comScore

Bundesliga'da 8.haftanın ardından

25 Ekim 2012, Perşembe 14:20

Bundesliga'da 8.hafta geride kaldı. Ruhr derbisinde Schalke, ezeli rakibi Dortmund'u deplasmanda mağlup etti. Onur Akpınar, haftanın karşılaşmalarını değerlendirdi.  

HOFFENHEİM – FÜRTH3-3

Maça daha iyi başlayan Hoffenheim oldu. Duran top sonucu erken anlarda Firmino ile öne geçmeyi başardılar. Ardından Fürth oyunu dengeledi. Özellikle milli oyuncumuz Sercan Sararer'in oldukça iyi oynadığı dönemde etkili olmaya başladılar. 39.dakika kaleci Wiese'den dönen topa iyi vuran Stieber karşılaşmaya eşitliği getirdi. İlk yarı böyle sonuçlanırken ikinci 45 dakikaya yine Hoffenheim iyi başladı. Daha çok kazanmayı isteyen taraf olan ekip boş alanlar bulmaya çalıştı. Dakika 67'de ara pasıyla kaleciyle karşı karşıya kalan Joselu ev sahibini yeniden öne geçiren golü kaydetti. Hoffenheim bu dakikadan sonra daha çok skoru koruma çabasında oldu. 84.dakikada Prib sahneye çıktı ve yaklaşık 25 metreden vurduğu şutla skoru 2-2'ye getirdi. Hoffenheim'da yenilen şok gol takımı etkilemedi. Sürenin az kalmasına rağmen bilinçli oynadılar ve savunma arkasına Joselu'nun kaçmasıyla yeniden öne geçirdiler. Maçın artık bu skorla biteceği düşünülürken. Maçın son uzatma dakikasında Fürth korner kazandı. Kaleci Grün'un da ceza sahasına gelmesiyle kullanılan kornerde oyuna sonradan giren Sobiech'in kafa vuruşuyla skora 3 kez denge geliyordu ve karşılaşma bu gol sevinciyle bitiyordu.Bir tarafta Büskens ve Fürth'lu oyuncuların sevinmesi bir tarafta Hoffenheim'lı futbolcuların yıkılması vardı. Ancak iki takımda genel olarak son haftalara daha iyi görüntüde olması ilerisi adına umut vericiydi. Özellikle Fürth'de Sercan'ın kendini bulması ve dikkat çekici performansı önemliydi.

DORTMUND – SCHALKE1-2

Almanya'nın en büyük derbisinde Dortmund sahaya önemli eksiklerinden yoksun çıkmıştı. Götze, Schmelzer ve İlkay Gündoğan gibi 3 önemli ismin forma giyememesi takımda kurgu anlamında sorunları beraberinde getirdi.Klopp, sol bekte Schmelzer'in yokluğunda Löwe yerine Grosskreutz'u oraya çekmeyi tercih etti. Ancak Farfan'ın bu kulvarı oldukça etkin kullanması sonucu Bender'i sağ kanada çeken isim sol tarafa Piszczek'i monte etti fakat yine sıkıntı devam etti. Maç boyunca Schalke burayı maden gibi işledi ve bu bölgede oldukça etkili oldular. Özellikle ilk yarıda Schalke sezonun en iyi topunu oynarken, Dortmund'da en kötü futboluyla sahadaydı. İlk yarı Hollanda'lı yıldız Afellay'ın golüyle 1-0 Schalke lehine sonuçlanmıştı. İkinci yarının hemen başlarında Höger'i golüyle farkı 2'ye çıkaran Schalke oldukça rahatlamıştı. Dortmund kısa süre sonra Reus'un ortasıyla Lewandowski ile farkı 1'e indirse de o bildiğimiz baskılı oyununu devamında sergiliyemedi ve sahadan yenilgiyle ayrılmak zorunda kaldı. Dortmund için kuşkusuz bu kadar puan kaybının açıklaması yok. Ancak sakatlıklardan çok çektiler ve bir türlü kadro istikrarı sağlanamadı. Yine de ilerleyen haftalarda çok daha iyi olacaklarına inanıyorum. Schalke ise sezonun en iyi futbolunu oynarken nasıl şablonda olması gerektiğini net olarak gördü. Bu galibiyetle büyük mesafe kat edeceklerini düşünüyorum. Onları daha güzel günler bekliyor.


