comScore

Serie A'da 7.haftanın ardından

18 Ekim 2012, Perşembe 04:01

İtalya Serie A'da 7.hafta geride kaldı. Milano derbisinde gülen taraf İnter oldu. Erdi Olcay, Futbolarena için karşılaşmaları değerlendirdi.

CHIEVO 2-1 SAMPDORIA

Üst üste 5 maç kaybeden Chievo'da, geçen hafta Palermo deplasmanında alınan 4-1'lik mağlubiyetin ardından Domenico Di Carlo'nun görevine son verilmişti. Teknik direktörlüğe eski futbolcuları Eugenio Corini'yi getirdiler. Corini yönetiminde çıktıkları ilk lig maçında iç sahada Sampdoria'yı 2-1 yenerek rahat bir nefes aldılar. Sahada oynanan futbol iç açıcı değildi fakat uzun bir süre sonra, yeni teknik direktörle ilk maçta galip gelmeleri takıma moral kazandırmış oldu. Attıkları ilk golde savunma, ikinci golde de kalecinin büyük hatası vardı. Thereau'nun golünde adam paylaşım hatası yapan Sampdoria'da, Di Michele'nin golünde ise kaleci Romero, havadan gelen topu kontrol edemedi ve top ağlarla buluştu. Attıkları 2 golün haricinde Di Michele'nin karşı karşıya kaçırdığı pozisyon var, bunun haricinde rakip kalede ciddi bir pozisyon üretemediler. Sampdoria cephesinde ise son dönemde bir düşüş var. Hem alınan sonuçlar, hem de oynadıkları futbol iyi değil. Torino beraberliğini saymazsak, puan kaybedilen son 3 maçta vasatı aşamadılar. Chievo deplasmanında Maresca'nın frikikten attığı şık gol dışında akılda kalan net bir pozisyon yakalayamadılar.
GENOA 1-1 PALERMO

Evinde Palermo ile puanları paylaşan Genoa, ligde üst üste 3. beraberliğini almış oldu. Maçın 15. dakikasında Ilicic'in sol kanattan yaptığı ortaya dar açıdan iyi bir kafa vuruşu yapan Giorgi, Palermo'yu 1-0 öne geçirdi. Palermo'nun ve karşılaşmanın ilk pozisyonunun gol olması kuşkusuz konuk takıma büyük avantaj sağladı. Genoa, bu dakikadan sonra oyuna ağırlığını koydu ve maçın üstünlüğünü eline geçirdi. Rakip kalede de birçok pozisyon ürettiler fakat Palermo'nun kalecisi Ujkani, yaptığı kurtarışlarla kalesinde adeta devleşti. İlk 45 dakika Palermo'nun 1-0'lık üstünlüğüyle geçilirken, ikinci yarının başında Genoa, Boriello'nun kafa golü ile eşitliği yakaladı. Bu dakikadan sonra Genoa'nın taraftar desteğini de arkasına alarak galibiyete ulaşması bekleniyordu fakat öyle olmadı. Maçın geriye kalan bölümünde ilk yarıdaki baskısını kuramayan Genoa, sahadan 1 puanla ayrılmak zorunda kaldı. Palermo ise skor 1-1 olduktan sonra birkaç atak girişiminde bulunsa da son vuruşlarda başarısız oldu.

ROMA 2-0 ATALANTA

Roma deplasmanında kaybeden Atalanta, üst üste 3. yenilgisini almış oldu. Fakat son 2 maçta mağlubiyeti hak edecek futbolu oynadıklarını düşünmüyorum. Özellikle 2 hafta önce Torino karşısında 5-1 gibi farklı bir skorla mağlup olmayı kesinlikle hak etmemişlerdi. Geçen hafta ise Roma deplasmanında maça çok iyi başladılar. İlk golü yedikleri 30. dakikada kadar oyunun tek hakimiydiler. Bu dakikaya kadar Denis ile 2, Moralez ile de 1 tane %100'lük gol pozisyonlarını değerlendiremediler. Üst üste kaçırılan gollerden sonra topu ağlarında görmeleri, kuşkusuz dirençlerinin kırılmasına neden oldu. Attığı golün moraliyle rakibinin üzerine gitmeye başlayan Roma, Destro ile pozisyonlar yakalasa da genç oyuncu bu fırsatları değerlendiremedi. 62. dakikada ise Destro'nun ceza sahasında yaptığı vuruşu iyi takip eden Bradley, kaleciden seken topu ağlara göndererek farkı 2'ye çıkardı. Skor üstünlüğünü eline alan ve rahatlayan Roma, geri kalan bölümde oyunu rölantiye aldı. Maçın son bölümlerinde ise Atalanta'nın Denis ile bulduğu nizami golün ofsayt gerekçesiyle verilmediğini hatırlatayım. Atalanta'nın son 2 lig maçında şans yanında değildi ve üst üste aldıkları başarısız sonuçların ardından küme düşme hattına kadar gerilediler. Önümüzdeki hafta oynanacak olan Siena maçı kendileri için büyük bir önem taşıyor. Roma'da ise galibiyete rağmen oynanan futbol yine tat vermedi. De Rossi'siz orta alanın hem defansif hem de ofansif anlamda büyük güç kaybettiğini görüyoruz. De Rossi takıma dahil olsa bile takım savunmasının bir anda düzeleceğine inanmıyorum.

