Londra derbisinde iki ezeli rakip karsılastı. Formsuz, keyifsiz Arsenal Tottenham'ı yenerek moralmen toparlanma amacındaydı. Maça iyi baslayan taraf ise konuk ekipti. William Gallas'ın verilmeyen golü uyarı niteligindeydi, hemen ardından Adebayor ile Tottenham gerçekten öne geçti. Arsenal orta alanda kontrolü eline almakta zorlandı, Adebayor'un aptalca hareketi ise imdatlarına yetisti. Cazorla'ya son derece sert bir harekette bulunan Adebayor bu hamle sonucu oyundan atıldı. Adebayor'un oyundan atılmasından sonra geri çekilen Tottenham oyun kontrolünü Arsenal'a verdi ve devreye girmeden ev sahibi 3 gol bularak aslında galibiyeti cebine o an koydu. Villas-Boas ikinci yarıya bazı oldukça cesur hamlelerle girse de ikinci yarıda da ilk gol Arsenal'dan gelince maç gerçekten bitmisti. Kalan dakikalarda karsılıklı birer gol daha izlendi, Arsenal geçen sezonki gibi yine kendi evinde Tottenham'ı 5-2 yendi, haklı bir galibiyet oldu onlar adına. Tabii Adebayor atılmasa ne olacaktı orası meçhul.
QPR 1 – 3 Southampton
Mark Hughes yönetiminde bu sezon ligde maç kazanamayan, onca transfere ragmen bir takım olgusuna sahip olmayan Queens Park Rangers “artık bu kez kazanmalıyız, kazanırız” parolasıyla çıktıgı Southampton maçında yine hayal kırıklıgına ugradı. Southampton göze hos gelen, dominant futbol oynamak isteyen bir ekip ve özellikle kendi dengi olan ekiplere karsı bunu basarıyorlar. Maçın ilk yarısında iki gol buldular, orada psikolojikman maçı kazanmıs gibi oldular zaten, zira ilk yarının bitiminde QPR'lı oyuncular yuhalanmaya basladı. Ikinci yarıda Hoilett'in golüyle QPR biraz umutlansa da kalan dakikalarda oyunun kontrolünü elden bırakmayan Southampton bir gol daha bularak sahadan 1-3 galip ayrıldı. Son sıradan biraz uzaklasan Southampton bu galibiyetle moral depolarken Queens Park Rangers kara bulutlara daha da yaklastı, Mark Hughes'un koltugu ise her geçen saniye biraz daha sallanıyor.
Manchester City 5 – 0 Aston Villa
Manchester City için son derece kolay geçti maç. Hafta içi Real Madrid ile Avrupa'daki son sansı için sahaya çıkacak olan Manchester City yine de oyuncu dinlendirme yoluna gitmedi. Ligin yenilgisiz tek ekibi olan mavililer'in Aston Villa'nın katı savunma anlayısını kırması uzun sürmedi, fakat girilen pozisyonları cömertçe harcadılar. Maicon ile sag koridordan özellikle etkili olan ev sahibi ekip, bir ara durgunlastı ve ilk yarıyı golsüz kapatacaklarına dair bir izlenim verdi. Imdada David Silva yetisti ve onun golüyle ilk yarı 1-0 sonuçlandı. David Silva'nın gol attıgı son 8 maçı kazanan ev sahibi ekip yine kazanacaktı, ikinci yarıda tempoyu iyice arttıran ev sahibi ekip ikisi penaltıdan olmak üzere 4 gol daha bularak sahadan 5-0 galip ayrıldı. Manchester City bu galibiyetle lider olurken Aston Villa son sıralarda yer almaktan kurtulamadı.
