Milan, geçen hafta Chievo karşısında adeta patlama yaptı ve 5-1 gibi farklı bir skorla kazandı. Emanuelson'un şansının da yardımıyla attığı golle öne geçen Milan, bu golün hemen 2 dakika sonrasında topu ağlarında gördü. Köşe vuruşundan gelen topa iyi yükselen Pellissier, kafa vuruşuyla skoru eşitledi. Karşılaşma 1-1 olduktan sonra baskısını sürdüren Milan, Montolivo ve Bojan'ın 5 dakika içerisinde uzaktan attığı şık gollerle bir anda farkı ikiye çıkardı ve devre bu skorla sonuçlandı. İkinci yarıda da baskılı oyununu devam ettiren Milan, El Shaarawy ve Pazzini'nin son 15 dakikalık bölümde attığı gollerle rahat bir galibiyet aldı. Milan için bu farklı galibiyet çok önemliydi. Palermo deplasmanında 2-0'dan geri gelip 1 puan aldıktan sonra iç sahada net bir galibiyete ihtiyaçları vardı ve bunu başardılar. Golcülerin aynı maçta sahneye çıkıp goller atması da kendilerine moral kazandırmış oldu. Chievo'da ise çoğu maçta takımı tek başına ayakta tutan kaleci Sorrentino ve savunma hattının vasat performansı farklı mağlubiyeti beraberinde getirdi. Yenen bütün gollerde bireysel hatalar yapıldı. Hücum hattında da pek bir varlık gösterdiklerini söylemek güç. Kornerden attıkları gol haricinde akılda kalıcı bir pozisyon yakalayamadılar.
JUVENTUS 1-3 INTER
Santrayla beraber maça çok hızlı bir başlangıç yapan Juventus, henüz 18. saniyede Vidal'in golüyle öne geçti. Fakat atılan golde Vidal'e asisti yapan Asamoah'ın ofsaytte olduğu görülüyor. Erken gelen golün moraliyle rakibinin üzerine giden Juventus, 2 dakika içerisinde önce Marchisio, sonrasında da Vucinic ile karşı karşıya pozisyonları değerlendiremedi. Eğer bunların sadece bir tanesi bile gol olsa, çok daha farklı bir skor ortaya çıkabilirdi. Defans arkasına sürekli adam kaçıran Inter'in savunma hattı bu dakikalarda hiç güven vermedi. Inter, maçın başında yediği şok gol ve ilk 15 dakikadaki Juventus baskısı nedeniyle etkisiz bir ilk 45 dakika oynadı. Fakat ikinci yarıda adeta kimlik değiştirdiler ve bu sezon alıştığımız görüntülerini sergilemeye başladılar. 58. dakikada Milito, penaltı golüyle skoru eşitledi. 75. dakikada yine Milito sahneye çıktı ve üstünlük golünü kaydetti. Özellikle bu golde Guarin'in büyük bir paya sahip olduğunu belirteyim. Maçın son dakikasında ise Palacio skoru belirleyen isim oldu. Bu sonuçla birlikte Juventus, Serie A'da 49 maç aradan sonra kaybetti ve Milan'ın rekorunu kırma hedefleri en azından bu sezonluk rafa kalktı. Maçın ilk yarısında erken gelen golün de moraliyle iyi oynadılar fakat ikinci yarıda alıştığımız Juventus'un çok dışında bir performans sergilediler. Inter ise galibiyeti sonuna kadar hak etti. Teknik direktör Andrea Stramaccioni ve futbolcular çok iyi bir ekip havası yakalamış durumda. Inter böylelikle ligde deplasmanda oynadığı 6. maçı da kazanmayı başardı.
