Önce Ricardo Quaresma'nın genital bölgesiyle yaptığı vukuat, sonra da eski Fenerbahçeli Serhat Akın'ın Thor'a özenerek rakiplerine çekiç fırlatmasıyla gerçekleşen olay, futbolcuların vukuatlarını bize hatırlatıyor.
Size bu talihsiz serüvenlerden bahsedeceğiz..
Tarih nice büyük savaşlar kazanmış olanları yazar, kaybedenleri ise arka plana atmıştır. Tarih boyunca savaşlar hep rekabetten doğmuştur. Bu felsefe bugün futbol içinde de mevcut, sporda kurallara uymaktan da öteye belli bir davranış tarzının sergilenmesi, sporcunun oyundaki tutumu, rakibe karşı saygı, fizyolojik ve psikolojik açıdan zarar vermeme özentisinin başlıca birleştiği felsefenin adı Fair Play olarak kabul edilir.
Günümüzde bu felsefeyi reddeden, agresif, çirkef, kışkırtıcı ve hırçın tabirleriyle itham edilen futbolcular tüm dünyada mevcut
Bu futbolcular izleyici tarafından sevilmese de bazen takımlarına çok önemli katkılar, bazen de büyük zararlar vermişlerdir.
>> Quaresma: Vukuatlı Q7
Beşiktaş'ın başı Quaresma ile fena halde dertte. Futbolcu hakkında hergün yeni iddialar ortaya çıkıyor. Quaresma'nın kulüp malzemecisinin üstüne tuvaletini yaptığı ve kulüp çalışanı kadınlara cinsel organını gösterdiği iddiaları ortalığı karıştırırken, Beşiktaş İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi olayları yalanlamamıştı. Bu olay dış basında da yer buldu ve Quaresma'nın vukuat listesine eklendi.
>> Serhat Akın: Çekiç Serhat
Diğer yandan Fenerbahçe'de ve Milli takımda attığı goller ile başarılı bir kariyer yapan Serhat Akın bugün 2. Lig'de Altay forması giyiyor. Altay'ın Eyüpspor deplasmanında oynadığı maçın sonrasında çıkan olaylarda Serhat, rakip takımdan Tayfun'un kafasına otobüsten aldığı çekiçle vururken, aynı çekici de Ali Cansun'a fırlatarak ilginç bir vukuata imza attı.
* * *
>> Roy Keane: Soğukkanlı bir katil gibi
Britanya ve Dünya Futbolunun gelmiş geçmiş en hırçın futbolcularını sorsalar, büyük çoğunluk listenin en tepesine Roy Keane'i yapıştırır. Futboldan önce kısa bir süre boksörlükte yapan Keane sahada çizdiği profille aslında bunu apaçık belli ediyor. Eric Cantona jübile için gün sayarken herkes yeni kaptanın kim olacağını merak ediyordu. Kaptanlık bandı Cantona'dan sonra Keane'e geçti, tabii Cantona'nın asi ve hırçın özellikleri de
1997'de Elland Road'da oynanan Leeds United-Manchester United maçında Norveçli futbolcu Alf-Inge Haaland'la ikili mücadeleye giren Keane sakatlandı ve yerde kaldı. Haaland yerde yatan Keane'in başına geldi veKeane'e numaradan yerde yattığını bağırarak söyledi. Gerçekten de Keane'in sakatlığı ciddiydi ve o pozisyondan sonra sezonu kapattı. Roy Keane Haaland'ın bu davranışını unutmadı. 2001 yılında Old Trafford'da oynanan Manchester United ve Manchester Citykarşı karşıyadır. Haaland Leeds'ten Manchester City'ye transfer olmuştu. Roy Keane ise o gün maçtan çok Haaland'ı düşünmekteydi. 4 sene önce kendisini sakatlayıp, sezonu kapattığı pozisyonda kendisini numara yapmakla suçlayan Alf Inge Haaland bu kez hem de ezeli rakip Manchester City formasıyla ilk kez karşısındaydı. Keane maç devam ederken bir pozisyonda Haaland'a doğru koşup ve "al şunu seni a
" diyerekdizine sert bir şekilde tekmesini vurdu. Haaland yere yıkıldı, bu sefer sıra KeaneHaaland'a yaklaştı ve"Bir daha numara yaptığımı sakın ileri sürme, takım arkadaşın Wetherall için de bir tekmem var". deyip ,arkasını dönerek hakemin kırmızı kartını göstermesini beklemeden soyunma odasına gitti. ''O nasıl bir tekme öyle'' diyen spiker bir anda şok oldu.Bu korkunç tekmeyi tüm kameralar kaydetti , Keane adeta soğukkanlı bir katil gibiydi
Bu olay ada basınını oldukça meşgul etti, dolayısıyla Keane'e 5 maç oynamama cezası ve 150.000 pound'luk rekor bir para cezası verildi. Haaland ise o tekmeden sonra bir daha futbol oynayamadı. Futbol kariyerine bu olay sonrasında 29 yaşında nokta koydu. Haaland'ın avukatları da hareketin bilinçli bir hareket olduğunu düşündüklerinden Keane'e bir dava açmaya hazırlandılar fakat daha sonra vazgeçildi. Çünkü Haaland, futbolu bırakma sebebinin Keane'in sakatladığı dizinden değil diğer bacağındaki sakatlığından kaynaklandığını ileri sürdü. Daha sonra Sunderland maçında da Jason McAteer'e dirsek atarak 6 maç ceza aldı. Zaten Keane yazdığı otobiyografisinde Haaland'ı bilerek sakatladığını da itiraf etti.
