Barcelona Sevilla deplasmanı öncesi ligde 5'te 5 Şampiyonlar Ligine de galibiyetle başlarken aslında son maçlarda zorlu galibiyetlere imza atmıştı. Nitekim rakip bu kez Sanchez Pijzuan'da Sevilla'ydı –ki, maça hızlı başlayan golü isteyen ekipte Endülüs ekibi Sevilla'ydı. İlk dakikalarda Rakitic ve Negredo'yla gol girişimlerinde bulunsalar da kaleci Valdez'i aşamayan ev sahibi aradığı golü 26'da Trachowski ile bulurken kalan dakikalarda rakibini iyi kilitleyerek devreyi bu şekilde bitirdiler. 2.yarıya da hızlı başlayan Endülüs ekibi Negredo'nun klas golüyle farkı 2'ye taşırken Barcelona sezonun ilk puan kaybına bu kadar yakındı. Golden sonra kısa sürede toparlanan Barça önce Cesc'le farkı 1'e indirdi ardından da rakibi ablukaya alarak gol girişimlerini sürdürdü. Sevilla tarafında en büyük handikap ise ortasahanın hırçın oyuncusu Medel'in her an takımını yalnız bırakması ihtimaliydi ve Fabregas attığı kafa ve oyuncunun kendini abartılı şekilde kendini bırakması Sevilla'yı 10 kişi bıraktı. Bu dakikadan sonra baskısını arttıran Katalanlar yine Fabregas'la golü bulurken golden önce Adriano'nun topu elle düzeltmesi dikkat çekiciydi. Tabi golden 5 dakika önce Busquets'in Spahia'nın bileğine kasti basma hareketi ise hakem tarafından sarı kartla geçiştirilmişti. Son 15 dakika Sevilla tamamen kapanırken kaleci Palop maç boyunca yaptığı kurtarışlarla geceye damgasını vurmuştu. Artık herkesin böyle biteceğini düşündüğü anlarda ise Messi yine şapkadan tavşan çıkartırcasına dar alanda Villa'yı pozisyona sokup durumun 3-2'ye gelmesi Barça adına yine şanslı bir galibiyeti getiriyordu. Önce S.Moskova ve Granada ardından da Sevilla galibiyetlerinin son dakikalarda gelmesi Barça adına işlerin gelecek adına iyi gitmediğini gösteren sebeplerdi. Haftaya El Classico'da R.Madrid'i ağırlayacaklar ve belki de 7.haftada farkı çift hanelere çıkarma şansına sahip olacaklar. Sevilla ise durum 2-1'e gelene kadar aslında Barça'yı oyundan düşürmüş mükemmel futbol oynarken Medel'in atılması işlerin tersine dönmesine sebep oldu. Sevilla bu futbolunu sürdürdüğü takdirde Valencia ve Atl.Madrid ile çekişmeli bir ilk 4 mücadelesine girecektir.
VALENCİA 2 – 0 REAL ZARAGOZA
Avrupa'da Münih'e kaybeden ardından Mallorca deplasmanına pozisyonlar bulmasına rağmen kaybeden Valencia ligde yeniden iddialı konuma gelebilmek için Zaragoza karşısına mutlak 3 puan parolasıyla çıktı. İlk dakikadan itibaren rakibi üstünde baskı kuran Yarasalar Feghouli'nin enfes golüyle öne geçti. Zaragoza'nın bu dakikadan sonra teslim olacağını düşünürken tam tersi bir görüntüde rakibinin üstüne giden bir görüntü verdiler –ki, Postiga, Sapunaru ve Jose Mari'yle net pozisyonlara girdiler. İkinci yarıya da hızlı başlayan ekip Valencia olurken üst üste yakaladığı pozisyonlardan yararlanamayan Jonas'ın vuruşunda seken topu Jonathan tamamlayınca fark 2'ye çıktı. Feghouli'nin oyundan atılması sonrası daha da cesaretlenen Zaragoza yakaladığı pozisyonlarda bu kez kaleci Guaita'ya takıldı. Tabi bu dakikalarda Valencia savunmasının bu denli pozisyonlar vermesi de dikkatlerden kaçmadı. Diğer tarafta Soldado'yu ilk kez bu kadar etkisiz izledik. Maç boyunca istediği pozisyonlara bir türlü giremedi. Hafta içi Lille'i ağırlayacak Yarasalar hemen ardından Levante deplasmanına konuk olacak. 5 günde 2 zorlu maça çıkacaklar ve işleri oldukça zor. Seri galibiyetler takımın raya oturmasını sağlayabilir. Valencia bu kadrosuyla alt sıralarda olmayı kesinlikle haketmiyor. Zaragoza ise kazandığı maçlarda bile bu kadar pozisyon zenginliği yaşayamamıştı. Bu şekilde devam etmeleri gerekiyor ama çizgi savunmasından hemen vazgeçmeliler.
