comScore

'Gökhan Töre'nin arkadaşı sizi vururum dedi'

19 Ekim 2014, Pazar 11:27

A Milli Takım'ı sarsan "silah çekme" olayının taraflarından Hakan Çalhanoğlu, Gökhan Töre'nin arkadaşının kendisini vurmakla tehdit ettiğini söyledi.

FutbolArena - Bayer Leverkusen ve Türk Milli Takımı'nın yıldız futbolcusu Hakan Çalhanoğlu dün gece 1963'ten bu yana ZDF televizyonunda yayınlanan ve 3 haftalık rotasyonla 3 değişik sunucu tarafından sunulan Almanya'nın en prestijli spor programı “dasaktuelle Sportstudio” programında canlı yayın konuğuydu.

Özellikle Gökhan Töre olayı konusunda çok flaş açıklamalar yapan Çalhanoğlu, sorulan sorular karşısında zaman zaman zor anlar yaşadı.

Dün akşam Katrin Müller-Hohenstein tarafından sunulan programda stüdyoya çok sevdiği hiphop müziği eşliğinde gelen Hakan'a sunucu Hohenstein, Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi akşam saatlerinde yendiğini söyleyerek Hakan'a Türkiye Ligi'nin takip edip etmediğini sordu.

Hakan, bunun zor olduğunu belirtti ve “Tamamen Bundesliga'ya ve kendi işine konsantreyim ama tabii internetten her şey öğreniliyor. Sanırım bu akşam da Galatasaray hak ederek kazanmış” dedi

Küçüklüğümden beri Galatasaray taraftarıyım

Sunucunun "Galatasaray sizin kalbinizdeki takım mı?" sorusuna genç oyuncu “Evet küçüklüğümden beri Galatasaray taraftarıyım. Babam da Galatasaraylı ben de onunla birlikte oldum” cevabını verdi.

Programda daha sonra Hakan Çalhanoğlu'na takımının Stuttgart ile oynadığı ve 3-3 biten karşılaşmada savunmanın önünde oynamasının nasıl olduğu sorulurken Hakan Milli Takım'da bu pozisyonda daha önce oynadığını ama kendisinin bu pozisyonda kaleden uzak kaldığını ve ön tarafta oynamayı daha çok sevdiğini söyledi.

Leverkusen'e olaylı transferi

Programın ilerleyen dakikalarında Hakan'ı tanıtıcı bir video gösterilirken Leverkusen Spor Direktörü Rudi Völler'in genç oyuncuyla ilgili görüşlerine de yer verildi.Programı sunan Katrin Müller-Hohenstein daha sonra Hakan'a Hamburg dönemini ve Hamburg'tan Leverkusen'e olaylı transferi konusunda 20 yaşındaki oyuncuyu oldukça zor durumda bırakan sorular sordu.

Özellikle Hamburg'ta çok mutlu olduğunu ve kalmak istediği ile ilgili basına verdiği demecin kendisine hatırlatan Hohenstein, sezon başı kampına katılmayarak aldığı 1 aylık raporun kimse tarafından inandırıcı bulunmadığını belirtip Hakan'a bunun nedenini sordu. Hakan ise soruya verdiği cevapta tehditler aldığını, hakarete uğradığını, arabasına zarar verildiğini, çok genç bir insan olarak böyle şeyleri ilk kez yaşadığını ve bu nedenle psikolojik yardım alması nedeniyle raporlu olduğunu ifade etti.

Türk milli takımını neden seçtin sorusu

Hakan'a son olarak Milli Takım konusunda sorular soran sunucu Hohenstein, ilk olarak neden Türk Milli Takımı'nı seçtiği sorusunu yöneltti. Bu konuyu ailesi ile konuştuğunu ve üzerine uzun, uzun düşündüğünü ifade eden Hakan Çalhanoğlu, “alt yaş kategorilerinden beri Türk Milli Takımı'nda oynuyorum. Bir dönem U-16 için Alman Milli Takımı'na aday kadroya çağrıldım ama sınavlarım olduğu için gitmedim. Daha sonra da karar verme zamanım geldiğinde ise Türk Milli Takımı'nı seçtim” dedi.

Gökhan Töre ve silah olayının tüm detayları

Programın son bölümünde ise Katrin-Müller Hohenstein tüm Türkiye'nin gündemini meşgul eden Gökhan Töre tarafından tehdit edilme olayını Hakan Çalhanoğlu'na sordu. Olayı olduğu gibi anlatan genç oyuncu ile ZDF sunucusu arasında geçen konuşma kelimesi kelimesine şu şekilde gelişti.

Hohenstein: Gökhan Töre'nin sizi ve Ömer Toprak'ı takım otelindeki odanızda silahla tehdit ettiği doğru mu?

Yazılanların hepsi doğru değil

Hakan: Medyada bu konu çok yazıldı ama yazılanların hepsi doğru değil.

Hohenstein: Mesela doğru olmayan ne? Sizin ağzınıza silah sokulmadığı mı?

Hakan: En baştan başlarsak. Olay benimle değil. Olay, Ömer'in arkadaşı ile Gökhan Töre'nin eski kız arkadaşı arasında bir mesele. Bizim olayla hiç alakamız yoktu. Biz sadece yanlış zamanda yanlış yerdeydik.

