comScore

Premier Lig'de 9.Hafta

01 Ocak 1970, Perşembe 02:00

Premier Lig'de 9.hafta geride kaldı. Chelsea-Manchester United mücadelesinde skordan çok karşılaşmanın hakemi konuşuldu. Oğuzhan Oğuz, haftanın karşılaşmalarını değerlendirdi. 

Aston Villa 1 – 1 Norwich City

Bu sezon basında Norwich'ten Aston Villa'ya transfer olan teknik direktör Paul Lambert'ın yeni ekibiyle eski takımına karsı mücadele ettigi ilk randevuydu bu maç. Aston Villa sezon basından bu yana hayal kırıklıgı yaratan takımlardan biri ligde, son sıralardan hala kurtulamadılar. Bu maçta Belçikalı golcüleri Benteke'nin golüyle 1-0 öne geçtiler ama yine istenen performansı sergileyemediler, üstüne üstlük gol pasını veren Joe Bennett'ı kaybettiler. Bennett'ın kırmızı kartından sonra Norwich Aston Villa üzerindeki baskıyı arttırdı, beraberligi kovaladı ve o beraberlik golünü de buldu. Aston Villa yine kazanamadı, 5 haftadır galibiyete hasretler. Norwich ise moral depoladı ve önümüzdeki hafta iç sahada Stoke City'i yenebilirlerse biraz olsun soluklanacaklar.

Stoke City 0 – 0 Sunderland

Defansif profile sahip iki ekibin mücadelesiydi Brittania stadında. Maçın basından sonuna dek mücadele anlamında eksigi olmayan ama üretemeyen iki takımın gösterisiydi sanki. Uzunca bir süre fazla pozisyon göremedi izleyenler. Forvetler Steven Fletcher ve Peter Crouch beslenemedi, katı savunmalar arasında kayboldular. Maç son 10 dakikada biraz hareketlendi, Stoke o bölümde Robert Huth ile bir kez gole çok yaklastı ama gol çıkmadı ve her iki ekip sahadan bir puanla ayrıldı.

Wigan 2 – 1 West Ham

Bu sezon bu maça kadar kendi sahasında 4 maça çıkan ve hiç birini kazanamayan Wigan bu istatistige bir son verme hedefindeydi. Bunu belli ederek basladılar maça ve henüz 10.dakikada Ivan Ramis'in golüyle 1-0 öne geçtiler. Zıt karakterli iki takımın maçında pas futbolunu benimseyen Wigan uzun toplarla çıkan West Ham'ı domine etti ve ikinci golün de Wigan'dan gelmesi sasırtmadı. West Ham üretemedi, kaleye sut yollamakta zorlandı, son saniyede yine de bir gol buldu ama bu onlara yetmedi. Wigan haklı bir galibiyete imza attı, West Ham zor bir fikstüre giriyor ve bu maçta kaybetmeleri hiç iyi olmadı onlar adına.

Reading 3 – 3 Fulham

Reading maça kendi Madejski stadında hızlı basladı ve Pogrebnyak ile ilk gol fırsatını buldu ama degerlendiremedi. Sonraki dakikalar maçtaki ender sıkıcı dakikalardan olacaktı. 26.dakikada Reading Leigertwood ile öne geçti ve o andan itibaren seyirciler bir daha sıkılmayacaktı. Fulham tempoyu birden yükseltti, gol aradı ve Martin Jol'un Rodallega-Ruiz degisikligi sonuç verdi. Ruiz 1 gol 1 asist ile maçı birden çevirdi. Reading maçı bırakmadı, maçın son dakikalarında yine karsılıklı goller izledik ve maç sonucu 3-3 oldu. Reading 90'da buldugu beraberlik golünün ardından galibiyete de çok yaklastı fakat Schwarzer engeline takıldı ve bir puanla yetindi.


Arsenal 1 – 0 QPR

Arsenal Norwich ve Schalke yenilgilerinin ardından kendi evinde lig sonuncusu karsısında telafi aradı ama yine son haftalarda sıkça rastlandıgı gibi üretkenlik sıkıntısı yasadı, tempoyu yeterince arttıramadı ve ilk yarının golsüz geçilmesine engel olamadı. Bu maçta Sagna ve Wilshere uzun bir sakatlık sürecinin ardından ilk kez Arsenal formasıyla resmi bir maça çıktı. Maçın ikinci yarısında biraz daha fazla yüklenen Arsenal Granero'nun atılması gerekirken sahada kalmasıyla birlikte iyice gerildi. Gergin Arsenal'ın imdadına M'Bia yetisti ve son derece aptalca bir hareketle oyundan atıldı QPR'ın Kamerun'lu stoperi. O andan itibaren kanatlanan, yüklenen Arsenal istedigi golü Arteta ile buldu, son anlarda 10 kisi kalan QPR'ın ufak bir hamlesi olsa da Arsenal üç puanı cebine koydu. Futbol fazla umut vermedi ama bu ufak çaplı krizden çıkmak adına kazanmak önemliydi Arsenal için, bunu da basardılar.