MALAGA 4 – 0 REAL BETİS
Sezon başı maddi kriz, oyuncuların birer birer takımdan ayrılması derken geçen sezona göre zayıflayan kadrosuyla lige başlayan Malaga'dan kimse böylesine bir performans beklemiyordu. Maç hızlı başlayan ekip ilk dakikadan itibaren ceza sahasında rakibini oldukça zorlarken Isco'yu düşüren kaleci Casto oyundan atılıp penaltıya sebebiyet veriyordu. Joaquin'in penaltısıyla öne geçen Malaga maç boyunca rahat şekilde pozisyonlara girerken rakibine tek bir pozisyon vermemesi olumlu yönüydü. 29'da Portillo-Saviola iş birliğinde ikili müthiş bir organizasyonla golü bulurken Betis tek kelimeyle rakibine boyun eğiyordu. 2.yarıya daha temkinli başlayan Betis oyunu geride kabullenmiş farkın daha çok açılmaması adına kapansa da Malaga forvetlerinin üretkenliği karşısında çaresiz kaldılar. Önce Amaya'nın kendi kalesine attığı gol, ardından Isco'yle gelen 4 farklı galibiyet maçında skoru oluyordu. Maç belki 4-0 bitti ama 6-7 olması içten bile değildi. Betis sezon başından bu yana ilk kez bu kadar etkisiz bir futbol ortaya koyarken kaleye tek şut bile atamadılar. Hafta içi Anderlecht deplasmanına konuk olacak Pellegrini'nin öğrencilerini hemen ardından formda Atl.Madrid deplasmanı bekliyor. İlk 4 mücadelesinde en büyük rakiplerinden karşılaşacak olmaları maçın önemini kat kat arttırıyor. Karşılıklı gollerin atılacağı zevkli bir mücadele bizleri bekliyor. Real Betis ise geçen sezon dramatik bir şekilde kaybettiği Sociedad karşısında son 2 maçta yediği 8 golü telafi etmeye çalışacak. Çıkış maçları olabilir.
REAL SOCİEDAD 2 – 0 ATL. BİLBAO
Bask derbisinde rakibine son yıllarda büyük üstünlük kuran Bilbao bu kez sıkıntılı bir süreç içerisinde Sociedad'a konuk oldu. Llorente'yle kulüp arasında eriyen buzların ardından biraz olsun sorunlar giderildi. İlk yarıda karşılıklı ataklar şeklinde geçen mücadelede Aduriz ve Oscar'la etkili olmaya çalışan Bilbao direğe takılarak maçtaki en net pozisyonunu harcadı. R.Sociedad ise 2.yarıya daha atak bir görüntüde başlayarak rakibi üzerinde etkisini fazlasıyla hissettirdi. Agirretxe'yle başlayan atakta Griezmann ceza sahasına yaptığı koşuda düzgün vuruşuyla takımını 1-0 öne geçirdi. Golden sonra topa daha çok hakim olan Bilbao savunmada verdiği ataklardan birinde Amorebieta'nın topu elle kesmesi penaltıya sebebiyet verdi. Vela'nın ayağından farkı 2'ye çıkartan Sociedad formsuz rakibi karşısında yıllar sonra rahat bir galibiyete bu kadar yaklaşmıştı –ki, kaleci İraizoz gününde olmasa durum daha farklı olabilirdi. Bielsa son haftalarda aldığı sonuçlarla iyice eleştirilmeye başlanırken Llorente tercihine bir an evvel başvurmalı. Sociedad'da ise bonservisi alınan Vela hafif sakatlığına rağmen oyuna girdikten sonra etkili bir oyun ortaya koydu ve galibiyete katkı yapan isimlerden oldu. Hafta içi Sparta Prag deplasmanına konuk olduktan sonra evinde Osasuna'yı ağırlayacak Bilbao bu 2 maçla tekrardan çıkışa geçebilir fakat Bielsa'nın artık çift forvet sistemini de denemesi olumlu olabilir. Sociedad ise evinde gösterdiği performansı deplasmanlara yansıtamazsa ligde yine düşme korkusunu yakından hissedebilir. Real Betis deplasmanında bu fobilerini atlatabilirlerse savunması sıkıntılı rakibi karşısında ilk deplasman galibiyetine uzanabilirler.
