comScore

Almanya'da 3. hafta

19 Eylül 2012, Çarşamba 21:43

Almanya Bundesliga'da 3. hafta geride kaldı. Onur Akpınar haftanın karşılaşmalarını futbolarena.com için yorumladı 

AUGSBURG - WOLFSBURG  0-0
 
Maç oldukça düşük tempoda başladı. Magath'ın defansif orta saha rolüne tercihi Josue yerine stoper Kjaer'i oynatması dikkat çekiciydi. Bas Dost'un da sakatlıktan çıkıp tam hazır olmamasından dolayı Wolfsburg, beklenilen futbolu ortaya koyamadı. Ausgburg özellikle maçın ilk yarısında rakibine oranla daha iyidi. Duran toplarda tehlikeli olan ekip, eksiklerini pek aramadı desek yeridir. Ancak 64.dakikada Magath'ın Vierinha yerine Bast Dost'u oyuna alması dengeleri tamamen değiştirdi. Sağa kayan Olic daha etkili olmaya başladı ve özellikle bu bölgeden gelen ortalarla Wolfsburg etkili oldu. Ancak yarattıkları 10-15 dakikalık baskı sonuç getirmedi ve maç golsüz neticelendi. Wolfsburg'da Diego henüz tam kendini bulabilmiş değil. Wolfsburg'da takım oyununda sıkıntıllar var ve özellikle sol kanatta çok etkisiz bir görüntü içersindeler. Ön libero oynayan Kjaer'in performans olarak iyi gözükmesi haricinde göze batan isimleri yoktu. Augsburg'da ise sakatlıktan yeni çıkan Langkamp savunmayı toplayan ve güven veren isimdi. Bance'nin gol yollarında yalnız kalması ve Oehrl'in bu bölgede değilde orta alanda kullanılması en büyük hataydı. İki ekipte şuan için iyi durumda değiller ve bir çok sorunları mevcut. Özellikle Augsburg'un sakatlıkları bulunan önemli isimlerinden yoksun geçecek 1-2 maç hayli zorlu geçecek gibi.
 
DORTMUND - BAYER LEVERKUSEN  3-0
 
Dortmund'da Jürgen Klopp, Reus'u yedeğe çekerek Götze'yi ilk 11'de başlattı. Son 2 sezonun şampiyonu, geride kalan 3 haftanın en iyi oyununu oynadığı Leverkusen karşılaşmasında rahat kazanarak neredeyse kalesinde pozisyon vermedi diyebiliriz. Kiessling'in oyun 0-0 iken kaçırdığı net fırsat haricinde deplasman ekibi etkili olmadı. Dortmund özellikle Schmelzer'in çok etkin oynadığı karşılaşmada sol kanattan ciddi etkili oldu. Leverkusen ise Freiburg maçındaki futbolundan çok uzakta mücadele etti. Dortmund'un oyuna hükmetmesini kabullendiler ve özellikle duran toplarda çok hata yaptılar. Freiburg maçında duran toplarda etkili olan ekibin, bu kez duran toplarda savunma olarak yaptıkları hatalar maçın kopmasını sağladı. Yenilen 1. ve 3.gol bunların sonucuydu. Leverkusen'de sağ bek Carvajal özellikle oyunun savunma yönünde çok aksadı ve geri dönüşlerde çok zorlandı. Dortmund, ilk 3 haftada gösterdi ki her maç artan performanslarıyla en iyi noktalarına varabilecekler. Leverkusen için istikrar çok önemli, oyunlarını standart haline getiremezlerse bu sezon Avrupa yolunda zorlanırlar. Özellikle duran top sorunlarını gidermeleri lazım. 
 
