comScore

Japon mu sandın, HALİS Türk malı

18 Haziran 2014, Çarşamba 09:31

2014 Dünya Kupası'nda Brezilya grubun ikinci maçında Meksika ile golsüz berabere kaldı.

Türk hakemliğinin gurur gecesini büyük bir onur ve mutluluk ile tamamladık. 
 
Bir hakemin maça nasıl hazırlandığını ve hangi psikoloji ile ilk düdüğü çalıp maçı yaşamaya başladığının güzel bir örneğiydi Cüneyt Çakır.
 
Dünyadaki tüm futbolseverlerin “oynatmayı” seven, oyun kuralları çerçevesinde tatlı sert müdahalelere izin veren ve her şeyden önce stadyumdaki taraftarlardan ekran başındaki izleyenlere kadar güven duyacağı “hakem profili” ideal bir tanım olarak söylenebilir.
 
Hem aynı kıtadan 2 takımın karşılaşıyor olması, hem ilk maçlarını galibiyetle kapatmış olmaları, hem de oyun yapısı itibariyle birbirine ters gelebilecek 2 takımın maçıydı Brezilya-Meksika…

***

“BEN BURADAYIM” MESAJI
 
Hakemlikte, kitapta yazan tüm 17 kuralın dışında bir 18.kural vardır ki hakemin tüm futbolculara “ben buradayım” mesajını verdiği zamanlardır. Maçın ilk 15 dakikası içinde birbirini yoklayan, bir nebze sert fauller yapan oyuncular, karşılarında çok iyi bir diyalogla bu ikili mücadeleleri çözen, oyuncuları sakin olmaya davet eden, “bu maça hep birlikte keyif katacağız” jest ve mimiklerine sahip bir hakem buldular.
 
***
 
Hakemin oyun başladıktan sonra çalacağı ilk düdük çok önemlidir.
1.dakikadaki faul ve Cüneyt Çakır'ın hemen müdahalesi, oyuncularla diyaloğu ilk sinyaldi 90 dakikanın gidişatına.  Aslında bu ilk faul düdüğü, maç süresince üst seviyeye çektiği “faul standardını” belirledi diyebiliriz. Bu da doğal olarak topun oyunda kalma süresini artırdı ki özellikle bireysel yeteneğin çok fazla olduğu Brezilya gibi takımlarda normal şartlarda oyunun az durma ihtimali düşüktür. Birbirine zıt 2 takıma rağmen 51 dakika topun oyunda kalması, basit faul düdüklerine Çakır'ın itibar etmemesinden kaynaklandı.
 
12. dakikada Dani Alves'infaulüne, turnuvadaki pek çok hakem hemen sarı kart ile gidebilirdi. Oyunun ve oyuncuların kontrolünün belli bir sınıra kadar kartsız diyaloglarla çekmeyi başardığı anlardandı. Maçın ilk bölümünde istekli ve heyecanlı başlayan iki takımın “fazla” gibi gözüken faul sayıları, maçın kalan uzun bölümünde kontrol ve oyuna hakim olmak anlamında durumu belirledi. Tüm oyuncu ve teknik kadrolar, sahada kontrolün kendisinde olduğunu gösteren bir hakem olduğuna inandılar.
 
***

45.DAKİKA VE MAÇIN 2.YARISI 
 
Maçı yönetme şekline ve maçtaki atmosfere göre faullerde standardı sağlayan ve oyunun “oynanma” isteğini yukarıya taşıyan Çakır'ın maçın 2. yarısına dair ilk mesajı 45. dakikada Ramires'e gösterdiği kartta gizliydi.
46. dakikada şeklen sert bir faulleikinci yarı başladı gibi ancak Thiago Silva'nın faulünde zamanlama hatası daha ön plandaydı ve ayağına kasıtlı basma yoktu. 
 
***

65. DAKİKA
 
Meksika'lı Andres Guardado'nun bir önceki pozisyondan dolayı süregelen itirazını işgüzarca uzatması, Cüneyt Çakır'ın sözlü olarak sert tepkisine neden oldu. Çakır'ın bu uyarısıyla Guardodo'nun sözleri noktalanırken, aslında kalan yaklaşık 30 dakika için futbolcularla diyaloğunun kontrolünün maçın başından bu yana hep “kendisinde” olduğunu gösteriyordu. Bu sayede de “basit itirazların” sayısında önemli bir azalma oldu.
 