Ömer'in arkadaşı, Gökhan Töre'nin eski kız arkadaşına asılmış

O gece oteldeydik. Gece kulübünde değil. Maç kaybedince zaten gece kulübünde işimiz olmaz. (Hollanda yenilgisi sonrasını kastediyor). Biz bir şeyler içtik. Daha sonra Gökhan Töre, Ömer'in arkadaşının bizimle olduğunu öğrenmiş. Ne olduğunu bilmiyorum ama galiba eski kız arkadaşına asılmış. (Ömer'in arkadaşını kastediyor)

Gökhan otele geldi. Biz o gece otelde birlikte Ömer'in odasındaydık ve zaman geçiriyorduk. Çünkü ertesi sabah uçağa gidecektik. Ömer'in arkadaşı da bizimle birlikte Ömer'in odasında idi. Gökhan da bunu öğrenmiş. Yanında bir adamla bizim odaya geldi ve kapıyı çaldı. Ömer'in arkadaşı hemen durumu anladı. Gökhan Töre o anda bir şey almış mıydı (içki içip içmediğini bilmediğini kastediyor) bilmiyorum. Ama çok kızgındı.

Kapıyı çaldılar ama biz kapıyı açmadık. Sonra tekrar gittiler. Aşağıdan odanın anahtar kartını almış. Çalışanlar takım oteli olduğu için problem olmadığını düşünüp kartı vermişler. Tekrar kapıya geldi ve yine çaldı. Bu defa haus-keeping diyerek bizi kandırmak istedi. Ben kapıya gittim ama paniğe kapıldım. Çünkü oyuncular arasında sorunlar hemen hallolur ama yanımızda diğer kişi vardı ve hikaye başkaydı. Sonunda kapıyı açtım. Benim yanımdan hemen içeri daldı ve diğer çocuğun yanına gitti. Sonra arkamdan birisi daha geldi. Onu önce görmemiştim. Esas hikaye orada başladı.

Gökhan Töre'nin arkadaşı Ömer'e "yat oraya yoksa seni vururum" dedi

Hohenstein: Nasıl yani? Tabanca var mıydı yok muydu?

Hakan:
O adam içeri girdi ve ceketinin cebinden tabancayı çıkardı. Ömer'in üzerine yürüdü ve "yat oraya yoksa seni vururum" dedi. Burada (silahlı kişi) aslında bizi sindirip Gökhan'ın meseleyi halletmesini amaçlıyordu. Onlar yumruklaştılar ama silahlı adam bir şey yapmadı. Aksi halde ateş etmesi gerekirdi. Ben diğer köşede idim bana "sakın yerinden kıpırdama yoksa vururum seni" dedi. Sonra neyse fark etmez bir süre geçti.

Hohenstein: Hayır. Fark etmez olur mu*. (Stüdyoda Gülüşmeler) İnanılmaz.

Hakan: Benim için çok zordu. Çok korkmuştum. Hareket edemedim. Bir köşede kıvrılmış kalmıştım. Şimdi gülüyorlar ama o anda gülecek bir şey yoktu. Sonunda olay bitti. Ömer'in arkadaşı kanlar içinde kaldı. (Gökhan Töre'nin saldırısı sonrası)

Hohenstein: Böyle bir olay sonrası Gökhan Töre ile birlikte aynı takımda futbol oynayabilir misiniz?

Hakan: Bu olduktan sonra onun kariyerine zarar vermek istemedim ve sessiz kaldım. Söylemek istemedim. Bu olaydan ders çıkarmayı istedim. O genç insana zarar vermek istemedim. Buna gerek yok. Bir süre sonra olayı aileme anlatmak zorunda kaldım. Onlar için de bunu öğrenmek çok zor oldu. Bu bir şekilde ortaya çıktığında, onların gözünde güç duruma düşebilirdim.

Siz de annesiniz oğlunuz var (sunucuya söylüyor) Annem bunu anlatmamdan sonra inanmakta güçlük çekti ve günlerce ağladı. Sonuçta bu olay oldu. Şimdi babamın röportajı yayınlandı. Babamla bunu konuşmamıştık. O bir baba olarak tepkisini ortaya koydu.

Hohenstein: Bu röportaj Türkiye'de büyük ses getirdi. Sizin Milli Takım'a sakatlıktan değil de bu nedenle gitmediğiniz iddia edildi.

Milli takıma sakatlık yüzünden gitmedim

Hakan:
Evet çok ses getirdi. Ben Paderborn maçında 70. dakikada sakatlanarak oyundan çıktım. Ayak baldırımdan sakatlandım. Maçtan hemen sonra Herr Völler teknik direktörümüzü aradı ve Hakan sakatlandı oynayamaz dedi. Gerçekten sakattım ve Töre ile bir alakası yoktu bunun. Bundan dolayı teknik direktörümüzle bir araya gelerek bu durumu ona anlatmayı diliyorum.

Hohenstein: Kasım ayında Kazakistan ile oynayacaksınız. Takımda olacak mısınız?

Hakan: Teknik direktörle konuşmamızın sonucunda ne olacağını göreceğiz. Şimdilik beklemem lazım.

Tercüme: Hüseyin Özkök