Yoluna dolu dizgin devam eden Atl. Madrid deplasmanlarda iç sahadaki gibi riskleri alarak oynamak yerine yine daha çok ortasahayı kalabalık tutarak başladı maça. Temsilcilerimizden Arda sakatlığı sebebiyle oynayamazken Emre ise yedeklerde yer aldı. Tempolu başlayan maçta ev sahibi Vela'nın füzesiyle öne geçmeye yakındı ki Courtois zorlukla kurtardı. Gol olsaydı sezonun en erken golü olarak kayıtlara geçecekti. İlk yarım saatlik dilimde Sociedad'ın baskın olduğu Madrid'in ise oyunu kendi yarısahasında kabullendiği bir maç izledik. Madrid ise ilk atağını 30.dakikada Garcia'nın kafa vuruşuyla gerçekleştirdi ancak sonuç gelmedi. Bu dakikadan sonra da oyunu rakip yarısahaya yığan Sociedad sağlı sollu ataklarında ya savunmayı aşamadı ya da Courtois'e takıldılar. 2.yarıda kapanan Madrid yerine topa daha çok hakim olmak isteyen bir Madrid vardı. Nitekim bu baskı sonucu Falcao' da kendini hissettirmeye başladı. 2.yarının ortalarında çektiği şut direğin hemen dibinden gitti. Son 20 dakikada iki takımda artık belli riskleri alarak birbirlerinin üstüne giderken A.Madrid adına kullanılan serbest vuruşta M.Gonzalez'in ters kafasını kaleci Zubikarai müthiş bir refleksle kornere çeldi. Ev sahibi adına en net pozisyon olarak nitelendirebileceğimiz pozisyon ise karşı karşıya kaçırdığı golle Vela'nın beceriksizliği oldu. Meksika'lı oyuncu topu üstten dışarı atarak takımına galibiyeti getirecek golü adeta harcıyordu. Kalan dakikalarda iki ekipte beraberliğe razı bir görüntü sergilerken 90.dakikada süpergolcü Falcao sahneye çıkarak enfes bir frikik vuruşuyla takımına hayat verdi. Simeone yönetiminde tam bir takım olgusunu kazanan Madrid ekibi hem şehirde hem de içinde büyük bir hava yaratmış durumda. 8.haftası geride kalan La Liga'da Barça'yla aynı puanda bulunarak takibini sürdürdüler.
SEVİLLA 3 – 2 MALLORCA
Sezona istediği başlangıcı yapamayan Sevilla Mallorca karşısına mutlak galibiyet parolasıyla çıkarken ilk dakikalardan itibaren yoğun baskısını rakibi üstünde hissettirdi. İlk 15 dakikalık dilimde akıllarda kalan en net pozisyon Rakitic'in şutunun savunmadan döndükten sonra Negredo'nun şık vuruşunun İsrail'li kaleci Aouate tarafından engellenmesiydi. Bu dakikadan sonra dengeyi kuran Mallorca özellikle dos Santos'la etkili kullandığı sol kanattan yakaladığı kontratakta bu oyuncunun ortasını gole çeviren Bigas'la tabelayı değiştirdi. Golün ardından hemen şoku atlatan Sevilla Del Moral'ın şık ortasında topu uzaklaştırmaya çalışan Mallorca savunmasından seken topa Negredo müthiş bir vuruşla beraberliği getirdi. Gol düellosu Sanchez Pijuan'da devam ederken 1 dakika sonra yine dos Santos'un ara pasıyla karşı karşıya kalan Hemed yerden uzzak direğe yaptığı şutla takımını tekrar öne geçmeyi başardı. İşte bu dakikadan sonra ilk yarının bitimine kadar oyundan düşmüş bir Sevilla izledik. 2.yarıda yeniden beraberlik için yüklenirken maç içinde kanatları çok iyi çalışan Sevilla'da Cicinho'nun enfes kesmesine Negredo'nun kafası yine dengeyi sağladı. Golün moraliyle Endülüs ekibi iyiden iyiye bu kez ilk kez öne geçmenin fırsatlarını ararken Rakitic'in kullandığı kornerde yine savunmanın uzaklaştıramaması sonucu Cicinho'nun şutu savunmaya çarparak Mallorca ağlarına gitti. Bu galibiyetle büyük moral bulan Sevilla üst sıraların umudunu korudu. Mallorca'da ise yazıda sıkça belirttiğim üzere savunma hataları başroldeydi. Topu uzaklaştırma konusunda son derece amatörce davrandılar.