GRANADA 2 – 1 CELTA VİGO
Geçtiğimiz hafta Barcelona deplasmanında Katalanlara ecel terleri döktüren ancak son 2 dakikada yediği gollerle rakibine teslim olan Granada 6.haftaya galibiyeti olmadan girerken rakip Celta Vigo'ydu Maça hızlı başlayan ve Siqueira'nın penaltı golü, ardından asistiyle 2 farklı öne geçen ekip bu dakikadan sonra rahat olacağı düşünülürken 20.dakika Celta Vigo farkı 1'e indirince işlerinin zor olacağı belliydi. Keza ilk yarı bitimine kadar Celta Vigo 3 net pozisyondan yararlanamadı. 2.yarıya da hızlı başlayan ekip Celta Vigo olurken geçtiğimiz hafta kurtarışlarıyla Barça'ya direnen kaleci Tonio yine maça damga vuracak kurtarışlara imza atıyordu. Granada tabi ki Barça karşısında sergilediği katı savunmayı Celta Vigo karşısında sergileyemeyince rakiplerine beraberlik fırsatı verecek bir çok pozisyona soktular. Konup ekip Celta ise 3.deplasman maçında yine puan çıkaramazken Valencia maçında olduğu gibi yine bir çok pozisyona girmelerine karşın değerlendiremediler. Eğer iç saha performanslarını deplasmanlara yaydıkları takdirde ligde rahat bir pozisyona gireceklerdir. Haftasonu Sevilla'yı ağırlayacaklar. Bol gollü, temposu yüksek bir maç bizleri bekleyebilir. Granada ise geçen hafta ilk mağlubiyetini alan Mallorca deplasmanında puan arayacak.
VALLADOLİD 6 – 1 RAYO VALLECANO
Valladolid 3 haftalık mağlubiyet serisinin ardından Vallecano'ya patlayarak 6 gollü bir galibiyete imza attı. Maçın hemen başında 1-0 mağlup duruma düşseler de 20.dakikada tabela 3-1 lehlerine dönmüştü. Manucho en etkili olabileceği kulüplerden birinde oynarken, sistemin tamamen üstüne kurulmasının avantajını çok iyi sergiliyor. 2 gol 1 asistle oynayan golcü oyuncu takımın ataklarında olgunlaşmasını sağlayan isimdi diyebiliriz. Vallecano ise attığı golün ardından hiçbir şekilde direnemezken kaleci Martinez kaleyi bulan 7 şuttan sadece 1'ini kurtarabilme başarısını gösterdi. Genel anlamda maçın yönünü belirleyen Valladolid'di. Takımın Maestrosu Marcos 2 gol 2 asistle maçın yıldızı seçilirken hafta sonu yine evinde oynayıp Espanyol'u ağırlayacak olmaları da bu formlarının devamını getirebilir. Espanyol karşısında bu futbollarıyla galibiyete uzanmaları sürpriz olmayacaktır. Vallecano'nun ise Real Madrid maçını saymazsak formu artan Deportivo karşısında işi oldukça zor.
OSASUNA 4 – 0 LEVANTE
Ligde henüz galibiyetle tanışamayan Osasuna Levante karşısına mutlak galibiyet parolasıyla çıkarken mücadeledeki istek ve arzuları görülmeye değerdi. Maça hızlı başlayan ve rakibi üzerinde etkisini her dakika gösteren ekip ilk yarıda kaleci Munua'yı geçemezken 2.yarıda tamamen rakibi üzerine yüklenip Armenteros'la kilidi açmayı başardılar. Levante ise duran toplardan etkili olmaya çalışırken onlar adına söyleyebileceğimiz tek şey Barkero'nun uzaktan şutu oldu. Hafta içi Hannover deplasmanına konuk olacaklarından bunu da göz önüne alabiliriz fakat hücumda bu kadar etkisiz savunmada bu kadar çaresiz izlememiştik Levante'yi. Geçtiğimiz yıl gösterdikleri performansı sahaya bir türlü yansıtamamakla birlikte kaleci Munua yediği 4 gole rağmen farkın daha da açılmasına engel oldu. Nitekim yenilen gollerde yapabileceği pek fazla bir şey yoktu. Önümüzdeki hafta Şampiyonlar Liginden moralsiz olarak gelen Valencia karşısında tekrardan çıkışa geçmeleri için hiçbir engel yok. Deplasmanda 3'te 0 çeken Osasuna ise sorunlar yaşayan Bilbao karşısında ilk puanlarını almak için mücadele edecek.