FIORENTINA 1-0 BOLOGNA

Evinde Bologna'yı tek golle geçen Fiorentina, 3 maç aradan sonra galibiyetle tanıştı. Maçın hemen başında duran toptan buldukları golle kazandılar. Toni kafasıyla indirirken, pozisyonu iyi takip eden Jovetic topu ağlarla buluşturdu. Golü bulduktan sonra tempoyu düşüren Fiorentina, ikinci yarıda baskısını arttırdı. Jovetic, Borja, Cuadrado, Migliaccio, Tomovic ile gollük pozisyonlardan yararlanamadılar. Tecrübeli golcü Toni, oyunda kaldığı süre boyunca başarılı sayılabilecek bir performans sergiledi. Toni'nin yerine oyuna dahil olan Faslı golcü El Hamdaoui ise uzun süreli sakatlığının etkisini atlatamamış gözüktü. Sağlıklı ve formda El Hamdaoui'nin gol yollarında Jovetic'e eşlik edebileceğini düşünüyorum. Bologna ise istikrarsız performansını bu maçta da sürdürdü. 2 hafta önce Catania'yı iyi futbol ve farklı skorla deviren Bologna, Fiorentina deplasmanında hiçbir varlık gösteremedi. Rakip kaleci Viviano'yu zorlayacak bir atak geliştiremediler desek yeridir. Nitekim Bologna teknik direktörü Stefano Pioli, maç sonunda yaptığı açıklamada mağlubiyeti özetler gibiydi. Pioli, Diamanti'nin yorgun olduğunu, Gilardino'nun da etkisiz kaldığını ve Fiorentina'nın galibiyeti fazlasıyla hak ettiğini belirtti.

SIENA 1-2 JUVENTUS

Skora bakılınca ve galibiyet golünün 85. dakikada gelmesi nedeniyle maçı izlemeyenler Juventus'un zorlandığını düşünebilir. Fakat öyle olmadı... Juventus yine alıştığımız dominant futbolunu sahaya yansıttı. Son vuruşlarda başarısız oldukları için maçı erkenden koparamadılar. Pirlo'nun müthiş zeka ürünü frikik golüyle öne geçen Juventus, yine Pirlo'nun frikiğiyle farkı 2'ye çıkaracaktı -ki, yıldız futbolcu bu kez direğe takıldı. Siena, rakip kaleye gittiği ilk pozisyonda ilk yarının son dakikasında Calaio'nun kafa golüyle beraberliği yakaladı ve devre eşitlikle sonuçlandı. Karşılaşmanın ikinci yarısı tek taraflı geçti. Tek kale oynayan Juventus, galibiyet golünü 85. dakikada buldu. İlk yarıda kaleciyi geçemeyen Marchisio, şık bir vuruşla galibiyeti getiren isim oldu. Maça ilk 11'de başlayan Vucinic ile oyuna sonradan giren Quagliarella etkisiz kalırken, orta saha oyuncuları galibiyetin mimarı oldular. Juventus'un dominant oyununu gözler önüne serebilmek için 2 tane istatistik ile yazıyı noktalayacağım: Juventus, topa sahip olma oranında %71'e %29 gibi ezici bir üstünlük kurdu. Ayrıca pas sayısında da ciddi bir isabet yakaladılar. Juventus maç boyunca 617 tane isabetli pas yaparken, Siena'da bu sayı 244'te kaldı.