DEPORTİVO LA CORUNA 4 – 5 BARCELONA
İspanya böyle maç görmedi, tanık olmadı. Riazor'da yaşanan tarihi geceye tanık eden biri olarak kendimi şanslı biri olarak gördüğümü söylemeliyim önce. Toplamda atılan 9 gol, heyecanın had safhada, her an pozisyonunun yaşandığı, tribünlerin hatta ekranları başında maçı takip edenlerin hop oturup hop kalktığı mücadele akıllara kazındı. Deportivo T.D'ü Oltra'ya maç öncesinde “Barça'ya 4 gol atacaksınız deseler” herhalde güler geçerdi. Hatta 18.dakikada Barcelona maçı 3-0'a taşıdığında stadı bile terkedeceklerini düşündüğüm bir Riazor sakinleri vardı. Alba, Tello ve Messi'nin şık golleriyle öne geçen Barça stadı tamamen sessizliğe bürürken 22.dakikada ufak bir kıvılcım herşeyin başlangıcı oldu. Pizzi'nin penaltısıyla farkı 2'ye indiren ev sahibi 10 dakika sonra durumu 3-2 ye getirip müthiş bir maça imza atmaya devam ediyordu. Taraftarını tekrardan uyandıran Deportivo bu dakikadan sonra moralle oynarken Messi herşeyin kontrolünde olduğunu ima eden golüyle devrenin 4-2 kapanmasını sağlıyordu. 2.yarıda müthiş bir taraftar desteğiyle sahada olan Deportivo Pizzi'nin enfes frikiğiyle farkı 1'e indirirken golden 1 dakika sonra Mascherano'nun oyundan atılması ibreyi Deportivo'ya çevirdi. Golden sonra bu sezon frikiklerini epey geliştiren Messi'nin kesmesi direkten dönerken Barcelona adına şanssız anlardan biriydi. Oyun artık tamamen ortasaha mücadelesine dönmüşken 76.dakikada Messi hattrick yaparak takımını rahatlattı. Artık maçın böyle gideceği düşünülürken sol kanadı etkili kullanan Deportivo atağında yapılan ortaya ters vuruş yapan Alba maçı 5-4'e taşıyordu. Kalan dakikalarda duran toplarla etkili olmaya çalışan ev sahibi golü bulamayınca mağlubiyeti kabullendi. Maçtan sonra iki takım oyuncuları da orta göbekte toplanıp birbirlerini kutlarken taraftarlar oyuncuları dakikalarda alkışlara tuttular. Şüphesiz Barça'lısı Deportivo'lusu hatta maçı izleyen milyonlar harika bir geceyi geride bıraktılar. Barça adına şunu söylemek gerek ki, Guardiola döneminde önde yapılan baskı Villanova'yla son bulmuşa benziyor. Bu sebeple takımlar Katalanlar karşısında daha çok pozisyona giriyorlar. Bu duruma çare bulmalılar. Yoksa geçen sene ki gibi Şampiyonlar Ligi hayal olur.