Manchester City 1-0 Swansea

Manchester City hafta içindeki Ajax yenilgisinin ardından iç sahada Swansea'yi yenerek telafi kovaladı ama özellikle ilk yarıda Mavililerin temposu çok düsüktü ve Swansea kolaylıkla ayakta kaldı. Maçın ilk yarısında her iki ekibin de sadece birer kayda deger pozisyonu vardı ve devreye girilirken City futbolcularının ıslıklanması sasırtmadı. Mancini ikinci yarıya kendisinden beklenmeyecek bir degisiklik ile basladı, savunmadan Kolarov'u çıkarıp yerine forvet Balotelli'yi sahaya sürdü. Amaç tempoyu arttırıp baskı kurmaktı ve basarılı da oldu bunda ev sahibi ekip. Tevez'in golüyle 1-0 öne geçtiler, kalan bölüme sakatlıklar damgasını vurdu, normal süreye 12 dakika duraklama dahil edildi ve toplam 102 dakikada takımlar baska gol bulamadı. Bu maç Premier League tarihinin en “uzun” maçı olarak tarihe geçti.

Everton 2 – 2 Liverpool

Ingiliz futbolunun en köklü rekabetlerinden biri olan Merseyside rekabetinde David Moyes-Suarez gerginligi konusulan bir olaydı. Moyes Suarez'in saha içindeki sportmenlik dısı tavırlarını daha önce sıkça elestirmisti, Suarez ise bunun karsılıgını sahada verdi. 20 dakikada Suarez ile iki gol buldu Liverpool, Suarez ilk golünü David Moyes'in gözünün önünde kendini yere bırakarak kutladı. Suarez'in gollerine karsılık gecikmedi, tempolu ve dolu dolu geçen inanılmaz bir ilk yarıda önce Leon Osman ardından Steven Naismith ile Everton ilk yarı bitmeden durumu tekrar dengeledi. Maçın ikinci yarısında oyuna hakim olan ekip ev sahibiydi fakat ciddi fırsatlar yaratma konusunda sıkıntı çektiler, son dakikalarda ise Suarez'in haksızca verilmeyen golünden dolayı epey sanslıydılar. Çok iyi bir derbi oldu, her iki ekip te bir puanı en azından haketti, adil bir skor oldu oyuna bakarsak.

Southampton 1 – 2 Tottenham

Tek yönlü geçen bir ilk yarıda skorun Tottenham lehine olması dogal bir gelismeydi. Henüz ilk dakikalarda Lennon ile net bir pozisyondan yararlanamayan konuk ekip dominant olan taraftı, Bale ve Dempsey'in golleriyle 0-2 öne de geçtiler. Ikinci yarıda ise görüntü biraz terse dönmüs gibiydi. Southampton direnç gösterdi, farkı 1'e indirdi hatta skoru dengeleyecek fırsatları da yakaladı fakat fırsatlardan yararlanamadı ve Tottenham bu deplasmandan 3 puanı çıkarmayı basardı.

Newcastle 2 – 1 West Brom

Maçtan sonra “West Brom bu maçı nasıl kaybetti” diye sasıran iki teknik adam gördük, maçı yeterince özetleyecek sey buydu sanırım. Newcastle yorgun görünüyordu, maç temposundan fazlaca çekiyorlar gibi. West Brom ise kontrollü ve dirençli oynayıp kontra-ataklarla sonuca gitmeyi hedefledi, fazlasıyla fırsat ta yakaladılar fakat Newcastle'ın yıldız kalecisi Krul'e takıldılar. Ba ile 1-0 öne geçen ev sahibi ekip, ilk yarıda bir kaç kez gole yaklasan Lukaku'nun uyarılarına kayıtsız kaldı ve o Lukaku ikinci yarının baslarında beraberlik golünü buldu. Maç bu sekilde bitecek derken Papiss Cissé sansının da yardımıyla golü buldu ve Newcastle üç puanı almayı bildi, West Brom bu yenilgiyi pek te haketmemisti.

Chelsea 2 – 3 Man.United

Hakem Mark Clattenburg'un damgasını vurdugu bir maç oldu. Chelsea'yi biri inanılmaz hatalı olmak üzere iki kırmızı kartla çok zor durumda bırakan Clattenburg, bunun yanı sıra Hernandez'in galibiyet golünü ofsayt olmasına ragmen geçerli sayarak Manchester United'a adeta galibiyeti hediye etti. Manchester United maçın ilk 15 dakikasına iki gol sıgdırarak fırtına gibi basladı fakat sonrasında ev sahibi kendine geldi, baskı kurdu ve devreye girmeden bir gol bularak moral depoladı. Chelsea ikinci yarının baslarında bir gol daha kaydetti, 2-2'den sonra galibiyet için baskısını iyice arttırdı ve o andan itibaren Mark Clattenburg faktörü devreye girdi ve Manchester United özetin basında sayılan etkenlerin yardımıyla sahadan 3-2 galip ayrılarak zirve yarısına yeni bir boyut kazandırdı.
 

ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!