2002 yılına gelindiğinde Keane sakatlığı sebebiyle Dünya Kupası için iyi hazırlanamamıştı. 2002 Dünya Kupası için İrlanda milli takımıyla Güney Kore'deyken teknik direktör Mick Mc Carthy'i antrenman tarzı ve uyguladığı sistemin başarısızlığı nedeniyle suçlayıcı açıklamalarla basına şikayet etti. Bunun üzerine Milli takımla ilişkisi kesildi.
2005'te bir derbi maçı olan Arsenal-Manchester United maçında mevki olarak sürekli kıyaslandığı Patrick Viera'nın takım arkadaşı Gary Neville'e bir pozisyonda çıkan arbede sonucu diklenmesi sonucu Vieria'nın karşısına dikilip ''Adam olsan seni köleleştiren, dışlayan Fransızlar için değil, kendi ülken Senegal için oynarsın'' dedi. Ortam gerildi tabii ve soyunma odası koridorlarına kadar giden bir hesaplaşmaya dönüştü. Bu sözler tv kayıtlarına dahi geçti. Bir zaman sonra Manchester United'ın Liverpool'la 0-0 berabere kaldığı maçta Roy Keane'inayağı kırıldı. Kırmızı Şeytanların 2 ay sonra Middlesborough'ya 4-1 kaybettikleri maç sonrası M.U. TV canlı yayınında Keane bir çok futbolcuyu Manchester United formasına layık olamamakla suçladı. Hatta Rio Ferdinand bu suçlamalardan en çok nasibini alanlardandı, bu açıklamalar aynı zamanda Keane'in United ile iplerini kopardığı andı
"Haftada 120.000 pound aldığın ve Tottenham maçında 20 dakika iyi oynadığın için kendini süperstar mı zannediyorsun?"
>>Alpay Özalan: Kavgacı Türk
Alman Bild gazetesi onun hırçın tavırları sebebiyle daha önce için şöyle bir başlık atmıştı: Kavgacı Türk
Alpay Özalan Türk futbol tarihinin en problemli futbolcuları arasında ilk sıraları zorlayan isimlerden biri olarak vurgulandı. Bunu yurtdışında oynadığı kulüplerde bile kanıtlar nitelikte olaylar çıkarmıştı. Taraftarlarla girdiği küfürlü diyalogları, Aston Villa'da Juan Pablo Angel ile Köln'de Streller ile kavgalar etti. Futbol hayatı boyunca hep hırçınlığını ön plana çıkaran Alpay, 2000 yılında çeyrek final için Portekiz-Türkiye maçında Couto'ya yumruk atarak takımımızı 10 kişi bırakırken, karşılaşmadan da 2-0 yenik ayrılıp elenmiştik.
2004 yılında Avrupa Şampiyonası grup maçında, finallere kalmak için son şans olarak gördüğümüz İngiltere maçında da Beckham'la kavgaya girişti. Alpay'ın gereksiz sinirli tavırları yüzünden ortam gerildi ve o maçı golsüz geçerek baraj maçlarına kaldık. Sonrasında da elenmiştik. Ancak bu davranışları Alpay'a iki büyük kaybı da beraberinde getirdi. 1.5 sene boyunca milli takım formasının yüzünü göremedive İngiltere'de top koşturduğu Aston Villa tarafından bu ülkeden adeta kovularak gönderildi. Son ve bardağı taşıran en büyük olay ise2006 Dünya Kupası'na katılma yolunda oynadığımız baraj maçında daha maçın 22. saniyesinde yaptırdığı penaltıyla beraber maç bitiminde çıkan büyük kavgalarda görüntülerde attığı tekmelerle ceza almamızda başrol oynamış ümitlerimizi Kadıköy'e gömen adam olmuştu.
>> Eric Cantona: 'Efsane uçan tekme'
Tarihin yazdığı en hırçın futbolculardan birisi de Eric Cantona'dır. Fransa'da kariyeri pekte parlak geçmese de başarı merdivenlerini tırmanmasını bildi. Haziran 1988'de Marsilya'ya transfer olmuştu. Daha ilk zamanlardan itibaren Cantona'nın huysuz kişiliği su üstüne çıkmaya başladı. Marsilya-Auxerre maçında kendisiyle dalga geçmeye kalkan rakip kalecinin gözüne yumruğu patlattı. Daha sonra Marsilya'nın Torpedo Moskova ile oynadığı hazırlık maçında oyundan alınmasına sinirlenmiş ve formasını yırtarak sahaya fırlatmıştı. Bu agresif tavırlarıMarseille yöneticilerini çok kızdırdı ve para cezası verildi. Fakat Cantona uslanmadı, bir televizyon kanalında Fransa Teknik Direktörü Henri Michel için yapmış olduğu küfür ve hakaretlerle dolu açıklamalar sebebiyle Milli takım bileti kesildi.
Cantona yeni menajer Michel Platini'ye Milli takımda oynamak istediğini belirtince efsane futbol adamı Platini tarafından yeniden Ulusal Takım'a kabul edilecekti.
