comScore

Serie A'da 9.hafta

01 Ocak 1970, Perşembe 02:00

Serie A'da 9.hafta geride kaldı. Bologna karşısında kazanan İnter bu sezon 8.deplasman maçından da gülerek ayrıldı. Erdi Olcay, haftanın karşılaşmalarını yorumladı.  

MILAN 1-0 GENOA


Ligde 3 maç aradan sonra kazanan Milan'da, hem futbolcular, hem de teknik direktör Allegri rahat bir nefes almış oldu. Fakat sergilenen futbolun yine de tatmin edici olmadığını belirteyim. Hatta El Shaarawy'nin golünde asisti yapan Abate, topla buluştuğu sırada bariz bir ofsayt pozisyonundaydı. İç saha avantajıyla topa daha fazla sahip olsalar da 3. bölgede yine tıkandılar ve çok net bir pozisyona giremediler. Sakatlığı atlatan Pato, ilk kez 11'de şans buldu fakat vasatı aşamadı ve 72. dakika sahada kalabildi. Onun yerine oyuna dahil olan Pazzini de pek bir varlık gösteremedi. Sezon başında yakaladığı form grafiğinin epey uzağında. Yeni teknik direktör Luigi Del Neri yönetiminde ilk lig maçına çıkan Genoa ise 90 dakika boyunca etkisiz kaldı. Sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen golcü oyuncu Marco Boriello'yu epey aradılar. Karşılaşmanın genelinde savunmada kalmayı tercih ettiler fakat sadece 72. dakikaya kadar dayanabildiler. Yedikleri gol net bir ofsayt olsa da puan almayı hak edecek bir oyun oynadıklarını düşünmüyorum. Bu sonuçla birlikte galibiyet hasretini 5 maça çıkaran Genoa, hızla alt sıralara gerilemeye devam ediyor.
SIENA 0-0 PALERMO


Golsüz sona eren karşılaşma, skorun da yansıttığı gibi zevksiz, temposuz ve az pozisyona sahne oldu. Üst üste 3 maç kaybeden Siena'nın ligin dibinden kurtulabilmesi adına kritik bir mücadeleydi fakat yine kötü bir oyun sergilediler. Kendi sahalarında oynamalarına rağmen 90 dakika boyunca net bir pozisyon yakalayamadılar. Sadece uzaktan şutlarla rakip kaleyi yokladılar fakat tehlike yaratabildiklerini söylemek güç. Palermo ise Gian Piero Gasperini yönetiminde daha derli toplu oynuyor. Oynadıkları futbolda gözle görülür bir düzelme var. Aldıkları sonuçların da düzelmesi durumunda alt sıralardan kurtulabilirler. Bu sezon deplasman maçlarında skor olarak yine vasatın altındalar fakat geçen seneki gibi saha içerisinde ezilmiyorlar. Nitekim Pescara ve Genoa maçlarının ardından Siena karşısında da çok iyi mücadele ettiler. Özellikle ikinci yarıda çok daha baskılı oynadılar ve Miccoli ile Bertolo, kaleciyle karşı karşıya kaldıkları pozisyonlarda daha iyi vuruşlar yapabilseler, buradan galibiyetle ayrılmaları içten bile değildi.

BOLOGNA 1-3 INTER

Bologna, saha ve seyirci avantajıyla maça çok hızlı bir başlangıç yaptı. Diamanti ve Gilardino ile pozisyonlar yakalasalar da son vuruşlarda başarılı olamadılar. Inter'in ilk atağında Cambiasso'nun ortasında Ranocchia kafa vuruşuyla golü bulması Bologna'nın oyundan düşmesini, Inter'in de kendine gelmesini sağladı. Milito farkı ikiye çıkarırken, Cherubin'in golü Bologna'yı umutlandırsa da Cambiasso skoru belirleyen isim oldu. Üst üste 3. yenilgisini alan Bologna'da, işler yolunda gitmiyor. Maçın başındaki oyunlarını karşılaşmanın geneline yayabilseler ve yedikleri golden etkilenmeyip aynı şekilde mücadele etselerdi, belki bir şansları olabilirdi. Inter ise üst üste 5. galibiyetini alarak müthiş bir hava yakaladı. Diego Milito, 100. Serie A maçında golünü atarken, Palacio fileleri havalandırmasa da ikinci yarıda yaptığı 2 asistle galibiyetin kahramanlarından biri oldu.

