Bosna Milli Takımını çok güzel tanıttık
Bizim Bosna milli takımından 20 gün kadar ayrı kaldık ve Saffet Susiç ile birlikte yeni ayrıldık. Son Avrupa şampiyonası elemelerinde kötü sonuçlarının ardından yolları ayrırarak ekip olarak görevi bıraktık. Savaş ortamından 18 yıl sonra ilk defa Dünya kupasına katılmak çok büyük bir olaydı. Ülkemizi tanıtma şansı bulduk çünkü çoğu insana sorsanız Bosna'nın nerde olduğunu bile bilmiyorlardı bizim için müthiş bir heyecan oldu.
Türk Milli Takımı lig ile doğru orantılı
Türk Milli Takımı'nda beklenti çok büyüktü ve geçmiş turnuvalarda alınan başarılar neticesinde hayal kırıklığı yarattı. Geçmişte efsane bir kadro vardı ama şimdiki dönem için aynı şeyi söyleyemem. Ligin orantısında seviye düşük olduğu için oyuncu artık kolay kolay çıkmıyor. Son yurt dışına Arda dışında kimseyi gönderemiyorsa demekki sorunlar var demektir. Mesela Bosnalı oyuncuların çok büyük bir kısmı Avrupa'da oynadığı için kendilerini çok daha iyi geliştirdiler ve buda milli takıma yansıdı.
Saffet Susiç benim idolüm
Saffet hoca benim aynı zamanda idolümdü. Beraber çalıştığım zaman ondan çok şey öğrendim. İnanın bana bütün çalıştığı takımlardan uzun süredir ayrı olmasına rağmen hala çok övgüyle bahsedilir. Bütün oyunculara baba gibi yaklaştığı için çok sevilirdi.
Bursaspor ve Rize'den teklifler aldım
Saffet Susic ve benim ile ilgili son dönemde Bursa, Rize, Katar ve yurt dışından teklifler vardı. Yeni dönemde gelen tekliflere açığız. Zaten pro lisansımı aldım ve görev bekliyorum. Saffet hoca ile 5 sene birlikte çalıştığım için tecrübede kazandım. Kendime güveniyorum ve şans bekliyorum. Bursa ile görüşmeleri yaptık ve hatta Galatasaray maçına izlemeye geldikten sonra son dakikada yardımcı teknik adamla çalışmak istediklerini futbolcuların istediğini öğrendim ve kısmet değilmiş. Ama önümüğzdeki süreçte inşallah güzel işler yapacağımızı düşünüyorum.
Fırsatçı olarak bilinmek istemedim
Saffet hocadan sonra fırsatçılık olarak görülmesin diye milli takım teknik direktörlüğünü kabul etmedim. Umarım kısa süre sonra bu görevide düşünebilirim.
Bavullarımı bile almadan kaçtım
Savaş döneminde Bosna'da Sarayova takımında oynarken bir görevimiz vardı dünyanın çeşitli yerlerinde futbol oynyarak gösteri maçlarına çıkarak para toplayarak ülkeye gönderiyorduk. Zamanında Nejat Biyadic ile temasımız oldu ve telefonunu almıştım. Beni istiyorlardı ve geri döneceğim zaman gece sabaha karşı 4-5 gibi kendisine telefon ettim ve benimle hala ilgileniyormusunuz diye sorunca evet Taksim'de bir otele gidin daha sonra biz sizi alırız dedikten sonra bavullarımızı bile almdan direk kaçtık ve otele yerleştik daha sonra çekincelerle Bursaspor günlerim başladı.
Savaş yılları unutulacak gibi değildi
Savaş ortamını Allah kimseye yaşatmasın o günler çok zordu. Annem,babam kardeşlerim hepsi ülkemde kaldı ve ben başka bir ülkedeydim. Devamlı telefon ederdim 100 kere arardım ama sadece 1 kez ulaşabiliyordunuz. Hepsini tek tek telofana çağırırdım ki seslerini duyarak emin olmak isterdim. Ablam yaralandı eniştem öldü amcamın oğlunu kaybettim yani çok zor günler yaşandığı için çok zor günler geride kaldı. Çok zor günler geçirdiğim için 4 ay futbol oynamayı bekledim. İntertoto kupasında unutamadığım Karsluhe maçı ilk gol attığım maç olduğu için hiç unutamam.
Nejat Biyadiç'e ne kadar teşekkür etsem azdır
Timsah yürüyüşü Mususi, Ercüment gibi oyuncularla kurulu kadro efsane kadroydu. İmparator Nejat Biyadiç'e ne kadar teşekkür etsem azdır çünkü bu günlere gelmemi sağlayan isimdir ve bende yeri çok ayrıdır. Şampiyon olan kadro dahil geçen gün Bursa'ya gidince hala unutamıyorlar.