CATANIA 2-0 PARMA

Sahasında Parma'yı mağlup eden Catania, farklı Bologna yenilgisini telafi etmiş oldu. Maçın henüz 2. dakikasında Gomez'in golüyle öne geçtiler. Bu golle birlikte hem morallendiler, hem de rakibin direnci neredeyse maç başlamadan kırılmış oldu. Maçın ikinci yarısında Parma'nın savunma oyuncusu Paletta, Catania'nın golcüsü Bergessio'nun şutunu çizgiden çıkardı. Ayrıca Almiron ve Lodi'nin uzaktan vuruşlarında Parmalı kaleci Mirante gol izni vermedi. Maçın 70. dakikasında Benalouane'un atılmasıyla 10 kişi kalan Parma, maçtan iyice kopmuş oldu. 80. dakikada da Bergessio attığı golle skoru belirledi. Bu sonuçla birlikte Parma'nın kazanamama serisi 5 maça çıktı. Her hafta belirttiğimiz gibi, gol yollarında ciddi bir sorun yaşıyorlar. Giovinco ayrıldıktan sonra ''10 numara'' rolünü kaldırabilecek düzeyde bir isme sahip değiller. Ayrıca golcü Floccari'nin de yerini dolduramadılar. Parma'nın mevcut oyuncularıyla ilerleyen haftalarda da skor üretmekte zorlanacağı aşikar.

PESCARA 0-3 LAZIO

 

Pescara'nın üst üste aldığı 2 galibiyetin yanıltıcı olmamasını ve bunun bir çıkış belirtisi olmadığını belirtmiştim. Çünkü hem Palermo, hem de Cagliari maçlarında şans faktörü kendilerinden yanaydı. Palermo maçında Pelizzoli, Cagliari maçında ise Perin'in üstün kalecilik performansı ve rakip golcülerin beceriksizliği olmasa 1 puan almakta dahi zorlanabilirlerdi. Ancak çekirge 3. kez sıçrayamadı Lazio karşısında... Karşılaşmanın henüz 5. dakikasında Hernanes, frikikten attığı mükemmel golle Lazio'yu 1-0 öne geçirdi. Daha sonrasında Hernanes'in başlattığı atakta Candreva, Klose'ye pasını aktardı, Alman golcü de kaleciyi geçerek topu ağlara gönderdi ve farkı 2'ye çıkardı. Bu golün hemen 10 dakika ardından köşe vuruşundan gelen topa iyi yükselen Klose, kendisinin 2., takımının 3. golünü kaydetti. Maçın ilk yarısını 3 farklı önde kapatan Lazio, ikinci devrede kendisini sıkmadı ve oyunu rölantiye alarak maçı bu skorla bitirdi. Böylece üst üste 2. galibiyetini alan Lazio, zirve takibini sürdürmüş oldu. Pescara cephesine geçecek olursak; ilk yarıda dalga dalga gelen Lazio ataklarını savuşturmakta güçlük çektiler ve bunun sonucunda da 3 farklı geriye düştüler. İkinci devrede Lazio'nun oyun temposunu düşürmesiyle birkaç cılız atak geliştirseler de skor üretmeyi başaramadılar.

TORINO 0-1 CAGLIARI

Ligin ilk 6 haftasında sadece 2 puan toplayabilen Cagliari, iç sahada alınan Pescara yenilgisinden sonra teknik direktör değişikliğine gitmişti. Massimo Ficcadenti'nin yerine teknik direktörlüğe Ivo Pulga getirildi. Ivo Pulga yönetiminde çıktıkları ilk lig maçında deplasmanda Torino'yu mağlup etmeyi başardılar. Yeni teknik direktörle çıktıkları ilk maçta alınan galibiyet hiç şüphesiz takıma büyük bir moral kazandırdı. Maça geçecek olursak; karşılaşmanın ilk yarısı oldukça temposuz ve orta saha mücadelesi şeklinde geçti. İkinci yarıda aynı şekilde devam ediyordu ancak 74. dakikada penaltıyla golü bulan Nene, maçtaki suskunluğu bozan isim oldu. Bu dakikadan sonra beklenen kontra atak pozisyonunu yakalayan Cagliari'de, Ibarbo'nun şutu direkten döndü. Torino ise maçın son bölümünde baskı kursa da bu baskıları puan almaya yetmedi. Son dakikalarda Bianchi'nin golü ofsayt gerekçesiyle sayılmamıştı ancak bu pozisyonda yardımcı hakemin doğru bir karar verdiğini belirteyim. Atalanta'ya deplasmanda 5 gol atan Torino'nun, evinde formsuz Cagliari karşısında zorlanması, istikrarsız bir yapıya sahip olduklarını kanıtı olabilir. Cagliari cephesinde ise önümüzdeki hafta oynanacak olan Bologna maçı düzlüğe çıkabilmeleri için önemli bir fırsat olacak.

