Ligde Barcelona'nın Real'le berabere kalmasından sonra gözler şüphesiz bu maçtaydı. İki ekipte formda ve son derece moralli bir şekilde maça çıktılar. Evinde oynamanın avantajıyla maça hızlı başlayan Madrid Emre'nin ilk kez 11'de çıktığı maçta rakibinin üzerine bir hayli gitti. Emre'nin müthiş ortasına uçarak kafa vuran Falcao yine takımı adına tabelayı değiştiren isim oldu. Golden sonra toparlanan Malaga ise Madrid kalesine yüklenerek oyun kontrolünü eline aldı. Nitekim geliştirdiği birkaç atak sonrası Santa Cruz'un fırsatçılığını konuşturarak duruma eşitlik geldi. 2.yarıda Madrid hücum hattının sorumluluk alması Madrid'in hücum hattında daha çok tutmasını sağladı. Böylece golü daha çok isteyen ekibin Madrid olduğunu gördük. Falcao ilk yarıya oranla Camacho tarafından daha sert bir şekilde marke edilince pasif durumda kalsa da arkadaşlarına pasör görevi yaptı. Malaga'da Pellegrini Isco'yu oyundan alırken bir bakıma 1 puana razı bir görüntüde olduğunu gösterdi. Son dakikadaki frikik organizasyonunda topun arkaya aşırılması sonrası Falcao-Wellington çekişmesinde Wellington'un ters vuruşu Vicente Calderon'un coşmasını sağladı. Maç içerisinde öyle kırılma anı oldu ki belki de Madrid rahat kazanabileceği maçı son dakikada kopardı. 1-0'ken Falcao'nun pozisyonu hakem tarafından ofsaytla durdurulurken pozisyonun ofsayt olmadığını gördük. Emre'nin ilk kez 11'de çıkması sevindiriciydi ve tecrübeli oyuncu oyunda kaldığı 60 dakika boyunca çok olumlu işler yaptı. Maçın yıldızı ise geldiği günden beri büyük katkı sağlayan süper golcü Falcao'ydu. Alınan bu galibiyetle Barcelona'yla puanları eşitlediler ve ilk kez Madrid'in diğer tarafı Atletico kesmi geleceğe umutla bakmasını sağladı.
CELTA VİGO 2 – 0 SEVİLLA
Sevilla eksiklerle geldiği Balaidos'ta zorlu bir maça çıkacağını iyi bildiği için maça temkinli başladı. Celta Vigo ise rakibinin aksine daha hızlı başlayıp ilk dakikalardan skor üstünlüğünü ele geçirmek istedi. İlk yarının ortalarında oyunu dengeleyen Sevilla golcüsü Negredo'yla girdiği pozisyonları değerlendiremezken kaleci Alvarez kurtardığı 2 net pozisyonla takımının maçta kalmasını sağladı. 2.yarıda tekrardan oyun üstünlüğünü ele geçiren ev sahibi geçen sezon 24 gol atarak takımının La Liga'ya çıkmasında büyük rol oynayan golcüsü Iago Pascal'ın penaltı golüyle öne geçmeyi başardı. Geri kalan kısımda uzaktan şutlar ve duran toplarla etkili olmaya çalışan Endülüs ekibinde Jesus Navas beklentilerin çok altında bir performans sergiledi. Celta Vigo'da oyuna 84'te girip 1 dakika sonra golü atan De Lucas takımının rahatlamasını ve maçı koparmasını sağlarken maçın yıldızı yediği 2 golde yapacağı hiçbir şey olmayan Palop'tu. Kurtardığı toplarla farkın açılmasını engelleyen, takımın her dakika oyunda tutmayı sağlayan tecrübeli kaleci yine kalitesini konuşturdu. Önümüzdeki hafta formda Mallorca'yı ağırlayacaklar ve üst sıralara tutunmak adına çok önemli bir maç. Celta Vigo ise Barnebau'da Madrid karşısında elinden geleni yapacaktır fakat puan almaları zor görünüyor.