MALAGA 2 – 1 VALLADOLİD
Geçtiğimiz hafta Atl.Madrid'e 2-1 kaybeden Malaga üst sıralardan kopmamak adına Valladolid'i ağırlarken son 2 haftanın morallisi konuk ekip maça hızlı başlayan taraftı. İlk dakikalarda sol kanadı çok etkili kullanan Valladolid'de Ebert'in sert şutu Caballero'nun elleri arasında eridi. Ataklarını sıklaştıran ekipte Omar Ramos'un 3 oyuncuyu birden çalımlayıp vuruşunda Caballero'dan dönüşünün ardından topla buluşan Manucho'nun yerden şutu takımını 1-0 öne geçirdi. Golden sonra sağ kanattan etkili olmaya çalışan Malaga Jesus Gamez'in yere düşmesi ve Portillo'nun ortasında Valladolid savunmasının eline çarpması sonrası penaltı beklese de hakem Iglesias oralı bile olmadı. İlk yarının sonlarına doğru bu kez ortadan rakibini açmaya çalışan Malaga Isco'nun yerden kaleciyi çaresiz bırakacak vuruşuyla maça denge getirdi. 2.yarının tek hakimi olan Malaga Joaquin, Isco hatta Eliseu'yla net pozisyonları değerlendiremezken Manucho'nun hava mücadelesinde rakibine sert hamlesi takımını 10 kişi bıraktırttı. Saviola'nın ceza sahasına hızla girip Sereno tarafından düşürülmesi hakem tarafından penaltı olarak değerlendirilirken tecrübeli yıldız Joaquin topu farklı şekilde auta gönderdi. 2 dakika sonra ise 18'den yaptığı vuruş Dani'den döndü, takibini devam ettiren Joaquin hem takımına galibiyeti getirdi hem de kendisini böylece affettirmiş oldu. Malaga sezon başında yaşadığı küçülmeye, önemli isimlerinin gidişine rağmen boşlukları iyi isimlerle doldurarak semeresini yemeye başladı. Şampiyonlar Liginde Milan'ı da deviren ve 3'te 3 yapan ekip oldukça moralli.
GRANADA 1- 2 ZARAGOZA
Geçtiğimiz hafta Getafe karşısında 2 cezalı veren Zaragoza için Granada deplasmanının zorlu geçeceğini düşünürken maçın hemen 3.dakikasında duran toptan gelen ortayı kafayla tamamlayan Postiga takımını öne geçirdi. Golden sonra oyunu dengelemeye çalışsa da ev sahibi istediği pozisyonları bir türlü bulamadı. Sol tarafı etkili kullanan Zaragoza'da Abraham'ın ortasına 6 pasta dokunan Victor farkı 2'ye çıkardı. Golden sonra duran toplarla etkili olmaya çalışan Granada golü bulamayınca devre 0-2 bitti. 2.yarıya da etkili başlayan Zaragoza'ydı ve Movilla'nın duran toplarıyla iyice rahatlamak istediler. Bu dakikadan sonra taraftarının da desteğini alan Granada önce kaptan Lopez ardından Siquera'yla gole yaklaşsalar da sonuç vermedi. Riskleri alan Granada açıkları verirken Apono'yu sert bir şekilde düşüren Irıney takımını 10 kişi bıraktı. Bundan 4 dakika sonra kullanılan kornerde Faslı golcü El-Arabi'nin kafası farkı 1'e indirirken Zaragoza açıklar veren rakibi karşısında bir türlü farkı açamadı. Mücadeleyi kazanan Zaragoza 2 hafta sonra galibiyet alırken bu sezon istikrarsız görüntülerini devam ettirdiler. Şöyle ki takım kaybettiği 5 maçta da gol atamazken ligdeki tüm maçlarda gol yeme özelliğini kaybetmediler. Savunmadaki açıklara çare olamazlarsa geçen sezonki gibi sıkıntılar devam edecektir. Granada ise ilk dakikalarda yenen golün şokunu atlatamayınca mağlubiyeti kabullenmek zorunda kaldı.
