Son yıllarda ismi sık telaffuz edilen hakemlerden Proenca için Dünya Kupası finaline kadar gidebileceği kritiklikte bir 90 dakikaydı maç öncesinde.
Maça konsantrasyon olarak ilk başlarda pek iyi gözükmedi. Ardından toparlandı ancak verdiği kararlarda tavırlarının net ve güvenilir olmadığı imajını sergilemesi hoş gözükmedi. Özellikle ceza alanı çevresindeki pozisyonlardaki kararsız davranışları, düdüğü ağzına götürüp çalmadığı enstantaneler dikkatlerden kaçmadı. Avantajlık pozisyonlar olsa "devam ettirdi" diyebilirdik ama öyle pozisyonlar da sözkonusu değildi.
Meksika'nın atağında ve ceza alanındaki pozisyonda net bir şekilde tehlikeli hareket vardı ve neredeyse penaltı noktasının üzerinden Meksika, rakip kaleye endirekt serbest vuruş kullanma şansına sahip olacaktı. Bu pozisyonda da devam kararı verdi. Burada Hollandalı defans oyuncusu topa vurduktan sonra Meksikalının kafası da aksiyona devam ettiğinden, ayağı ile kafası hafif temas etmiş gibi gözükse de ayağın yere doğru iniş zamanına denk gelmiş oldugundan penaltı kararı yanlış olurdu.
Ilk yarıdaki bir diğer tartışmalı ve kritik önemdeki pozisyon da Robben'in aşil tendonuna arkadan gelen hafif de olsa tekme idi ve net penaltıydı. İki Meksikalı oyuncunun da arasında kalan Robben'in düşme sebebi arkadan yapılan ilk müdahaleydi.
Maçın 2.yarısı Meksika'nın golünden sonra tek taraflı oynandı ve bu süreçte Hollandalıların gereksiz penaltı beklentilerine itibar etmeyen Proenca, belki de kendisine final yolunu kapatan karara imza atarak, Robben'in aldatmasına yenik düştü, hem kendinin, hem de Meksika'nın sonunu hazırladı. 90 dakika hatırlandığında Robben'e verdiği-vermediği penaltılarla uzun süre tartışmaların odağında kalacağı aşikar.
Portekiz gruplarda, Portekizli hakem de 2.tur da elenmiş oldu ve hatta son saniyelerdeki penaltı, belki de kariyerinin en değerli 90 dakikasının muhteşem saniyelerini alıp götürdü. Adeos Final!
Adeos: Portekizce hoşçakal
Adeos: Portekizce hoşçakal
