comScore

Fransa'dan Mourinho dejavusu

21 Haziran 2014, Cumartesi 09:44

2010 Güney Afrika'daki turnuvada, gruptan dahi çıkamayan Fransa, Brezilya'da adeta yıkılmıyor. İlk maçta Honduras'ı 3-0'la deviren Horozlar, İsviçre'yi de 5-2 mağlup etti ve gruptan çıkmayı garantiledi

FutbolArena - Nefis bir 90 dakika izledik. Oyuna, gollere, heyecana doyduk; futbolun zerafetini de son anına kadar yaşadık. Pirana gibi sahanın her yerinde ısıran, çok koşan, isteyen ve büyük bir hırsla mücadele eden Fransa, Benzema başta olmak üzere, Matuidi'nin harika oyunu, Giroud'un şık kafa golüyle perdeyi açışı, Honduras maçının iyilerinden Valbuena'nın etkili oyunu gibi klas ayaklarının da ekstra katkılarıyla farklı kazandı. Diğer yandan da turnuva öncesinde iyi bir izlenim çizen İsviçre için de çok ağır bir yenilgi oldu. 
 
Hitzfeld açısından ilk 45'te 1 dakika içinde arka arkaya gelen 2 gol tam anlamıyla demoralize kaynağıydı ve Fransa'nın 2. yarıda da hız kesmemesi, hatta 90.dakikanın sonunda uzatmalarda dahi gol araması, 2010 yılında Barcelona'nın Camp Nou'daki maçta Mourinho'nunReal Madrid'ini 5-0 ile ezip geçtiği maçtaki aynı isteği, hırsı ve kazanma arzusunu hatırlatmadı desem yalan olur. Barcelona o gün, Mourinho'nun Real'ini bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiyle hapsetmiş ve El Clasico tarihine geçen inanılmaz bir 90 dakikada izletmişti. Mourinho'nun açıklamalarını çok ağır bir şekilde cezalandırmıştı. Fransa  ise bırakın maçın normal süresini, hakemin bitiş düdüğünden sonra bile golleri atmaya devam etti…
 
Bir Nefes Alsaydın Kuipers!

Eski bir hakem olarak, turnuvadaki hakem kararlarının tartışılıyor olması iki pencereden bakmama neden oluyor:
 
1-Doğal olarak hakemlerin kritik hata yapmalarını istemiyorum, iyi bir maç yönetmeleri ve izletmeleri için dua ediyorum.
 
2-Diğer yandan da biraz bencillik gösterip, hakemler hata yaptıktan sonra da önemli rakiplerinin saf dışı  kaldığını düşünerek, hakem kadromuz Cüneyt Çakır-Bahattin Duran ve Tarık Ongun adına da ilerleyen turlarda önemli görev sayısının artması ihtimaline dair seviniyorum.
 
Hakemler için özellikle eğitimlerde belirtilen en kritik zaman aralığı maçların son 15 dakikası, yani 76'dan sonra bitiş zamanına kadar geçen süredir. Fiziksel olarak takımların düşmeleri olağandır ve oyuncuların hata sayıları artabilir. Ayrıca takımlarınskoru lehlerine döndürebilmeleri adına son kurşunları attıkları dakikalardır. Hakem için de fiziksel düşüşün olabileceği dakikalar olduğundan daha doğru karar verebilmek için kontrollü olmaları ve ekstra dikkat sarfetmeleri gerekir.
 
Hollanda'lı hakem BjörnKuipers, 2012-2013'te Chelsea-BenficaAvrupa Ligi finalini kendi ülkesinde ve Amsterdam'da yönetmesinin ardından bu sezon da Lisbon'daki Real Madrid-Atletico Madrid Şampiyonlar Ligi finalini yönetti. Kısacası son 2 sezonun en formda ve gözde ismi. Dünya Kupası'nda da eğer Hollanda finale yükselmezse şansı olan isimlerden.
 