RAYO VALLECANO 2 – 1 DEPORTİVO LA CORUNA
Son 3 haftada kalesinde 12 gol gören Vallecano, Valladolid deplasmanında yediği 6 gol için taraftarından özür dilemek için sahadaydı. Deportivo karşısında maça oldukça hızlı başlayıp pozisyonlar üreten taraflardı. Nitekim Delibasic önderliğinde hücum hattında oldukça üretken gözüktüler. Sağ kanadı maç boyunca etkili kullanmalarının meyvelerini yarım saatte buldukları 2 golle aldılar. Karadağlı golcü Delibasic takımı için ne kadar önemli bir golcü olduğunu da gösteriyordu adeta. Teresa Rivero'da devrenin böyle biteceğini düşünürken ender gelişen Deportivo atağında Fuego'nun rakibine yüklenmesi sonucu penaltıdan durum 2-1'e geldi. 2.yarıda Deportivo baskısı beklerken pozisyonları bulan ekip yine Vallecano oldu. Gol kaçırma rekoruna başta Delibasic'in ortak olduğu hücum hattı farkı arttırmak için gerekli pozisyonları bulsalar da gerek Aranzubia'nın kurtarışları gerekse son vuruşlardaki becereksizlik stresin artmasına neden oldu. Tüm bunların üstüne son dakikalarda Riki'nin karşı karşıya yakaladığı pozisyon gol olsa iyi başlayan maç Vallecano adına hüsranla bitebilirdi. Sonuç olarak Vallecano 3 haftalık travmadan sonra moral buldu. Açıkçası milli maç arasının en iyi gelecek takımlardan biri olduğunu düşünüyorum. Geçen sezon küme düşmemeyi son hafta garantileyen ekip işi baştan sıkı tutuyor. Bu açıdan baktığımızda sezon başı performansları iyi denecek seviyede. Deportivo'da ise deplasmanlardaki sorun devam ediyor. Bu hafta Barcelona karşısında mutlaka reaksiyon göstereceklerdir fakat formda Messi'yi tutamadıkları takdirde mağlubiyet kaçınılmaz olur.
REAL ZARAGOZA 0 – 1 GETAFE
Geçen sezon yaşadığı düşme korkusunu yaşamak istemeyen Zaragoza bu doğrultuda bir çok transferle sezona başlamıştı –ki, herşeyin farklı olacağını düşünürken geçen seneden farklı bir durum olmadığını görmeye başladık. Getafe karşısında mutlak 3 puanla çıktıkları maçta daha 9.dakikada Romaric'in atılması işlerin tam tersine dönmesine sebep oldu. Buna rağmen duran toplardan etkili olmaya çalışan ev sahibi direğe ve kaleci Moya'ya takıldı. Duran toplardan Movilla'nın güzel kesmeleri son derece tehlikeli pozisyonları yarattı. 2.yarıda rakibinin 10 kişi kalmasını değerlendirip ortasahayı kapan Getafe rakibi üzerinde etkili ataklar gerçekleştirse de gerek çekilen şutlara gerekse girilen pozisyonlara karşı kaleci Roberto harika kurtarışlara imza attı. Bununla birlikte Leon'un cezasahasında düşürülmesi hem penaltıya hemde Zaragoza'nın 9 kişi kalmasına sebep oldu. 65.dakikada skor üstünlüğünü ele geçiren Getafe bu dakikadan sonra sahanın tek hakimi olurken yine Roberto'yu geçemedi. Getafe 9 kişiyle yine duran toplardan etkili olmaya çalıştı. Hatta yine Movilla'nın ortasında Postiga'nın kafa vuruşunu Moya çizgide tutarak adeta 3 puanı takımına getiriyordu. Belki de bu gol olsa 9 kişiyle puan almayı başaran bir Zaragoza'yı konuşuyor olacaktık. Herşeye rağmen 9 kişiyle rakiplerine çok ezilmediler. Ancak duran toplar dışında organize atak gerçekleştiremediklerini belirtmek gerek. Önümüzdeki hafta iç sahada etkili Granada karşısında Romaric ve Alvaro'suz olacaklar. İşleri oldukça zor. Getafe ise hücum problemlerini biraz da olsa çözmüşe benziyor. Bu moralle Levante'yi de devirebilirler. Ayrıca şunu belirtmek gerek ki, maçın hakemi Muniz Fernandez kartına hemen hemen her maçta başvuran ve kırmızı kartı kolay çıkaran bir hakem. Geçen sezonda 19 maçta 13 kırmızı kart göstermişti. Bu sezonda daha 4.maçında 3 kez kırmızı kartına başvurdu. Bir anlamda Zaragoza'da hakem Muniz'in çarpıldı diyebiliriz.