Aziz Yıldırım'a söz vermiştim
Bursaspor'da 3 sene oynadıktan sonra benim her zaman hedefim vardı adım adım yükselmekten yanaydım. Önce Bursa'da piştim 24 yaşına geldim ligi daha iyi tanıdım ve Fenerbahçe'ye adım attım. Avrupa hedefimi gerçekleştirmek için İstanbul imkanları daha yüksek olduğu seçimimi yaptım. Fenerbahçe'de başkan Aziz Yıldırım 1 oy farkla başkan olmuştu ve ligin flaş oyuncusu olduğum için benimle görüştüler ve ben ona söz verdim. En yüksek parayıda Fenerbahçe verdiği için bende imza attım. 9 milyon dolar ücretle rekor transfer gerçekleşti. O zaman bende bu para altında çok ciddi baskı yaşadım. Diğer İstanbul kulüpleri Galatasaray, Beşiktaş, İstanbulspor'dan teklif almama rağmen Fenerbahçe'ye gittim. İnanın aldığım parayla kaç üniversite açılır kaç ev alınır gibi hesaplar yapılıyordu hatta televole o zaman çok popüler olduğu için bende kısa süre kafayı toplamak için Bosna'ya gittim ve daha sonra geri döndüm.
Şanssızlıklar peşimizi bırakmadı ama sonra şampiyonluk geldi
Teknik adam Löw aslında çok başarlıydı hatta ilk yarıyı lider kapattık. Ama şanssızlıklar peşimizi bırakmadı. Uche ve Metin Diyadin'in ayağı kırıldı ve o sezon başarısız olunca o sezonu üçüncü bitirdik. Löw bana göre çok başarılıydı zaten Alman milli takımı ile yaptıkları ortada daha sonraki sezon Mustafa Denizli ile şampiyon olduk.
Alex gibi uzun kalsaydım acaba neler yapardım diye merak ediyorum
2 sene oynadığım kulüpte bu kadar kısa zamanda oynayıpta bu kadar sevildiğime inanın çok seviniyorum. Hala bu ilgi alaka sürüyor. Mesela Alex futbolu bıraktı ama 8 yıl oynadığı için önemli iz bırakmıştı. Ben 2 senede çok güzel anılarla ayrıldım acaba ayrılmasaydım neler olurdu diye düşünüyorum.
Moldovan çok iyi golcüydü
Moldovan özel bir oyuncuydu. Aslında biz saha dışında çok fazla görüşmüyorduk. Çok çalışkandı pres yapardı top saklıyordum ve çok iyi anlaşıyorduk. Aynı zamanda iyi profesyonel olduğu için iyi ikiliydik. Sistemde 3-5-2 oynadığımız için ben daha serbesttim ve o en uçtaydı.
Boliç gol için yaratılmıştı
Eski Yugoslavya'dan Türkiye'ye gelen iz bırakan çok oyuncu vardır. Boliç ile çok uzun süre oynadığımız için kardeş gibiydik. Boliç gol için yaratılmıştı. Şimdi futboldan uzaklaştı ve menajerlik yapıyor. Bosna'ye yerleşti ve devamlı görüşüyoruz.
Fenerbahçe'de unutamadığım goller?
Göteborg'a attığım golün hazırlanışı çok güzeldi. 50 Metre sürdüm ve güzel bir vuruş gol olmuştu. Altay maçında korner çizgisinin yanında sıfır denecek yönden uzak köşeye attığım gol. Parma maçı orta ile karşıktır ama güzel yere gitmiştir. Galatasaray maçında 2-0 dan 2-2'ye gelen maçta 1 golüm vardı oda çok özeldi. 88.dakikada yediğimiz gole çok üzüldüm.
Real Madrid rüya gibiydi
Herşey o kadar hızlı geliştiki 2 senelik aradan sonra yine rekor ücretle dünyanın en büyük kulübüne giderek rüyamı gerçekleştirdim. Ben bile ne olduğunu anlayamadan birde Madrid takımında uyandım.
Zidane, Redondo, Seedorf, Hierro, Casilllas, Moriantes gibi oyuncularla yan yanaydım. En çok etkilendiğim stadyum Real Madrid'in stadıdır. 10 dakikada 100.000 kişi olabiliyor. Benim en etkilendiğim stadyumdur. Rüyalarımda gördüğüm yerde stadyumda sahaya çıktım. İlk başlarda çok güzel başladım antrenörümüz
Sakatlık kabusu
Toschak beni ilk 11 de oynatıyordu ama sakatlık kabusu bu rüyayı bitirdi. Çapraz bağlarımdan sakatlandıktan sonra kabus başladı 1 seneye yakın top oynayamadım. Keşke biraz daha tadına varabilseydim. Kendimi göstersem herşey çok daha farklı olurdu.
Arda Turan ile gurur duyuyorum
Arda Turan ile gurur duyuyorum. Özellikle Türkiyede oynasa bu kadar yükselemezdi ama en iyi seçimi yaparak iyiki gitti ve dünya starları arasına girdi. Burada özel hayatını bile çok sorguluyorlardı. İnşallah aynı bu tempoda devam eder ve sayıları artar.
Galatasaray geldiğim için pişman değilim
Galatasaray tabiki büyük bir camia ama önce Real Madrid'den geldikten sonra tekrar Fenerbahçe'ye gelmek istedim ama bazı yöneticiler istemediği için bu transfer gerçekleşmedi. Diğer iki büyük takım Beşiktaş ve Galatasaray olduğu için biraz profesyonel düşündüm ve pişmanlık kesinlikle duymuyorum. Sakatlığım olmasaydı Galatasarayda'da daha iyi hizmet verebilirdim.