CATANIA 0-1 JUVENTUS


Zorlu Sicilya deplasmanından da galibiyetle dönen Juventus, liderliğini sürdürüyor. Catania karşısında zorlanabileceklerini düşünmüştüm fakat yine son derece dominant bir futbol ortaya koydular. Tek golde kalmış olsalar da farkı açabilecek pozisyonlar ürettiklerini belirteyim. İlk yarıda Asamoah ve Vucinic, ikinci yarıda ise Pogba ve Vidal önemli pozisyonlar yakaladılar. Vidal'in attığı golün ardından Catania'nın 10 kişi kalması ve son 25 dakikayı 10 kişi oynaması da işlerine yaradı. Bu dakikadan sonra adeta aktif dinlenme yaparak maçı tamamlamayı başardılar. Genç orta saha oyuncusu Pogba, bu maçta da şans buldu ve yine çok başarılı bir mücadele sergiledi. Karşılaşmanın ilk yarısında Catania'nın Bergessio ile attığı gol ofsayt gerekçesiyle sayılmamıştı fakat pozisyonun tekrarı izlediğinde atılan golün nizami olduğunu görebiliyoruz. Bu gol, hakem tarafından geçerli sayılsaydı Catania 1-0 öne geçecekti ve bu dakikadan itibaren çok daha farklı bir maç olabilirdi.

FIORENTINA 2-0 LAZIO

Haftanın en zevkli karşılaşması olduğunu söyleyebilirim. Yüksek tempo, bol pozisyon, penaltı, kırmızı kartlar... Maçın ilk 45 dakikasında oyunun hakimi Fiorentina idi. Oyunun üstünlüğünü ellerinde tutup rakip kaleye yüklendiler. Pasqual'in frikiğini kaleci Bizzari 90'dan çıkarırken, 27. dakikada Matias Fernandez kazanılan penaltıda topu direğe nişanladı. İlk devrenin son dakikasında Llajic, muhteşem bir golle takımını öne geçirdi ve devreye moralli girmelerini sağladı. Maçın ikinci yarısında ise Lazio daha etkili olan taraftı. Klose, penaltı noktası üzerinde son derece müsait bir pozisyonda kendisine yakışmayacak bir vuruş yaparak topu dışarıya gönderdi. Hemen sonrasında ise Mauri'nin kafa vuruşuyla attığı gol ofsayt gerekçesiyle sayılmadı fakat golün son derece nizami olduğunu belirteyim. Ledesma ve Hernanes'in oyundan atılmasıyla Lazio'nun etkinliği son buldu. Fiorentina'da, oyuna sonradan dahil olan tecrübeli golcü Luca Toni, maçın son dakikasında attığı golle skoru belirledi. Fiorentina'da, geçen haftanın yıldızlarından Cuadrado, sağ kanatta yine çok iyi mücadele etti. Lazio ise ikinci yarıda kurduğu baskıyla en azından 1 puanı hak etmişti fakat bunu başaramadı.

NAPOLI 1-0 CHIEVO


Chievo'yu Hamsik'in tek golüyle geçen Napoli, geçen hafta alınan Juventus yenilgisini telafi etmiş oldu. Maçın başından sonuna dek üstün bir oyun oynadılar. Farkı açabilecek pozisyonlar da buldular fakat bunlardan yararlanamadılar. Sakatlığı nedeniyle oynamayan Cavani'yi özellikle son vuruşlarda epey aradıklarını söyleyebilirim. Maçın ilk yarısında Maggio ve Pandev, 6 pas çizgisinden kaçırdıkları gollerle taraftarlarına adeta saç baş yoldurttular. Yine karşılaşmanın ilk devresinde Gökhan İnler'in uzaktan 2 güzel şutunu, rakip kaleci Sorrentino aynı güzellikle kurtardı. İkinci devrede de Insigne ile kontra ataklarda etkili olsalar da yine son vuruşlarda başarı sağlayamadılar. Chievo cephesine geçecek olursak; son derece etkisiz bir performans sergilediler. Son 2 maçta alınan 4 puanın çok fazla büyütülmemesi gerektiğini söylemiştim. Çünkü her 2 maçta da vasatı aşamamışlardı. Nitekim Napoli deplasmanında hiçbir varlık gösteremediler. Eğer rakip son vuruşlarda biraz daha becerikli olsaydı çok daha farklı bir skor ortaya çıkabilirdi.

PESCARA 0-0 ATALANTA


Haftanın golsüz sona eren bir diğer karşılaşmasıydı. Tıpkı Siena – Palermo maçında olduğu gibi burda da konuk takım çok daha etkili olan taraftı. Atalanta deplasmanlarda zorlanan bir takım hüviyetinde fakat zayıf rakipleri Pescara karşısında maçın başından sonuna kadar çok başarılı bir oyun ortaya koydular. Denis, Bonaventura ve Schelotto gibi isimler son vuruşlarda biraz daha şanslı olsalardı Atalanta'nın bu deplasmandan 3 puanla ayrılması içten bile değildi. Pescara ise vasat performansını Atalanta maçında da sürdürdü. Kendi sahalarında oynamalarına karşın, üstelik rakip neredeyse ikinci yarının tamamında 10 kişi mücadele etmesine rağmen net bir pozisyona dahi giremediler. Bu durum bile Pescara'nın ne denli zayıf bir ekip olduğunu ortaya koyar nitelikte...