PESCARA 2-0 PARMA
Karşılaşmanın ilk yarısı golsüz sona erdi fakat beklenenin aksine bol pozisyonlu bir ilk devre izledik. Her iki takım da önemli pozisyonlar buldu fakat bunları değerlendiremedi. İkinci yarının başında savunmanın hatasını iyi değerlendirerek topu kapan ve şık bir vuruş yapan Abbruscato, Pescara'yı 1-0 öne geçirdi. Parma, geriye düştükten sonra oyunun kontrolünü ele aldı. Rakip kalede birçok pozisyon ürettiler ancak Pescara kalecisi Perin'i geçmeyi bir türlü başaramadılar. Pescara, maçın son dakikasında Weiss'ın kişisel becerisi sayesinde kontra atakta bir gol daha bularak maçı kazandı. 4 maç aradan sonra kazanan Pescara'ya bu galibiyet ilaç gibi geldi. Fakat oynanan futbol yine tatmin edici değildi. Kaleci Perin'in üst düzey performansı sayesinde maça tutundular ve çok ekstra 2 gol buldular. Parma'nın ise 3 maçlık galibiyet serisi Pescara deplasmanında sona erdi. Amauri ve Belfodil gibi golcülerin yokluğuna rağmen birçok pozisyon üretseler de son vuruşlarda şanslı değillerdi. Mağlubiyeti hak edecek bir futbol oynadıklarını düşünmüyorum. En azından 1 puan almayı hak etmişlerdi.
BOLOGNA 1-1 UDINESE
Serie A'da 11. haftanın en zevksiz, temposuz ve az pozisyonlu maçıydı diyebilirim. Karşılaşmanın ilk yarısı golsüz sona erdiği gibi, taraflar önemli sayılabilecek bir pozisyon dahi yakalayamadılar. Bologna, ikinci devrenin başında Diamanti'nin golüyle öne geçti. Skor 1-0 olduktan sonra rakip kalede birkaç pozisyon daha yakaladılar fakat son vuruşlarda isabet sağlayamadılar. Dakikalar geçtikçe savunmaya çekilen Bologna, basit bir hata sonucu topu ağlarında gördü. Di Natale, yaptığı şık vuruşla takımına 1 puanı kazandırdı. Üst üste 4 maç kaybeden Bologna'nın, düzlüğe çıkabilmesi adına çok önemli bir karşılaşmaydı. Öne geçmelerine rağmen üstünlüklerini koruyamayıp kazanamadılar ve sahalarında çok önemli 2 puan bıraktılar. Udinese ise iyi oynamadığı maçta yine kaptan Di Natale'nin çabalarıyla 1 puanı hanesine yazdırdı. Teknik direktör Francesco Guidolin de karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada bu noktaya dikkat çekti.
CATANIA 4-0 LAZIO
Sicilya'da haftanın sürpriz sonuçlarından biri çıktı. Kendi evinde belli bir karaktere sahip olan ve rakip ayırt etmeksizin iyi futbol oynayan Catania'nın kazanması beklenebilirdi fakat 4-0'lık skorun ortaya çıkması herkesi şaşırttı. Lazio'da, cezalı olan Klose'nin yerine forma giyen Rocchi, maçın başında net bir pozisyonu değerlendiremedi. Hemen ardından Catanialı Gomez, sol çaprazda dar açıdan harika bir vuruş yaparak takımını öne geçirdi. 25. dakikada Lodi, penaltı vuruşunda topu ve kaleciyi ayrı köşelere göndererek farkı ikiye çıkardı. Bu golün hemen 3 dakika sonrasında Gomez yine sahneye çıktı ve kendisinin 2. takımının 3. golünü kaydetti. 70. dakikada ise Catania'nın yakaladığı kontra atakta Gomez'in pasında topla buluşan Barrientos topu ağlara göndererek karşılaşmanın skorunu belirledi. 3 maç aradan sonra galibiyetle tanışan Catania, rahat bir nefes almış oldu. 4-0'lık skoru ortaya çıkaracak kadar müthiş bir futbol oynamadılar fakat yakaladıkları pozisyonları çok iyi değerlendirerek 4 gollü bir galibiyet aldılar. Sezona iyi başlayamayan Gomez'in 2 gol ve 1 asistlik performansı önemliydi. Kazanamama serisini 3 maça çıkaran Lazio ise bu sezon ilk kez vasatı aşamadı ve bu hafta sonu oynanacak olan başkent derbisi öncesinde morallerin bozulmasına neden oldu. Cezası nedeniyle oynamayan Klose'yi epey aradıklarını ve yerine forma giyen Rocchi'nin de beklentilerin çok ama çok altında kaldığını belirteyim. Lazio teknik direktörü Vladimir Petkovic, maç sonrası yaptığı açıklamada sorumluluğu üzerine aldığını ve hedefleri doğrultusunda yeniden çıkışa geçeceklerini belirtti.
