comScore

Galatasaray Galatasaray

Sinan Yılmaz analiz etti: 'Taylan'ın kattıkları'

29 Aralık 2019, Pazar 04:08
Sinan Yılmaz analiz etti: 'Taylan'ın kattıkları'

Galatasaray sahasında ağırladığı Antalyaspor'u 5-0 ile geçti. Bu müsabakayı yazarımız Sinan Yılmaz değerlendirdi.

FutbolArena - Galatasaray, Antalyaspor'a karşı bu sezonun en iyi futbolunu oynadı. Maç için konuşulacak çok şey yok. Sene başından beri eksik olan neyse, bu maçta o giderildi ve onun sayesinde de tüm futbolcuların performansı arttı. O şey, 'topsuz koşu' Modern futbolun en değerli umdesi bu. Onyekuru'nun son derece değerli olmasını sağlayan şey aynı zamanda... Yine Manchester United'tan Chelsea'ye, City'den Bayern Münih'e neredeyse bütün dev takımların her geçen yıl yaş ortalamasını aşağı çekip, gençleşme operasyonuna gitme nedeni de bu. Genç oyuncu, topsuz koşu atmaya daha fazla güç bulabiliyor ve modern futbolun en önemli umdesini daha çok yapma imkanınız oluyor.

 

Taylan Antalyalı'nın Galatasaray - Antalyaspor maçı performansı


Özellikle Taylan'ın, topsuz gol koşularının sayısını çok arttırdığını ve takıma büyük katkı sağladığını söylemek lazım. Topsuz koşular artınca da hem Marcao'nun dikine pas kabiliyeti, hem Seri'nin oyun kuruculuğu, hem de Mariano'nun içe ve çizgiye atabildiği oyun kuran pasları dikkat çekti. Çünkü pası alan vardı yahu! Yaz transfer döneminde teknik heyet pas takımı kuracağız diye sadece pası atabilenleri topladı ama pası kim alacak bunu düşünmediler! Pas takımı olmak için, pası atan kadar alan oyuncuya ihtiyaç olduğunu da düşünmediler. Yani kim kendisini markajdan kurtarıp hareket edecek? Feghouli iyi pasör, Nzonzi iyi pasör, Seri iyi pasör, Marcao iyi pasör, Mariano iyi pasör.. E koşucu kim? Hiç kimse... Takımda bir denge yoktu. Koşucusu olmayan takımda pasörler dayak yer, pası çevirir çevirir sonuçta el bombası gibi elinizde patlatırsınız. Atıcısı olmayan takımlarda da koşucular deli dana gibi boşa koşturur. Galatasaray burada denge bulamadı ve ilk devre boyunca pasörler dayak yedi. Bugün Seri, Mariano ve Marcao'nun çok iyi işler çıkarması nihayet Taylan ile birlikte Ömer, Falcao ve Feghouli'nin koşular atması sayesinde oldu. 2. yarı ön taraftakiler yorulunca ve koşular azalınca da oyun dengelendi. Bu kez savunma oyuncularının konsantrasyonu öne çıktı ve nihayet gol yenmeden kapatılan bir maç oldu.

 

Yaz döneminde Seri'nin geçmiş maçlarını izledim ve 16 Temmuz'da oyuncuyla ilgili attığım ilk tweetlerden biri şuydu. "Seri gelir ve Diagne kalırsa. Seri'nin savunma arkasına aşırtma atacağı L1+Üçgen paslarla Diagne en az 3-4 gol atar." Bu Seri'yle ilgili ilk yazdıklarımdandı çünkü hem milli takımda, hem Fulham'da, hem Nice'te izlediğim maçlarda en çok gördüğüm denemelerden biri buydu ve adamın yapmayı en çok sevdiği pası, Galatasaray'da 5 ay sonra ancak atabildiğini gördük! Deneyemiyordu bile çünkü kimse koşmuyordu! Bugün Feghouli'ye o bahsettiğim havadan aşırtma arapası gönderdi ve Feghouli'yi kaleciyle karşı karşıya bıraktı.

 

Şimdiye kadar ön alan o kadar hareketsiz ve markaj altındaydı ki, ne geçen seneki Marcao'yu, ne geçen yıllardaki Mariano'yu ne de yine geçmiş yıllardaki Seri'yi görebiliyorduk. Bu durum oyunculardan çok işlemeyen taktiğin problemiydi. Nihayet Fatih hoca Taylan gibi topsuz koşabilen isimlere şans verince atıcı ve koşucu dengesini sağlayınca çok daha iyi bir Galatasaray izledik.

 

Bu arada insanlar başarıya alışır, yaptığınız pozitif şeyler bir süre sonra zaten standart haline gelir ve dikkat çekmemeye başlar. Örneğin Mariano'nun en kötü halinde bile merkeze ve çizgiye atabildiği paslar bu ligde çoğu takımın sahip olmadığı bir kalite. Aynı şekilde Marcao'nun dikine pasları da öyle. Bunlar ilk başta çok beğenildi ama sonra unutuldu. Yarın Mariano gittiğinde "Ya Galatasaray iyi kötü sağ kanattan hücum yapıyordu şimdi oraya top bile gitmiyor" gibi cümleler kuracağız. Mesela Galatasaray solundan hiç bu gibi oyun kurulumu görmüyoruz. Eğer sağ bek de bu şekilde bir dönüşüm yaşarsa o zaman şimdi öngörülemeyen bazı sıkıntılar doğabilir.