Bu yaşananlardan kısa bir süre sonra bir diğer Fransız Bordeaux'ya kiralandı. Yine aynı yıl içindeMontpeiller'e satıldı. Hırçınlıklarını Montpeiller'de de devam ettirdi. Soyunma odasında kendisine el şakası yapan bir takım arkadaşının kafasına kramponlarını fırlattı, kavga etmesinden ötürü takımdan gönderildi. Fransız temsilcisi olan Nimes'e 1 milyon frank karşılığında satıldı. Burada takımın kaptanlığını yaptı. Fakat uslanmadı, bir maç esnasında hakeme topu fırlatmasından dolayı disiplin kuruluna sevk edildi. Disiplin kurulu Cantona'nın davranış bozukluklarını değerlendirmeye aldı ve ünlü futbolcuya bir ay hak mahrumiyeti cezası verdi. Bu karar üzerine Cantona, Federasyon yetkilileri ile Disiplin Kurulu yöneticilerine "salak ve beyinsiz" dedi. Bu açıklama üzerine cezası iki aya çıktı. Yaşananlardan sonra İngiltere'ye transfer olan Cantona, Leeds United forması giymeye başladı. Burada adeta yeniden doğdu ve Manchester United tarafından transfer edildi. Arada bir huysuzluk çıkartsa da biraz dizginlenmişti.
Ta ki Galatasaray maçına kadar; Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda İstanbul'da Galatasaray ile karşılaşan Manchester United'ta Cantona yine sahneye çıktı ve oyundan atıldıktan sonra hakemi şike yapmakla suçladı. Daha sonra da bir Türk polisiylekavga edince Şampiyonlar Ligi'nden 4 maç uzaklaştırıldı. Hamile olan eşiyle kendisinin görüntüsünü almaya çalışan bir muhabiri dövmesi ise hiç unutulmadı.
Bir çok olay çıkartan ve sansasyon yaratan ünlü futbolcu en büyük ve hafızalara kazınan vukuatı1995 senesinde gerçekleşti. Manchester'ın Crystal Palace'a karşı oynadığı bir maçta, Cantona maç sırasında rakip takım oyuncusuna yaptığı sert müdahaleden ötürü kırmızı kart görüp oyundan atıldı, soyunma odasına giderken o sırada yerinden kalkıp Eric Cantona'ya bağıran bir İngiliz ortaya çıktı. Fransız futbolcu söylenilenlere çok sinirlendi ve taraftara uçan tekme attı. Sadece İngiltere değil o anda maçı izleyen herkes adeta şoke olmuştu. Polis tarafından gözaltına alınan ikilinin ifadelerinde göre taraftar sadece; "Dışarı,dışarı,dışarı! Haydi Eric, yatak vakti geldi!" diye bağırdığını söylediyse de Cantona holigan diye adlandırdığı taraftarın kendisine "Seni gidi pis Fransız p.çi! Ülkene geri dön pis Fransız!" dediğini iddia etmişti.
Bu olaydan sonra Cantona'nın iki haftalık hapis cezası 120 saat kamu yararına hizmete dönüştürüldü ve aynı zamanda 9 ayda futboldan uzaklaştırılma almıştı. Bu olay yıllarca hafızalardan silinmedi, hatta bir İngiliz gazetesi tarafından düzenlenen ankette okuyucular, gelmiş geçmiş en çarpıcı spor olayı olarak Cantona'nın uçan tekmesini seçti.
>> Di Canio: Sahadaki Nazi!
İtalya'da Di Canio ismi telaffuz edildiğinde insanların suratlarını buruşturdukları söylenir. Çünkü Paolo Di Canio nefret idolü olarak gösterilir. Di Canio'ya karşı olan kesim ikiye ayrılmış durumda, bir kesim onun psikolojik destek alması gerektiğini düşünürken, bir diğer kesim de onun futbolu bırakmasını istemiyor. Her iki kesim de ondan hoşlanmıyor, psikolojik destek almasını düşünen kesim onun deli olduğunu düşünüyor, diğer kesim de Di Canio'nun futbolu bıraktıktan sonra siyasete girebileceklerinden çekindikleri için bu düşünceyi taşıyorlar.
II. Dünya Savaşı'nın faşist müttefikleri Hitler ve Mussolini'nin siyasal selamlarını gol sevinçlerinde kullanan ve faşist düşünceye sahip olduğunu her fırsatta dile getiren Di Canio'yu seven azınlık bir kesim var.
37 yaşındaki Di Canio'nun hızını alamayıp futbolu bıraktıktan sonra siyasete gireceği ne kadar gerçekçi bilinmez fakat formasını giydiği Lazio'nun kendisi gibi faşist düşünceye sahip olan başkanı hakkında 'salak' diyebilecek kadar agresif bir karaktere sahip.
Otobiyografisinde diktatör Mussolini'ye duyduğu hayranlığı açıkça dile getiren vefutbolcu olmadan önce Lazio'nun aşırı sağcı taraftar kitlesi 'ultralar'ın üyesi olan (ki bu grup aşırı fanatiktir. Takımda işler yolunda gitmediğinde antrenmanı basıp futbolculara tekme tokatlı uyarı vermeye çalışırlar veya takım kaptanını bir köşeye çekip uyarı yaparlar) Di Canio bazen kendini kaybeden bir isim
Faşizmi futbol sahalarında hortlatan Di Canio, Lazio'nun Inter ile 1-1 berabere kaldığı İtalya Kupası çeyrek final ilk maçında karşılaşmanın henüz 4. dakikasında İnter'li Cambiasso ile kavga edebilecek kadar kontrolsüzleşmişti. Geçen sezon da Lazio'nun Ascoli'yi 4-1 yendiği bir maçta atılan golün sevincini siyah tenli takım arkadaşı Mudingayi'nin sırtına tekme atarak göstermiş ve golden sonra kolunu yine Nazi selamı vermişti.
