Serie A'da 13. haftanın açılış maçı golsüz bitti. Aynı zamanda haftanın gol olmayan tek maçıydı. Karşılaşmanın genelinde Juventus, oyuna hakim olan taraftı. Maç boyunca rakip kalede birçok pozisyon ürettiler fakat bir türlü galibiyeti getirecek golü bulamadılar. Gerek son vuruşlardaki beceriksizlik, gerekse Lazio kalecisi Marchetti'nin kurtarışları maçı kazanmalarına engel oldu. Özellikle Giovinco, Quagliarella ve Marchisio ile net fırsatlardan yararlanamadılar. Juventus'ta, cezası nedeniyle forma giyemeyen orta sahanın önemli ismi Andrea Pirlo'nun yokluğunun hissedildiğini düşünüyorum. Juventus'un baskısı nedeniyle savunmadan çıkamayan Lazio, ofansif anlamda hiçbir varlık gösteremedi. Lazio da sol kanat oyuncusu Lulic ve kaptan Mauri'nin eksikliğini hissetti. Kaleci Marchetti'nin üstün performansı sayesinde 1 puan aldılar. Topla oynamada Juventus, %59'a %41 üstünlük kurdu. Ayrıca %85'i isabetli olmak üzere 531 pas yaptılar. Kornerlerde de 11'e 1 gibi ezici bir üstünlükleri bulunuyor. Juventus'un, kendi evinde oynadığı son 2 maçta Inter ve Lazio karşısında 5 puan kaybetmesi şaşırtıcı oldu. Buna rağmen halen daha Inter'in 4 puan önünde liderliklerini sürdürüyorlar. Lazio ise son dönemde tökezlemeye başladı fakat üst üste zorlu maçlar oynadıkları gözlerden kaçmamalı. Yeniden çıkışa geçebilmek adına önlerinde gayet uygun bir fikstür bulunuyor.
NAPOLI 2-2 MILAN
Napoli, karşılaşmaya adeta golle başladı. Henüz 3. dakikada Gökhan İnler, yaklaşık 25 metreden topu ağlara gönderdi. Topun yerde sekip yön değiştirmesi kaleci Abbiati'yi yanılttı. 10. dakikada hızlı gelişen Milan atağında, Montolivo ceza sahası içerisinde net bir pozisyonu gole çeviremedi. 30. dakikada Pandev'in sakatlığı nedeniyle forma giyme şansı bulan Insigne, farkı 2'ye çıkardı. Abbiati, ilk golde şanssızdı fakat bu kez ciddi bir hata yaptı. Bu golün hemen 3 dakika sonrasında Insigne-Cavani ikilisi müsait bir pozisyonu harcadı ve farkı 3'e çıkarma şansını tepti. İlk yarının son dakikasında mükemmel bir gol atan El Shaarawy, takımının 2. yarıya daha ümitli başlamasını sağladı. İkinci yarının ortalarında önce Cavani, ardından da Hamsik 2 net gol pozisyonunu değerlendiremedi ve maçın kopmasınıı sağlayamadı. 82. dakikada savunma arkasına iyi bir koşu yapan El Shaarawy, şık bir vuruşla topu ağlara gönderdi. Maça fırtına gibi başlayıp ilk yarım saatte 2 gol bulan Napoli, daha sonrasında farkı açabilecek pozisyonlar buldu fakat bunları değerlendiremedi. Milan ise çok da iyi oynamadığı maçta bu sezonun yıldız ismi El Shaarawy'nin golleriyle önemli sayılabilecek 1 puanın sahibi oldu. Karşılaşma boyunca topla oynama ve isabetli pas sayılarında Milan'ın rakibine üstünlük kurduğunu belirteyim. Ligde sahasında oynadığı son 2 maçta önemli puanlar kaybeden Napoli, zirve yarışında ağır bir yara aldı. Milan ise istikrarsız sonuçlar almaya devam ediyor. İdeal savunma 4'lüsünü oluşturan isimlerden Bonera, Abate ve Antonini'nin yokluğunda son dönemde çok fazla gol yemeye başladılar.