VALLADOLİD 1 – 1 ESPANYOL
Espanyol'un sezon başlangıcını bu kadar kötü yapacağını düşünmüyordum. Pochettino takımın başına gelişinde ilk sezonda savunmasıyla öne çıkan ekip bu sezon tam tersine savunmada yaptığı hatalarla dikkati çekiyor. Tabi Kameni'nin gidişinin ardından yerine geçen kaleciler onun performansını arattılar. Bu sezon işin savunma yönünü ilk kez Valladolid deplasmanında iyi uyguladılar. Hatta ilk yarı boyunca rakiplerine sadece şut çektirmeye zorladılar. İlk yarıda 10 kişi kalmalarına rağmen ortasahada Verdu'nun topları iyi kullanması takımın topa daha çok hükmetmesini sağladı. Bu sezon İnter'den kiralanan Longo'nun penaltıyı yaratması, Verdu'nun da gole çevirmesi belki de ilk galibiyete bu kadar yakınlaştırdı takımı. Şunu da belirtmek gerekir –ki, Longo dinamizmiyle bir çok maçta takımını pozisyona sokup, tehlikeli duran toplar kazanmalarını sağlayabilir. Golün ardından sonra savunmaya çekilen Espanyol rakibinin üstüne gelmesine müsaade etti. Üst üste kullanılan kornerlerden sonra arka direkte Marcos'un dokunuşuyla eşitliği sağlayan Valladolid 1 puanı kurtarıyordu. Golün ardından Verdu'yla son dakikada golü bulan Espanyol kalkan ofsayt bayrağıyla adeta yıkıldı. Tekrarını izlediğimizde ise Verdu'nun ofsayt olmadığını görünce Espanyol'un hakemler tarafından mağdur edildiğini tanık olduk. Espanyol adına söyleyebilirim ki, bu savunma anlayışını devam ettirdikleri sürece galibiyet haftası gecikmeyecektir. Önümüzdeki hafta Vallecano karşısında beklenen galibiyet gelebilir. Valladolid ise tekrardan çıkış arayan Malaga deplasmanında bu futbolla direnemeyecektir.
REAL BETİS 2 – 0 REAL SOCİEDAD
Deplasman fakiri Sociedad evinde gösterdiği müthiş performansı en azından Betis deplasmanına yaymak istiyordu fakat maça hızlı başlayan ekip Betis olmuştu. Duran topların Betis açısından önemini ilk haftadan itibaren kavradık. Nitekim savunmadaki uzun boylu isimlerin hemen hemen her maçta etkili olduklarına şahit olduk. Bocalayan Sociedad savunmasının topu sürekli dışarı atması sonrası kazanılan kornerlerin birinde Paulou'nun golüyle öne geçen Betis taraftarının da büyük desteğini arkasına alarak moral buldu. İlk yarının bitimine kadar özellikle Vela'yla 2 net pozisyondan yararlanamayan Sociedad kaleci Adrian'a takıldı. İkinci yarısı tam bir sinir harbi içinde geçen mücadelede sarı kartlar havada uçuştu. Yine Vela'yla etkili olmaya çalışan Sociedad bir türlü kaleci Adrian ve direkleri aşamadı. Belki de ilkkez deplasmanlarda bu denli pozisyon buldular. Son 20 dakika oyunun temposunu düşüren Betis rakibini de oyundan düşürerek dengeyi sağladı. Yine duran toptan gelen golle farkı 2'ye çıkartıp ligdeki 4.galibiyetlerine imza attılar. Sevilla, Valencia ve Bilbao'nun kötü başladığı sezonda topladıkları puanlarla kendilerini bir anda 4.sırada gördüler. Bu durum bile Pepe Mel'in ekibini morallendiren unsur olacaktır. Önümüzdeki hafta formsuz ekiplerden Osasuna deplasmanında puan arayacaklar. Sociedad ise evindeki krallığını Atl.Madrid karşısında sürdürebilir mi ? soru işareti ancak şimdiden gollü bir mücadele olacağını düşünebiliriz.