 

GALATASARAY'IN YENİ 10 NUMARASI

 

Şimdi 2-3 senedir temel atmak, yol almak yerine sürekli yama yapan bir Galatasaray'ın bir türlü gelişemediğini, yol alamadığı ve bu yüzden hep yerinde saydığını görüyoruz.

 

Durum buyken artık geleceğini teslim edebileceğin, takımla birlikte gelişebilecek oyuncular gerekli diyoruz. Gel gelelim buna rağmen sürekli, bitmek bilmez bir transfer açlığı yaşanıyor. Son olarak Talisca yazılmış ve herkes de Talisca hayalleriyle yanıp tutuşmaya başlamış. "Talisca tek başına şampiyon yapar" söylemleri de almış gitmiş. Talisca son sezonunda Beşiktaş ile 4. oldu. Ayrıca Feghouli de tek başına şampiyon yapar. Onyekuru da yaptı. Falcao da yapar. Beşiktaşlılar için o kadroda Negredo da tek başına şampiyon yapar denen oyuncuydu, Babel de, Quaresma da. Aslında bu 'tek başına şampiyon yapar' denen oyuncuların kadroda bu kadar çok olması hiç iyi bir şey değil. Bir takımda komutan eksikliği ne kadar kötüyse, komutan fazlalığı da o kadar kötüdür... Galatasaray'ın ihtiyacı tek başına şampiyon yapabilecek yeni bir yıldız değil! Artık temel atabilecek, gelecek 5 yıl Galatasaray'da olabilecek, aidiyet hissedebilecek oyuncular gerekli.

 

Bunun için de transfer şart değil! Taylan çıkışını yaptı. Arkasında dur! Emre Akbaba da sakatlıktan dönüyor. Atalay da var altyapıda. (O da U19'da Antalyaspor'a golünü attı) Sene sonu Mert Hakan'ın da sözleşmesi bitiyor onu da bonservissiz alırsan tam 4 tane, kaliteli, yerli, nispeten genç ofansif orta sahaya sahip oluyorsun. Neden bunları kazanmak yerine 5 ay kiralık Talisca, 1 yıl kiralık Nzonzi diye diye zaman kaybediliyor? O kiralıklara veya yaşlılara verilen süreler bu gençlerin geleceğini çalıyor. Hakan Ünsal Karabük'ten alındığında "Dur bakalım Hakan Ünsal kimmiş 30 yaşında Fransa'dan birini kiralayalım deselerdi Hakan Ünsal 2-3 sene yedekte bekleseydi gelişir miydi? Emre Taşdemir 24 yaşına geldi sürekli oynatmazsan nasıl gelişecek?

 

Bakın ben Mert Hakan Yandaş'ı 2. Lig'de ilk izlediğimde çok beğenmiştim. Sivasspor'a 23 yaşında gelmişti. Gelir gelmez de fark yaratmaya başladı ve Emre Kılınç ile çok iyi bir ikili oldular. 2. Lig'den Süper Lig'e gelmiş 23 yaşındaki bir oyuncu için daha iyi bir başlangıç hayal etmek zordu. Buna karşın devre arasında çocuğun üzerine Robinho'yu transfer ettiler. Robinho geldi ilk maçlarında iki klas gol attı her yerde Robinho konuşuldu ama Sivasspor, Mert Hakan ile oynadığı futbola göre geriye gitmişti.

 

O günlerde belki de bu tip yönetim zihniyetiyle ilgili en sert yorumlarımı yazmıştım. Mert Hakan'ı hiç görmeyip her yerde Robinho haberi yapan meslektaşlarımı da eleştirerek "Hem genç oyuncu neden yetişmiyor diye yazıp, hem de parlayan bir çocuğun önüne 33'lük Robinho almayı eleştirmemek ya salaklık ya ikiyüzlülük" demiştim. Robinho transferi sonrası yedeğe demir atan Mert Hakan geçen sene sadece 1 maça ilk 11'de başladı. Düşünün bu sene liderin en önemli futbolcusu geçen sene sadece 1 maç 11 oynadı! 25 yaşında ancak patlama yaptı ve şimdi de serbest kalıyor çünkü Sivas yönetimi elindeki potansiyelin değil, kendi şovunu yapacağı Robinho'nun üzerine titriyordu.

 

Şimdi Sivasspor yönetimini övüyorlar. Yahu Sivas yönetimi Rıza hoca gelmese bu çocukların farkında bile değildi. Erdoğan Yeşilyurt da geçen sene sadece 2 maç 11 çıktı. Sivas yönetimi kendi çocuklarını bilse zaten şu an hepsini bedava kaptırmazdı.

 

Gel gelelim Galatasaray da kendi elindeki Atalay'ı hala kazanamadı. Elindeki Emre Akbaba dönecek. Elindeki Taylan çıkış içerisinde. Ee Mert Hakan da sene sonu gelecek deniyor. O halde daha ne Talisca'sı? Ne Arda'sı... Açın bu gençlerin önünü oynasınlar, süreleri bunlar alsın. Bunlar gelişsin. Bunlar yıldız olsun. Hep başkasının yıldızına özenmek, hep hazır almak yerine biraz kendi yıldızını kendisi yaratsın Galatasaray. Kadrodaki yaşlı ve/veya kiralık oyuncu sayısı çok fazla. Bunların bir bir azaltılması gerek.

Galatasaray Haberleri FutbolArena'da!


FutbolArena Haber Turu (26 Mart 2020)