LEVERKUSEN – MAİNZ2-2

Mainz maça akıllı oynayarak başladı. Daha çok yarı sahasında kabul ederek, önde 1-2 adamla yaptığı presle rakibini rahatsız etti. Bunuda uzun süre başardılar. Ancak ilk yarının sonlarına doğru önde basma isteği geride hazırlıksız yakalanmalarını doğurdu ve Schürrle'nin ortasında Kiessling'in zayıf kafa vuruşuna rağmen ev sahibi 1-0 öne geçti. İkinci yarıya ise Mainz daha çok hücumu düşünerek başladı. 58.dakikada takımın formda golcüsü Szalai ile skoru eşitlediler. Ardından Leverkusen daha fazla savunmada açıklar vermeye başladı, galibiyet golü ararken.. Maçta son 15 dakikaya girilirken, Mainz rakibinin hazırlıksız yakaladı ve Risse'yi savunma arkasına kaçırdı. Risse'de güzel bir vuruşla takımını öne geçiren golü kaydetti. Geride kalan dakikalarda Mainz skoru koruma çabasına girdi. 87.dakikada savunma yapılan hata pahalıya mal oldu ve Leverkusen kaptığı topla kale önünde 1-2 fırsat yakaladı, aynı pozisyonun içinde Castro'nun vuruşuyla ev sahibi beraberliği yakaladı. Kalan dakikalar gol getirmedi ve karşılaşma 2-2 sonlandı. Leverkusen'de 94 doğumlu Okan Aydın'ın oyunun son 10 dakikasında yer alması ve ilk Bundesliga maçına çıkması önemli bir detaydı. Takımın futboluna bakarsak genel anlamda vasatlardı ve rakibin presine karşı epey zorlandılar. Mainz ise daha akıllı oynayarak rakibinin zaaflarını iyi çözmüş gözüktü. Galibiyeti kaçıran taraf olduklarını düşünüyorum.


FORTUNA DÜSSELDORF – BAYERN MÜNİH 0-5

Düsseldorf evinde olmasına rağmen rakibinin gücünü kabullenerek başladı. Bayern Münih, maçın kontrollünü erken anlarda ele aldı ve Düsseldorf'un istediği açıklarıda vermeyerek dominant bir futbol ortaya koydu. Maçın kilidi 26.dakikada Ribery'nin al da at pasıyla Mandzukic'in boş kaleye golüyle açıldı. 35 dakikada ise duran top sonucu Gustavo'nun ilginç şekilde topun önünde kalmasıyla Bayern Münih bir rahat gole daha imza attı ve aslında maç bu andan sonra koptu. İkinci yarı tamamen Düsseldorf'un gardı düştü. Bayern Münih istediği gibi oynuyor çok rahat pozisyonlara giriyordu. Önce Ribery'nin ardından Gustavo'nun pasında Müller attığı 2 golle farkı 4'e çıkardı. Skoru ise uzun süre sahalardan uzak kalan Rafinha attı ve karşılaşma 5-0 sonuçlandı. Düsseldorf adına fazla irdelenmesi gereken bir mücadele değil. Güçleri belli ortada, Bayern Münih'e direnmeleri zaten çok zordu. Ligde 8'de 8 yapan Bayern Münih ise Bundesliga'da şampiyonluğu ne kadar istediğini her maç daha fazla gösteriyor. Bu mücadelede de oldukça istekli ve rahatlardı.

E.FRANKFURT – HANNOVER 3-1

E.Frankfurt maça son dönemde yaptığı hatalardan uzak başladı. Karşılaşmaların içine girmekte zorlanan ekip daha çok gerçek futbolunu ancak 2.yarılarda oynuyordu. Bu durumda son karşılaşmalarda hayli zorlanmasına ve puan kayıpları yaşamasına neden oluyordu. Bu kez maça iyi başladılar ve erken anlarda öne geçmeninde etkisiyle daha da iyi oynadılar. Henüz 18.dakika 2-0 üstünlüğü yakalayan ekip daha sonra kontrollü oyunu seçti. Hannover baskı yaratmak için kuşkusuz böyle şeye ihtiyacı vardı ve rakibinin durulması işlerine geldi. İlk yarının son anlarına doğru Hannover bulduğu golle farkı 1'e indirdi. İkinci yarı ise genel anlamda dengeli bir mücadele oldu. İki tarafta kontrollü oynayarak gol aradı. 83.dakikada Meier'in kafa golüyle E.Frankfurt yeniden farkı 2'ye çıkardı ve karşılaşma bu skorla sona erdi (3-1). Hannover, Avrupa kupaları öncesi ve sonrası tempo yapma isteği bu kez sorunu beraberinde getirdi. Frankfurt'un beklenilenden daha iyi başlaması onları çok zorladı ve ilk yarı futbollarıyla beklentilerin altında kaldılar. Ev sahibi ise son haftalardaki zaaflarından uzak iyi bir 90 dakika geçirdi. Skor üstünlüğünü ele alıp sonrasından kontrollü futbolu seçmeleride avantajlarına oldu. Beklentilerin üstünde bir sezon başladı ve bu futbollarıyla istikrarlarını devam ettireceklere benziyorlar.