"Eğer bir hakem yanlış ve beni üzen bir karar verirse durup da, "Hakem Bey, bunu neden yaptınız?" demem. Sadece küfrederim."
Paolo Di Canio
>> Marcelo Daniel Gallardo: Katil 'Bebek'
Arjantin'deki lakabıyla ''El Muneco '' yani bebek, fakat o lakabının zıttı bir yapıya sahip, aşırı hırslı ve agresif bir futbolcu
Arjantinli bir çok futbolcu gibi futbolu ülkesinde bırakmak için eski kulübü River Plate'e geri dönmüştü. Bu bağlamda Arjantinli ve Türk futbolcular aslında benziyorlar, onlar da futbola ülkelerinde veda etmek isterler vs... Mesela Kily Gonzalez, Juan Sebastian Veron, Martin Palermo dason örneklerden...
Gallardo'da Monaco'da üst üste geçirdiği ağır sakatlıklar nedeniyle Avrupa defterini kapatıp emekliliğini huzurlu bir şekilde Arjantin'de doldurmak istemiş ve Arjantin'e River'a geri dönmüştü. Bu işe en çok şampiyonluğu Boca Juniors'da İndependiente'ye kaptıran River taraftarları sevinmişti tabii, Gallardo River'da üstelik artık takımın kaptanıydı. Gallardo'nun gelişi bütün beklentileri karşılamasa da olumlu etki yarattı. Fakat Gallardo'nun handikapları da takımı birçok zaman olumsuz etkilemişti. Bununla beraber Gallardo fiziksel olarak eskisi kadar güçlü değildi, yaşı da ilerlediği için hem fiziksel hemde mental olarak ağır maç temposunu kaldıramıyordu.. Bu sebeple hırçın ve disiplinsiz bir grafik çizdi. River Plate'in Libertadores kupası maçlarında pek de istikrarlı bir performans gösteremezken 2 maçta da gördüğü kırmızı kartla takımını zor duruma soktu. Kaptanlık tarzı biraz farklı olan Gallardo eğer attığı pasları kötü değerlendiren veya bencilce kullanan arkadaşlarını görürse onlara bağırmaktan hiç çekinmez, onlarla tartışmaya girebilir ve karşılık görürse de daha fazla sinirlenebiliyor. Bu huyu milli takımda da başına bela getirdi, Hatta 2002 Dünya Kupasında Claudio Caniggia ile yaptığı kavga sonrası milli takımdan ayağı kesilmişti.
>> Duncan Ferguson: Kızgın boğa
İskoç golcü Duncan Ferguson adeta kızgın bir boğa gibi, Greame Souness onun için Britanya'nın en sert ve agresif futbolcusu tanımını yapmıştı. Ferguson İskoçya'da forma giydiği dönemde sokakta kavga ettiği biri yüzünden polisten bir keresinde uyarı almıştı. Ancak aynı yıl bir lig maçında rakip futbolcuya kafa atınca polis bunu şiddet olarak değerlendirdi ve Ferguson'a 3 ay Glasgow'un en belalı hapishanesinde ceza verdi. Daha sonra İngiltere'ye transfer oldu ancak kavgacı kişiliği burada da ön plana çıktı. Bir çok maçta kendisine sert girilmesinden sonra yumruklarını kullandı. Everton'da forma giydiği dönemde gördüğü kırmızı kart yüzünden 4 maç ceza aldı. Everton kulübü de bu karta çok bozuldu ve Ferguson'a ikinci bir ceza verdi. Rekor düzeyde 10.000 pound'luk para cezasını futbolcunun maaşından kesti.
>> Andoni Goikoetxea: Bacak kıran!
İspanyol takımı Atletico Bilbao'nun savunma oyuncusuyken Maradona'nın bacağını kırarak hafızlarda yer edinen Andoni Goikoetxea, dünya da hayran kitlesi bulunan Maradona'nın fanları tarafından tehditler aldı. Zaten lakabı da 'Bilbao kasabı' olan Goikoetxea bu tehditlere kulak asmadı ve sahalardaki sertliğini sürdürdü. Aslında Maradona ilk değildi, daha önce birkaç futbolcunun bacağını kırmıştı. Gerçekten lakabıyla uyuşan bir futbolcuydu, aldığı kupaların ve ödüllerin yanına bacak kıran kramponunu da koydu..