BAYERN MÜNİH - MAİNZ  3-1
 
Ribery ve Robben gibi yıldızlarından yoksun olmasına rağmen Bayern Münih maça etkili başladı. Mandzukic ve Schweinsteiger'in golleriyle ilk 15 dakikalık dilimde 2 farkı yakalayan Bayern'in daha da farkı açması bekleniyordu. Ancak bu gollerden sonra kuşkusuz hafta arasınıda düşünen ekip vites küçülttü diyebiliriz. Tuchel'in henüz ilk yarı bitmeden Caliguiri ve Risse'yi çıkarıp Soto ve Szalai'yi alması ise Mainz'i biraz olsun kendi standartlarına getirdi. Maçın son yarım saatine girilirken Mainz'in penaltıyla farkı 1'e indirmesi oyun olarak Bayern Münih'i biraz olsun kendine getirdi. Bundan sonra 2 net fırsat harcayan ekibin 1 de penaltısı hakem tarafından verildi. Oyunun uzatma anlarında ise yeni transfer Martinez'in ortasına iyi vuran Kroos sahneye çıktı ve skoru 3-1 olarak belirledi. Bayern Münih için Valencia maçı düşünülerek zaman zaman rölanti oyun kabul edilebilir. Ancak Mainz'in maça bu kadar korkak başlaması ve 2-1 olmasına rağmen oyun anlamında vasatı aşamamaları düşündürücüydü. Tuchel'in Soto, Szalai ve İvanschitz gibi 3 önemli ismini yedekte bırakarak mücadeleci bir takım yaratmak isteği ise sonuçsuz kaldı. Erken yenen goller onun tüm planlarını bozdu ve nitekim hatasından ilk devre bitmeden dönmek zorunda kaldı. Bayern Münih, bu sezon artan rotasyonuyla ligin en büyük şampiyonluk adayı. 2 senedir Dortmund'a kaptırdıkları ligi çok istediklerini henüz ilk haftalardan görebiliyoruz. Mainz için ilerleyen haftalar daha sorunlu geçebilir. Sezon öncesi giden ofans isimlerinin yerine Klasnic haricinde takviye gelmedi. Bu şartlarda hücumda etkin olabilmeleri çok zor. Klasnic, Szalai ve Moting ile bir sezonun sağlıklı geçebileceğini sanmıyorum. 

HANNOVER - WERDER BREMEN   3-2 
 
Yeniden takıma dönen Huszti'nin frikik golüyle erken anlarda öne geçen Hannover, ardından Leon Andreasen'in kafa golüyle ilk 10 dakikada 2-0'lık üstünlüğü ele geçirdi. Her Avrupa Kupası maçı öncesi oyuna tempolu başlayan Hannover, bulduğu gollerle istediğine ulaşmıştı. Tartışılacak penaltı kararıyla farkı bire indiren Bremen bu golden sonra daha toparlanmış gözüktü. Hannover'in klasik 2.yarıda oyunu rölanti götürme arzusu uzun süre planları doğrultusunda gitti fakat 74.dakikada De Bruyne'nin golüyle, Bremen'in beraberliği yakalaması yeniden Hannover'in risk almasını sağladı. Bremen'in golden sonra daha tehlikeli olduğu dönemde Deniz Aytekin'in Bremen adına vermediği bir gol tartışma yarattı. Oyunun son anlarına doğru ise Rausch'un soldan ortasına rövaşata ile güzel vuran Huszti'nin topu defansa da çarpmasıyla filelerle buluştu. Bu gole sevinmek için formasını çıkaran isim ardından tribünlere gitti sevinç için. Bu noktadan sonra Deniz Aytekin hayli tartışmalı karara imza atıp, önce formasını çıkardığı için Huszti'ye sarı kart, ardından golden sonra tribün demirlerine çıktığı için 2.sarıdan kırmızı kartını gösterdi. Karşılaşmanın ilk yarısında daha iyi olan taraf Hannover olurken, ikinci yarıda bu kez üstün olan ekip Werder Bremen oldu. Hatta 2-2 sonrası kurdukları baskı ve verilmeyen golü düşünürsek maçın hakkının bu olmadığını net olarak söylememiz mümkün. Hannover'in bu sezon hücum gücündeki artışı yadsınamaz. Ciddi anlamda gelişme kaydettiler fakat bunu da yaparken oyunun savunma yönünü aksattıklarını söylememiz gerekir. Bremen geçtiğimiz sezonlara göre daha derli toplu ve ne yaptını bilen hüviyette. 2.yarıda oynadıkları futbol tatmin ediciydi ve ilerisi adına umut veriyorlar. Biraz daha orta alan da dirençlerini artırdıkları zaman herşey daha güzel olacak.
 
