FutbolArena Özel - Almanya'nın yetiştirdiği en büyük golcülerden biri olan Miroslav Klose, 24 Mart 2001'de Leverkusen'de oynanan Almanya-Arnavutluk maçında ilk kez milli oldu ve o karşılaşmada takımına galibiyeti getiren golü atarak Milli Takım gollerine start verdi. Bununla birlikte tam toplamda 130 kez milli formayı giyen Alman oyuncu 150 kez ile en çok Milli formayı taşıyan Lothar Matthäus'un ardında ikinci sırada yer alıyor. Ayrıca 62 maçta 68 gol atan Gerd Müller'in rekoruna 129'uncu milli maçında ulaşmayı da başararak Almanya futbol tarihine geçti. Buna rağmen yaptığı açıklamada Gerd Müller' in bu rakama yalnızca 62 karşılaşmada ulaştığını belirterek kendisini rekora ortak olarak görmediğini ifade ederek alçak gönüllü bir tavır sergiledi.
Türk Milli Takımı'nın da yer aldığı Japonya ve Güney Kore'nin ortaklaşa organize ettiği 2002 Dünya Kupası'nda Almanya'nın finale gelmesinde attığı 5 golle büyük katkı sağlayan Laziolu oyuncu, bu gollerin tamamını kafa ile kaydetti. Bu 5 kafa golü Dünya Kupası tarihinde hâlâ kırılmayın bir rekor konumunda.
2002-2006-2010 Dünya Kupası turnuvalarında yer alan Mıroslav Klose, Joachim Löw'ün değişmez oyuncularından biri. Almanya Teknik Direktörü'nün form durumları ve sezonu nasıl geçirdiklerine bakmaksızın kadroya aldığı oyuncular her zaman vardır. İşte Klose de her zaman bu değişmez oyunculardan biri olmuştur. Açıklanan 23 kişilik kadroya bakıldığında Löw'ün Klose dışında oyuncusuna forvet oyuncusuna yer vermediğini görüyoruz.Hatta Gomez'i aday kadroya bile Almayan deneyimli teknik adam, Volland'ı da aday kadrodan çıkartarak Almanya futbol dünyasını şaşırttı. Klose'nin sakatlık yaşaması durumunda büyük tartışmaların çıkması kaçınılmaz. Nitekim yapılan kamuoyu araştırmalarında % 80'e yakın bir kitle bunun bir hata olduğu görüşünde.
Yine de müthiş tecrübesiyle Klose sakat olmadığı sürece zaten tek alternatif de olduğu için özellikle grup maçlarında takımın ilk 11'inde mutlaka yer alacaktır. Ancak golcü oyuncunun maçların 90 dakikasında yer alması fiziki açıdan pek mümkün olmaz. Löw'ün kaleciler hariç 20 kişilik kadrosunda sadece Klose'ye yer vermesibiraz da elinde Müller, Götze, Podolski, Schweinsteiger, Mesut Özil ve Schürrle gibi hücum yönü çok kuvvetli orta saha oyuncularına olan güveninden kaynaklanıyor. Hatta Ermenistan ile oynanan hazırlık maçında sakatlanan ve kadrodan çıkartılan takımın en önemli kozlarından Marco Reus'un yerine Löw savunmaya Mustafi'yi alarak orta sahaya yeni bir oyuncu almaya gerek görmedi. Geçen Dünya Kupası'nda yıldızı parlayan ve gol kralı olan Müller, zaten orta saha zenginliğine en güzel örnektir. Oysa 2010'da kadroda Klose, Gomez, Kiessling ve Cacau gibi 4 forvet bulunuyordu.
Klose'ye dönersek; Alman golcü 2010 Dünya Kupası'nda 14 gole ulaşarak hem Gerd Müller'i yakalamış hem de 15 gollü Ronaldo'nun elinde bulundurduğu rekora çok yaklaşmıştı. Ancak geçirdiği sakatlık nedeniyle turnuvayı tamamlayamayarak büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştı. Ben şahsen o dönem onun 2014 Dünya Kupası'na kadar futbolu bırakacağını ve sakatlık yüzünden rekoru kıramamasının bu açıdan üzücü olduğunu ifade etmiştim. Ama müthiş bir profesyonel olan Lazio'lu golcü, geçtiğimiz dört yılda yaşadığı sakatlıklara rağmen pes etmedi ve 2014 kadrosuna da girmeyi başardı.Onun geride kalan sezonda Lazio'daki durumunun bana göre hiç önemi yok. Löw'ün aynı durumdaki Gomez'i almayıp Klose'ye kadroda yer vermesi de bunun güzel bir kanıtı. Alman oyuncunun önünde koskoca bir turnuva daha var ve eğer bir aksilik olmazsa Almanya tarihinin en büyük ikinci golcüsü olarak Ronaldo'nun rekorunu kıracak ve Dünya Kupası tarihine adını 'en çok gol atan oyuncu' olarak yazdıracaktır. Ermenistan maçında attığı golle de bunun işaretlerini verdi. Löw, belki bazı maçlarda taktik gereği Klose'yi yedek bile oturtabilir ama grup maçlarında ona mutlaka yer vereceğini düşünüyorum.
Kısaca Alman golcü bana göre ilerlemiş yaşına rağmen bu önemli motivasyon unsuru, profesyonelliği ve büyük tecrübesi ile en az 2 gol atıp rekoru kıracak durumda.
Analiz: Hüseyin Özkök