LEVANTE 1 – 0 VALENCİA
Lige ve Avrupa'ya sıkıntılı başlayan Valencia önceki senelerden alışık olmadığımız şekilde üst sıralardan kopabilir. Banega'nın uzun süreli sakatlığı takımı çok etkilemişe benziyor. Geçen sezonki savunma uyumundan eser yok. Banega'nın sakatlığı, Alba'nın gidişi derken takım M.Topal'ı bile arıyor diyebiliriz. Keza Soldado'nun 7 haftalık performansı da ortada. Hiç bu kadar formsuz olduğunu da görmemiştik. Golcü oyuncu attığı 2 golü de Deportivo maçında bulmuştu. Levante ise iç sahada her zaman olduğu gibi ligdeki hangi takım olursa olsun puan alabilecek seviyede. Özellikle Martins gibi bir isme sahip oldukları için şanslılar. Geçtiğimiz sezonlarda Kone, bu senede Martins gibi hızlı forvetlerden maksimum derece verim aldılar. Kapalı futbol anlayışı olan maçlarda Martins'i çok iyi şekilde pozisyona sokabiliyorlar. Golden sonra Valencia'nın etkili olacağını düşünürken 2.yarı Guaita ve Levante forvetleri arasındaki mücadeleyle geçti. Guaita yaptığı kurtarışlarla şüphesiz maçın yıldızlarından biriydi. Farkın açılmasını engelleyerek takımını sahada tutmaya çalışsa da geçtiğimiz sezon ki Valencia'dan eser yoktu. Keza bu sezon Malaga ve Atl.Madrid'in formları ortada. Her sezon bırakmadıkları 3.sıra bu sezon sıkıntıya girebilir. Milli maç arası muhakkak takıma olumlu etki yaratacaktır. Sorunlar yaşayan Bilbao karşısında toparlanacaklardır. Levante ise hücum problemlerini aşmış görünen Getafe deplasmanında puan arayacak. Galibiyet sürpriz olmaz.
MALLORCA 1 – 2 GRANADA
Ligde evinde topladığı puanlarla sıralamada üst sıralara tutunmaya çalışan Granada gol atamayıp puan alamadığı deplasmanlarda ilkleri yaşamak istiyordu. İç sahada müthiş bir sezon başlangıcı yapan Mallorca karşısında maça hızlı başlayan ekip Brahimi ve El Arabi'yle net pozisyonlardan yararlanamazken kaleci Aouate'nin kurtarışları ön plandaydı. Oyunda dengeyi kuran Mallorca ise golcüsü Hemed'le pozisyonlara girse de bunları cömertçe harcadı. İlk yarısı karşılıklı ataklarla geçen mücadelede 2.yarıda da aynı senaryo devam ederken korner atan Mallorca'nın tüm hatlarıyla ilerde yakalanması tam anlamıyla amatör bir hataydı. Bunu çok iyi değerlendiren El Arabi 60 metre sürdüğü top sonrası Nsue sonrası düşürülünce hem rakip 10 kişi kalıyor hemde penaltı kazanılıyordu. Bu pozisyon da Nsue'nin rakibinin dibinde olmasına rağmen cezasahasına girmeden indirmemesi de büyük bir hataydı. Golden sonra da gol pozisyonlarına giren Granada Torje'yle farkı 2'ye çıkartıp ilk deplasman galibiyetine yaklaşıyordu. Mücadele boyunca 3-4 net pozisyondan yararlanamayan Hemed'in müthiş kafa golü ev sahibi adına yetmedi. Böylece Mallorca ilk iç saha mağlubiyetini, Granada ise ilk deplasman golleri ve puanlarına ulaşıyordu. Önümüzdeki hafta cezalı ve sakat oyuncularından sebep sıkıntılı Zaragoza karşısında da Granada galibiyeti izleyebiliriz. Mallorca ise Sevilla deplasmanında puan arayacak. Savunmadaki hatalar devam ederse puan almak hayal olur.