>> Edmundo: Hayvan
Brezilyalı futbolcu Palmeiras'ta forma giydiği dönemde Roberto Carlos, Rivaldo, Flavio Conceiçao ve Zinho ile beraber oynamış ve 1993 ve 1994 yıllarında ikişer kez Brezilya ve kupa şampiyonluğu yaşamıştı Edmundo. 133 maçlık Palmeiras kariyerinde 65 gol atan Edmundo'nun, saha içi ve dışındaki saldırgan davranışları dolayısıyla Animal (Hayvan) lakabını alması uzun sürmedi. Hem takım arkadaşlarıyla hem de takımın başındaki Vanderlei Luxemburgo ile sürekli kavgalar etmesi onun kulüpten kopardı. Flamengo'da Romario ile iyi bir ikili oluşturan Edmundo yine tıpkı Romario gibi içki ve uyuşturucu düşkünlüğüyle anılmaya başlandı. Sahadaki hırçınlığına sebep olarak ruh dengesinin de bozulduğu iddia edildi.
Animal, sorunlu futbolculuğuna bir büyük olay daha ekledi, bir gece sarhoş bir şekildeCherokee'siyle son süratle giderken bir Fiat Uno'nun tepesine çıkıp arabadaki gençlerden üçünü öldürdü, diğer ikisi de ağır yaralı olarak kurtuldu. 4,5 yıl gibi düşük bir ceza almasına rağmen yasal yollardan bir şekilde hapis cezasından kurtuldu ve sonra tekrar sahalara döndü. Ancak uslanmadı daha sonra yine bir gece sarhoş bir şekilde Brezilya polisine yakalandı, fakat para cezasıyla bu olayın üstü kapatıldı. Bu yüzden ülkesinde hiç sevilmez
Saha dışındahal böyleyken saha içinde de hiç sakin değildi. Palmeiras'ta oynarken Vitoria karşısındaki maçta elini hakemin yüzüne yumruk attıktan oyundan atıldı. Bir başka maçta Juninho Paulista'ya (şu anda Palmeiras'ta birlikteler) tükürdükten sonra oyundan atıldı. Soyunma odasına giderken defans oyuncusu Andre Luiz'e yumruk attı.Bir anda sahanın içi karıştı ve Edmundo'nun da sağlam tekmeler çıkardığı kavganın sonucunda oyuncular karakolda sabahladı. Edmundo bu tip bir çok olayın içinde yer aldı
>> Effenberg: Agresif Alman
Bayern ve Alman milli takımı için en başarılı futbolcular arasında gösterilen Effenberg'in problemli futbolcular arasında üst sıraları zorladığı bilinir. Milli takımda 1994 Dünya Kupasında Alman seyircilere orta parmağını gösterdi (Emre Belözoğlu kadar tepki görmedi), hocası Berti Vogts'la kavga etti.
Sivil hayatta da rahat durmadı, bir polise hakaretten yüksek para cezası aldı. Bir dönem Galatasaray'la anlaşan Effenberg, Fatih Terim tarafından veto edilip alınmadığı için Terim tepki görmüştü.
>> Barton: Problem çocuk
Emre'nin Newcastle'daki takım arkadaşı Joey Barton, kamuoyunda kavgacı ve uslanmaz bir imajla biliniyor. Tam bir problem makinesi olan Barton 2004 yılı Aralık ayında takım arkadaşı genç takım oyuncusu Jamie Tandy'nin gözünde sigara söndürmüş ve takımı Manchester City tarafından altı hafta maaş almama cezasına çarptırılmıştı. Ertesi sezon, takımının Tayland'da yaptığı sezon öncesi hazırlık kampında ise disiplinsiz tavırları nedeniyle teknik direktörü Stuart Pearce tarafından terapi görmesi için İngiltere'ye geri gönderilmişti. Barton geçtiğimiz yıl Eylül ayında ise, bir maçtan sonra Everton taraftarlarına yönelip şortunu indirince 2 bin pound para cezası almıştı.
En son vukuatında ise eski takım arkadaşı Fransız Dabo'yu antrenmanda dövdü. Darp raporu alan Dabo'nun şikayeti üzerine İngiliz basını Barton'u yerden yere vurdu. Queens Park Rangers'ta oynadığı dönemde Manchester City ile oynana maçta Agüero'ya tekme, Tevez'e dirsek, Kompany'e kafa atarak 12 maç ceza aldıktan sonra.
F.Bahçe'nin UEFA Avrupa Ligi'ndeki rakiplerinden Marsilya'ya transfer olan İngiliz futbolcunun son vukuatları Marsilya'da da devam ediyor.
>> Robbie Savage: Adı üstünde bir vahşi!
Galler'li orta saha oyuncusu Robbie Savage 3 yıldır Tugay'la beraber Blackburn forması giyiyordu. Rakip oyuncuları faul yaparak durdurmasıyla ünlenen bir futbolcu, zaten soyadı kendisini iyice tamamlıyor. Vahşi (Savage) anlamına gelen soyadıyla karakteri birebir örtüşüyor. Gerek futbolcularla gerekse tribündeki holigan taraftarla atışmaktan hiç çekinmez. Kışkırtıcı hareketleriyle rakibi tahrik eder.
Leicester City'de forma giydiği dönemde hem taraftarla hem de hocasıyla kavga etmek,bir barda kız arkadaşıyla eğlenirken kız arkadaşına laf atan müşterilerden birine yumruk atmak, Chelsea - Birmingham maçında Mateja Kezman'a dirsek vurmak, Manchester United'ın, Blackburn'ü 2-1 yendiği maçın devre arasında, oyuncuların soyunma odasına gittiği sırada Rio Ferdinand'a küfür etmesinden sonra yediği çelme sonucu tünel girişinde kavga çıkartmak gibi ağır vukuatları olan bir futbolcu olan Savage Ocak ayında yeni vukuatlara imza atmak için Derby County'ye transfer oldu.