VALENCİA 3 – 2 ATHLETİC BİLBAO
Deplasmanlarda istediği puanları elde edemeyen Valencia iç sahada bunları telafi etmeye çalışsa da üst sıraların treni kaçmaya başladı. Mestella'da ağırladıkları Bilbao kolay lokma olmayacağını ilk dakikalardan itibaren gösterdi. Aduriz'in şık vuruşuyla öne geçen Bilbao golden sonra savunmaya çekilerek büyük hata yaparken sol kanadın etkili isimleri Viera ve Bernat Iraola'ya zorlu anlar yaşattılar. Viera'nın sol taraftan içeriye kat etmesi sonrası açtığı orta Bilbao savunmasının eline çarpınca penaltıyı gole çevirmek 1.5 aydır suskun golcü Soldado'ya düştü. Golden hemen sonra yeniden ataklarını sıklaştıran Bilbao formda golcüsü Aduriz'le tekrardan öne geçerken Aduriz'in gollerden sonra sevinmemesi eski takımına karşı duyduğu saygıyı gösterdi. 2.yarıda oyunu daha çok kendi yarı sahasında kabullenen Bilbao rakibini daha çok uzun şutlara mecbur tuttu. Son 20 dakikalık bölüme girerken Herrera'nın rakip sahada Tino Costa'ya gereksiz olarak vurması takımını 10 kişi bırakırken bir bakıma olacakların baş sorumlusu haline geliyordu. Oyuna giren Valdez'le birlikte hücum hattını kalabalıklaştıran Pellegrino bunun karşılığını Tino Costa'nın golüyle alırken herkes mücadelenin böyle biteceğini düşündüğü anda kullanılan serbest vuruşa kısa boyuna rağmen müthiş kafa vuruşuyla takımına hayat getiren Valdez'i unutuyordu. Paraguay'lı golcünün golünden sonra Mestella yıkılırken Valencia başkanı Manuel Martin bile sevincini gizleyemiyordu. Bu sonuçla büyük moral bulan Valencia bir bakıma bu zaman dilimine kadar oynadığı zorlu fikstürü de atlatmış oldu. Şimdi rakip Betis ve geçen sene 90'da yedikleri 2 golle mağlup oldukları bu deplasmanda rövanşı almak isteyeceklerdir. Bilbao ise Getafe karşısında yeniden çıkışa geçer.
GETAFE 0 – 1 LEVANTE
Sezona iyi başlayan Levante Getafe deplasmanında oyuna hızlı başlayıp uzaktan şutlarla Moya'yı avlamaya çalışsa da Moya maça oldukça konsantreydi. İlk yarı boyunca Levante'nin atak olduğu maçta Getafe ise Pedro Leon'la etkili olmaya çalışsa da savunma buna fırsat vermedi. 2.yarı Getafe ataklarıyla geçerken Levante kalecisi Munua şık kurtarışlarıyla dikkatleri çekti. Getafe kanadında kiralık oynayan Leon'un ne kadar önemli bir isim olduğunu haftalar geçtikçe görüyoruz. Kullandığı her duran topta takımının tehlikeli olmasını sağlıyor. Levante 2.yarıda tamamen kontratağı benimserken Martins'in 90 dakika boyunca bişey yapmayıp hocasının ona tahammül etmesi de ayrı bir parantezdi. Maç böyle bitecek diye düşünürken, hatta takımlar bunu göz önüne alıp riskten kaçınırken Michel'in Moya'yı önde görüp 35 metreden attığı şut takımının çok önemli bir deplasmandan 3 puanla dönmesine sebep oldu. Getafe yine son vuruşlarda büyük sorun yaşarken her zaman belirttiğim üzere devre arasında mutlaka golcü alınmalı. Levante Granada'yla oynayacağı maç öncesi moral bulurken rakibinin deplasman fobisinden çok iyi yararlanacaktır.