BOLOGNA 3-0 PALERMO
Bologna, 22. dakikada Gilardino'nun mükemmel golüyle öne geçti. İlk yarının son dakikasında Donati, son derecede basit bir şekilde penaltıya sebebiyet verdi. Topun başına geçen Gabbiadini, topu ve kaleciyi ayrı köşelere göndererek farkı 2'ye çıkardı. İkinci yarının başında Palermo'da bu kez kaleci Ujkani, penaltıya neden oldu. Gilardino, kaleci Ujkani'yi çalımlamıştı fakat geriyde bekleyen bir savunma oyuncusu vardı ve hakemin direkt kırmızı kart kararı bana göre çok ağır oldu. Penaltıda topun başına bu kez kaptan Diamanti geçti ve attığı golle farkı 3'e çıkardı. Karşılaşma tipik bir orta saha mücadelesi şeklinde başlamıştı. Maçın ilk net ve olgunlaşan atağında Bologna'nın golü bulması ev sahibi ekibi morallendirdi. İlk yarının son dakikasında farkın 2'ye çıkması ve Palermo'nun 10 kişi kalması konuk ekibin demoralize olmasına neden oldu. İkinci yarıda sertliğe başvuran Palermo, bunun karşılığını 3 tane kırmızı kart görerek aldı. Takımının ilk golünü kaydeden Gilardino'nun 2 tane de net fırsatı teptiğini belirteyim. Palermo ise ofansif anlamda hiçbir şey üretemedi. Barreto'nun direkten dönen frikiği haricinde organize bir atak geliştiremediler. Geçen hafta takımı sırtlayan genç oyuncu Dybala, bu kez etkisiz kaldı. Takım kaptanı ve golcü Miccoli'nin bir anca önce iyileşmesi gerekiyor. Topla oynamada Bologna %51'e %49 üstünlük sağladı. Bologna; 409, Palermo ise 399 pas yaparken taraflar %81 isabet sağladı. Bologna teknik direktörü Stefano Pioli, iyi oynayıp kazandıklarını belirtirken, Gilardino'ya övgüler yağdırdı ve kendileri adına tek olumsuz noktanın Taider'in kırmızı kart görmesi olduğunu belirtti. Palermo teknik direktörü Gian Piero Gasperini ise karşılaşmaya iyi başladıklarını fakat bunun devamını getiremediklerini, bu sezonun sert geçeceğini ancak risk altında olmayacaklarını açıkladı.
CATANIA 2-1 CHIEVO
Chievo, maç boyunca ilk ve tek etkili atağını 15. dakikada geliştirdi. Thereau, biraz daha düzgün bir vuruş yapabilse takımını 1-0 öne geçirebilirdi. 22. dakikada Catanialı Gomez'in uzaktan etkili şutunda top az bir farkla dışarı çıktı. Catania, 25. dakikada yine Gomez ile daha net bir pozisyona girdi. Chievo savunmasının hatasını iyi değerlendirip topla buluşan Gomez, ceza sahası üzerinde kötü bir vuruş yaptı. İkinci yarıda baskısını arttıran Catania, duran topta golü buldu. 51. dakikada kullanılan köşe vuruşunda Almiron kafayla topu ağlara gönderdi. İlk golün sahibi Almiron, 85. dakikada müthiş bir gole daha imzasını attı. Chievo'nun son dakikada duran topta Andreolli ile bulduğu gol ise sadece maçın skorunu belirledi. Catania teknik direktörü Rolando Maran, dengeli ve sabırlı oynayarak galibiyete ulaştıklarını belirtti. Tıpkı teknik direktör Maran'ın da belirttiği gibi sabırlı oynadılar ve 0-0'lık skor nedeniyle paniğe kapılmayıp sakin kaldılar. Bu durum da 2. yarıda sonuca gitmelerini sağladı. Deplasmanda sonuca gidemeyen Catania'nın evinde toplayacağı puanlar altın değerinde. Nitekim bu puanlar sayesinde sıralamada 6. sıraya kadar yükseldiler. Chievo ise bir başka deplasman maçında da vasatı aşamadı ve beklendiği gibi sahadan yenilgiyle ayrıldı. Topla oynamada Catania %60'a %40 üstünlük kurdu. Ayrıca %87'si isabetli olmak üzere 478 pas yaptılar. Kornerlerde de 10'a 6'lık üstünlükleri bulunuyor.
