Maça hızlı başlayan Augsburg oldu. Henüz 2.dakika içinde kaptan Verhaegh'in güzel ortasına boş durumda bulunan Werner'in kafa vuruşuyla öne geçtiler. Bu andan itibaren Bremen rakibinin biraz olsun kontrollü oyunuyla dengeyi kurdu. 18.dakikada ise De Bruyne'nin orta sahaya yakın bir yerden kullandığı duran top kimseye dokunmadan ağlarla buluştu ve skora eşitlik geldi. Beraberlik golünden sonra Augsburg, daha akıllı oynamaya başladı ve Bremen'in oyun içinde varlık gösterememesini iyi kullandı. 31.dakikada hızlı gelişen Augsburg atağında Musona'nın ara pasına iyi hareketlenen Hain, ev sahibini yeniden öne geçirdi. İlk yarının geri kalan süresinde de Augsburg üstün olan taraftı ancak devre 2-1 ile sonlandı. İkinci devrede de Augsburg'un üstünlüğü sürdü ve oyunu domine eden taraftı. Yakaladığı fırsatları değerlendiremeyen ekip 72.dakikada kazanılan serbest vuruşta Baier ile farkı 2'ye çıkardı. Skor olarak da rahatlayan Augsburg bu dakikadan sonra da iyi oynamaya devam etti ve rahat bir galibiyete imza attı. Augsburg'da kesinlikle Musona'nın takıma katılması büyük fayda sağladı. Sağ kanada dinamizim getiren isim maçın en kilit adamıydı. Keza hücumda görev alan Hain'de oldukça iyi bir maç çıkardı. Bremen ise oldukça kötü bir maç çıkardı ve baştan sona vasatı aşamadı. Sezona fena başlamayan ekibin bu oyunu kafalarda soru işareti bıraktı.
BAYERN MÜNİH – HOFFENHEİM 2-0
Hoffenheim teknik direktörü Babbel, Ribery'e önlem almak için sağ bek Beck'in önünde bir diğer defansif isim Ochs'u koydu ve yıldız isimden ne kadar çekindiğini gösterdi. Maçın ilk düdüğünden itibaren kontrol Bayern Münih'in elindeydi. Hoffenheim oyunu kendi yarı alanında kabullenmiş ve kontralarla etkili olma amacındaydı. Fakat genelikle hücuma çıkışlarda uzun topu tercih eden ekip istediği fırsatları yakalayamadı ilk yarıda. Babbel'in özel önlem aldığı Ribery'in 19.dakikada ve ikinci yarının başında bulduğu gollerle rahat bir galibiyete imza atan Bayern Münih kendini çok fazla sıkmadan sonuca gitti. Hoffenheim ise hücumda oldukça etkisiz olduğu maçta hiçbir şekilde varlık gösteremedi. Ligdeki 7.maçını da kazanan Bayern Münih kayıpsız devam ediyor ve bu sezon şampiyonluğu ne kadar istediğini her maçta daha fazla gösteriyor.
SCHALKE – WOLFSBURG 3-0
Düsseldorf ve Montpellier beraberliklerinden sonra Schalke, çok daha dengeli başladı. Sahada ne istediğini bilen yapıda oynayan ekip sabırlı futbolu tercih etti. 32.dakikada Fuchs'un ortasına Farfan kafa vuruşuyla Schalke'yi öne geçirdi. İkinci yarıda henüz ilk dakika geride kalmadan ise yeni transferlerden Afellay sahne aldı ve farkı 2'ye çıkardı. 58.dakikada ise kullanılan köşe atışı sonrası topu önünde bulan Neustadter durumu 3-0'a getirdi ve Schalke'yi rahatlattı. Wolfsburg'da Bas Dost ile beraber Olic'i de yedeğe çekmesi dikkat çekiciydi. Lakic'e şans tanıyan isim yine hücumda istediği verimi alamadı. Wolfsburg sezon başından beri oldukça vasat bir futbol ortaya koyuyor ve bu tabloları sürerse onları çok zor dönem bekliyor. Magath'ın özellikle büyük umutlarla alınan Bas Dost'a tahammülün az olduğu dikkat çekiyor. Schalke ise 2 maçlık savunma zaaflarından sonra daha düzenli ve karakterli futboluyla Ruhr derbisi öncesi taraftarına umut vererek sahadan ayrıldı.
