Gürcan Bilgiç'in Sabah Gazetesi'ndeki köşe yazısından bir bölüm
Volkan Demirel'in kalesine gelmeye çalıştılarsa da, çok organize ve konsantre bir defansif anlayış ile karşılaştılar. Mourinho muhtemelen "otobüs çektiler" diyecektir. Kendisinin çokça yaptığı gibi. Tabelayı ele geçirmek aslında maça hükmetmek, sonrasında topun kimde olduğu önemli değil.
Bir saptama da yapmak gerekir elbette. Pogba-İbrahimovic değişikliği ile birlikte aslında Manchester'ın da oyun aklının soyunma odasına gittiğinin altını çizelim. Siyahi Fransız'ın organizasyon kapasitesine karşılık, İbrahimovic'in hücum becerisini eşleştiremedi United.
Advocaat'ın "hinliği" Emenike'yi oyuna almasıydı. Muhtemelen gidişata göre planlanmış bir değişiklikti. Lens'in rakip kaleciyi bile seyirci yaptıracak güzellikteki frikik golünün ardından, "Tam O'na göre" bir ortam oldu. Üç tane fırsatı kaçırdı. Destan sadece Sow'un mucizesinde kalmayabilir, tabelaya da yazılabilirdi yani...
Bu sadece bir galibiyet değil, Advocaat'ın da, oyuncuların da yeniden doğması, büyük takım olduklarını hatırlamasıdır. Birlikte olduklarında başarabildiklerini anladılar. Bundan sonra başka olacaklardır. Bir de taraftar tribünlere dönerse, eksikler tamamlanır.

