comScore

Galatasaray Galatasaray

Hikmet Karaman: 'Başakşehir ve Beşiktaş'ın kadrosu daha güçlüydü ama Fatih Terim...'

16 Temmuz 2018, Pazartesi 18:45
Hikmet Karaman: 'Başakşehir ve Beşiktaş'ın kadrosu daha güçlüydü ama Fatih Terim...'

Tecrübeli teknik adam Hikmet Karaman, FutbolArena'ya özel bir röportaj verdi. Röportajda Fatih Terim'den Mustafa Denizli'ye, Çaykur Rizespor'dan Ankaragücü'ne kadar birçok konuya değindik.

FutbolArena Röportaj - Teknik Direktör Hikmet Karaman ile Süper Lig'i, eski takımı Çaykur Rizespor'u ve uygulanmaya başlanacak olan VAR sistemini konuştuk. Ayrıca meşhur papağanı da konumuzdu. Bir dahaki röportaj için söz verdi, papağanına “FutbolArena hoş geldin” demeyi öğretecek.


Hikmet Karaman'ın Çaykur Rizespor ve Ankaragücü yorumu


"Eski takımlarınız Ankaragücü ve Rizespor Süper Lig'e çıktı. Ne dersiniz?"

"Ankaragücü'ne iyi bir parantez açmak lazım. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor, Bursaspor'dan sonra taraftarı en yoğun olan kulüp. Adana Demirspor'u da buraya koymak lazım. Bir alt ligde olmasına rağmen. Çünkü 12. adamın itici gücü çok önemli. Açık ve net söyleyeyim Rizespor'a çok sevindim. Benim çalıştığım dönemde 36 puanla düşmesi ve 1 sene sonra çıkması çok önemliydi. 2 takımda yeni bir yapılanma… Teknik adamlar… Asansör takımdan çıkma düşüncesi içindeler. Erzurumspor'u da Süper Lig'de ilk ben çalıştırdım. O sene ligde kaldı sonraki sene düştü. 3 takımın da dikkatli olması gerekiyor. Rizespor bence iyi işler yapıyor. Başkan Hasan Kemal bey ve yönetim kurulu… Geçmişte yaşanan asansör olayına iyi değinmiş. Asansör takımı olmaktan çıkmak istiyoruz… Bence bu çok önemli bir şey."


Hikmet Karaman'ın Bursaspor yorumu


"Bugüne kadar hiç büyük takım fırsatı gelmedi. Bekliyor musunuz?"

"Tabii. Büyük takımı çalıştırmak hem zor, hem de Türkiye şartlarında üst sıralara oynamak için büyük bir avantaj. Mesela biz Gaziantepspor'dan Bursaspor'a gittiğimizde ligde 4. olduk. Bir gidiyorsun, müthiş bir takım. Pas yapıyor, söylediğini iyi anlıyor, top ayağında kalıyor… Basit pas kaybı yok. Batalla gibi bir oyuncuyla çalışıyorsun. Büyük takımlarda oyuncularla uyum anlamında bir probleminiz olmadığında başarıya gidiş yollarınız biraz daha açık. Kolay demeyelim. Kolay hiçbir şey yok. Diğer taraftan diyeceksiniz ki siz takımı düşürdünüz. Hayır. 36 puan… O takım bana göre düşmedi. Bak bu sene 36 puan ligde kaldı. Zaten Türkiye'de 6-7 takımdan sonrası alt sıralara oynuyor. Son 10-12 hafta kala 8 takıma düşüyor. Bu bir gerçek. Türkiye'nin 6-7 takımı var üst sıraları zorlayacak. Ondan sonraki takımların hepsi fikstür çekimi, teknik adam, yaptığı transfere göre şekilleniyor. Ama belli bir şeyden sonra 8 takım küme düşmeye oynuyor, 10 takımı ayırıyorsun. Bu takımlardan birini çalıştırıyorsun. Geçen sene Göztepe çok iyi bir takım kurdu. O kadronun karşılığı oydu zaten, ligdeki sıralaması… Tamer hoca da çok başarılı bir sezon geçirdi ama iyi bir kadrosu vardı. İyi bir takım almak her teknik adamın istediği bir şey."