>> Tomas Repka: Sabıkası kabarık
Fiorentina ve West Ham United maceralarından sonra ailevi sebeplerden dolayı Sparta Prague'a dönen Tomas Repka forma giydiği dönemde forvetlere korku salan bir futbolcu imajı taşıyordu. Yıllardır yurt dışında forma giyen Repka ailesinden uzak bir yaşam sürdü. Zor bir çocukluk dönemi geçiren Repka evli ve 2 çocuk babası, fakat yıllardır çocuklarının eğitimi nedeniyle eşi ve çocuklarıyla ayrı kalmak zorunda kaldı. Belki bu yüzden sahada bir gladyatör gibi futbol oynuyordur bilinmez fakat hakikaten sert bir stile sahip
Eşiyle problemler yaşayan ve ayrılma noktasına gelen Repka bu sorunu Prag'da futbol oynamaya devam ederek bir nebze çözmüş durumda fakat yine de sabıka dosyası kabarık. West Ham'da oynadığı dönemde park yüzünden tartıştığı 46 yaşında bir İngiliz'i dövmek suçundan Polis Merkezi'nde sorgulandı. Kefaletle olayı kapatan Repka saha içinde de oldukça hırçındı. Sparta Prag'a döndükten sonra deplasmanda, Teplice'yle oynanan karşılaşmanın sonunda takım arkadaşı Martin Abraham'la tartıştığı için karşılaşmanın hakemi tarafından kırmızı kartla cezalandırıldı. Bu olay sonra Tomas Repka, kendisini çeken kameramana saldırdı. Saha dışına çıkarken kendisini görüntülemeye çalışan Çek TV'sinin kameramanına tekme atan Repka, yaptığı bu hareket nedeniyle kulübü Sparta Prag tarafından 150 bin koruna yani yaklaşık 8 bin dolar para cezasına çarptırıldı. Tabii 7 maçlık men cezası da bonus olarak geldi.
>> Navarro: Sevilla'nın hırçın efsanesi
Sezon başında Beşiktaş'ın da transfer görüşmesi yaptığı Navarro, Sevilla tarihinde yer edinen en kutsal oyunculardan biri,zaten bu yüzden Sevilla Navarro'ya kadroda fazla şans vermemesine rağmen Beşiktaş veya bir başka kulübe vermiyor. Galatasaray için Bülent Korkmaz, Beşiktaş için Mehmet Özdilek nasıl kutsal ise Navarro ve Sevilla da aynı manadadır. 7 yıldır Sevilla'da olankaptan Navarro, 2 UEFA Kupası, 1 Süper Kupa ve 1 de Kral Kupası kaldırma sevinci yaşadı.
Liderlik vasfını bir çete reisi gibi kullanabilen, aynı zamanda Sevilla için kanı akacak olsa bile kadar kavgaya girip saldırganlaşabilen bir isim Navarro
Onun aşırı agresif yapısına taraftarlar bayılıyor fakat Javi bazen kantarın topuzunu kaçırıyor. Sevilla-Mallorca maçında maç içinde tartıştığı Arango'ya bir pozisyonda öyle sert bir tekme salladı ki dengesini kaybeden Arango kafasını zemine çarpıp boynunu kırdı. Görevliler Arango'yu ambulans ile hastaneye yetiştirmeye çalışırken o anda Navarro hakeme bir şey yapmadığını anlatmaya çalışıyordu. Bir Osasuna-Sevilla maçında da markaj yaptığı forvet oyuncusu Webo'ya bir pozisyonda kızdığı için yere yatırıp dudaklarına vurdu. Sevilla-Barca maçında kendisiyle tartışan Luis Enrique'nin boğazına sarıldı. Betis-Sevilla maçında Fernando'yu, Real Madrid-Sevilla maçında da Ronaldo'yu adeta kasap gibi biçti. Genel futbol özelliklerinde bu tür vahşilik olan Navarro eskisi kadar forma şansı bulamasa dahala Sevilla'nın göz bebeği
>> Materazzi: En çirkef olabilir!
2006 Dünya Kupası'nı kazanan İtalya'nın defasında Nesta'nın yokluğunda müthiş oynayan Materazzi, Zinedine Zidane'la yaşadığı tartışma sonrası Zidane'ın kafa müdahalesine maruz kalmıştı. Herkes onu yediği kafayla hatırlamaya başladı. Fakat 2 ay sonra bir lig maçında Sampdorialı Delvecchio ile arasında tartışma çıktı. Tartışmanın iyice büyümesi neticesinde, Delvecchio Materazzi'nin göğsüne kafa attı ve sonrasında kırmızı kartla oyun dışı kaldı.