ATHLETİC BİLBAO 1 – 0 OSASUNA
Lige iyi başlayamayan iki ekibin mücadelesinde Bilbao maça hızlı başlayan taraf oldu. İlk yarı boyunca sağ kanadı verimli bir şekilde kullanan ev sahibi Aduriz'in bitirici vuruşuyla öne geçip morallendi. Taraftarının da desteğini alarak ilk yarım saatte rakibine nefes aldırmayıp daima 2.golü bulmak için savaştılar. Çaresizlik içinde olan Osasuna'da duruma müdahale eden Mendilibar oyuna Punal ve Lamah'ı alarak ortasahadaki direncin artmasına, aynı zamanda topun kendilerine kalmasını sağladı. Maç boyunca duran toplardan etkili olmaya çalışan Osasuna'da Toribio, Lamah ve Timor'un şutları direkten döndü. Olumsuz tarafları ise organize atakları olmayışıydı. Tabi bunda Bilbao savunmasının çok dikkatli oynamasının da payı var. Rakibinin risk aldığı anlarda de Marcos'la 3 net pozisyondan yararlanamayan Bilbao bir anlamda da Fernandez'in başarılı performansına takıldı. Bilbao tarafında son vuruşlardaki beceriksizlik dışında çok bir maç oldu. Bielsa'yı her hafta çift forvet oynatmadığı yönünde eleştiririm. Yine bu konuda aynı düşüncede olup Aduriz-Llorente 2'lisine aynı anda şans vermesi yönünde beklentim var. Bu takımı daha hücum hattında daha üretken daha golcü yapacaktır. Bilbao'nun artık toparlanacağı yönünde bir işareti var. Bununla birlikte formsuz Valencia karşısında sürpriz yapabilme olasılıkları da var. Osasuna ise Betis karşısında galibiyet kovalayacak. Ancak duran toplarda uzun Betis oyuncularına dikkat etmeleri gerek.
BARCELONA 2 – 2 REAL MADRİD
Dünyanın dört gözle beklediği El Classico bu kez takımların hiç bu kadar puan olarak uzak olmadığı bir mücadeleye tanık olacaktı. Katalanlar kazanıp ligi daha 7.haftada bitirmek, Los Galacticos ise kazanıp farkı kapatmak amacındaydı. Nitekim farkı kapamak isteyen, ligde üst sıralara yaklaşma çabasında olan Real maça da hızlı başlayıp Barça ortasahasını adeta baltaladı. Xavi-İniesta pas trafiğini Alonso ve Khedira'yla kesen Mourinho Ronaldo, Di Maria, Mesut 3'lüsüyle atakları şekillendirmeye çalıştı. Keza bu çalışmaların sonucu Ronaldo'nun köşeye müthiş vuruşuyla taçlanarak Camp Nou'yu susturdu. Golden sonra toparlanıp dengeyi kuran Barça'da Messi bu kez daha çok sorumluluk alarak pozisyonları hazırlamaya koyuldu. Bu atakların birinde ise Real savunmasının beklenmedik hatası pahalıya mal olarak Sihirbazın golüne engel olamamalarına neden oldu. El Classicolarda görmeye alıştığımız Barça oyun üstünlüğü bu kez Real tarafında gerçekleşiyordu. Bunda en büyük etken Khedira ve Alonso'nun maça olan konsantrasyonlarıydı. Taa ki 60.dakikaya kadar ortasaha mücadelesi içinde geçen mücadelede Sihirbaz yine şapkadan tavşan çıkartırcasına attığı harkulade frikik golüyle uyuyan Camp Nou'yu ayağa kaldırmayı başarıyordu. Golden sonra oyundan düşmesini beklediğim Real Madrid ise tam aksine hemen ayağa kalkarak Ronaldo'yla golü buldu. Yıldız isim tribünlere yine “ben buradayım” mesajını vermeyi de ihmal etmiyordu. 65.dakikadan sonra iki takımda istediği pozisyonları bulamazken son 25 dakikalık dilimde akıllarda kalan en net pozisyon Montoya'nın direkten dönen şutuydu. Oyuncu bazında konuşmak gerekirse Xavi-İniesta'yı belki de bu kadar pasif izlediğimiz bir maç olmamıştır. Onların kötü oynaması her ne kadar 2 gol atsa Messi'yi de büyük ölçüde etkilemişti. Savunmada Pique ve Puyol'un yoklukları da yenen gollerde ne kadar önemli oyuncular olduklarını bir kez daha gözler önüne seriyordu. Kısacası Messi-Ronaldo düellosu şeklinde geçen maçta Barça farkı korumayı başardı en azından. Real Celta Vigo karşısında tekrardan çıkışa geçecektir. Barcelona ise genelde üstünlük kurduğu Riazor'da sürpriz yaşamak istemeyecektir. Maçın yıldızlarını konuşmak gerekirse ; Khedira-Alonso ikilisi diyebiliriz.
