comScore

Klinsmann 1 ABD 0

17 Haziran 2014, Salı 11:37

Dünya Kupası tüm heyecanıyla sürüyor ve dünkü heyecana Almanya-Portekiz ile başladık.

Dünya Kupası tüm heyecanıyla sürüyor ve dünkü heyecana Almanya-Portekiz ile başladık.
 
ALMAN USULÜ
 
Maç öncesinde dünyadaki spor sitelerini taradığımda Almanya-Portekiz maçı için Ronaldo'lu Portekiz'den bir sürpriz bekleyenlerin sayısı yadsınamayacak kadar çoktu.  Maç başladığında da ilk çeyrekteki izlenim de bu yönde idi. Almeida ile yakaladıkları pozisyon ve genel mücadeleleri bunu yansıtıyordu.

 
Ancak dakikalar 12'yi gösterdiğinde katılmadığım bir penaltı kararı Sırp hakem Mazic'ten geldi ve maçın rengi değişti.  Rengi değişti derken, siyahtan beyaza bir dönüşüm düşünmüştüm ancak ne yazık ki  oyun alanı içinde hastalıklı bir oyuncu, bu rengi tamamen kırmızıya çevirecek kadar sorumsuzluk içindeydi. İlk harekete kırmızı verilmediği sürece yerdeki “horozlanmaya” hakem Mazic'in kırmızı kart vermesini de kabullenmek sözkonusu değil. Ancak tabii ki suç tamamen Pepe'nin. Bu fırsatı veya tartışma ortamını yaratmayacaksın! Koca bir ülkenin en üst düzey turnuvadaki emeğini, maçın kalan 53 dakikasında 10 kişi bırakarak riske edemezsin. Hele ki rakip Almanya ise. 


Devamında da Müler'in hat-trick'i, Hummels'in şık kafa golü, Almanların özellikle rakip yarı alanda kaliteli ayaklarla dönüşümlü baskısı ve rakibi yoran futbolu doğal skoru getirdi.
 
***
 
“Gerektiği zamanlarda, gerektiği kadar” görevini yapan Neuer, her an maça konsantre olduğunu, kaleyi nadir de olsa yoklayan Portekiz'li oyuncuların uzak ya da yakın şutlarındaki refleksiyle gösterdi. Hugo Almeida'nın yerine giren Eder'e 2.yarıda yapılan hareket de penaltıydı. Hakem Mazic bunu da atladı. 
 
Philip Lahm gibi “joker” bir oyuncuyu sahanın neresinde kullanırsanız kullanın fayda getirecek bir şekle sokan, ileri uçta şeklen sadece Mesut ile oynuyor gibi gözüküp Müller'e golleri sıralatan, Khedira gibi kritik bir noktada sade bir oyun sergileyip rakibi durduran mantaliteyi Alman Milli takımına uyarlayan Löw'e de ayrı bir kutlama yapmak gerek.  Sözün özü, GaryLineker'in “Futbol basit bir oyundur, 22 oyuncu 90 dakika boyunca bir topun peşinden koşturur ve sonunda Almanlar kazanır” klasiğindeki Alan usulü makine düzeni dün yine gereğini yaparak kazanmasını bildi. 57 dakika topun oyunda kaldığı maçta toplam faul sayısı Almanya'nın 8, Portekiz'in 11 idi.
 
***
 
YALANCI FUTBOL
 
2 takımın yaş ortalamasına baktığınızda İran'ın en yaşlı kadrolardan, Nijerya'nın ise en genç kadrolardan birine sahip olduğunu görüyorsunuz. Maç öncesinde yetenek, kalite ve oyunu kadrosunun oynadıkları lig düzeyindeki tabloya baktığımızda Nijerya'nın 21 yaşında ve CSKA'da oynayan forvet Ahmed Musa, 23 yaşındaki Liverpool'lu forvet Moses, 23 yaşındaki defans Oshaniwa, Ç.Rize'den tanıdığımız 23 yaşındaki defans Oboabona, 21 yaşında ve ALmeria'da oynayan orta saha  Azeez, 21 yaşında Lazio'da oynayan orta saha Onazi, 20 yaşında ve MBrough'ta oynayan defans Omeruo gibi genç oyuncularla F.Bahçe'li EMENIKE, Chelsea'li MIKEL, StokeCity'li ODEMWİNGİE ve Lille'in kalecisi ENYEAMA gibi tecrübelileri birleştiren bir takımın, oyunu tamamen kendi yarı alanında kabul edip nadiren rakip sahaya geçme niyetindeki İran'ı aşamamış olması, bu oyuncuların harmanını iyi yapan ancak oyuna müdahale konusunda kenarda sadece “mimikleriyle” maçı yaşayan teknik direktör Stephen KESHI'nin büyük kabahati.