STUTTGART - FORTUNA DÜSSELDORF   0-0
 
İlk yarı tempo olarak düşüktü. Fortuna Düsseldorf, oyunu istediği şekilde götürdü ve rakibine ilk yarı neredeyse pozisyon şansı tanımadı. Maçın en tehlikeli atağı 60.dakikada Düsseldorf'dan geldi. Voronin, altı pastan Schanin'in pasını dışarı atarak zoru başardı. Stuttgart ise 75.dakikada Cacau ile gole çok yakalştı fakat kaleci Giefer bu şutta başarılıydı. Düsseldorf için geride kalan 3 haftada alınan 5 puan gayet olumlu. Geçiş dönemini oldukça iyi geçiriyorlar ve kadronun oturmasıyla daha da iyi olacaklar. Özellikle savunma anlamında takım halinde iyi olmaları en olumlu noktaları. Keza kaleci Giefer de sezona çok iyi başladı. Stuttgart'da sağ bek Hoogland'ın erken anlarda sakatlanması takımın dengesini bozdu. Keza sol bek Molinaro'da ilk devre sonunda sakatlanarak çıktı ve ilk lig maçında forma giymeleri beklenmiyor. İbisevic'in onlar adına ne kadar önemli bir silah oldunu bu maçta net olarak gördük. Stuttgart'ın henüz kendini bulamadığını söyleyebiliriz. Ancak geçtiğimiz sezon gibi ofansta ritimlerini bulduklarında çok tehlikeli hal alabilirler.
 
FÜRTH - SCHALKE  0-2  
 
Bundesliga'nın yeni ekiplerinden Fürth, Schalke karşısında ilk yarıyı istediği şekilde götürmeyi başardı. Ancak 2.yarının hemen başında Draxler'in ceza sahasının dışından attığı şuta engel olamadılar ve yenik duruma düştüler. Schalke'nin oyun genelindeki sabırlı futbolu dikkat çekiciydi. Bu sezon çok daha olgun futbol ortaya koyuyorlar ve bu sayede savunma olarakta bariz hatalar yapmıyorlar. Fürth'de ise Büskens'in ofans tercihleri Bundesliga çıktıklarından beri oldukça yanlış. Sercan'ı bu bölgede oynatan isim yanında Fall ve son maçta da Edu'ya şans verdi. Oysa Nöthe ve Asamoah gibi takımın için çok faydalı olmuş ve bu takımın Bundesliga'da olmasında büyük katkıları olan isimler kenarda bekliyor. Dirençli futbollarıyla yine birçok maçta oyuna ortak olabilecek güçleri var fakat hücumdaki verimsizliğin Sercan ve Edu ikilisiyle kapanması mümkün değil. Sercan'ı kanada çekip Nöthe ve Asamoah ikilisi en makul seçenek olarak gözüküyor. Schalke ise ilk 3 maçta belirli standartta oynayıp ilerisi adına umut verdi. Asıl sınavları Cumartesi günü Bayern Münih karşısında olacak ve bu maçtaki futbol zirve yarışında Schalke'nin ne kadar şanslı olabileceğinin sinyallerini verecek. 

GLADBACH - NÜRNBERG  2-3
 
Kiyotake'nin kullandığı serbest vuruşta kafayı vuran Klose, Nürnberg'i 1-0 öne geçirdi. Kısa süre sonra bu kez Kiyotake'nin kullandığı kornerden gelen topa kafayı Simons vurdu ve ağlara giden top Nürnberg'i 2-0 öne geçirdi. İlk yarının son dakikasında ise sahneye Gladbach'ın yeni transferlerinden De Jong çıktı ve Gladbach formasıyla ilk resmi golüne imzayı attı. İkinci yarıya iyi başlayan Gladbach, eşitliği bir diğer yeni transferlden Xhaka ile buldu. Ancak beraberlik uzun sürmedi ve iki dakika sonra maçın yıldızı Kiyotake yine sahneye çıktı ve bu kez bireyselliğiyle golü buldu. Bundan sonra Gladbach'ın çabaları sonuç getirmedi ve 3 hafta sonunda 5 puan kaybetmiş oldular. Gladbach'da en göze çarpan isim 2 golünde asistini yapan Patrick Herrmann oldu. Genç oyuncu sakatlığı sonrası kendini bulmuş gözüktü ve bundan sonraki haftalarda Gladbach'a büyük güç katacak. Nürnberg'de ise galibiyeti getiren isim ise yeni transfer Kiyotake oldu. 2 asist ve 1 golle yıldızlaşan isim şuan da Nürnberg'in ligte attığı 5 golde de pay sahibi. İlk 3 maçta 7 puan alıp iyi başlangıç yapsalarda bunda şanslarının büyük payı vardı. Her 3 maçta da oyunun kırılma anlarında şans onlardan yana oldu. 
 
