comScore

Serie A'da 14.hafta

01 Ocak 1970, Perşembe 02:00

İtalya Serie A'da 14.hafta geride kaldı. Silicya derbisinde gülen taraf 3-1'lik skorla ev sahibi Palermo oldu. Erdi Olcay, haftanın maçlarını değerlendirdi. 

 PALERMO 3-1 CATANIA
 
 
Maçın henüz 10. dakikasında rakip savunmanın hatasıyla ceza sahası içerisinde topla buluşan Miccoli, düzgün bir vuruş yaparak takımını öne geçirdi. Bu gol, Miccoli'nin Serie A'da attığı 100. gol anlamına geliyordu. Ardından Brienza ile gole yaklaştılar. Sağ çaprazda topla buluşan Brienza'nın vuruşunu kaleci kurtarırken, sonrasında direğe çarpan top oyun alanına geri döndü. Palermo, Morganella ile de bir pozisyon yakaladı fakat savunma oyuncusu kötü bir vuruş yaptı. Maçın ilk 45 dakikası Palermo'nun üstünlüğüyle geçilirken, Catania ise Lodi'nin 2 tane frikiğiyle gole yaklamıştı fakat kaleci Benussi kritik kurtarışlar yaptı. Baskılı futbolunu ikinci yarıda da sürdüren Palermo, Ilicic'in 49. ve 60. dakikada attığı gollerle farkı 3'e çıkardı. Maçın ilk yarısında 2 frikikte kaleciyi geçemeyen Lodi, 70. dakikada frikikten mükemmel bir gol attı. Skor 3-1 olduktan sonra da rakip kaleye gitmeyi sürdüren Palermo, Morganella ve Dybala ile net gollük pozisyonları değerlendiremedi. Karşılaşmanın genelinde oyuna hakim taraf olan Palermo, Sicilya derbisinde hak ettiği galibiyeti aldı. Eksiklere rağmen kazanmayı başardılar ve çok önemli 3 puanı hanelerine yazdırdılar. Catania ise deplasmanda silik performansını sürdürdü. Bergessio'nun yokluğunda hücum hattında hiç organize olamadılar. Palermo teknik direktörü Gian Piero Gasperini, motive olup galibiyeti istediklerini, son dönemde topladıkları puanların kendilerini bir araya getirdiklerini belirtti. Catania teknik direktörü Rolando Maran, erken yedikleri golden psikolojik olarak etkilendiklerini söyledi fakat kötü oynadıklarını kabul etti. 

ATALANTA 0-1 GENOA
 
 
Atalanta, ilk yarıda çok etkisiz bir performans sergiledi. Rakip kalede akılda kalıcı bir pozisyon yakaladıklarını söylemek çok zor. Genoa'nın da ilk 45 dakika boyunca iyi bir oyun oynadığını söyleyemeyiz. Fakat ilk yarının sonlarına doğru rakip savunmanın hatasını iyi değerlendiren Bertolacci'nin golüyle öne geçip, devreyi üstünlükle kapatmasını bildiler. Maçın ikinci yarısında daha iyi bir Atalanta izledik. Rakip kalede ciddi bir baskı kurdular. Bu sezonun formsuz ismi Denis, son vuruşlarda yine isabet sağlayamadı. Sadece ikinci yarıda 3-4 pozisyona giren Denis, kimisinde kötü vuruşlar yaparken, kimisinde de kaleciye takıldı. Atalanta'nın, farklı Fiorentina yenilgisinden sonra sahasında kazanması gereken bir karşılaşmaydı. En azından 1 puan alabilecek fırsatlar yakalsalar da bunları değerlendiremediler. Genoa ise bu galibiyetle birlikte 6 maçlık yenilgi serisini sonlandırdı ve küme düşme hattının üzerine çıktı. Oynadıkları futbolun tatmin ettiğini söylemek zor fakat bu durumda olan bir takım için güzel futboldan ziyade, her ne olursa olsun alınacak puanların önemi çok daha fazla. Atalanta teknik direktörü Stefano Colantuono, saçma bir gol yediklerini, maçı çevirmek için arzulu oynadıklarını fakat kaybettiklerini söyledi. Genoa teknik direktörü Luigi Del Neri, Bergamo deplasmanında kazanmanın zor olduğunu belirtti. Ayrıca üstün performansı nedeniyle kaleci Frey'e teşekkür etti. İstatistiki bilgi vermek gerekirse; Atalanta, topla oynamada %65'e %35 gibi bir üstünlük kurdu. Ayrıca pas sayısında da 472'ye 249 gibi bir üstünlük yakaladılar. 
 