ESPANYOL 3 – 2 RAYO VALLECANO
Ligde galibiyeti olmayan tek takım olarak dikkati çeken Espanyol artık kazanmalıydı ve Vallecano bunun için en uygun rakipti. Ancak ilk dakikalarda istekli olan tarafın Vallecano olması da güzel bir maç olacağının işaretiydi. Leo Baptistao'nun kafasıyla öne geçen Vallecano her ne kadar karar çizgiyi geçip geçmedi diye tartışılsa da ilk yarım saatlik dilimde etkili olan taraftı. Golün şokunu atlamatayan Espanyol'da oyuncuların stresli görüntüsü dikkatlerden kaçmazken savunmayı ortasahada kuran Vallecano'ya cezayı araya iyi sarkan Verdu kesiyordu. Tecrübeli kaptan yaptığı şık vuruşla beraberliği sağlarken devre 1-1 bitti. 2.yarıya da müthiş başlayan Espanyol'de yaşanan müthiş karambol sonrası top Verdu'nun önünde kalınca kaptan gemisini ilerletmeye devam ederek durumu 2-1'e taşıdı. Ancak Vallecano'nun maçı bırakmaya niyeti yoktu. Golcüsü Baptistao tekrar sahneye çıkarak durumu 2-2'ye taşırken ligde de 4.golüne imzasını atıyordu. 70.dakikada oyuna Sergio Garcia ve Stuani'yi sokan Pochettino bunun karşılığını ikilinin müthiş anlaşması sonrası Stuani'nin bitirici vuruşuyla aldı. Espanyol ligdeki ilk galibiyetini alırken bu sezon kazanmanın ne kadar zor olduğunu bir kez daha anladılar. Sergio Garcia'nın her ne kadar istenilen seviyede olmasa da oynaması taraftarıyım. Tecrübesiyle çok iyi adam eksilten son vuruşlarda takımına çok gol kazandıracak bir isim. Bu galibiyet şüphesiz büyük moral getirecek ve hafta sonu yorgun gelecek Malaga karşısında en büyük kozları olacak. Vallecano ise Barcelona karşısında imkansızı başarmaya çalışacak.
REAL MADRİD 2 – 0 CELTA VİGO
Ligde Barcelona'yla aradaki farkı eritmeye çalışan Real Barnebau'da Celta Vigo'yu ağırlarken çok rahat bir maç çıkarttı. İlk dakikalarda Higuain orta mı açtı şut mu çekti bilinmez ama yaptığı vuruşun müthiş yere gitmesiyle takımını 1-0 öne geçirdi. Golden sonra ataklarını sıklaştıran Real Ronaldo ve duran topta Ramos'un kafasıyla gole yaklaşan Real Madrid farkı açamadı. 2.yarı da sahanın tek hakimi olan Real'de ilk defa 11'de başlayan Essien'in performansı da oldukça iyiydi. Xabi Alonso'yla da çok iyi bir uyum sergilediler. Kaka beklentilerin uzağında kalırken Mourinho devrede oyuna Di Maria'yı sürdü. Mesut'un düşmesi sonucu kazanılan penaltıyı gole çeviren ligde 9.golünü atıp yine Messi'yle yarışta bende varım diyordu adeta. Maçın 2-0 bitmesi sonrası bence en önemli özeti Ramos geçti –ki, tecrübeli savunma oyuncusu maçı neredeyse pozisyon vermeden bitirdiklerini belirtti. Sezon başından beri en büyük sorun da Real için buydu. Hücum hattının tıkandığı anlarda takımın da gol yemesi bu kadar puan kaybına sebep olmuştu. Şampiyonlar liginden Dortmund mağlubiyeti takımın moralini bozsa da Mallorca adalarından galip döneceklerini düşünüyorum. Celta Vigo ise yine iç saha performansına güvenerek Deportivo karşısında 3 puan kovalayacak.
OSASUNA 0 – 0 REAL BETİS
Pamplona'da ağırladığı Betis karşısında mutlak kazanması gereken Osasuna maça da hızlı başladı Llorente ve Lamah'la etkili olmaya çalıştılar. Betis diğer maçlara oranla bu kez rakibinin üzerine gidemeyip oyunu kendi yarısahasında kabullenen taraftı. Tabi bunda en büyük etken Osasuna'lı oyuncuların maç iştahlarıydı. 2.yarıda da oyunun tek hakimi Osasuna olurken bir ara topla oynama oranları %71 %29'a kadar gelmişti. Betis iyice savunmasına gömülürken bu kez sahneye kaleci Adrian çıkarak bütün tehlikeleri savurmayı başarıyordu. Betis'te savunmanın önemli ismi Damiao gördüğü sarı kartla cezalı duruma düşerken Valencia karşısında tecrübeli ismi bir hayli arayabilirler. Çünkü Soldado karşısında markaj işini çok iyi yapabilirdi. Sonuç olarak Betis oynadığı oyuna göre aldığı puana sevindi. Osasuna ise Espanyol'un kazanmasıyla ligin dibine demir attı. Arda'nın geri dönmesini beklediğimiz Atletico Madrid deplasmanında işleri bir hayli zor.