FREİBURG – NÜRNBERG 3-0
Negatif seriyi sonlandırma adına iki takımda istekli başladı maça. Karşılıklı ataklarla geçen mücadelede 38.dakikada Jendrisek'in kafa pasıyla boş durumda kalan Makiadi, Freiburg'u 1-0 öne geçiren golü attı. Bu dakikadan sonra ev sahibi performans olarak üstüne koyarken, kötü günler geçiren Nürnberg direnç anlamında zayıflamaya başladı. İkinci yarıda Freiburg'un istediği şekilde başladı ve oyun hakimiyeti ev sahibindeydi. Maç böyle bitecek artık denilirken Freiburg, Caliguiri'nin düşürülmesiyle kazanılan penaltıyı gole çevirerek skoru 2-0'a getirdi. Tüm konsantrasyonu biten Nürnberg'in artık oyun kopmasıyla oluşan kontra atakta topa güzel vuran Terrazzino ile fark 3'e çıktı ve maç bu sonuçla sonlandı. Freiburg, 3 maçlık negatif futbolun ardından kendine gelmiş gözükürken, Nürnberg'deki düşüşün devam ettiği gözlendi. Özellikle savunma anlamında bu sezon hiçbir şekilde güvenli değiller ve Kiyotake'nin de bireysel performansı vasatı aşamayınca hücumda sorunlar oluyor. Bu yüzden de Nürnberg'in kazanması imkansız hal alıyor.
FÜRTH – HAMBURG 0-1
Geride kalan haftalarda hücumda zorlanan Fürth'de, Büskens bu kez Stieber ve Sercan'a kanatları emanet etmiş ve Asamoah ve Edu ile ileri ikili de etkili olma düşüncesiyle maça başlamıştı. Kazanma arzusu takımı etkilemiş ve kendi hüviyetlerinden daha farklı şekilde sahadalardı. İlk 15 dakika geçildikten kısa süre sonra defansın hatasıyla topu kapan Son, yarı sahadan aldığı topu sürükledi ve Hamburg'u 1-0 öne geçiren golü attı. Bu dakikadan sonra oyun tamamen Hamburg lehine döndü. Rakibinin risk almasını bekleyen ekip oyunu tamamen kontra atağa çevirdi. Nitekim 2.yarının 65.dakikada Rudnevs ile çok ciddi bir pozisyondan yararlanamadılar. Fürth ise maç içinde ara ara etkili olsa da bu Hamburg'un biraz olsun üstüne gelmelerini istemesinden dolayı kaynaklandı. Ev sahibi en tehlikeli pozisyonunu 70.dakikada Stieber ile buldu fakat Hamburg kalecisi Adler muazzam bir kurtarışa imza attı. Son 4 maçından 10 puan toplayan Hamburg için herşey güzel gidiyor diyebiliriz ancak her zaman kalesinde inanılmaz işler yapan Adler olmayabilir. Bu sürede alınan puanların en büyük pay sahibiydi başarılı kaleci. Fürth ise Bundesliga'ya adaptasyonunu zor sağlayacak gibi ve uzun süre sorunların hal olmasını beklemiyorum.
