam “bir puanla dönüyoruz” diye düsünürken sahneye yine Jordi Gomez çıktı ve skoru ilan etti. Eksik Wigan ve elestirilen Gomez adına son derece önemli bir netice oldu.
Stoke 1 – 0 Fulham
Bazen çag dısı, bazen çok katı. Pulis'in Stoke City'si hep bu tip ithamlarla, benzetmelerle karsı karsıya kaldı. Duran ya da uzun toplardan tehlike üreten, boy ortalaması oldukça yüksek olan, tamamen fiziksel oyuna dayalı bir anlayısla sahada olan bir ekip Stoke. Savunmayı derin kuran, futbolu pek te “güzel” oynamayan bir ekip. Havadan etkili olan bir ekip için rakibin 2 metreye yakın boya sahip olan stoperinin oynamayacak olması(Hangeland) olumlu bir haber sayılırdı. Kendi sahasında geçen sezondan kalma 12 maçlık bir yenilmezlik serisine sahip olan Stoke City daha arzulu olan taraftı. Uzun toplarla gol aradı ev sahibi ve golü de bir duran toptan buldu. Yüksek topu Crouch Adam'a indirdi, Adam'da topu filelere yolladı. Fulham Berbatov'un bir kaç girisimi harici pozisyon üretemedi ve 20 ekimden bu yana süren kazanamama serisine bir halka daha ekledi.
M.United 3 – 1 QPR
Mark Hughes ile yolları ayıran ve bu vesileyle farklı bir havayla bu maça hazırlanan QPR'da hedef en azından bir puan alıp moral arttırmaktı. Aslında kötü de mücadele etmediler. Rakibe fazla pozisyon vermediler, temkinli oynayıp fırsatlarını kolladılar. Ilk yarı bitmeden golü de buldular fakat Jamie Mackie'nin kafa golü ofsayt nedeniyle geçerlilik kazanmadı. Ikinci yarıda yine tempoyu arttıramayan vasat bir United vardı, en azından ilk bölümlerde. Sanki ihtiyaçları olan bir sok varmıs gibi. O sok geldi, Mackie bu kez nizami bir gol atarak konuk ekibi 0-1 öne geçirdi. Queens Park Rangers'ın duran top savunmasındaki zaafiyeti biliniyordu ve United biraz baskı kurmaya baslayarak kornerlerden ve yan toplardan etkili olmaya çalıstı. Evans ve Fletcher'ın arka arkaya gelen kafa golleri tesadüf degildi ve maç hemen döndü. Javier Hernandez'in sonradan girip rahatlatan golü atması da United'ın bu sezon ligde 6.kez geriden gelip maç kazanması anlamına geldi.
Everton 1 – 1 Norwich
Sezon basından bu yana Anichebe-Fellaini-Mirallas ve Jelavic ile dolu dizgin hücum eden ve skorer oyunu ile özellikle dengi ya da daha kalitesiz takımlara göre fark yaratan Everton'da bu kez o hava biraz dinmis gibiydi. Fellaini, Mirallas ve Anichebe'nin olmayısı epey farketti. Yine de Oviedo'nun hazırlayıp Naismith'in tamamladıgı bir pozisyonla 1-0 öne geçen ev sahibi çok ta sorun yasamadan galibiyete uzanacak gibiydi. Ikinci yarının sonlarına dogru Jelavic ve Naismith ile “bu nasıl kaçar” dedirten pozisyonları harcadı ev sahibi. Artık yavas yavas “puanları cebe koyduk” diye düsüyordu Evertonlular. Ta ki Norwich “atamayana atarlar” diyene dek. Bir uzun topa çok iyi hareketlenip yükselen Bassong'un golüyle Norwich son saniyelerde 1 puanı kurtardı.
Aston Villa 0 – 0 Arsenal
Villa Park'ta kötü bir ilk yarı oldu. Üretkenlik ve tempo bakımından sıkıntı yasadı iki ekip. Ender gelisen pozisyonlardan birinde Aston Villa Weimann ile öne geçti fakat ofsayt nedeniyle gol geçersiz sayıldı. Koscielny ile de Arsenal tehlikeli oldu fakat Fransız stoperin yakın mesafeden vurusu auta gitti. Ikinci yarıda ise daha etkili olan taraf Aston Villa'ydı. Ilk fırsat Cazorla ile Arsenal'dan gelse de kalan dakikalarda baskıyı arttıran Aston Villa Szczesny ve direklere takıldı. Kaptanı Ron Vlaar'ı sakatlıga kurban veren Aston Villa Holman'ın direkten dönen topu ile maçtaki en tehlikeli anı yaratsa da bir puan ile yetinmek zorunda kaldı. Belki de Arsenal'ı yenmek için bundan iyi fırsat bulamazdı Aston Villa, ama kullanamadı.