FIORENTINA 4-1 ATALANTA
Maça çok hızlı bir başlangıç yapan Fiorentina, henüz 5. dakikada golü buldu. Duran topta Pasqual'in ortasında topla buluşan Gonzalo Rodriguez, düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. 1-0'dan Atalanta daha etkili olan taraftı. Nitekim 10. dakikada eşitlik sayısını kaydettiler. Fakat golü atan Bonaventura'nın çok net bir şekilde ofsaytte olduğunu belirteyim. Karşılaşmaya denge geldikten sonra bu kez Fiorentina, oyunun üstünlüğünü ele aldı. Ljajic net bir gol kaçırdıktan sonra 42. dakikada Aquilani frikikten mükemmel bir gol attı. İlk yarının son dakikasında kaleciyle karşı karşıya kalmak üzereyken Cuadrado'yu düşüren Cigarini, kırmızı kart görerek Atalanta'yı 10 kişi bıraktı. Bu pozisyonda oluşan faul sonucu kullanılan frikikte Pasqual'in vuruşunu kaleci Consigli, kornere çeldi. Kullanılan kornerde arka direkte bomboş kalan Aquilani, kendisinin 2. takımının 3. golünü kaydetti. 50. dakikada Aquilani'nin ortasında Toni kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi. 10 kişi kalan ve 4-1'lik skorun moral bozukluğu nedeniyle Atalanta, ikinci yarıda hiçbir varlık gösteremedi. Fiorentina'nın ise El Hamdaoui ve Ljajic ile net fırsatlardan yararlanamadığını belirteyim. Mor Menekşeler adına galibiyetin önemli parçalarından biri de, her ne kadar skora katkıda bulunmasa da Pizarro oldu. Deneyimli orta alan oyuncusu hem defansif, hem de ofansif anlamda takımına katkı sağladı. Fiorentina, takımın en önemli ismi Jovetic'in yokluğuna rağmen Atalanta gibi formda bir takıma karşı 4 gol atarak ne kadar organize bir takım olduğunu gösterdi. Topla oynamada Fiorentina %59'a %41'lik üstünlük kurdu. Ayrıca %89'u isabetli 553 pas yaptılar. Fiorentina teknik direktörü Vincenzo Montella, Atalanta'nın iyi direndiğini ancak kazanmak için bastırdıklarını ve bunu da başardıklarını belirtti. Atalanta teknik direktörü Stefano Colantuono ise Fiorentina'nın galibiyeti hak ettiğini söyledi.
INTER 2-2 CAGLIARI
Serie A'da haftanın en keyifli maçıydı diyebilirim. Her iki takım da birçok gollük pozisyon yakaladı. Maçın henüz 1. dakikasında Inter'in kullandığı köşe vuruşu sonrası penaltı noktasında topla buluşan Diego Milito, kalitesine yakışmayacak derecede kötü bir vuruş yaptı ve topu dışarıya gönderdi. Daha sonrasında Cagliari'de Nene'nin nefis vuruşunu Inter kalecisi Handanovic aynı güzellikte kurtardı. 10. dakikada Cassano'nun ortasında ön direğe iyi bir koşu yapan Palacio, kafayla topu ağlara gönderdi. Daha sonrasında gelişen Cagliari ataklarında önce Pisano, ardından Nene'nin kafa vuruşlarında Handanovic kalesinde yine devleşti. İlk yarının son bölümlerinde Cagliari atağında sol kanattan Cossu ortaladı, penaltı noktasında topla buluşan Sau, düzgün bir vuruş yaparak skora eşitliği getirdi. Maçın ikinci devresine Inter hızlı bir başlangıç yaptı. Milito ile üst üste 3 tane pozisyon yakaladılar fakat formsuz bir günde olan Milito son vuruşlarda yine başarı sağlayamadı. Bu pozisyonların ilkinde kötü bir vuruş yapan Arjantinli golcü, ikincisinde ise 6 pastan inanılmaz bir gol kaçırdı. Son pozisyonda da uzaktan şutunda kaleciyi geçemedi. Inter üst üste birçok pozisyonu harcadı ve Cagliari, ikinci yarıdaki ilk atağında golü buldu. Futbolda ''atamayana atarlar'' tabiri yine işlemiş oldu bir nevi... Hızlı gelişen Cagliari atağında kale ve savunma hattının zincirleme hatası sonrasında ilk golün sahibi Sau, yine sahneye çıktı ve takımını öne geçirdi. Cagliari 2-1 öne geçtikten sonra Inter ciddi bir baskı kurdu. Neredeyse son yarım 20 dakikalık bölüm Cagliari yarı sahasında oynandı. Özellikle 82. dakikada Astori'nin kendi kalesine attığı golle skorun eşitlenmesinin ardından, uzatmalarla birlikte son 10 dakikada Cagliari kendi savunmasından çıkamadı bile... Skor 2-2 olduktan hemen sonra kullanılan köşe vuruşunda önce Ranocchia, ardından Cambiasso ile gole çok yaklaştılar. Oyuna sonradan dahil olan Coutinho'nun şutlarından biri az farkla dışarı giderken, diğerini de kaleci güçlükle kurtarabildi. Skor 2-1 olana kadar, yani 63. dakikaya dek dengeli bir oyun vardı. Fakat daha sonrasında Inter, inanılmaz bir baskı kurdu. Beraberlik golünü buldular, galibiyete de çok yaklaşmışlardı fakat bana göre şanssız bir şekilde beraberlikle yetindiler.