Fransa-İsviçre maçının keyifli geçmesinde de büyük katkısı oldu. Basit faullere itibar etmedi, Benzema'nın düşürülmesinde doğru bir penaltı kararı verdi. Sarı kartlık birkaç net pozisyonu uyarı ile geçmeyi tercih etti. Maçın skorunun çok erken farklı şekilde kopması da zaten İsviçre'li oyuncuları yeterinde demoralize etti.
 
90 dakikanın sona erdiği anda, 4.hakemin tabelasında uzatma süresi olarak 3 dakika gözüktü. Bu süredaha tam dolmamıştı ki Fansa sağ kanattan gelmiş ve aşağıda göreceğiniz gibi tam orta yapılıyordu ki Kuipers ellerini havaya kaldırdı ve maç bitirirken standart olarak hakemlerin çaldığı 3 düdükten birincisini üfledi.
 
Daha düdüğünün sesi devam ediyordu ki Benzema nefis vurdu ve golü yaptı ancak hakem Kuipersbu sırada “maçı bitirme” düdüğünün 3.sünü üflüyordu. Ve de maçı bitirmeye odaklandığından ne Benzema'ya ne de o tarafa bakıyordu. Dolayısıyla da golü geçerli saymadı. Çünkü Benzma sevinirken yardımcı hakemler de hakem Kuipers'e koşuyorlardı.
 
BU DURUMUN YARATTIĞI SONUÇLAR VEYA TEHLİKELER?

1-Nihayetinde bu bir lig mücadelesi ve grupta atılan her golün çok önemi var. Bir ülkenin evine dönmesine kadar gidebilecek averaj hesabına kadar kritik bir durum sözkonusu. Hele ki grupta  Fransa'yı lider sayarsak, grup 2.liği için fevkalade ilginç  bir çekişme olacak. Yani İsviçre'nin gol averajı önemli. Hakem olarak hasasiyet göstermen gerekirken, işgüzarca pozisyonu takip etmeden bitiş düdüğü çalıyorsun. Sadece ve sadece 1 saniye beklemiş olsaydın skor 6-2 olacaktı ve Dünya Kupası tarihine nefis bir gol kaydı geçecekti..
 
2-Eğer İsviçre'nin skor dezavantajından ve ağır yenilginin demoralizasyonundan dolayı maçı daha da uzatmama isteğindeysen, bu kez de atağın olgunlaşmasını beklemeden bitireceksin. Kimse sana niye 30 saniye önce bitirdin demez böyle bir maç için. Tabii ki yine “ya kalan sürede gol olma ihtimalini niye düşünmedi” diyenler çıkabilir ama bariz bir golden daha çok tartışılmaz herhalde! Çok güzel yönettiğin bir maçın sonuna küçük bir limon damlası gönderdin sevgili Kuipers.
 
3-Tabii işin bir de ikincil planda bahisçiler boyutu da var. Benzema'nın gol kralı olacağını tahmin edenler veya dünya genelinde bahis sitelerindeki farklı seçeneklerden tutun da, kim gol atar gibi detaylı seçimlere kadar uzar gider. Yurt dışı sitelerinde bir maça dair yaklaşık 250 çeşit bahis var.
 
Sözün özü, skor ne olursa olsun, hakemler oyun kurallarının gerektirdiği şekilde, futbolun ruhunun paralelinde maçları yönetmek ve gereken konsantrasyonu maçın son anına kadar göstermek zorundadırlar. Küçük bir konsantrasyon veya dikkat kaybı, çok iyi yönettiğiniz 92 dakikayı ne yazık ki 1 saniyede “tartışılır hale “ getirebilir. 
 
Honduras maçında gergin bulduğum Fransa'yı, “rakip Hollanda olunca ne yapacaksınız?” diye eleştirmiştim. Sanırım soruyu tersine çevirmek gerekecek. Sevgili Hollanda, olur da bir gün Fransa karşısına çıkarsan, Avustralya'ya oynadığın gibi oynamazsın değil mi?
 
Murat Fevzi Tanırlı
Twitter: @mftanirli

ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!