Joachim Löw karşılaşmaya bazı değişiklikler yaparak başladı. Bütün turnuva boyunca orta sahada oynatacağım dediği Lahm savunmanın sağında yer alırken Mertesacker'i kenara almış savunmanın göbeğinde Boateng-Hummels ikilisine yer vermişti. Orta sahada Schweinsteiger Khedira Kroos'la birlikte yer alırken hücumda Götze'nin yerine rekor kırmak için bekleyen Klose ilk 11'deydi.
Almanya maça oyuna hükmederek başladı. Arada Fransa ani ataklarla çıksa da savunma ve kaleci Neuer gole geçit vermediler. Mats Hummels iyi oynamasının yanında takımına erkende bir kafa golü de kazandırınca Almanya avantajlı duruma geçti. İlk yarının sonlarına doğru Fransa baskısını arttırsa da ilk yarının sonunda topa daha çok sahip olan takım Almanya'ydı.
İkinci yarıda doğal olarak karşılaşma Fransa'nın hâkimiyetinde oynandı. Sürekli atak halinde olan Maviler, gol kaydına bir türlü muvaffak olmazken ön plana çıkan Hummels ve kaleci Neuer oldular. Takımın en vasat oyuncusu bu karşılaşmada da varlık gösteremeyen ve yüksek tempoda oyundan düşen Mesut Özil'di. Alman takımı Fransa'nın baskısına boyun eğmedi ve çok iyi bir mücadele ile iyi oynamasa da karşılaşmadan galip ayrılmasını bildi ve büyük maçların takımı olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Fransa kaybetmesine rağmen özellikle ikinci yarıda iyi oynadı ama sağlam rakip savunmasını aşamadı. Fransa'yı özellikle son 1 yılda çok beğeniyorum. Bu genç takım ileride çok daha iyi olacağını bu Dünya Kupası'nda oynadığı iyi futbolla gösterdi.
