Bugün 360 TV'de katıldığım Spor Keyfi programında Dünya Kupası'ndaki favorilerimi sayarken içinde Hollada'nın olmaması programı sunan hanım arkadaşımızın dikkatini çekti ve bana neden Hollanda yok diye sordu. Ben de Hollanda'nın gruplarda çok iyi olduğunu ama elemeli maçlarda bu tecrübesiz oyuncuların çoğunlukta olduğu bu takımı görmeden bir fikir yürütemeyeceğimi söyledim.
Gerçekten de tereddütlerimin ne kadar yerinde olduğu maçın ilk yarısında ortaya çıktı. Hollanda takımı sahada hiç olmadığı gibi kalesinde de birçok pozisyon gördü. Bunda tabii Meksika'nın da rakibi çok rahatsız eden oyununu da belirtmek gerekiyor. Her şeye rağmen Hollanda ilk yarı sonunda hakem aynı anda yapılan üst üste iki faule penaltı çalabilseydi öne geçmiş şekilde soyunma odasına gidebilirdi. Tabii ki Fotaleza'daki sıcak hava ve yüksek nem de oyuncuları çok etkileyen bir unsurdu.
Hollanda'nın ikinci yarıya iyi başlaması beklenirken öne geçen Meksika oldu. Golden sonra takımın toparlanması ve rakibi baskı alması epey zaman aldı. Baskı arttıkça bu defa portakalların karşısına Meksika kalecisi Ochoa çıktı ve çok önemli kurtarışlar yaptı. Ancak Sneijder'in 88'de atığı gole dünyada hiçbir kalecinin yapacağı bir şey yoktu. Maçın uzatmaya gitmesi beklenirken ilk yarıda bariz penaltıyı vermeyen Portekizli hakem, bu kez Robben'in aldatmacasına kandı ve penaltı noktasını gösterdi. Oyuna sonrada giren Huntelaar, Hollanda'ya çok da hak etmediği galibiyeti attığı golle getirdi. Ancak Hollanda da aynen Brezilya'nın olduğu gibi tek gözünün morarması ile Meksika kapışmasından kurtuldu.
Son olarak da şunu belirtmek istiyorum. Hepiniz gördünüz. Huntelaar penaltı golü sonrası sevinçle korner bayrağını tekmeledi. Türkiye'de korner bayrağını tekmeleyen oyuncular sebep ne olursa olsun sarı kart görürken dünyada gol sevinçlerinde bayrak tekmelemeye sarı kart gösterilmiyor. Eğer bir oyuncu protesto amaçlı bayrağı tekmelerse onun cezası sarı kart. Bizde de artık bu ayrımın yapılması gerekiyor.