Swansea 0 – 0 Liverpool
Liverpool'un Suarez'in yanına ikinci bir skorer bulması gerektigini uzun zamandır dile getiriyorduk. Gol yollarında ciddi sıkıntıları sürüyor. Ayrıca bu Swansea maçı Brendan Rodgers'ın eski takımına karsı Liverpool teknik direktörü olarak çıktıgı ilk maç oldu. Ilk yarıda tempo oldukça yüksekti. Özellikle Pablo Hernandez Liverpool savunmasına epey zor anlar yasattı. Sterling'in direkte patlayan volesi ve José Enrique'nin sayılmayan golü ile Liverpool bu tempoya ayak uydurmaya çalıstı. Devreye golsüz girildi. Tempo ikinci yarıda biraz düsse de her iki ekip te galibiyeti elde etmek için yeterince pozisyonu buldu, fakat Ki, Williams, Shelvey ve Suarez ile bu pozisyonlardan yararlanamayan Swansea ve Liverpool birer puanla yetinmek zorunda kaldı.
Chelsea 0 – 0 M.City
Chelsea yeni teknik adam Rafa Benitez önderligindeki ilk maçına gürültülü çıktı. Gürültüden kasıt taraftar tepkisi. Taraftar Roberto di Matteo'nun gönderilip yerine Rafa Benitez'in gelmesine tepkiliydi. Son sampiyon M.City ilk yarıda daha öne çıkan taraftı. Chelsea hücumda birsey üretemedi, Torres rakip savunmanın içinde kayboldu ve Manchester City'de girdigi bazı fırsatlardan yararlanamayınca ilk yarı 0-0 sona erdi. Chelsea ikinci yarıda biraz kıpırdandı ve özellikle sol beki Ashley Cole ile tehlikeli oldu zaman zaman. Genellikle orta alan mücadelesi olarak geçti maç, City de ilk yarıdaki hakimiyetini koruyamadı ve bekleneni veremeyen karsılasma basladıgı gibi golsüz sona erdi.
Tottenham 3 – 1 West Ham
Tottenham bu maça girmeden West Ham'ın sıralamada gerisindeydi ve kazandıgı takdirde rakibini geçecekti. Bunun bilincindeki ev sahibi oyunu tamamen kontrol etti, Bale, Dempsey ve Defoe ile bir çok pozisyona girdi. Tottenham'ın temposuna ayak uyduramayan West Ham kalesinde ilk golü ilk yarının bitimine çok az bir süre kala gördü. Son 7 West Ham maçında 4 gol atan Jermaine Defoe 8.maçı da bos geçmedi. Ikinci yarıda da durum pek farklı degildi. Tottenham domine etti ve Bale-Defoe ikilisi ile birer gol daha bularak maçı kopardı. Andy Carroll'un attıgı gol ise sadece seref golüydü, Tottenham kendi evinde 3-1 kazanarak rakibini puan durumunda geçmeyi bildi.
Southampton 2-0 Newcastle
QPR deplasmanında kazanarak son sıralardan iyice uzaklasmanın hayalini kuran Southampton bu maça da hakim olan takımdı. Son derece kötü oynayan Newcastle'ı zaman zaman ezen Southampton'un bu hakimiyeti 34.dakikada nihayet sonuç verdi ve Lallana'nın golüyle ev sahibi 1-0 öne geçti. Ilk yarıda bu skorla bitti, Newcastle hiç bir varlık gösteremedi. Southampton bu sezon her maçta gol yedi,fakat bu kez istatistik bozuldu. Gaston Ramirez ile farkı ikiye çıkaran Southampton daha da farklı kazanabilirdi fakat Puncheon, Davis, Fonte ve Rodriguez'in pozisyonları ve sayılmayan bir nizami golü skoru daha fazla etkileyemedi. Southampton kolay kazandı, Newcastle bu sezonki 6.deplasmanında da kazanamayarak ciddi hayal kırıklıgı yaratmaya devam etti.