"Siz de istiyorsunuz yani…"

"E tabii ki…"

"Transfer dönemindeyiz. Çok durgun geçiyor. Herkes temkinli… Sizce neden böyle bir döneme girdik?"

"Gayet doğal, doğrusunu yapıyor kulüpler. Şeffaf olmak lazım. Para yok. Transferi neyle, nasıl yapacaksın? UEFA olmasa biz yanmışız ya! UEFA bizi doğru yönlendiriyor. Bugün bakın, büyük kulüpler transfer yapamıyor. UEFA olmasa, yapacaklar. Niye? Taraftardan bir korku var, baskı var. Aman alalım da… Alıyorlar isimleri… Sonra hoca yapamadı, hocaya küfür, hocaya istifa. Önce hocayı gönder, sonra bakarız. Sonra yerine biri gelir 3-5 hafta… Yani günü kurtarmak değil, geleceği kurtarmak, geleceğe yatırım yapmak gerekiyor. Onun için bu olay iyi. Yapılmasın. Genç, yeni oyunculara şans verilsin. Transfer yapılacaksa doğru dürüst adamlar alınsın. Bakın şu anda bütün takımlar ince eleyip sık dokuyor…"

"Fenerbahçe'yi nasıl yorumluyorsunuz? 2 oyuncu aldılar Altınordu'dan…"

"Müthiş bir iş yaptılar. Çok büyük cesaret. Ama Fenerbahçe bunu hep yapıyor. Mesela ben Kayseri'deyken İlhan Parlak'ı almışlardı. Ondan sonra da bir sürü oyuncu aldılar. Çok doğru bir aksiyon, bravo…" 


"7-8 TRANSFERLE LİGDE KALINIYORDU"

"Önceden küme düşmeye oynayan takım 7-8 transfer yapıp kümede kalıyordu. Veya şampiyonluğa oynayan takımlar çok iyi kadrolar kurup şampiyon oluyor, diğeri 2. oluyordu. Ama şimdi UEFA'nın kriterlerinden sonra kendi oyuncularınızı yetiştirmeniz gerekiyor. Bu sene bunu Süper Lig'de göreceğiz. Alıyordun oradan, buradan takım gidiyor… Zaten o takım ilk 8'e girer. Şimdi buradan isim vermeyeceğim. Geçen seneki bazı takımlara bakıyorum, o takım ilk 8'e girer."

"RİZESPOR İLE DÜŞMEM BAŞARISIZLIK AMA..."

"Ben Rizespor ile küme düştüm, doğru, 36 puanla. Ve Süper Lig'in en genç, 21 yaşındaki takımıyla küme düştüm. Evet bu bir başarısızlıksa başarısızlık. Ama aslında bir proje, planlama. Oyuncuyu kazanmak zorundasınız. Oyuncuyu oynatmazsanız, oyuncu gelişmez ki. Bunun için de bazı riskleri almak zorundasınız. Şimdi hangi risk var? Eğer biz UEFA kriterlerini uygularsak 18 takımın belki 13'ü gidecek, pıt aşağı lige. "

"SON SIRALAR BELLİ"

Süper Lig bir önceki liglere benzemeyecek. Öyle fazla allayıp pullamasın herkes. İyi çalışan, kendini geliştiren teknik adamlar başarılı olacaklar, hazır oyuncuyu alıp yönetenler de çok çabuk işini kaybedecek ya da başarılı olamayacaklar. Bazen orta sahadaki adamınızı stoper oynatmak zorunda kalıyorsunuz, elinizde oyuncu yoksa. Ama siz bu oyuncuyu aylarca hazırlamak zorundasınız farklı bölgelerde. Dolayısıyla altyapıdan oyuncular alıp yukarı getirmek, onlara şans vermek zorundasınız. Bu sene Süper Lig'de çok farklı şeyler yaşayacağız. İsim vermeyeceğim ama şu gidişatta son 6-7 sıraya oynayacak takımlar belli…


Hikmet Karaman'dan Fatih Terim'e büyük övgü

 
"Fatih Terim için ne dersiniz?"

"Fatih hoca milli takıma kaç kere gitti geldi. Oradan ayrıldı, Galatasaray'a geldi ve Galatasaray şampiyon oldu. Bana göre Galatasaray'ın o kadrosu şampiyon olması en zor kadrolardan biriydi."