NAPOLI 2-1 UDINESE


Udinese'yi 2-1'lik skorla mağlup eden Napoli, hem yenilmezlik serisini, hem de lider Juventus'u takibini sürdürdü. Karşılaşma boyunca Napoli üstün oynayan taraftı. Alışık olduğumuz gibi maça yine çok hızlı bir başlangıç yaptılar. Cavani kale dibinden bir gol kaçırırken, daha sonrasında Napoli'nin net bir penaltısı verilmedi. Baskısını sürdüren Napoli, Cavani-Maggio ikilisinin hazırladığı pozisyonda, biraz da şansının yardımıyla Hamsik ile golü buldu. Ani gelişen Udinese atağında şık bir vuruşla topu ağlara gönderen Pinzi, maça eşitliği getirdi. Yediği golün ardından yeniden rakip kaleye yüklenmeye başlayan Napoli, Pandev'in harika golüyle ilk yarıyı 2-1 önde tamamladı. İlk 45 dakikalık bölüm 3 gole sahne olurken, ikinci yarının da aynı şekilde gollü geçeceği tahmin ediliyordu ancak beklenen olmadı. Napoli, Insigne ile yakaladığı kontra atak şansını iyi değerlendiremezken, Udinese ise pozisyon üretmekte zorlandı ve sahadan yenilgiyle ayrıldı. Napoli, çok iyi oynamadı fakat kazanrak önümüzdeki hafta konuk olacağı zorlu Juventus deplasmanı öncesinde moral depoladı. Udinese ise kötü gidişatını sürdürdü fakat haftaya Pescara karşısında alacakları bir galibiyet kendilerine ilaç gibi gelebilir.

MILAN 0-1 INTER

Merakla beklenen ''Derby Della Madonnina'', Inter'in üstünlüğüyle sonuçlandı. Maçın henüz 5. dakikasında Cambiasso'nun kullandığı serbest vuruşta arka direkte kafa vuruşuyla golü atan Samuel, Inter'i 1-0 öne geçirdi. Bu golün hemen sonrasında kaleci Abbiati'nin inanılmaz hatasıyla ceza sahasında topla buluşan Milito, kendinden beklenmeyecek kadar kötü bir vuruş yaptı ve farkı 2'ye çıkarma fırsatını tepti. Eğer bu pozisyon golle sonuçlansaydı maç çok daha farklı bir hal alabilirdi. İlk yarıda Boateng'in uzaktan şutlarıyla etkili olmaya çalışan Milan, eşitlik sayısını kaydedemedi. Inter, ikinci devrenin başında Nagotomo'nun kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kaldı ve oyunun seyri tamamen değişti. Eksik kalan Inter, skor avantajını fırsat bilip oyunu geride kabul etti ve bu durum da Milan'ın ekmeğine yağ sürdü. Milan, 50. dakikadan itibaren maçın kontrolünü ele aldı ve rakip kalede birçok pozisyon üretti. Fakat gerek Handanovic'in kurtarışları, gerekse de son vuruşlardaki beceriksizlik sayesinde gol sevinci yaşayamadılar. Yine de 2. yarıda kurdukları baskıyla en azından 1 puanı fazlasıyla hak ettiler. Son haftaların formda golcüsü El Shaarawy etkisiz bir kalırken, sakatlığını geçen ve maçın son yarım saatinde oynayan Robinho ise henüz yeterli maç kondisyonuna sahip değil. Bana göre Milano derbisinde 2 tane kırılma anı yaşandı: Birincisi, Milito'nun karşı karşıya kaçırdığı gol. O pozisyon gol olsa Inter çok rahat bir galibiyet alabilirdi. İkincisi ise Nagotomo'nun kırmızı kartı. Gereksiz bir hareket sonucu topa elle müdahale eden Nagotomo, takımını 10 kişi bıraksa da şanslarının da yardımıyla sahadan altın değerinde bir galibiyetle ayrıldılar.


ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!