FIORENTINA 4-1 CAGLIARI
Yeni teknik direktör Ivo Pulga yönetiminde oynadığı 4 maçın tamamını kazanan Cagliari için test niteliğinde bir maçtı. Karşılaşmanın sonunda skor tabelası 4-1 ile Fiorentina'nın lehineydi ancak Cagliari, çıkışının tesadüf olmadığını bu maçta gösterdi. Maçın gidişatını değiştirebilecek birçok pozisyon yakaladılar fakat son vuruşlarda becerikli olamadılar. Maç 0-0 devam ederken Cossu, 6 pas noktasında kolayı yapıp topu ağlara göndermek yerine zoru seçti ve dışarıya vurdu. Bu pozisyonun hemen ardından duran topta golü yediler. Borja'nın ortasına iyi yükselen Gonzalo Rodriguez, Fiorentina'yı 1-0 öne geçirdi. İlk yarının son dakikalarında da Cagliari duran toptan golü buldu. Cossu'nun ortasında ceza sahası üzerinde topla buluşan Casarini'nin vuruşunda Roncaglia'ya çarpan top yön değiştirdi ve ağlarla buluştu. İkinci yarıda Fiorentina, yine kornerden golü buldu. Arka direkte topla buluşan Jovetic, şık bir vuruşla topu ağlara gönderdi. 52. dakikada Cagliarili Sau, kaleci Viviano ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda zayıf bir vuruş yaparak maça bir kez daha eşitlik getirme fırsatını geri çevirdi. Bu pozisyonun dönüşünde kontra atağa çıkan Fiorentina, Jovetic'in pasında Toni'nin golüyle farkı ikiye çıkardı. 84. dakikada ise kaleci ve savunmanın hatasını iyi değerlendiren Cuadrado, şık bir aşırtma vuruşuyla maçın skorunu belirledi. Yazının başında da dediğim gibi bu maç Cagliari için bir test niteliğinde bir maçtı ve her ne kadar farklı bir mağlubiyet alsalar da bu skoru hak edecek kadar kötü bir futbol oynamadılar. Cossu ve Sau gibi isimler son vuruşlarda etkili olabilse farklı bir skor ortaya çıkabilirdi. Fiorentina ise etkili ayaklarıyla sonuca gitti ve Floransa'da yine kazanmasını bildi.
NAPOLI 1-1 TORINO
Napoli, evinde Torino karşısında hiç beklenmedik bir puan kaybı yaşadı. Maçın başında öne geçmelerine rağmen farkı arttıramayıp üstünlüklerini koruyamadılar ve son dakikada yedikleri golle berabere kaldılar. Henüz 5. dakikada kaleci Gillet'nin inanılmaz hatasını iyi değerlendiren Cavani, topu ağlara gönderdi. Karşılaşmada erken bir gol olması Napoli'nin işine yaradı ve hızlı ataklarla birçok pozisyona girseler de bunları değerlendiremediler. Maçın ilk yarısında Hamsik, Pandev ve Dzemaili gibi isimlerle gole yaklaştılar. İkinci yarıda ise Insigne'nin ara pasında topla buluşan Hamsik, kaleciyi geçmesine rağmen topu ağlara gönderemedi. Maçın son dakikasında Dossena, kaleci De Sanctis'e geri dönmek istedi fakat pası kısa kalınca araya giren Sansone, kaleciyi çalımlayıp topu boş ağlara gönderdi. Bu sonuçla birlikte Napoli, zirve yarışında ağır bir yara aldı. Torino ise Lazio'nun ardından Napoli deplasmanından da altın değerinde 1 puanla dönmesini bildi.