Yani Materazzi kafa yemeye alışmıştı. Hep darp edilen oyuncu durumunda hafızalarda yer edinen Marco'nun aslında tam bir kasap olduğunu herkes biliyor. Aktif olarak futbol oynayan en çirkef ve kışkırtıcı futbolcular arasında gösteriliyor. Kaptanlığını yaptığı Perugia'dan Inter'e gelen Materazzi, yıllardır sert markaj stili ile Serie A'da boy gösterdi. Lakabı Matrix olan Materazzi'nin sabıka dosyası aslında bir hayli kabarık. Özellikle İnter-Milan derbilerinde bir hayli sert oynayan hırçın İtalyan daha önce de yaptığı bir çok sert hareket ve gördüğü kartlarla kötü bir şöhrete sahip oldu. Özellikle Milano derbilerinde yaptığı sert müdahalelerle Sheva, Rui Costa ve İnzaghi'yi adeta sahada dövdü. Uzun boyu, cüsseli yapısı rakiplere korku veren Matrix'in en büyük vukuatı ise 2004'teki İnter-Siena karşılaşmasında, Siena'lı savunma oyuncusu Bruno Cirillo'yu soyunma odasında dövdü, Crillo'nun dudağı patladı ve Materazzi 2 ay ceza aldı.
Batuhan Karadeniz: Uslanmaz bir yaramaz
Beşiktaş'a transferiyle gündeme oturan yetenekli futbolcu Batuhan Karadeniz, geçmişinde olaylı futbol yaşamı ve kulüpleriyle yaşadığı sorunlarla da basına konu olmuştu.Beşiktaş alt yapısında yetişen genç futbolcunun Eskişehirspor'a transferi sırasında basına yansıyan haberlerin başında, gece hayatının futbol yaşantısının önüne geçtiği haberleri vardı.
Ayrıca siyah beyazlı ekibin Süper Lig'te Diyarbakırspor'la oynadığı ve 1-0 kaybedilen maç sonunda soyunma odasında dönemin teknik direktörü Mustafa Denizli'ye "Hocam bu maç tam bana göreydi. Neden beni oynatmadın?" diyerek çıkışması sonucu Denizli'nin "Sen kim oluyorsun da bana hesap soruyorsun?" diyerek azarlaması ve sonrasında Batuhan'ı gözden çıkarıp satma kararı alması gündeme oturdu. Olaydan sonra Denizli'nin bir yıllığına Eskişehirspor'a kiralanan 21 yaşındaki futbolcu Mustafa Denizli için "Ben dönerim ama döndüğümde sen burada olur musun?" ifadelerini kullanması dikkat çekmişti.
Batuhan Eskişehir'de de rahat durmadı. Sık sık gece kulüplerinde basın mensuplarına yakalanan futbolcu bu yaşam tarzıyla kısa sürede yeni kulübünün de tepkisini çekti.Yetenekli oyuncunun aynı zamanda Eskişehirspor teknik direktörü Ersun Yanal'la yaşadığı tartışmalar sonrasında kulüpten ayrılma kararı aldığı biliniyor.
* Ayrıca oyuncunun basına konu olan diğer vukuatlarından birkaçı şöyle ;
Beşiktaş Kulübünün hazırlık kampına katılmadı. Uzun süre kendisinden haber alınamayan Batuhan, kamp başladıktan bir süre sonra sessiz sedasız takıma katıldı.
Eskişehir-İstanbul arasını yarış arabasıyla hız sınırlarını aşarak "Kırmızı ışıkta durmam cezası neyse öderim" dedi.
Yine Eskişehir'de bir barda futbolcunun kavgaya karıştığı ve kafasında şişe kırıldığı haberlerine yer verildi. Batuhan bu haberleri yalanlamadı.
Bir dostluk maçında, Raul Gonzeles'le el sıkıştıktan sonra formasıyla elini temizledi.
Beşiktaşlı ünlü futbolcu Guti'ye maç öncesinde "Naber lan Guti" diyerek seslendi.
13 Mayıs 2008 günü Antalya Madran Stadı'nda U17 Avrupa Şampiyonası yarı final maçında Hollanda karşısında penaltılara kalan maçta, sıra Batuhan'a geldiğinde, rakip kaleciye hangi köşeye vuracağını eliyle gösterdi. Penaltıyı kaçırdı. Bunun sonucunda Türkiye turnuvadan elendi ve gelmesi muhtemel bir Avrupa Şampiyonluğu elimizden kaçtı.
Üzülme hocam ben maçı çeviririm
İlk kez seçildiği milli maçta,Türkiye 2-0 gerideyken yüzü asık olan Fatih Terim'e; ayaklarını malzeme çantasına uzatarak, 'Seni çok üzgün gördüm. Üzülme hocam, sen şimdi beni oyuna al, 2 gol atar, 1 puanı kurtarırım' dedi. Bu sözler üzerine şaşıran Terim, genç oyuncuya tek kelime bile etmedi. Sadece ters ters baktı. Batuhan o günden sonra milli takıma davet edilmedi...
Son olarak da kötü bir performans sergilediği Ofspor maçında stoper Rasimcan'a maç sırasında "Sen ne yapışık stopersin, Allah aşkına bırak gol atayım para vereceğim sana" dediği iddia edildi. Sonradan bunun bir espri olduğu söylense de Batuhan'ın vukuatları arasına girdi.
>> Balotelli: 'Arıza'lık ruhunda var!
Manchester City'in 'sorunlu yıldızı' Mario Balotelli vukuatları ile dünya çapında ün yapmış bir isim. Futbolundan çok olaylarla gündeme gelen genç oyuncu, Ada'ya adım attığı günden bu yana yaptığı vukuatlar ile hep gündemde.
Antreman sahası yakınlarında trafik kazası kullandı. yaptı. Polis, İtalyan yıldıza arka cebinde neden 5 bin sterlin taşıdığını sordu. Mario ise bu soruya şöyle cevap verdi:
"Çünkü zenginim."