SIENA 1-0 PESCARA
Ligin ümit vermeyen iki takımını karşı karşıya getiren mücadele beklendiği gibi temposuz ve az pozisyonlu geçti. Siena, saha ve seyirci avantajıyla biraz olsun daha hareketli olan taraftı. 21. dakikada Calaio'nun şutu direkten dönerken, 30. dakikada Valiani, sol çaprazdan attığı golle takımını öne geçirdi. 44. dakikada Pescara'da Vukusic penaltı atışından yararlanamazken, hemen bir sonraki pozisyonda Calaio, kaleciyle karşı karşıya kalmasına rağmen çok kötü bir vuruş yaparak topu dışarıya gönderdi. 1 dakika içerisinde her iki kalede de ciddi tehlikeler yaşandı. Skor 1-1 veya 2-0 olsa maç sonunda çok daha farklı bir tablo ortaya çıkabilirdi. Maçın ikinci yarısında her iki takım da etkisiz bir performans gösterdi. Siena tempoyu arttırmazken, Pescara ise sınırlı kapasitesi nedeniyle pozisyon üretemedi. Bu galibiyetle birlikte Siena teknik direktörü Serse Cosmi rahat bir nefes aldı. Pescara teknik direktörü Giovanni Stroppa ise maç sonunda istifa ettiğini açıkladı.
UDINESE 2-2 PARMA
Maçın 9. dakikasında savunmanın arkasına iyi sarkan Di Natale, kalecinin açılmasını iyi değerlendirdi ve şık bir aşırtma vuruşuyla topu ağlara gönderdi. 21. dakikada ise Amauri'nin kafa vuruşunu kaleci Brkic zorlukla kurtardı. Maçın ikinci yarısına Parma golle başladı. Savunmanın hatasını iyi değerlendiren Marchionni, topu ağlara gönderen isim oldu. Udinese, bu gole hemen cevap verdi. 50. dakikada sahneye çıkan Pereyra, takımını yeniden öne geçirdi. Parma, 88. dakikada karşılaşmaya yeniden denge getirdi. Savunmanın arkasına iyi sarkan Palladino, kalecinin üzerinden topu ağlara gönderdi. Udinese teknik direktörü Francesco Guidolin, beraberliğin normal sonuç olduğunu fakat biraz daha konsantre olsalar kazanabileceklerini belirtti. Parma teknik direktörü Roberto Donadoni ise iyi mücadele ettiklerini, ne pahasına olursa olsun puan almak istediklerini ve bunu başardıklarını dile getirdi.
SAMPDORIA 3-1 GENOA
Cenova derbisinde ligin en formsuz iki takımı karşı karşıya geldi. Maçın başında hızlı gelişen Genoa atağında Immobile kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonu kaçırdı. Sampdoria ise ilk atağında golü buldu. Maresca'nın uzaktan şutunda top Poli'nin önünde kaldı ve Poli, ceza sahası içerisinde yaptığı düzgün vuruşla topu ağlara gönderdi. 35. dakikada Genoa'nın savunma oyuncusu Bovo, inanılmaz bir şekilde topu kendi ağlarına gönderdi ve fark 2'ye çıktı. 2-0'lık skorun moraliyle Sampdoria biraz daha etkili oynamaya başladı. Önce Icardi net bir pozisyonu harcarken, daha sonrasında ise Krsticic kaleciyle karşı karşıya kaldı fakat Frey'i çalımlayamadı. Maçın ikinci devresine ise Genoa hızlı bir başlangıç yaptı. Birçok pozisyon ürettiler. Nitekim duran toptan golü buldular. Kullandıkları köşe vuruşunda oluşan karambol sonucunda topu önünde bulan Immobile, attığı golle farkı 1'e indirdi. Maçın son bölümlerinde ise Tissone'nin ara pasına iyi hareketlenen Icardi, topu ağlara göndererek maçın sonucunu ilan etti. Üst üste 7 maçtır kaybeden Sampdoria için derbide alınacak galibiyetin çok büyük bir önemi vardı. Nitekim bunu da başardılar. Böylece teknik direktör Ciro Ferrara, rahat bir nefes almış oldu. Genoa'da ise kötü gidişat sürüyor. Üst üste 6. yenilgilerini aldılar ve ligin son sırasına kadar gerilediler.