SAMPDORIA 1-2 ATALANTA
Maçın henüz 2. dakikasında Sampdoria kalecisi ve savunma hattının bir anlık duraksamasını affetmeyen Bonaventura, takımını öne geçirdi. Bu pozisyonun hemen ardından Denis, penaltı noktası üzerinde yaptığı vuruşta direğe takıldı. Sampdoria'nın ilk yarıdaki ilk ve tek pozisyonunda köşe vuruşundan gelen topa kafayı vuran Maresca, direğe takılmıştı. İlk devrenin son bölümlerinde Atalanta'nın Denis ile bulduğu gol ofsayt gerekçesiyle iptal edildi fakat çok kritik bir karar olduğunu belirteyim. İkinci yarıda German Denis, yine net bir gol pozisyonundan yararlanamadı. 54. dakikada ise Sampdoria, Maresca'nın mükemmel frikik golüyle skoru eşitledi. Maçın son bölümlerinde hızlı bir atağa çıkan Atalanta'da, Denis topu daha müsait bir durumda olan De Luca'ya çıkardı ve genç oyuncu düzgün bir vuruşla takımını galibiyete taşıdı. Denis'in formsuz olduğu karşılaşmada Atalanta'nın deplasmanda kazanması çok önemliydi. Son dönemde çok iyi bir form grafiği yakaladılar. Sampdoria'nın düşüşü sürüyor. Ligde oynadıkları ilk 3 maçı kazanmışlardı fakat daha sonrasında adeta galibiyeti unuttular. 6 maçtır üst üste kaybediyorlar ve teknik direktör Ciro Ferrara için çanlar çalmaya başladı.
SIENA 1-0 GENOA
Tıpkı Bologna – Udinese maçında olduğu gibi Siena – Genoa karşılaşması da zevksiz geçti. Temposuz ve pozisyon açısından kısır bir mücadele izledik. Siena, ikinci yarının ilk bölümlerinde duran toptan Paci'nin attığı golle kazandı. Böyle bir maçta ancak duran toptan atılacak bir gol skoru değiştirebilirdi. Siena, karşılaşmanın başında Calaio'nun karşı karşıya pozisyon haricinde net bir atak yapamadı desem yeridir. Genoa ise Boriello'nun yokluğunda rakip kaleye gitmekte ve pozisyon üretmekte zorlandı. Kucka, Jankovic ve Bertolacci gibi isimler uzaktan şutlarla etkili olmaya çalıştılar. Siena'nın 5 maç aradan sonra galibiyetle tanışması önemliydi. Fakat halen daha ligin dibinden kurtulabilmiş değiller ve bu şekilde devam ettikleri takdirde işleri pek kolay olmayacak. Yine şans faktörünün fazlasıyla yanlarında olduğu bir maçı kazandılar. Genoa'da da kötü gidişat sürüyor. Teknik direktör değişikliği de kanayan yaraya merhem olamadı. Luigi Del Neri yönetiminde çıktıkları 3 maçı da gol atamadan kaybettiler.
ROMA 4-1 PALERMO
Udinese ve Parma karşısında öne geçtiği maçları kaybeden Roma, bu kez aynı hataya düşmedi ve erken bir gol bulduğu Palermo karşısında farka gitmesini bildi. 10. dakikada savunmanın hatasını iyi değerlendiren kaptan Totti, kafa vuruşuyla takımını öne geçirdi. Maçta ilk yarım saat dolarken, Palermo kalecisi ve savunma hattı inanılmaz bir hataya imza attı. Pozisyonu iyi takip eden ve topu önünde bulan Osvaldo, boş ağları görerek farkı ikiye çıkardı. İlk devre bu skorla tamamlanırken, ikinci yarıda Palermo cephesinde yine hatalar birbirini kovaladı ve Lamela, 3. golü kaydetti. Oyuna sonradan dahil olan ve savunmanın arkasına iyi sarkan Destro, kaleciyi çalımlayarak topu boş ağlara gönderdi. Ilicic'in maçın son bölümlerinde attığı gol ise skoru belirledi. Palermo, Gian Piero Gasperini yönetiminde ilk kez bu kadar aciz bir futbol oynadı. Hücum hattında hiçbir varlık gösteremediler ve yedikleri 4 golde de savunma hataları göz önüne serildi. Roma ise aldığı farklı galibiyetle başkent derbisi öncesinde moral depoladı. Destro attığı golden sonra formasını çıkartıp ikinci sarıdan kırmızı kart gördü. Derbiyi kaçıracak olan genç golcünün gördüğü kırmızı karta teknik direktör Zdenek Zeman'ın epey sinirlendiği gözlerden kaçmadı.
