comScore

Bild gazetesinden Milli Takım analizi

15 Kasım 2014, Cumartesi 10:55

Almanya'nın en büyük ve en yüksek tirajlı gazetesi Bild Türk futbolunu mercek altına aldı.

Cuma akşam saatlerinde internet sayfasında “Türk futbolunun çöküşü” manşeti ile bir analiz yazısını yayına koyan Bild.de çok sayıda fotoğraf da kullanırken yazının üst başlıklarında ise şu cümlelere yer verdi.

“Türk futbolu kriz içinde”

“2002'de Türkiye dünya üçüncüsü idi. O zamandan bu yana neredeyse hiçbir şey yolunda gitmiyor”

“Milli Takım 12 yıldan bu yana EURO 2008 hariç tüm turnuvaları kaçırdı”

“Son olarak milli futbolcu Töre'nin yarattığı silah skandalı ortalığı karıştırdı” gibi cümleler kullanıldı.

Bild gazetesi muhabirleri Christoph Kochheim ve Phillip Arens tarafından yapılan analiz ve röportajlarda şu görüşlere yer verildi.

EURO 2016'ya kim katılamazsa ya çok şeyi yanlış yapmıştır yada o takım bir futbol cücesidir. Kalifiye olmak artık hiç olmadığı kadar kolay. Finallere katılacak takım sayısı 16'dan 24'e çıkartıldı. Dokuz grup birinci ve ikincisi ile en iyi üçüncü doğrudan finallere kalacak. Geriye kalan 8 üçüncü ise play-off turu ile bir şans daha elde edecekler.

Kolay değil mi? Ama Türkiye için değil. Daha 3 maç oynandıktan sonra görünen manzara Türkiye'nin Fransa 2016 fırsatını bir kez daha kaçırdığını gösteriyor.

Alınan iki yenilginin ardından elde edilen bir beraberlik ile futbol çılgını Türkler 2. Sıranın 8 puan gerisinde yani son sırada. Üçüncü sırada ise Dünya Kupası üçüncüsü Hollanda var. Onları geçmek neredeyse imkansız.

Türkiye'de Beşiktaş ve Fenerbahçe ile şampiyon olan Christoph Daum Bild'e “Türk takımında yaşanan gelişmeler hayal kırıklığı yarattı” diyor.

Türk futboluna ne oldu?

Yeni yüzyılın başında her şey büyük bir futbol geleceğine işaret ediyordu. Galatasaray 2000 yılında Arsenal'e karşı UEFA Kupası'nı  hemen sonrasında Real Madrid'e karşı Süper Kupa'yı kazandı. İki yıl sonra Milli Takım teknik direktör Şenol Güneş ile Japonya ve Güney Kore'de düzenlenen Dünya Kupası'nda Güney Kore'yi 3-2 yenerek dünya üçüncüsü oluyordu. Tüm Boğaz ayağa kalkmıştı.

Ancak sonrasında büyük çöküş başladı. Türkler EURO 2008 haricinde tüm turnuvaları kaçırdılar. Orada ulaşılan ve Almanya karşısında kaybedilen yarı final bir kerelik istisna olarak kaldı. Milli Takım hayal kırıklığı yaratmaya devam etti. Letonya, İsviçre ve Hırvatistan karşısında 3 play-off'ta 3 turnuva kaçırıldı. İkisinde play-off'a bile kalınamadı.

Ve son çöküş noktası. İzlanda'da alınan 3-0'lık yenilgi ile başlayan 2016 elemeleri.

Bunun yanında milli oyuncu Gökhan Töre'nin karıştığı silah skandalı büyük bir tepki yarattı. Hamburg'un eski oyuncusunun arkadaşı Leverkusenli milli futbolcular Ömer Toprak ve Hakan Çalhanoğlu'nu tabanca ile tehdit etti. Bu olayların sonrasında teknik direktör Fatih Terim Töre'yi Brezilya ve Kazakistan maçları için Milli Takım'a alırken kurbanlar Çalhanoğlu ve Toprak'ı kadro dışı bıraktı.

Çöküşün nedenleri ne?

Star gazetesinden Murat Öztürk açık konuşuyor. “Biz iyi olduğumuzu düşünüyoruz ama değiliz. Bunu kabullenmeli ve çalışmaya devam etmeliyiz” Öztürk problemi kimsenin sorumluluk almamasında görüyor. “Altyapı çalışmaları felaket durumda. Genç takımlardan futbolcu çıkmıyor. Son 10 yılda Atletico Madrid'den Arda Turan ile yalnızca 1 tane uluslararası çapta yıldız çıkarttık”

2008 ve 2009 yıllarında Galatasaray'ı çalıştıran Michael Skibbe ise şunları söylüyor. “Bana göre en büyük problem alt yapı. Burada Türkiye Almanya ve uzun yıllardan bu yana Avrupa'da yapılan genç yetenek yetiştirme çalışmalarını hayata geçiremiyor. Türkiye'de çok büyük futbol potansiyeli var. Ama oyuncu yetiştirme konusunu profesyonelleştirmekte geç kalan ülkeler şimdi uluslararası düzeyde çok zorlanıyorlar”

Bir diğer handikap ise Süper Lig'deki yabancı kısıtlaması. Sadece 5 yabancının oynamasına izin var.