West Bromwich Albion 2 – 1 Chelsea
Roberto di Matteo'nun baska bir takımın basında bir sekilde Hawthorns'a adım attıgı bir maç oldu. Eski West Brom teknik direktörü di Matteo Chelsea'nin basındayken bir dönem Chelsea kulübünde görev alan Steve Clarke ise West Bromwich Albion'un teknik direktörüydü. Tesadüflerden ibaret bir maçtı. Maça iyi baslayan taraf konuk ekipti, Ryan Bertrand'ın çizgiden çıkan topu ile ilk sinyali Chelsea verdi, fakat gol ev sahibinden geldi. James Morrison'un ortasına David Luiz'den kurtularak iyi yükselen Shane Long takımını 1-0 öne geçirdi. Maçta yarım saatlik dilim geride kaldıgında tempo biraz daha arttı, Chelsea beraberlik golünü kovaladı ve bu golü iki yeni transferinin isbirligi ile buldu. Cesar Azpilicueta'nın ortasına arka direkte yükselen Eden Hazard'ın kafa vurusu savunmaya da çarparak filelere gitti. West Bromwich'in organize savunmasını delmekte zaman zaman çok zorlanan Chelsea ikinci yarı baslar baslamaz Odemwingie'den de bir gol yeyince iyice strese girdi. Kenardan oyuna dahil olan Juan Mata ve Oscar'ın da çabaları sonuç vermedi ve Chelsea ilk ikideki yerini devretmek zorunda kaldı. West Brom ise bu galibiyetle sürpriz bir sekilde City-United-Chelsea üçlüsünün ardından en iyi takım konumuna yükseldi.
Reading 2 – 1 Everton
Ligin en tempolu ve göze hos gelen futbollarından birini oynayan Everton Madejski stadında da maça iyi basladı. Pozisyon üstüne pozisyon bulan David Moyes'ın talebeleri ilk 10 dakikada skorbordu degistirmeyi bildi. Fellaini'nin asistini iyi takip eden Naismith'in golüyle öne geçen konuk ekip Leon Osman ile 2.ci golü bulmalıydı, fakat Osman net bir fırsattan yararlanamayınca Everton maçı koparamadı ve Reading cesaretlendi. Adam LeFondre önderliginde hücuma kalkan ev sahibi ekip ikinci yarıda maçı yine LeFondre sayesinde çevirmeyi bildi, onun iki golüyle Reading sahadan 2-1 galip ayrıldı ve onlar için ilerleyen dönemde hayati sayılabilecek bir galibiyet elde etti ev sahibi. Everton ise kaybetmeyi haketmedigi bir maçı kaybederek belki de ilerleyen günlerde çok arayacagı puanları kaybetmis oldu.
Newcastle 1 – 2 Swansea
Geçen sezonu mumla arayan Newcastle için yine sıkıntılı bir iç saha maçı oldu. Son iç saha maçını kaybeden Newcastle bunun bilincindeydi ve bir türlü rakibine hükmedemediler. Maçın ikinci yarısında Swansea Michu'nun golüyle öne geçip Sports Direct Arena'daki tüm seyircileri saskına çevirdi. O dakikadan itibaren gol arayıslarını sıklastıran ev sahibi rakibin ikinci kalecisi olan Gerhard Tremmel'i geçemedi ve Swansea de Guzman ile bir gol daha bularak maçı koparmayı bildi. Son dakikalarda Demba Ba'nın golü gelse de o golün etkisi sadece istatistiklere yansıdı ve Swansea için bu galibiyet krizden çıkmak adına ilaç gibi geldi diyebiliriz.
Liverpool 3 – 0 Wigan Athletic
6 haftadır kaybetmeyen, fakat bunların 4'ünde berabere kalan ve özellikle dominant futbol oynadıgı maçları koparmakta sorun yasayan bir takımdı Liverpool bu maça gelirken. Suarez'e yardımcı bir ayak bulmakta zorlanıyordu ev sahibi. Bu maçın ilk yarısında yine o görüntü bozulmadı. Suarez önderliginde rakibin organize savunmasını delmeye çalısan konuk ekip, sadece Suarez'in ayagına bakınca bunda oldukça zorlandı ve oyunun hakimi olan ev sahibi olsa da devreye 0-0 girildi. O andan itibaren Raheem Sterling'de devreye girdi ve Sterling-Suarez isbirligi sonucu Liverpool 1-0 öne geçti. Hemen ardından biraz daha fazla risk alan Wigan kalesinde pozisyonlar vermeye basladı ve Jose Enrique'nin derin topuna hareketlenen Suarez klas bir vurusla farkı ikiye çıkardı. Kalan dakikalarda ikinci golün asistini yapan Jose Enrique'nin golüyle farkı iyice açan Liverpool maçı sorunsuz bir sekilde bitirdi ve ihtiyacı olan 3 puanı aldı.