CHIEVO 0-0 SIENA
 
 
Serie A'da 14. haftanın golsüz sona eren tek karşılaşmasıydı. Nitekim iki vasat ekibin mücadelesinde de beklentiler bu yöndeydi. Deplasmanda oynamasına rağmen Siena, karşılaşmanın genelinde daha etkili olan taraftı. Tecrübeli golcü Calaio ile birçok pozisyon yakaladılar. Özellikle sol kanattan bir çok tehlike yarattıklarını belirteyim. Yüksek toplarla Calaio'yu buluşturmayı amaçlamışlardı ve bunu başardılar. Bir kafa vuruşunda top auta giderken, diğerinde ise kalecinin üzerine geldi. Sonuncusunda da top direkten oyun alanına geri döndü. Maçın ikinci yarısında ise Chievo biraz daha hareketliydi. Buna rağmen rakibin katı savunması karşısında önemli sayılabilecek bir pozisyon yakalayamadılar. Chievo teknik direktörü Eugenio Corini, rakibin savunmasını aşmak için uğraştıklarını fakat başaramadıklarını, takımın çok savaştığını ve bunun kendisine güven verdiğini dile getirdi. Siena teknik direktörü Serse Cosmi, galibiyet alabilecek bir futbol oynadıklarını ve doğru yolda olduklarını belirtti. Gerçekten son dönemde ciddi bir çıkış içerisindeler. Oynadıkları futbol çok iyi olmasa da alınan sonuçlar bakımından toparlandılar. 4 maçtır kaybetmiyorlar ve bu süreç içerisinde hiç gol yemediler. Buna rağmen ligin son sırasında yer alıyorlar fakat -6 puan cezaları olması çok daha farklı bir konumda olacaklarını belirteyim. 
 
PESCARA 0-1 ROMA
 
 
Maçın henüz 5. dakikasında Totti'nin yaklaşık 30 metreden kullandığı frikiği kaleci Perin kurtardı fakat seken top Destro'nun önünde kaldı ve Destro da topu boş ağlara gönderdi. Totti bu kez yaklaşık 40 metreden çok sert bir vuruş yaptı fakat kaleci Perin güçlükle de olsa kurtarmasını bildi. Daha sonrasında sağ kanatta topla buluşan Totti'nin ortasında Destro iyi bir kafa vuruşu yaptı fakat kaleci Perin de aynı güzellikle bir refleksle topu kornere çeldi. Maçın ikinci yarısı da Roma'nın kontrolünde geçti. Genç orta saha oyuncusu Florenzi uzaktan şansını denedi fakat top direğin az farkla yanından auta gitti. Takımının tek golünü atan Destro, ikinci yarıda da net fırsatlar yakaladı fakat birinde son derece kötü bir vuruş yaparken, diğerinde yine kaleciye takıldı. Roma, rahatlıkla farka gidebileceği maçı tek golle de olsa kazandı ve üst üste 2. galibiyetini aldı. Lamela'nın sakatlığı nedeniyle forma şansı bulan Destro, galibiyeti getiren isim oldu. Pescara ise yeni teknik direktörü Cristiano Bergodi yönetiminde çıktığı ilk maçta hiçbir varlık gösteremedi. Sahalarında oynadıkları maçta, Roma gibi ciddi savunma zafiyeti olan bir takım karşısında dahi pozisyona girememeleri kapasitelerini ortaya koyuyor. Roma teknik direktörü Zdenek Zeman maç sonunda yaptığı açıklamada galibiyetten dolayı mutlu olduğunu fakat ilk yarıdaki oyunu beğenmediğini ve çok pasif kaldıklarını söyledi. 