ROMA 2-4 UDINESE


Roma, son 2 haftada oldukça ilginç sonuçlar almaya başladı. 2 hafta önce Genoa deplasmanında ilk 15 dakikada 2-0 geriye düşmesine rağmen sahadan 4-2'lik skorla galip ayrılmıştı. Geçen hafta ise sahalarında Udinese karşısında ilk 25 dakikada 2-0 öne geçmelerine karşın 3-2 mağlup oldular. Udinese karşısında maça çok hızlı başladılar ve Lamela'nın üst üste gelen golleriyle bir anda 2 farklı üstünlüğü yakaladılar. Bu dakikadan sonra Roma'nın farka dahi gidebileceği düşünülüyordu fakat hiç de öyle olmadı... İlk yarının son bölümünde rakip savunmanın hatasıyla golü bulan Udinese, ikinci devrenin başında da yine defans hatasıyla skoru eşitledi. Skor 2-2 olduktan sonra Roma yine baskını hissettirmeye başladı. De Rossi, Totti ve Osvaldo ile pozisyonlara girseler de bunları değerlendiremediler. Maçın son dakikasında ise bana göre son derece hatalı bir kararla penaltı kazanan Udinese, kaptan Di Natale'nin golüyle kazanan taraf oldu. Roma cephesinde bu maçta da savunma hataları devam etti. Penaltı pozisyonu haricinde yedikleri 2 golde de savunma hataları gözlerden kaçmadı. Udinese ise zorlu başkent deplasmanından altın değerinde bir 3 puanla dönse de sahada ortaya koydukları oyun yine tatmin edici değildi.

SAMPDORIA 0-1 CAGLIARI


Cagliari'de, Ivo Pulga mucizesi etkisini göstermeye devam ediyor. Sampdoria deplasmanında da kazanan Cagliari, böylece yeni teknik direktör Ivo Pulga yönetiminde çıktığı 3. lig maçından da galibiyetle ayrılmış oldu. Bu maçları tek golle kazanmalarıın yanı sıra kalelerinde gol görmemiş olmaları da çok önemli bir detay. Sampdoria deplasmanında maç boyunca etkili oynadıklarını söylemek çok güç. Yakaladıkları tek pozisyonda rakip kaleci Berni'nin de hatasıyla Dessena ile golü buldular. Oyunun kontrolü karşılaşmanın genelinde Sampdoria lehineydi fakat sağlam savunmaları sayesinde kalelerinde net bir pozisyon görmeden maçı tamamlamayı başardılar. Ev sahibi ekip, lige 3'te 3 ile başladıktan sonra oynadığı 6 maçta galibiyet hasret durumda. Daha da kötüsü üst üste 4 maçtır mağlup oluyorlar. Bu düşüşteki en büyük etkenlerden biri de kuşkusuz golcü Maxi Lopez'in formsuzluğu. Ayrıca ev sahibi ekip son dönemde eksiklerden yana da bir hayli sıkıntılı ve karşılaşmalara ideal kadrolarıyla çıkmakta epey zorlanıyorlar. Cagliari ise yeni teknik direktörüyle müthiş bir hava yakalamış durumda. Kimse böylesine keskin bir çıkış beklemiyordu fakat alt sıralarda yer alan diğer takımlara göre çok daha kaliteli bir kadroları var ve eninde sonunda galibiyetler gelecekti...

TORINO 1-3 PARMA


Torino'nun istikrarsız gidişatı sürüyor. Sezon başından beri bir türlü istikrar yakalayamadılar. Ne zaman ne yapacakları, kime karşı ne sonuç alacaklarını kestirebilmek çok güç. Parma karşısında da vasatı aşamadıklarını söyleyebilirim. Kendi sahalarında oynamalarına karşın özellikle gol yollarında çok etkisiz kaldılar. Karşılaşmanın ilk yarısı golsüz sona erdi, hatta 72. dakikaya kadar gol sesi çıkmadı ve pozisyon sayısı da epey azdı. Fakat 72. dakikadan sonra tam 4 gol izledik. Parma'da 63. dakikada oyuna giren Sansone, 2 dakika içerisinde 1 gol atıp, 1 de Amauri'ye asist yapınca maçın kahramanı oldu ve Torino'nun ipini çekmeyi başardı. Son dakikada farkı 3'e çıkartan Parma, uzatma dakikalarında Basha'nın golüne engel olamasa da sahadan galibiyetle ayrılmayı başardı. Parma adına sevindirici olan unsur, üst üste alınan 2. galibiyet kadar, geçen seneki çıkışta büyük bir paya sahip olan fakat bu sezona formsuz bir giriş yapan Biabiany'nin etkili oyunuydu. 

ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!