"Neden?"

"Kadro yapısı yeterli değildi. Atılmış Donk'u oynattı, düşün. Selçuk taraftarlar tarafından protesto edilmiş; Fatih hoca aldı, oynattı. Birçok değişiklikler yaptı. Kaleciyi geri kazandılar. Beşiktaş ve Başakşehir'in kadrosu Fenerbahçe ve Galatasaray'a oranla daha iyiydi. Ama Fatih hoca deneyimini ve taraftar üzerindeki etkisini ortaya koydu ve takım şampiyon oldu. Burada Fatih hocanın müthiş bir başarısı var. Bir kere taraftar, tribün sustu. Gençlerbirliği'ne yenilen bir takımın hocası karşılandı ve alkışlandı. Böyle bir teknik adam. Avrupa şampiyonu olmuş. Fatih hoca çok önemli bir teknik adam…"


Hikmet Karaman'ın Mustafa Denizli yorumu


"Mustafa Denizli de ayrı bir değer. Müthiş bir insan, farklı biri. Çalışırken değil, ayrıldıktan sonra nasıl olduğunu anlarsın. Çalışması çok zor bir adam. Mesela ben Rizespor'a gittiğimde bir sistem, bir düzen bırakmış. Yöneticilerin karşı binaya girmediği, futbolcuların tesislerine hiçbir yöneticinin girmediği… Anadolu takımlarında bunu oluşturmak çok zor."

"VAR sistemi bu sene uygulanmaya başlanacak Süper Lig'de. Ne değişir sizce?"

"Ben sonuna kadar destekliyorum. Hata da olsa, eleştiri de olsa teknolojiden, gerçeklerden korkmayacaksın. Hakem gidiyor, bakıyor, verdiği kararı değiştiriyor. O kadar canı yanıyor ki takımların. Bu büyük takımların lehine olabilir. Ceza sahasında olan olaylar çok net ortaya çıkacak. Hücum oynayan büyük takımlar, güçlü takımlar, sürekli baskı yapan, rakip ceza sahasında daha çok oynar. Böyle durumda hakemin gözünden kaçanlar, VAR'a takılacaktır. Çat pozisyonlar verilecektir."

“VAR OLSAYDI CÜNEYT ÇAKIR..."

"Anadolu takımlarında da bazen öyle kararlar oluyor ki. Mesela bir örnek vereyim. Rizespor kendi sahasında Osmanlıspor ile oynuyordu, hakem de Cüneyt Çakır. Bir pozisyonda hakem eliyle değdi, hocamız onu yanlış değerlendirdi, bizim lehimize penaltı verdi. Rakibin eline değdi diye. Halbuki kalecinin eline değdi. Biz penaltıyı kaçırdık. Ama 91. dakikada da aleyhimize bir penaltı çaldı. Verilir de verilmez de bir şey demiyorum. Ama VAR sistemi olmuş olsaydı o penaltıyı vermeyecekti. Ne rakip takımın oyuncuları ne biz ne de gelecek pozisyonlarda hakem psikolojik baskı altında kalmayacaktı. Dolayısıyla ben VAR sistemini çok önemsiyorum."

"Yanınızdan ayırmadığınız bir papağanınız var. Nereden geliyor bu sevgi?"

"Hayvanları, kuşları tabiatı çok severim. Kuşum vardı papağan alalım dedim. Çok ağır, stresli bir iş yapıyoruz. Herhalde 3 seneyi geçti alalı. Şakır şakır konuşuyor, inanamazsın. Hatta bazen sporculara şaka olsun diye papağana öğrettim bunu, size öğretemedim diyorum. Algılaması o kadar iyi ki. Her şeyi biliyor. Gece yatarken üstünü örtüyorsun, sesini kesiyor, uyuyor. Onu çıkarıyorsun başlıyor konuşmaya… insanlar gelişebilir, öğrenebilir, çok farklı şeyler yapabilir… Hayvanlar bunu yaptığına, biz onları geliştirdiğimize göre…"

Röportaj: Kevser İme Şahin
Kameraman: Alper Aydemir

Mert Nobre: "Atatürk sadece Türkiye değil dünya lideri"