SAMPDORIA 1-0 BOLOGNA
 
 
Bologna'nın maçın hemen başında 10 kişi kalması kuşkusuz işlerini zorlaştırdı. Zaten genel olarak deplasmanda zorlanan bir yapıya sahipler. Bir de 85 dakika 10 kişi oynayınca şansları epey azaldı. Kırmızı kart pozisyonuna gelecek olursak; Morleo'nun Icardi'ye yaptığı hareket net bir fauldü ancak kırmızı kart kararı son derece ağır oldu. Erken gelen kırmızı kart nedeniyle Bologna'nın oyun planı sekteye uğradı. 5. dakikadan itibaren tamamen savunmaya odaklandılar. Maçın ilk yarısında rakibi oynatmamayı başardılar ve soyunma odasına 0-0'lık eşitlikle gittiler. Fakat ikinci yarıda baskını arttıran Sampdoria'ya ancak 60. dakikaya kadar direnebildiler. 60. dakikada Poli sahneye çıktı ve Sampdoria'yı 1-0 öne geçiren golü attı. Bu golde rakip savunmanın hatasının olduğunu ve bir anlık dalgınlıklarına kurban gittiklerini belirteyim. Sampdoria teknik direktörü Ciro Ferrara, zor bir maç olduğunu dile getirdi. Bologna teknik direktörü Stefano Pioli, Morleo'nun gördüğü kırmızı kartın tüm oyunu tehlikeye attığını söyledi. İstatistiki bilgi vermek gerekirse; topla oynamada Sampdoria %62'ye %38 üstünlük kurdu. İsabetli pas sayısında da 494'e 282 gibi bir üstünlük yakaladılar. 
 
TORINO 2-2 FIORENTINA
 
 
Öncelikle Fiorentina adına şanssız bir maç olduğunu belirteyim. Önce Torino'nun kullandığı köşe vuruşunda Glik ile Toni kafa kafaya çarpıştı. Glik oyundan hemen çıksa da Toni ancak ilk yarının sonuna kadar ayakta kalabildi. Daha sonrasında Aquilani, topla dribbling halindeyken sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kaldı. Buna rağmen maçın genelinde başarılı bir oyun oynadılar. Karşılaşma düşük tempoda başladı ve uzun bir süre böyle devam etti. Nitekim ilk gol 40. dakikada geldi. Torino'nun sol kanatta başlayan atağında yapılan ortada Gonzalo Rodriguez topu sektirdi, sağ tarafa açılan topta Cerci düzgün bir vuruş yaparak takımını öne geçirdi. Fiorentina, bu golden hemen sonra Matias Fernandez ile gole yaklamıştı fakat Şilili oyuncu kötü bir vuruş yaptı. Maçın ikinci yarısının ilk tehlikeli atağı Torino'dan geldi. Orta sahada topu alan Santana, seri çalımlarla rakip kaleye sokuldu ancak kaleci Viviano'yu geçemedi. Bu dakikadan sonra Fiorentina oyunun kontrolünü ele aldı. Önce Gonzalo Rodriguez'in kafa vuruşu az farkla auta çıkarken, Seferovic'in şutu da direkten dışarı gitti. Baskısını sürdüren Fiorentina, Cuadrado'nun düşürülmesiyle penaltı kazandı. Penaltı vuruşunu Gonzalo Rodriguez gole çevirdi ve maça eşitlik geldi. Torino, yediği bu gole hemen cevap verdi ve 2 dakika sonra Birsa'nın golüyle öne geçti. Genel anlamda başarılı bir maç çıkardı diyebileceğimiz kaleci Viviano'nun bu golde hatası gözlerden kaçmadı. Maçın son bölümünde El Hamdaoui sahneye çıktı ve şık bir vuruş yaparak maça yeniden denge getirdi. Her iki takım da birbirine üstünlük sağlamakta zorlandı. Bu nedenle beraberlik normal sonuçtu. 
 