55. dakikadan itibaren Meksika'nın şut sayısı artarken, 67. dakikada Fred'in çıkıp, Jo'nun girmesinin ardından 68 ve 75. dakikalarda 2 net Brezilya pozisyonu vardı ki maçın adamı olan Meksika kalecisi Guillermo Ochoa topların ağlarla kucaklaşmasını istemedi.


Meksika'nın kaleyi uzaktan gören şutları da sürerken, 79.dakikada Thiago Silva, kendi ceza alanına yakın bir bölgede kritik ve sert bir faul yaptı, sarı kartla cezalandırıldı. 83. dakikada yine Meksika kalecisi Ochoa kritik pozisyonda kalesini gole kapattığının bir mesajını daha verdi ve golü önledi.
 
***

JAPON MU SANDIN!
 
84. dakikada oyuna gören Willian, kısa süre kalmış olsa da ileri uca biraz daha hareket getirdi. Ne ilginçtir ki 88. dakikada aynı Hırvatistan maçında olduğu gibi penaltı beklentisi içersinde olan oyuncu ise BENZER DARBEYLE Marcelo idi. Meksika'lı oyuncu Jimenez'in, Marcelo'nun omzuna hafif temasının ardından, Brezilyalı yıldız adım atıp ardından kendini yere bırakınca Çakır doğal olarak devam dedi. Hiç şüphesiz ki Hırvatistan maçında bu pozisyondan çok daha hafifine ve penaltıyla ilgisi olmayan Fred'in düşürülmesinde penaltı çalan Japon Nishimura olsaydı 3 puan ev sahibi Brezilya'nın cebine gidebilirdi. Ki bu arada Brezilyalılar da, medyaları da ilk maçlarında olduğu gibi puanların “hakem katkısıyla” gelmesinden rahatsızlar.
 
14 şut Brezilya, 13 şut Meksika çekti ancak Meksika'da kaleci Ochoa şutları önleme başarısıyla yıldızlaşırken, Brezilya kalesi ise çerçeveyi bulamayan şutlarla tehlikeli anlar yaşadı.
 
***

PEKİ YARDIMCILAR MAÇIN GENELİNDE NASILDI?
 
Her iki yardımcı hakemimiz de özellikle faullerde yerinde ve başarılı yardımlarda bulundular. Önceki maçlardaki gibi bariz ofsayt hatalarının yaşanmadığı bir maç oldu. Ofsayt kararlarında çok dikkatli ve doğru tespitlerde bulundular.Brezilya 5 kez ofsaytta yakalanırken, Meksikalılar hiç ofsayta düşmediler.
 
10.,18. ve 21. dakikada Bahattin Duran'ın ofsayt kararları doğruydu.64. dakikada Tarık Ongun'un ofsayt tespiti yerindeydi belki ama asıl önemlisi 75. dakikadaki ofsayt değerlendirmesi son derece kritik ve doğruydu. Maçın genelinde “kaleyi nereden görürsen gör, şut çek” felsefesiyle sahaya çıkan Meksika'nın kaleyi yokladığı anlardan birinde, oldukça sert giden vuruş, Brezilya kalecisi Julio Cesar'ın parmaklarının ucundan sekti ve kornere gitti ancak Tarık Ongun'un bunu tespiti gerçekten zordu ve oyun autla başladı.
Sözün özü yardımcılar da “yardımcılık” ve “ekip başarısı” tanımına layık fevkalade bir maç çıkardılar.
 
***

SIRADAKİ…
 
Turnuva başından bu yana pek çok hatalı hakem kararı izledik. Cüneyt Çakır-Bahattin Duran-Tarık Ongun üçlüsü bu akşamki başarılı performanslarıyla Türk hakemliği adına tarihi geceden alınlarının akıyla çıkmayı başardılar ve Brezilya'da bir başka maça yelken açtılar. Şansınız ve başarınız daim olsun…
 
Murat Fevzi Tanırlı

ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!