Nitekim Fransa karşılaşma başlar başlamaz iki takım arasındaki kadro kalite farkının açık şekilde kendi lehine olduğunu gösterdi ve İsviçre'yi çok zor durumlara düşürerek işi daha ilk yarıdan bitirdi. Tabi savunmanın bel kemiği von Bergen'in yüzündeki yaralanma nedeniyle oyunu terk etmesi ve yerine artık eski günlerinden çok uzak Senderos'un girmesi ve dengesiz Djouru ile oynaması, takımın tüm dengesini bozdu. Tabi bu da Fransa'nın işini daha da kolaylaştırdı. 3-0 biten ilk yarının ardından 2. Yarıda iplerin Fransa'nın elinde olacağı ve oyunu istediği tempoda götüreceği aşikârdı. Öyle de oldu. Fransızlar ellerine aldıkları sazı dilediklerince çalmaya ve golleri sıralamaya devam ettiler. İsviçre, Fransa'nın farklı öne geçmesinin ardından oyun disiplininden kopması sonucu 2 gol bulsa da beklentilerin çok altında kalan önemli oyuncuları yine hiçbir varlık gösteremediler. Özellikle Shaqiri tam bir hayal kırıklığı oldu.
Bu yenilgi Ottmar Hitzfeld'in İsviçre'nin başında bulunduğu 6 yılda aldığı en acı yenilgi oldu.
