comScore

Galatasaray Galatasaray

Spor yazarları Göztepe - Galatasaray maçı için ne dedi?

27 Ocak 2019, Pazar 09:08
Spor yazarları Göztepe - Galatasaray maçı için ne dedi?

Galatasaray'ın 1-0 kazandığı Göztepe maçı hakkında spor yazarlarının yaptığı yorumları sizler için derledik.

FutbolArena - Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 19. haftasında konuk olduğu Göztepe'yi Sinan Gümüş'ün golüyle 1-0 mağlup etti. Karşılaşma sonrası spor yazarlarından Erman Toroğlu, Ahmet Çakar ve Hakan Ünsal köşe yazılarından çarpıcı ifadeler kullandı.
 

Erman Toroğlu, Ahmet Çakar ve Hakan Ünsal, Göztepe - Galatasaray köşe yazıları


ERMAN TOROĞLU - FOTOMAÇ

Galatasaray santrforsuz oynuyor diyoruz. Ama santrforsuz oynamaları onları bir başka oyun şeklinde itiyor. Takım olarak oynuyorlar.
Gomis varken bütün takım ona çalışıyordu. O da Allah var, tek vuruşları iyi yapıyordu.

Galatasaray o oyun şeklinden, bu oyun şekline mecburiyetten döndü. Aslında göze hoş gelen hareketler de yapıyorlar. Top tekniği yüksek oyuncular var.

Saha çok ağır. Ağırlıktan öte bazı yerlerde top kayıyor gidiyor, bazı yerlerde saplanıyor. Yani her tarafı aynı değil. Bu da futbolcuların işini bayağı zorlaştırdı.

Bu tip maçlarda öne geçmek önemli. Bu fırsat Göztepe'ye geldi.

Penaltı mıydı? Penaltıydı.

Hakem pozisyonu tam olarak göremedi. VAR'ı izledi. VAR doğruyu gösterdi, hakem de doğru kararı verdi.

O penaltıyı atsa Göztepe maçı kazanabilirdi. Düşünün, İzmir'in sarı-kırmızılıları bir penaltı kaçırdılar iki topları da direkten döndü. Yani dün gece şans Galatasaray'dan yanaydı, Göztepe'den değil.

Göztepe, dün akşam Yasin Öztekin'le maça niye başlamadı, çözemedim. Çünkü bu tip sahalarda Yasin'in rakip defanslara ters gelen bir oyun stili var.
Bu zeminde iki takım oyuncuları da iyi mücadele ettiler. Birbirlerine pek kasıtlı hareket yapmadılar.
Galatasaray'ın Marcao transferi cuk oturmuş. Hem sol ayaklı, hem de çok şeyi düzgün bir oyuncu.
Kumaş hemen belli ediyor.

Bu hafta maçlar bitince bir değerlendirme yaparız ama geçen hafta Fırat Aydınus'un Trabzonspor-Başakşehir maçında göstere göstere yediği haltlar, 18 puanlık lig haftasında nelere bir VAR hakeminin koca lige nasıl tesir ettiğini gösterdi.

Bakınız!

Bu haftaki maçlarda veya önümüzdeki 5-6 haftada bile hep Fırat Aydınus'u konuşacağız.

Bir VAR hakemi bu haltı yiyorsa benim kafam hala karışık kalıyor. Sağdan soldan bakıyorum bir arpa boyu ilerleyemiyorum.

Sanki bir yerden emir almış da, bir şeyleri yerine getiriyor gibi VAR olayı vardı iki tane palamut gibi.
Önümüzdeki haftalarda da bakalım göreceğiz bu hakem neler yapacak. Tabii görev verirlerse… Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim Merkez Hakem Komitesi'ne;

Unutmasınlar Kıyakçılığın sonu ayakçılığıdır.
Her ağlayana meme verilmez!

BU TİP ZEMİNLERDE NE YAPILMAZ?

Bu tip zeminlerde bazı şeyleri yapmak değil, bazı şeyleri yapmamak önemli. Mesela kalecine topu atmayacaksın, mesela kalecin topla saçma sapan işler yapmayacak, Muslera'nın yaptığı gibi. Topu uzun oynayacaksın, mümkün olduğu kadar yerden pas yapmayacaksın.

Bir de her an bir hata bekleyeceksin.
Mesela hücum eden takımın hücum eden oyuncuları faul yapmayacaklar.

Çünkü defansın ne yapacağı belli değil. Kayabilir, düşebilir, ıska atabilir..

HAKAN ÜNSAL - HÜRRİYET

Güzel bir şarkının sözlerinde şunlar yazar: Unutturamaz seni hiçbir şey, unutulsam da ben, her yerde sen, her şeyde sen, bilmemki nasıl söylesem...