Daum bu konuda şunları söylüyor. “En önemlisi yabancı kısıtlamasının kalkması. Şu anda 5 yabancıdan fazlası oynayamıyor. Daha çok yabancı takım içindeki rekabeti daha da arttırırdı. Bundan aslında Milli Takım da kazançlı çıkar”

Gazeteci Murat Öztürk de yabancı kısıtlamasının kalkmasından yana ve şunları söylüyor:

“Bu kısıtlama nedeniyle Türk oyuncular çok fazla para kazanıyor. Hem de değerlerinden çok daha fazlasını. Yurt dışında daha az kazanırlardı. İyi olmak için çaba göstermelerine gerek kalmıyor”

Krizden çıkış yolu var mı?

ChristophDaum çıkış için birçok başlangıç noktası ön görüyor.

“Birçok kulübün alt yapılarını biliyorum. Ben birçok genç oyuncuyu erkenden takıma almayı denedim. Benim önerim şu. Türkiye'deki antrenör eğitimleri değişik yaş ve başarı kriterlerine göre yeniden yapılandırılmalı. Kulüplerde devamlılık yok. Teknik adamlar çok sık ve hızlı değiştiriliyor. Bununla birlikte oyuncular sürekli kendilerini yeniden ayarlamak zorunda kalıyorlar. Oyuncu potansiyeli mevcut. Bununla birlikte birbirleri ile kaynaştırılması gereken 3 grup oyuncu var. Türkiye'de doğup yetişen oyuncular, yurt dışında doğup 19-20 yaşında Türkiye'ye dönenler bir de dışarıda oynayıp sadece milli maçlara gelenler.

Murat Öztürk ise en güzel örneğin Almanya olduğunu düşünüyor.

“Biz artık EURO 2016'yı unutup yeni bir organizasyon kurmalıyız. Aynen Almanya'nın 1998 ve 2004 turnuvaları sonrası yaptığı gibi. O zamandan bu yana Alman Milli Takımı yine çok üst düzey bir takım”

2000 yılından bu yana Türk Milli Takımı

EURO 2000 – Türkiye çeyrek fimale kaldı ve Portekiz'e 2-0 yenilerek elendi.

DK 2002 – Güney Kore'yi 3-2 yenerek dünya üçüncüsü oldu. Milli Takım'ın en büyük başarısı.

EURO 2004: İngiltere'nin ardından grup ikincisi olarak play-off oynama şansı elde etti. Ancak play-off'ta bir felaket yaşandı. Letonya karşısında ilk maçta alınan 1-0'lık yenilgi sonrası rövanşta İlhan Mansız ve Hakan Şükür'ün golleri ile 2-0 öne geçen Türkiye buna rağmen maçı 2-2'lik beraberlikle tamamlayınca Portekiz'deki Avrupa Şampiyonası Türkiyesiz gerçekleşti.

DK 2006: Almanya'daki Dünya Kupası kıl payı kaçtı ve Türkiye yine play-off'ta elendi. İsviçre'de 2-0 kaybedilen karşılaşmanın ardından 4-2 kazanılan maç Türkiye'ye yetmedi. Bunun yanında büyük bir skandal yaşandı. Bitiş düdüğünün ardından oyuncular birbirini kovaladı. İsviçreli Grichting kasığından tekmelendi ve hastaneye kaldırıldı. Alpay Özalan tarafından saldırıya uğrayan Huggel soyunma odasına giderken Türk masörü tekmeledi.

EURO 2008: Son büyük başarı. İsviçre ve Avusturya'da düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale ulaşıldı. Ancak Almanya karşısında alınan 3-2'lik yenilgi turnuvanın sonu oldu.

DK 2010: Türkiye grubunda İspanya ve Bosna-Hersek'in ardından üçüncü olarak play-off şansını da kaçırdı.

EURO 2012: Türkiye A grubunda ikinci sırayı almayı başardı. Hırvatistan ile oynanan play-off ilk karılaşmasını sahasında 3-0 kaybetti. 0-0 biten rövanş sonrası turnuva treni kaçtı.

DK 2014: Türkiye için kötü bir eleme grubu oldu. Teknik direktör Abdullah Avcı yönetimindeki takım Hollanda, Romanya ve Macaristan'ın ardından yalnızca dördüncü oldu ve Brezilya'daki Dünya Kupası'nı TV'den izlemek zorunda kaldı.

EURO 2016: Daha ilk 3 maç sonunda gruptan çıkamama tehdidi hüküm sürüyor. İzlanda'da 0-3'lık skor sonrasında İstanbul'da 1-2'lik Çek Cumhuriyeti yenilgisi ve Letonya'da 1-1'lik beraberliğin ardında aynı puandaki İzlanda ve Çek Cumhuriyeti'nin 8 puan gerisinde kalındı.

Çeviri: Hüseyin Özkök