Norwich City 1 – 0 Manchester United
Lideri konuk eden Norwich City bu maça sezonun ilk bölümlerinde kazanılan Arsenal maçını da hatırlayarak hazırlanmıstı. O maçta oldugu gibi bu maçta da haddini bilerek oynadı ev sahibi ekip, oyunun kontrolünü rakibine bıraktı fakat %200 arzu ile oynadı, sert oynadı, savunma agırlıklı oynadı. Fazla da pozisyon vermedi rakibine, konuk ekip bir kaç kez van Persie ile kaleyi yoklasa da bunlardan sonuç alamadı. Hoolahan ve Holt ile zaman zaman rakip kale önünde görünen Norwich maçın ikinci yarısında Garrido'nun ortasına çok iyi yükselen Pilkington'un golüyle öne geçti. Kalan dakikalarda Ferguson'un Welbeck hamlesi sonuç vermedi ve Manchester United bu sezon sıkça görüleni gerçeklestiremedi. Sıkça görülen sey yenik duruma düsüp maçı çevirmeleriydi, Norwich buna izin vermedi ve kanaryalar aldıkları bu galibiyetle tehlikeli bölgeden simdilik iyice uzaklastı.
Fulham 1 – 3 Sunderland
Sunderland bu sezon sadece 1 maçında 1'den fazla gol atabilmisti, ayrıca deplasman galibiyeti elde edememisti Craven Cottage'a gelene dek. Ev sahibi de bunun bilincinde gözüktü ki maça etkili baslayan taraf Fulham oldu. Berbatov ile etkili olmaya çalısan Fulham'ın bu arzulu baslangıcı ise yerini erkenden saskınlıga bıraktı. Kaptan Hangeland'ın oyundan atılması sonucu 10 kisi kalan ve bu andan itibaren bocalayan Fulham yine de ilk yarıyı 0-0'lık skorla kapatmayı bildi. Fulham için sanssız bir maç oldu, zira ilk yarı bitmeden iki kez oyuncu degistirmek zorunda kaldılar ve ikinci yarıda da Bryan Ruiz'i sakatlık nedeniyle kenara almak zorunda kaldılar. Sunderland ikinci yarıda 11'e 10 oynamanın avantajını kullandı ve Fletcher ile 1-0 öne geçti. Petric'in golüyle skoru dengeleyen Fulham sonrasında bir duran top organizasyonundan yedigi golle yeniden yenik duruma düstü. Sessegnon ile farkı ikiye çıkaran Sunderland kalan dakikalarda geriye yaslanarak rakibe bazı fırsatlar verse de sahadan 3-1 galip ayrılarak bu sezonki ilk deplasman galibiyetini almıs oldu.
West Ham United 1 – 1 Stoke City
West Ham United bu sezon özellikle kendi evinde etkileyici neticeler alan bir ekip, son 6 iç saha maçında sadece bir yenilgileri vardı. Stoke ise deplasman galibiyeti olmayan takımlardan biriydi maça baslamadan. Geçen sezondan kalma 9 maçlık deplasmanda kazanamama serilerini de düsünürsek son 15 resmi deplasman maçını kazanamayan bir takımdan bahsediyoruz. Maçın ilk yarısı sürpriz bir sekilde Stoke'un kontrolündeydi, genellikle deplasmanda son derece savunma agırlıklı bir anlayısa sahip olan kırmızı-beyazlılar bu kez hücum odaklıydı ve devreye 1-0 önde girmeleri sasırtmadı. Ikinci yarıda West Ham toparlandı, Nolan ile tehlikeli olan West Ham aradıgı beraberlik golünü Joey O'Brien ile buldu. Kalan dakikalarda ev sahibi baskıyı arttırıp galibiyet arasa da Asmir Begovic'i geçemedi ve her iki ekip puanları bölüsmüs oldu. West Ham Avrupa takibini sürdürürken Stoke bu beraberlikle birlikte deplasmanda kazanamama serisini 16 maça çıkardı.
