comScore

Hollanda, İspanyalaşıyor mu?

24 Haziran 2014, Salı 13:26

Şili, maçın sonlarına doğru gelen 2 golle Hollanda'ya kaybetti belki ama maçın seyrine baktığımızda ilginç istatistikler karşımıza çıkıyor.

Dünya futbol kamuoyunda turnuva öncesinde genel sürpriz beklentisi Şili ve Belçika üzerine yoğunlaşmıştı. Özellikle Şili konusundaki beklentilerdeki haklılık payı, İspanya'yı elemiş olmalarıyla ortaya çıktı.
 
Tabii bu başarının altındaki en önemli faktör, Arjantin'in Messi'si, Brezilya'nın Neymar'ı, Hollanda'nın Robben'i, Fransa'nın Benzema'sı gibi bir yıldızın beklenen  performansı değil, hatta Almanya'nın yıllardır alışılagelen disiplinli makine düzeni hiç değil! Gruplarda oynadıkları 3 maçta da verdikleri en önemli mesaj, elindeki kadroya göre rakibini iyi kurgulamak. Yani sözün özü teknik direktörJorge Sampaoli'ün taktik ve teknik başarısı.
 
Avustralya'yı 3-1 yendikleri maçta daha ofansif bir düşünce ile sahada yer almışken, İspanya'ya karşı ise 5'li defansa kolay dönebilen, İspanya'nın orta saha etkinliğini iyi kapatıp, top rakipteyken pres yapabilecek düzende, ayrıca da hücuma çıkarken de “gerekirse  2 kanadı kullanabiliriz” mesajı veren bir dizilişle yer alıp, zihniyet olarak savunmayı daha ön planda tuttukları bir karşılaşmaydı. 
 
Diğer yandan Hollanda maçı, nihayetinde “Brezilya'ya rakip olmama” karşılaşması olduğundan ilk 2 maçtaki yapının bir karması şeklinde ve oyundaki skorun gidişatına göre değişebilir esneklikte olmak zorundaydı. Yine 5'li defansı düşündüler maçın 90 dakikasına baktığınızda ancak farklı düzen unların hepsini iyi başardılar ancak hesapta olmayan iki konu vardı:

1-Alexis Sanchez'in bencilliği
2-Hollanda'nın defansif oyun anlayışı.
 
İspanyalaşan Hollanda
 
Şili, maçın sonlarına doğru gelen 2 golle Hollanda'ya kaybetti belki ama maçın seyrine baktığımızda ilginç istatistikler karşımıza çıkıyor.
 
Van Persie'siz Hollanda'nın, alışılagelmiş yapısı dışında bir anlayışla sahada yer alması,  Robben'in Lens ile birlikte hücumda yer almasına rağmen aslında tek hücumcu gibi gözükmesi, orta saha hakimiyetini vermemek ve Şili'yi yaklaştırmamak adına Wijnaldum, De Jong, Sneijder ve Kuyt ile kümelenen bir Hollanda orta sahası. 70. dakikadan sonra ise Memphis ile hücumda değişiklik ve kontrollü oyun.Kalesine az şut çektiren, rakibi faullerle çok durduran, kontrayla daha çok çıkmayı düşünen bir felsefe.

Takım kadrolarına baktığınızda hücum etkinliği beklentisi olarak ters orantılı bir tablonun karşımıza çıktığını görüyoruz ki Hollanda'nın rakibi yaklaştırmama ve kontrolü bunda etkiliydi.
 
Diğer yandan Şili neredeyse Hollanda'nın 2 katı kadar pas yaptı ancak bunu da aslında zorunlu kılan Şili'nin başka bir şansının olmamasıydı. Kapanan Hollanda önünde rakip alana paslaşarak gidip, defansı açmaya çalıştılar ancak kanattan orta ile çok iyi kafa vuracak bir forvetleri olmaması ve Hollanda'nın defansif yapısının da zaten hava topuna kolay izin vermeyen yapıda olması mecburi paslaşmaya itti. Bununla birlikte aslında beklentileri verkaç veya ara paslarla pozisyon yaratmak idi ancak bunu da başaramayınca gol pozisyonu üretmekte dahi kısır kaldılar.
 
PEKİ SONRAKİ TURLAR? 
 
Hollanda, bu maçta da gösterdi ki, rakibi durdurma ve “1-0 olsun, bizim olsun” mantalitesi adına “gerekirse golle anılan Portakal geninden vazgeçebilirim ve“1.5” forvetle oynayabilirim” mesajını verdi.Van Gaal de bunu iyi uyguladı. Bu sayede de  İspanya'nın Euro-2012'deki şampiyon olduğu düzende ilerleyebilirler. Hatta İspanya'da Robben muadili bir oyuncu dahi yoktu EURO-2012'de. Biraz Fabregas'ı sayabiliriz, onun dışında 4-6-0 düzeniyle ve kısır skorlarla finale uzandılar.  Ancak burada sorun, hızlı ve çevik forvetlere sahip takımların, Şili kadar sorun çözmede yetersiz kalmayıp, pozisyon bulabilecek olmaları. Ayrıca Şili defansı hızlı oyunculardan kurulu.  Bu sayede de maçın son saniyesindeki çok doğal 1'e 1 kontratak dışında Robben'e çok fırsat verdikleri de söylenemez. 2.turda Meksika gibi bir takım karşısında Şili defansına göre daha fazla pozisyon bulabilirler belki ama defans açısından ise hızlı ve etkili forvetler, onları destekleyecek defans ve orta sahadan gelecek uzun oyuncularla ceza alanı içindeki hava toplarında sıkıntı yaşayabilirler. Tabii kaleci Cillessen'in de daha maça odaklanması ve risklerden kaçınması şartıyla. Tüm bunları söylerken, İspanya'ya 5 gol attılar diyebilirsiniz belki ancak Hollanda'nın 5-1'lik İspanya galibiyetini sıradışı bir maç olarak ayrı bir kategoride değerlendirip, bu analize almamak gerek tabii ki. 
 
Şili açısından ise Brezilya maçı, defanslarında yaşayacakları sıkıntı açısından daha riskli bir tablo çıkaracaktır çünkü Brezilya, hem kadro yapısı, hem evinde oynama avantajıyla daha çok sayıda oyuncuyla yüklenen bir oyun  anlayışına sahip. Kaleyi şutlarla ceza alanı içi ya da dışından yoklama sayıları da fazla. Ancak Hollanda defansına göre Brezilya'nın genel oyun anlayışı gereği daha çok pozisyon bulabilirler. 
 
Gambiyalı hakem Bakary GASSAMA'yı çok beğendiğimi belirtmeliyim. Gayet soğukkanlı, futbolcularla iletişimi iyi ve pozisyonlardaki yorumlarında da çok başarılıydı. Ayrıca fizik olarak da sahaya yakışan, sempatik bir görünümü vardı. Tebrikler.
 
Murat Fevzi Tanırlı
Twitter: @mftanirli

ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!