 
İran'ın oyun yapısının ne olduğunu 60 dakika çözemiyorsanız, grupta şeklen en kolay puan almanız gereken İran önünde kapalı defansı açmak için hızlı,çevik ve skor yapabilen Odemwingie'yi oyuna almak 69.dakikada aklınıza geliyorsa, Nijerya'dan çok fazla şey beklemişiz demektir. Tam bir hayal kırıklığı.  
 
Ekvador'lu hakem Carlos Vera, Nijerya'nın attığı ancak kaleci Haghighi'yefaul olduğu gerekçesiyle iptal ettiği golde hatalı karar verdi. Pozisyonda hava topuna çıkan kaleci dışında 2 İran'lı, 1 de Nijerya'lı var ve Nijerya'lıforvetin kaleciye bir teması yok, aksine kaleci Nijerya'lı oyuncuya doğru gelip temas ediyor.  Maçta olabilecek erken gol, sıkıcı futbolun, kötü zeminin ve fauller nedeniyle çok sık duran maçın seyrini de değiştirebilirdi. 
 
İran'lı oyuncuların düştüğü 1 ofsaytın olduğu, sadece 1 kez sarı kartın çıktığı maçta tam 34 faul olması, nasıl bir 90 dakika izlediğimizin küçük bir özeti.
 
JURGEN KLINSMANN 1 AMERİKA 0
 
Bir kulüp satın alacak ekonomik gücüm olsa, takımın başına getireceğim teknik direktörün uyruğu hanesinde “Alman” yazması ilk 3 sıradaki tercihim olacaktır. “Soccer”dan futbola büyük bir geçiş süreci yaşayan ABD'de, son yıllardaki radikal değişimin en önemli faktörlerinden birisi Almanların efsane oyuncusu JurgenKlinsmann gibi bir idolün teknik direktörlüğe gelişi oldu.  Futbol zihniyeti ve sahaya yansıyan oyun olarak müthiş geliştirme gösteren takım için turnuva öncesinin gerek kendi medyalarında, gerek de takımının içindeki gündemi,  ABD denilince ilk akla gelen 2 oyuncu Demspey ve Donovan'danDonovan'ın kadroya çağrılmaması idi. Çok tartışıldı, Klinsmann ağır eleştirildi ve düne gelindi. Gana ise hem çok koşan, hem de yaratıcı oyuncu sayısı yüksek takımlardan biriydi. Daha ötesi de Dünya Kupaları'nda en sevdiği ve en çok gol attığı takım ABD'ydi. 

Turnuvanın en keyifli maçlarından birisiydi. Uykusuz kalmaya değer gecelerden biriydi. Dempsey'in golüyle başlayan maç, Sivasspor'un bu sezon bizlere sıkça keyifle izlettiği oyunlar tadındaydı. Topun orta yuvarlaktan geçiş süresi çoğu kez 1 saniyeler ortalamasındaydı. 1-0 önde oldukları 80 dakikalık süreçte bile rakip yarı alana korkusuzca saldıran, atak organizasyonlarına çıkan ABD'liler alkışı hakettiler. Tabii burada şunu da eklemek gerek. Ofansif yönleri bu kadar güçlüyken, defansta Beasley'in olduğu sol kanat, Jordan Ayew tarafından çok zor durumlara düştü belki ama Gana, Atsu'nun da içinde  olduğu bu denli etkili kanat akınlarından sonuç çıkaramadı.  21 şut çeken Gana'da Asamoah Gyan da isabet ve etkili şut olarak  başarılı değildi. ABD'nin riskli ama bir açıdan da başarılı kurgusu da Gana'nın hızlı oyuncularını kaleye fazla yaklaştırmamak adına defansı ileride kurmalarıydı. 5 kez ofsaytla kesmeyi başardılar. Orta alanın topla oynama yüzdesi olarak çok az kullanıldığı bir maç izledik. 
 
HAKEMLERİMİZE BAŞARILAR…
 
Türk hakemliğinin tarihe geçeceği gurur gününde  Cüneyt Çakır-Bahattin Duran-Tarık Ongun üçlüsüne Brezilya-Meksika maçında başarılar…

Murat Fevzi Tanırlı

ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!