REAL MADRİD 5 – 1 DEPORTİVO LA CORUNA
Sezona tarihinin en kötü başlangıçlarından birini yaparak giren Real Madrid yeniden kendine gelmeye başladı. Oynadığı son 3 resmi maçtan galibiyetle ayrılan Los Galacticos nihayet istenen form düzeyine ulaşmaya başladı. Deportivo karşısında ilk 15 dakikada maça ısınamadıklarından rakibine 2 pozisyon veren Madrid kalesinde golü gördükten sonra adeta kendi geldi ve rakibi üzerinde kalitesini konuşturmaya başladı. Modric transferinin zamanla ne kadar doğru bir hamle olduğunu görmeye başladık. 2.golde Di Maria'ya yaptığı asistte tüm takımı kilitledi ve takımının öne geçmesini sağladı. 2. yarıda da golü isteyen ve rakibine top kontrolünü kaptırmayan Madrid şov yaparak 5 gollü bir galibiyete uzandı. Hafta içi Şampiyonlar Liginde Ajax'ın konuğu olduktan sonra El Classico'da Barcelona karşısına çıkacaklar. Nitekim Barça maçı Ajax'tan daha önemli olduğu için oyuncuların aklı Barça'da olacak. 8 puanlık farkın kapanması adına mutlak galibiyetle ayrılmaları gerekiyor. Hatta alınacak mağlubiyette 7.haftada lige havlu atabilirler. Kolu kırılan Puyol ve Pique'den yoksun, İniesta'nın durumunun belirsiz olduğu Barcelona'yı belki de bir daha böyle yakalamaları da olur. Bunu değerlendirmek için yüksek konsantrasyon içinde olacaklarını düşünüyorum. Deportivo 6 golle bozguna uğrayan Vallecano deplasmanına puan arayacak.
ESPANYOL 0 – 1 ATLETİCO MADRİD
Ligde ve Avrupa'da yoluna dolu dizgin devam eden Arda'lı Atletico Madrid'in Espanyol deplasmanında en çok Falcao'suz neler yapabilecekleri merak ediliyordu ancak ligde kazanamayan rakipleri karşısında son derece etkili bir futbol ortaya koyarak Falcao'suz da kazanabileceklerini gösterdiler. İlk yarı boyunca rakiplerini ceza sahasına sokmadan sadece uzaktan şutlara zorlayan Madrid 2.yarıda biraz geriye çekilerek skoru korumak isteyince genç golcü Longo Madrid kalesini oldukça zorladı. 2-3 tane kontratak yakalamalarına karşın Alvarez'i geçemeyince bir türlü rahatlayamadılar. İyi futbol bir yana kazanmanın çok önemli olduğu mücadelede önümüzdeki hafta El Classico'nun olduğunu düşünürsek lider olma fırsatları bile var. Bu durum bile Madrid temsilcisini heyecanlandırıyor –ki, belki de ilk kez ezeli rakipleri R.Madrid El Classico'da bu kadar destekleyeceklerdir. Önümüzdeki hafta ligin diğer bir formda ekibi Malaga karşısında bu kez Falcao'lu kadrosuyla daha bir iddialı olacakları kesin. Ayrıca ilk 4 için iddialı olmak istiyorlarsa iç saha avantajını değerlendirmek zorundalar. Espanyol ise ligde en çok gol yiyen 2.takım olarak son maçta 6 gol atan Valladolid deplasmanına çıkacak. İşleri çok zor olmakla birlikte ilk galibiyet haftası gecikebilir.
GETAFE 1 – 0 MALLORCA
Ligin namağlup ekiplerinden Mallorca Getafe deplasmanında yine bu özelliğini korumak için çıkarken ilk yarıda rakibi üzerinde oldukça iyi bir baskı kurarken ilk 10 dakikada 3 net pozisyon kaleci moya tarafından engellenirken Nsue'nin şutunun direkten dönmesi şanssızlıktı. Maçta ritmini bulmaya başlayan Mallorca bu dakikalarda Ximo'nun yaptığı sert hareketi sebebiyle 10 kişi kalırken bir anlamda rakibi üzerinde baskısını yitiriyordu. Bu yüzden Caparros erken değişikliğe giderken kaptan Nunes'i savunmaya monte edip 1 puana razı olmak istedi. Getafe'de ise ilk yarıda Lacen'in sakatlanmasının ardından oyuna Leon girdi –ki, genç oyuncu takıma müthiş bir üretkenlik kattı. 2.yarıya hızlı başlayan Getafe golcüsü R.Castro'yla maçın tek golünü bulurken bir anlamda da gösterdi ki bu takım bu sezonda iç sahada alacağı sonuçlarla kaderini belirleyecek. Mallorca ise 10 kişi kalmasına rağmen 80 dakika boyunca rakibine iyi direnirken eksik oynamalarının cezasını çektiler diyebiliriz. Şuan da ligin olumlu futbol oynayan 5-6 takımından biri olmaları da göze çarpıyor. Önümüzdeki hafta Granada karşısında bu mağlubiyeti telafi edeceklerdir. Getafe ise Zaragoza 7 yıldır kazanamadığı Zaragoza deplasmanında şanssızlığını kırmak için mücadele verecek. Ancak yine de hücum hattında yaşanan bir kısır döngü söz konusu. Devre arasında mutlaka golcü transferi gerekli.