Galatasaray'ın taraftarından teknik ekibine, basınından camiasına herkesin beklentisini özetleyen bu şarkı olsa gerek. Forvet oyuncusu ihtiyacı ve beklentisi o kadar tavan yaptı ki, artık durumu caps'ler, videolar, şarkılarla anlatır hale geldi insanlar. Galatasaray taraftarı artık forvetten başka bişey düşünemez durumda. Çünkü, iyi bir forvet almanın ve almamanın sonuçları gece ve gündüz gibi net ortada. Transferin son gününe kadar beklemenin mantığını geçen haftaya kadar anlarım. Fiyat düşmesini beklemek, ilk maçı içerde oynamak ve zayıf rakiple oynamak geçerli sebeplerdi. Fakat, içeride son 2 lig maçında gol atamayan ve kazanamayan Göztepe deplasmanı bile olsa forvetsiz çıkmak plansızlık ve beceri sorunu var anlamını çıkartır. Kaldı ki, Galatasaray'ın forvet ihtiyacı Gomis'in gittiği günlerden beri var. Son anda ortaya çıkan yada 1-2 aylık mevzu değil. Ayrıca iyi fiyatlara oyuncu satarak gelir elde edilmiş. Bütün bunlara rağmen, bırakın transferin son günlerini, forvetler kampın ilk günlerinde takımla çalışıyor olmalıydı. Galatasaray'ın forvet ihtiyacı, oyuncu satılmasından ve transferin ucuza yapılmasından çok daha öncelikliydi.

ÜRETKENLİK ZAYIFTI

Göztepe karşısında oynanan oyun, yağmurun etkisi de olsa, ligin ilk yarısındaki gibi dengesiz, git geli fazla, üretkenliğin zayıf olmasındandı. Maçın hikayesi; yağmur, mücadele, orta sahada savaş ve kalecilerdi. İlk yarıda sahaya alışamama ve zeminin yaptırdığı hatalar öne çıktı. İkinci yarı bambaşkaydı. Kaçırılan penaltı, direkten dönen toplar, pozisyonlar. İşin açıkcası Galatasaray ve yönetim için şanslı bir akşamdı. Alınması gereken mesaj net. Bu takım forvetsiz şampiyonluk yarışında olamaz. Göztepe deplasmanında kazanmak, beraberliğin bile ciddi sonuçlarının olacağı bir dönemde çok değerli. Ama bu kadro ile devam edip eksikleri tamamlamamak her şeyi çöpe atacaktır.

A.GÜCÜ karşısında şov yapan Feghouli ve Mariano etkisizken, Ndiaye ve Selçuk ağır orta sahada kaybolmuşken, Maicon ağır kalıp hata yaparken, Onyekuru suyun üzerinde bale yaptı, Fernando çamur içinde pırlanta gibi parladı, Marcao zamanlaması ve kritik müdahaleleri ile güven verdi.

AHMET ÇAKAR - SABAH

Galatasaray çok çok önemli bir deplasmandan kötü oynamadığı, hatta iyi oynadığı bir deplasmandan şansının yardımıyla 3 puanla dönüyor. Şans derken "Galatasaray galibiyeti hak etmedi" manasında söylemiyorum ama ikinci yarıda Göztepe'nin kaçırdığı penaltı, yine ikinci yarıda direkten dönen toplar Galatasaray için koskoca birer şanstılar. İlk yarıya bakıyoruz, Galatasaray ağır sahaya rağmen çok daha organize... Özellikle defansif anlamda da çok iyiler. Yeni transfer Marcao'yu iyi buldum. Linnes için şunu söyleyelim, tam bir görev adamı ve istikrar abidesi... Bu yarıda aslında Galatasaray golü bulabilirdi ama ilk 45 dakikaya baktığımızda Galatasaray'ı daha iyi bulduk.

İkinci yarıda birden tuhaf şeyler olmaya başladı. Kontrol Galatasaray'daymış gibi görünse de bir kornerde top Maicon'un eliyle temas etti. Hakem görmedi, VAR yardımıyla penaltı geldi. İşte bu dakika belki de Galatasaray için, Terim için ve hatta yönetim için kırılma dakikasıydı. O penaltı gol olsaydı siz bu satırları okurken Galatasaray'da çok şey farklı olurdu. Penaltı kaçtı, daha sonra bir kontratakta Feghouli, Mariano ve Sinan ortaklığıyla Galatasaray'ın golü geldi.

İlerleyen dakikalar iki tarafın da golü bulabileceği dakikalardı. Bitime dakikalar kala Yasin'in topu direkten döndü, yine bu dakikalarda Onyekuru kaleci Beto'yla karşı karşıya atamadı. Gelelim penaltıya... Maicon'un topa elle müdahalesi var ama Göztepelinin de omzuna bir baskısı var. Ben hakemin yerinde olsam VAR'a baktıktan sonra penaltı değil, faul verirdim. Ayrıca ilk yarıda Gassama sarı kartı gördükten sonra VAR'a gidin işareti yapıyor. Bu da ikinci sarı kartlık bir hareket ama oyundan atılmadı. Sonuçta görünen o ki Galatasaray forvetsiz de olsa iç bünyede huzursuzluk da yaşasa kazanmaya devam ediyor ve üstelik dün geceki galibiyet o sahada ve İzmir'de her babayiğidin harcı değildi.

Sarı Kırmızılı takımla ilgili tüm gelişmelere Galatasaray Haberleri sayfasından ulaşabilirsiniz.

Selen Yakıcı İle Top 5 (16 Kasım 2020)