FREİBURG - HOFFENHEİM  5-3  
 
Bundesliga'da sezonun en gollü karşılaşmasında savunma ve kaleci hataları karşılaşmaya damga vurdu. Babbel yönetimindeki Hoffenheim bu sezon oynadığı 4.resmi maçtan da yenik ayrıldı ve teknik direktörün geleceği ciddi anlamda sorgulanmaya başlandı. 4 maçta 15 gol yiyen takımın savunması hiçbir şekilde güven vermiyor. Henüz 2.dakika da duran topta oluşan karambolde Delpierre ile öne geçen Hoffenheim'ın üstünlüğü 15 dakika sürdü. Commper'ın hatasını iyi değerlendiren Guede karşılaşmada eşitliği sağladı. Ardından oyun üstünlüğünü ele alan Freiburg, Schuster'in ortasında Kruse ile öne geçmeyi bildi. Hoffenheim, Usami'nin pasıyla kaleciyle karşı karşıya kalan Vukcevic durumu 2-2'ye getirdi. Wiese'nin kornerde boşa çıkması sonucu Diagne'nin kafasıyla yeniden üstünlüğü ele geçirdi Freiburg. Hoffenheim'da 2.golün asistini yapan Usami sahneye çıktı ve durumu yeniden eşitledi. Fakat maçının en kötüsü Wiese'nin hatasıyla yine 3.golün benzeri oldu ve Freiburg 4-3 öne geçti. Kalan kısa sürenin de etkisiyle iyice oyundan düşen Hoffenheim'ın sorununu iyi değerlendiren Freiburg, Freis'i ile skoru 5-3 yaptı ve sahadan galibiyetle ayrıldı. Sezonun 4.maçını da kaybeden Hoffenheim'da Wiese'nin hataları akıl alır gibi değildi. Onun gibi tecrübeli bir kaleciye yediği goller yakışmadı. Bununla beraber savunma olarak çok kötü maç çıkarılar ve bu sorun en aza indirilmediği sürece Hoffenheim'ın maç kazanması çok zor. Freiburg adına ise çok fazla birşey söylemek zor. Birçok golü rakibin bariz hatalarıyla kaydettiler ve zaman zaman defansif açıdan onlarda iyi izlenim vermedi. Onlarda oyunun savunma yönünü iyi yapmadığı sürece sıkıntılı döneme girebilir. 
 
E.FRANKFURT - HAMBURG  3-2
 
Bundesliga'ya yeniden çıkan E.Frankurt'un 3.maçından da galibiyet çıkarması oldukça önemli başarı. Veh yönetimindeki ekip, ani gelişen atakta yeni transferlerinden İnui'nun bireyselliğiyle erken anlarda öne geçti. Kısa süre sonra kornerden oluşan karambolde topu önünde bulan bir diğer yeni transfer Occean skoru 2-0'a getirdi. İlk yarının son dakikalarında Hamburg kaptanı Westermann farkı 1'e indirdi. Hemen ardından Jiracek'in atılması Hamburg adına büyük talihsizlikti. Nitekim ikili mücadele de topa dokunan Jiracek'in Stark tarafından oyundan atılması büyük tepki aldı. İkinci yarının başlarında Meier'in pasıyla, Adler ile karşı karşıya kalan Aigner, aşırtma vuruşuyla farkı yeniden 2'ye çıkardı. Hamburg bu gole rağmen oyundan kopmadı. 10 kişi oynaması takımı çok fazla etkilemedi. Gösterdikleri direnç ve futbol genel olarak iyidi. 72.dakikada kaleciyle karşı karşıya kalan Diekmeier daha akllı olsa puan almaları içten değildi. Hamburg'da yeni transferlerin katkısı takımın düzelmesini sağlayacaktır. Van der Vaart'ın takım ile uyumu her geçen maç artacak ve daha iyi bir Hamburg izleyebiliriz. 3'de 3 yapan E.Frankfurt ise hücum olarak iyi olmasına rağmen savunmada sorunlu gözüküyor.