WOLFSBURG – FREİBURG 0-2

Sezona çok kötü başlayan Wolfsburg'da, Diego'nun yedekte olması zaten maç başlamadan ne denli sorunların olacağının göstergesiydi. Zaten ofansif açıdan çok düşük profile sahip olan ekip, Brezilya yıldızın olmamaıyla çok zorlandı ve silik bir futbol sergiledi. İlk yarının sonlarına doğru Naldo'nun Jendrisek'i düşürmesiyle kazanılan penaltıyı Caligiuri gole çevirdi ve takımını 1-0 öne geçirdi. İkinci yarıda pek farklı geçmedi. Wolfsburg oynamak istese de sahada genel anlamda vasat bir takım vardı. Freiburg istediği gibi oyunu yönlendirdi ve bazen savunmada kaldı bazen ise hücumda etkili olma çabasıyla maçı rahat götürdü. Oyunun sonlarına doğruda Schuster'in golüyle farkı 2'ye çıkardılar ve hak ettiklerin galibiyete imza attılar. Wolfsburg'da kriz daha da büyüyerek devam edecek gibi. Mevcut futbollarıyla bırakın kazanmayı gol bulmaları hayli güç. Magath'ın devre arasına kadar kalması durumunda verilen arada bir hayli transfer yapması gerektiği ortada.

HAMBURG – STUTTGART0-1

Hamburg'da hafta arası Jiracek, Badelj ve Van der Vaart gibi önemli isimlerin sakatlıkla boğuşması takımı bir hayli etkiledi. Bu isimler sahada olsalar da bilindik performanslarından oldukça uzak görüntü çizdiler. Hal böyle olunca silik bir Hamburg oldu ve hücumda bir hayli zorlandılar. Stuttgart ise Hamburg'un kötü oynamasının da verdiği avantajla maçın başından itibaren üstün bir oyun sergiledi. İlk yarının sonlarına doğru İbisevic ile öne geçen takım adına geride kalan süreler çok daha geçti. Hamburg savunmasınında iyi gününde olmaması onların rahat pozisyona girmesini sağladı. Ancak daha çok beceriksizlikler biraz da kaleci Adler'in performansıyla daha farklı kazanmalarını engellediler. Hamburg'da hal edilmesi gereken en önemli sorun defansif açıdan gözleniyor. Haftalardır takımın en iyi ismi kaleci Adler olması düşündürücü. Stuttgart ise üzerinden ölü toprağı atmışa benziyor ancak iç sahada kaybettikleri özgüvenin kazanılması gerekir. Bunun da E.Frankfurt maçında nasıl bir etki yapacağı merak konusu.

NÜRNBERG – AUGSBURG 0-0

Bavyera derbisi beklenilenden daha da düşük tempoda geçti. Özellikle ilk yarı pozisyon anlamında kısır geçti ve iki takımda risk almadan mücadele etti. İkinci yarıda ise iki takımda genellikle duran toplarda etkili oldu. Karşılaşmanın en net pozisyonunu 61.dakikada Augsburg yakaladı fakat oluşan karambolde topu kaleye sokamadılar. 67.dakikada ise Augsburg'lu Bance'nin kafa vuruşunu kaleci Rakovsky engelledi ve karşılaşma golsüz sonuçlandı. Nürnberg'de son haftalarda devam eden ofansif verimsizlik devam etti. Hücumda oldukça etkisizler ve Kiyotake'nin de performans anlamında düşüş yaşaması takımı etkiledi. Augsburg ise rakibine oranla daha çok doğruları yapan ekipti. Karşılaşmanın iki net fırsatınıda onlar yakaladı ve galibiyeti kaçıran taraf oldular.

BREMEN – GLADBACH 4-0

Karşılaşmaya daha iyi başlayan taraf Gladbach oldu. Bremen'e göre orta alanı daha fazla parseleyen ekip etkili olmaya çalıştı. Ancak üretkenlik anlamında sıkıntı çeken ekip sadece uzak şutlarla rakibine karşı etkili olmaya çalıştı. İlk yarının sonlarına doğru Werder Bremen oyunu dengelemeyi başardı. Önce Petersen ardından Arnautovic'in golleriyle ilk yarıyı 2-0 önde kapadılar. İkinci yarıda ise bu gollerle çok daha güvenli ve iyi oynayan Bremen meydana geldi. Kuşkusuz bunda Gladbach'ın yenilen gollerle oyundan düşmesininde payı vardı. İkinci 45 dakikayı rahat geçiren ekip kolay pozisyonlara girdi ve bu yarıda da bulduğu 2 golle sahadan farklı skorla ayrılmasını bildi. Bremen'in son 45 dakika futbolu dikkat çekiciydi ancak ilk yarı genelinde oynanılan futbol da düşündürücü oldu. Gladbach için işlerin iyi gitmediği ortada. Frankfurt maçı skor ve oyun anlamında eş değer değildi Bremen mücadelesinde de gol yollarında etkili olmakta zorlanmaları takımın ciddi handikapı olarak gözüktü. Kısa vadede düzelmeleri çok zor gözüküyor.