Antremanda genç takım oyuncularına dart oku fırlattı. 'Amacım makara yapmaktı' dedi.
Geçtiğimiz yıl, Balotelli ve erkek kardeşi Enock, Brescia'da bulunan bir kadın cezaevi çevresinde dolaşırken yakalandı. Polise bunun sebebini; "Sadece merak ediyorduk" diyerek açıkladı.
Evinin banyosunda havai fişeklerle oynadı. Havlu ve perdenin yanmaya başlamasının ardından evi terk etti.
Annesinin temizlik malzemesi alması için dışarı yolladığı Balotelli, birkaç saat sonra bir karavan, bir trambolin ve iki scooter ile eve döndü!
Yılbaşında Manchester sokaklarında Noel Baba kıyafeti giyerek sokaktan geçenlere para dağıttı.
İngiltere'de bir pub'a gidip, durup dururken bardaki herkesin hesaplarını ödedi.
City'nin kampına katılmak için İngiltere'ye giden Mario, hava alanında hayranlarının yoğun ilgisinin yanı sıra şoförünün de gecikmesi üzerine bunalan futbolcu kendini tuvalete kilitledi. Hırçın futbolcu, şoförü gelene kadar kabinden çıkmadı.
>> Kısa kısa diğer aptalca vukuatlar;
Newcastle'ın eski futbolcusu Norwich City'li Matty Pattison, izinli olduğu bir gün yüksek miktarda alkol almış ve iç çamaşırı ile araba kullanırken polise yakalanarak gözaltına alınmıştı.
Bir dönem Ankaragücü'nde kiralık olarak forma giyen Roman Bednar, evinin önünde uyuşturucu satın alırken bir gazetecinin fotoğraflarını çekmesi sonucu suçüstü yakalandı.
Liverpool'lu Glen Johnson'ın 1997'de karıştığı bir hırsızlık olayı yüzünden başı ağrımıştı.O dönem Chelsea'de olan Portsmouth'a kiralanan Johson, bir takım arkadaşı ile banyo malzemeleri satan bir mağazaya giderek lavabo, musluk teçhizatı ve klozet almak istediklerini söyledi. Aradıkları malzemeleri bulan iki futbolcu beğendikleri klozetten daha ucuz bir klozet bularak pahalı olanı ucuzun paketinin içine koyarken 74 yaşındaki güvenlik görevlisi tarafından yakalandı. İki futbolcu da tutuklanırken 80 pound para cezasına çarptırıldı. Dartford, Kent'te bulunan mağazanın çalışanlarından biri olayla ilgili olarak şunları söyledi: 'Hepimiz Johnson'ı tanıdık. Bu kadar parası olan bir adamın bir klozet çalacağı kimin aklına gelirdi? Çaldıkları anlaşıldıktan sonra tüm bu olanlarla çok eğlenmişe benziyorlardı. Hatta tutuklandıklarında bile sırıtıyorlardı. Özür dilemediler. İki yaramaz okul çocuğuna benziyorlardı'
Efsane futbolcu Maradona Napoli forması giydiği dönemde büyük bir vukuat işlemişti. Eski bir İtalyan savcının anlatımına göre, Maradona'nın mafya lideri Camorra'yla yakın ilişkisi ve yüklü miktarda kokain satın aldığıydı. Telefon dinlemeleri Maradona'nın mafyadan aldığı kokaini "Paradiso"isimli bir otelde buluştuğu hayat kadınlarıyla birlikte kullandığını ortaya çıkardı. Bunun üzerine savcı Bobbio, Maradona için tutuklama kararı çıkarılmasını istedi ancak mahkeme bunu reddetti. Bobbio, mahkemenin, "Napoli taraftarlarının olası tepkisinden çekinerek" böyle bir karar almış olabileceğini söyledi. Maradona kendisini rahatsız eden evinin önüne gelen gazetecilerin üzerine pompalı tüfekle yürümüş ve tehdit de etmişti.
Arsenal ve İngiltere milli takımı formaları giyen Peter Storey, 1990 yılında porno film ithalatı suçundan1 yıl hapis cezası aldı.
Arsenal'in eski kaptanı ve yıldızlarından Tony Adams, Mayıs 1990 yılında aşırı alkollü olarak araba ile bir duvara çarpmış 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Gallerli eski futbolcu Mickey Thomas, sahte para basmak suçundan hapis cezasına çarptırılan Thomas, hapiste de uslu durmadı 2 mahkumu öldürdü.
* Vukuatlarıyla meşhur diğer kötü çocuklar
>>Wayne Rooney- Manchester United İngiltere
>>Francesco Totti A.S. Roma İtalya
>>Diego Lugano- Fenerbahçe Uruguay
>>Fredrik Ljunberg West Ham United İsveç
>> John Terry Chelseaİngiltere
>>Thomas Gravesen CelticDanimarka
>>Fernando Couto ParmaPortekiz
>>Emre Belözoğlu Newcastle UnitedTürkiye
>>Lee Bowyer West Ham Unitedİngiltere
>>Stelian Kirita AnkaragücüRomanya
>>Gabriel Heinze Real MadridArjantin
>>Gennaro İvan Gattuso Milanİtalya
>> Patrick Vieira İnterFransa
HABER: KORAY DUSOVA /