GLADBACH – E.FRANKFURT 2-0
Kötü günler geçiren Gladbach için çok kritik mücadeleydi. Arango'nun mükemmel golüyle erken anlarda öne geçen ekip henüz 24.dakikada De Jong'un golüyle farkı 2'ye çıkardı. Ancak bunu çok dominant oynayarak yaptıklarını söylememiz zor. Bunun sonrasında maç boyu genellikle E.Frankfurt'un rakip kalede pozisyon üretme çabasıyla geçti. Ter-Stegen'i geçemeyen ekip karşılaşmayı gol atamadan tamamladı ve bu sezon ilk yenilgisini tattı. Gladbach sezonun ilk maçından sonra ilk kez kazanırken en azından üzerindeki baskıyı attı. Fakat oyun anlamında tatmin edici bir futbol ortaya koyduklarını söyleyemeyiz. E.Frankfurt ise maça durgun başlamanın cezasını çekti. Son haftalarda dakikalar ilerledikçe açılan ekip, bu kez maçı çevirme fırsatı bulamadı ve gol yollarında beceriksizliğinin bedelini ödedi.
HANNOVER – DORTMUND 1-1
Gladbach ve M.City maçlarında umut veren Dortmund, eski istikrarına dönüyor sinyalleri vermişti. Ancak İlkay'ın sakatlanması onların yine tüm dengelerini maç öncesi bozmuştu. Oyunun ilk yarısında karşılıklı ataklar vardı. Dortmund topa çok daha fazla sahip olan ancak Hannover'in de az ama öz tehlikeli geldiği süreler oldu. İlk yarı 26.dakikada Piszcek'in al da at pasıyla Lewandowski'nin attığı golle sonuçlandı. İkinci yarı daha kontrollü oynayan Dortmund vardı. Hummels'in sakatlanıp çıkmasıyla savunam güvenliğini daha fazla düşünmeleri gayet doğaldı. Yenik durumda olan Hannover doğal olarak rakibinin üstüne gitmeye başladı. Kanatları kullanmaya çalışan ekip istediği organizasyonları bir türlü gerçekleştiremedi. Genel olarak sadece duran toplarda etkili oldular bu bölümlerde. Gol de zaten kornerden geldi ve karşılaşma 1-1 ile sonuçlandı. Dortmund için İlkay olmadan geçen maçlar ciddi anlamda sıkıntılı geçiyor. Şuan için takımın olmazsa olmazlarından olduğu kesin. Son 2 yılın şampiyonu sezona iyi başlayamadı ve Bayern Münih ile arası epey açıldı. Özellikle defansif yönden zaaflarını düzeltmeleri gerekir. Hannover ise olumlu oynamaya çalışıyor sürekli. Slomka bu sezon sisteminde değişiklikler yaparak daha ofansif bir takım yarattı ve çok daha zevk veren Hannover izlediğimiz aşikar.
STUTTGART – LEVERKUSEN 2-2
Karşılaşma tempo olarak hareketli başladı. İki ekipte karşılıklı ataklarla maçın başında zevkli bir maç geçeceğinin sinyallerini verdi. Dakika 13'de Bellarabi'nin pasında Kiessling ilginç bir gole imza attı ve Leverkusen'i 1-0 öne geçirdi. Ardından Stuttgart beraberliği yakalama adına bastırmaya başladı. Kısa süre sonra Traore'nin bireysel çabalarıyla kazanılan penaltıda İbisevic skoru eşitleyen golü kaydetti. İlk yarıda geride kalan süre biraz kontrollü oyunla sürdü ve 1-1 eşitlikle sonlandı. İkinci yarıya iyi başlayan Stuttgart oldu. 55.dakika da Holzhauser'in pasıyla İbisevic takımını öne geçirdi. Golden kısa süre sonra kazanılan Leverkusen serbest vuruşta, Kiessling skoru yeniden eşitleyen golü attı. Bu andan sonra başka gol olmadı ve karşılaşma bu skorla sonlandı. Stuttgart adına bakarsak genel anlamda istikrarsız bir karşılaşma oldu. Belli bölümlerde iyi olan ekip, bazen oyundan baya düştü. Keza Leverkusen için de çok iyi bir maç geçtiğini söyleyemeyiz. Kiessling'in çabaları olmasa puansız ayrılmaları içten değildi.