MILAN 1-0 JUVENTUS
 
 
Maçın 4. dakikasında Milan'ın genç sağ beki De Sciglio, uzaktan kaleyi yokladı fakat top az bir farkla auta çıktı. 14. dakikada hızlı gelişen Milan atağında Boateng sağ çaprazda topla buluştu ancak Buffon ayaklarıyla topu çıkardı. 30. dakikada Milan penaltı kazandı. Fakat bu penaltı kararı son derece hatalıydı. Hakem Nicola Rizzoli epey tartışılacak bir karara imza attı. Penaltıya sebebiyet veren Isla'nın top koluna değil sırtına çarpmıştı. Kazanılan penaltı vuruşunu Robinho gole çevirdi ve takımını öne geçirdi. Maçın ilk yarısında Juventus oldukça etkisiz bir performans sergiledi. Neredeyse rakip kalede hiçbir varlık gösteremediler. Milan'ın da çok iyi oynadığını söylemek güç. Hatalı penaltı kararı olmasa gol bulmaları epey zor olacaktı. İkinci devrede biraz daha hareketli bir Juventus izledik. Quagliarella'nın çıkıp Giovinco'nun girmesiyle daha organize oldular. Özellikle Vucinic birçok gol pozisyonu yakalasa da birinde kaleciye takılırken, diğerinde de çok kötü bir son vuruş yaptı. Milan – Juventus maçından beklentiler büyüktü fakat sahada oynanan futbol bu beklentileri karşılayamadı. Milan maçın başında istekli bir görüntüdeydi. Yanlış penaltı kararı olmasa gol bulabileceklerini hiç zannetmiyorum, nitekim ikinci yarıda hiçbir varlık gösteremediler. Juventus ise alışılmışın dışında bir oyun oynadı. Bildiğimiz organize futbollarından eser yoktu. 
 
CAGLIARI 0-1 NAPOLI
 
 
Maçın ilk yarısında Napoli daha etkili olan taraftı. Cavani ve Pandev'in yokluğunda ilk 11'de forma giyme şansı bulan Insigne, takımın en fazla öne çıkan ismi oldu. Süratli bir oyuncu olduğu için deplasman maçlarında ciddi bir silah haline bürünebiliyor. 21. dakikada ceza sahası yayından vuruşu direkten dönmüştü. Ardından 31. dakikada hızlı gelişen atakta kendisine uygun bir pozisyon hazırlamasına rağmen son vuruşta isabet sağlayamadı. Maçın ikinci yarısına ise Cagliari biraz daha hızlı bir başlangıç yaptı. 48. dakikada sağ kanattan gelişen atakta Napoli'nin savunma oyuncusu Cannavaro'nun ters vuruşu direğe çarpıp oyun alanına geri döndü. 55. dakikada ise Nainggolan'ın uzaktan şutunda top az farkla dışarıya çıktı. Karşılaşmanın tek golü 72. dakikada geldi. Napoli'nin yıldız oyuncusu Hamsik, rakip savunmanın hatasını iyi değerlendirdi ve ceza sahası içinde topla buluşup şık bir vuruş yaparak takımını 1-0 öne geçirdi. Napoli'de, Cavani'nin yokluğuna rağmen zorlu Cagliari deplasmanında alınan 3 puan çok önemliydi. Böylece zirve yarışında rakiplerinin puan kaybını iyi değerlendirerek haftayı en karlı kapatan takım oldular.

PARMA 1-0 INTER
 
 
Maçın 13. dakikasında Guarin'in yaklaşık 25 metreden kullandığı frikik direğin az farkla yanından auta gitmişti. Topa müthiş bir sertlikle vurdu ve gol olsa haftanın en güzel golüne aday gösterilebilirdi. 32. dakikada Amauri'nin kafa vuruşunu kaleci Handanovic çıkardı. 39. dakikada Parma duran topta tehlike yarattı. Paletta'nın kafa vuruşu auta gitti. 43. dakikada Parma yine etkili geldi. Biabiany'nin yaklaşık 25 metreden yaptığı vuruş önce rakibe, daha sonra direğe çarparak kornere gitti. 62. dakikada Guarin'in uzaktan nefis vuruşunu kaleci Mirante aynı güzellikle kurtardı. 73. dakikada Guarin'in ara pasında topla buluşan Milito, kendi pozisyonunu yaratsa da kendisinden beklenmeyecek derecede kötü bir son vuruş yaptı. 75. dakikada ise karşılaşmanın tek golü oldu. Sansone, topu orta sahada kontrol edip yaklaşık 40 metre sürdü, rakip ceza sahasına girip şık bir vuruş yaparak topu ağlara gönderdi ve takımını 1-0 öne geçirdi. 85. dakikada sol kanattan kazanılan duran topta Valdes'in ortasına Benaoloune'un kafa vuruşunu kaleci Handanovic güçlükle çıkardı. Bu sonuçla birlikte Parma kendi evinde aldığı başarılı sonuçları sürdürürken, Inter ise kazanamama serisini 3 maça taşıdı.

ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!