comScore

Galatasaray Galatasaray

Galatasaray'da Sünger Zamanı

02 Aralık 2019, Pazartesi 02:58
Galatasaray'da Sünger Zamanı

Galatasaray'ın Trabzonspor maçı sonrası durumunu FutbolArena yazarı Sinan Yılmaz değerlendirdi.

FutbolArena Analiz - Galatasaray, Trabzonspor maçını oynadı ve artık zorlu süreci geride bıraktığı bir döneme giriyor. Türkiye Kupası dönemi de geldi. Fikstürün rahatlığı, Galatasaray'ın bir seri yakalamasını ve geçmişe bir sünger çekmesini olanaklı hale getiriyor. 

 

Galatasaray'ın sıradaki fikstürü şöyle...

4.12.19: Galatasaray - Tuzlaspor

7.12.19: Galatasaray - Alanyaspor

11.12.19: PSG - Galatasaray

14.12.19: Galatasaray - Ankaragücü

17.12.19: Tuzlaspor - Galatasaray

21.12.19: Göztepe - Galatasaray

28.12.19: Galatasaray - Antalyaspor

 

Sonrasında devre arası geliyor ve 2. yarı da iç sahada Denizlispor müsabakasıyla gayet uygun bir fikstürle başlıyor. 

 

Yukarıdaki fikstürde PSG deplasmanı sonrası içeride Ankaragücü'nün denk gelmesi, kalan 4 lig maçının 3'ünün iç sahada olması ve Türkiye Kupası rakibinin İstanbul takımı olması gibi önemli avantajlar var. Ayrıca Antalyaspor ve Ankaragücü de ligin şu döneminin en kırılgan takımları arasında. 

 

Galatasaray şu an Başakşehir'den 5 puan geride ve muhtemelen ilk devre sonunda da puan farkı en fazla bu kadar olacak. Geçen sene 8 puan geriden gelen Galatasaray pekala 3-5 puan farkı da kapatabilir. 

 

Gel gelelim bundan sonra, geçmişi iyi analiz edip, 2. yarıya kimlerle girileceği planlanmalı ve devrede kimlerle yolların ayrılacağı düşünülmeli. Bu ilk yarı sonuna kadar önümüzdeki 7 maç Fatih Terim için çok faydalı bir süreç olabilir. 

 

FATİH TERİM: "HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ..." 

 

Şimdi bir Belhanda konusuna gelelim. Hiçbir zaman bonuslarla beraber 4 milyon euro verilecek bir yıldız olmadı ama her zaman 2 milyon euro civarında maaş alabilecek faydalı bir profildi. Ve Montpellier, Schalke, Nice gibi 5 büyük ligin takımları da bu yüzden tercih edip senelerce oynattı. Hem giydiği 10 numaranın hem de aldığı yüksek maaşın altında eziliyordu. Yine de ben bu hareketsiz, Avrupa'da sürekli ezilen, koşuda hep sınıfta kalan takımda, hareketli bir orta saha olduğu için, sürekli sorumluluk alıp pastan kaçmadığı için Belhanda'nın verimli olacağına inananlardandım. Buna karşın kötü yönetilen süreç sonrası Belhanda kaybedildi. 

 

La Fontaine'in masallarından birinde, yavrusunu severken öldüren bir anne ayı vardı. Bende çocukken okuduğumda derin etki bırakan hikayelerden biriydi. (Belki daha lisede ailemden ayrı eve çıkma kararını bile getirmiş olabilir:) Fatih Terim, Belhanda ilişkisi de bana o hikayeyi anımsatıyor. 

 

Galatasaray zorlu fikstürden geçerken, geniş kadrosu olmasına rağmen Fatih Terim yeterli rotasyon yapmadı. 3 günde bir her maçta Belhanda oynadı ve çenesini kırdığında da onu maskeyle oynatmaya devam ettiler. Belhanda kendi performansının bilincinde olmadığı için özveri yaptığını düşündü. Fatih hoca da zaten sorumluluk bilincini sevdiği öğrencisine karşı belki kendini borçlu hissetti ve forma vermeye devam etti. Farkında değildi ama fazla sevgiden aslında o günlerde Belhanda'yı kaybetti. Gençlerbirliği deplasmanında insanlar artık giderek düşüş yaşayan Belhanda'dan bıkmıştı ve bir sonraki maç kabak onun başında patladı. Aslında ıslıklandığı Real Madrid maçında ilk 10 dakika bir tane Andone'ye bir tane Babel'e %100'lük gol pası var ama sonrasında yaptığı 2 hatada hemen tepki gördü çünkü insanlar geçmiş haftalardan bilenmişti. Belhanda'nın taraftara verdiği tepki ve sonrasında Terim'in onu koruma çabaları hiçbir işe yaramadı. O Real Madrid maçının ardından bir ayı aşkın zaman geçti. Beşiktaş maçı, Brugge maçı ve bu maç Belhanda yine oynadı ve yine olmadı. Artık eskisi gibi sorumluluk almaktan çekinmeyen Belhanda da yok. Aksine artık korkuyor. Fatih hoca da "Geçen seneki Belhanda onu atardı" diyerek durumun farkında olduğunu gösteriyor. Maalesef Belhanda'yı biraz da Fatih hocanın sevgisi bitirdi. Şu orta sahada o tip bir oyuncuya hem kanatlarda hem merkezde ihtiyaç duyulur normalde ama bu Belhanda mental olarak yitirilmiş bir oyuncu ve artık geri dönüşü yok. Belki yazın olsa 8-10 milyona satılabilirdi ama şimdi 3-4 milyon euro bile verseler hemen satılmalı. 

 

"YERİNE SEVEBİLİRİM"

 

Neyse ki Belhanda'nın yerine koyabilecek onun stiline benzer, ondan çok daha genç ve ondan çok daha maliyetsiz bir oyuncunun transferi son derece olası. Bu isim Mert Hakan Yandaş. Sene sonu sözleşmesi bitiyor ve son derece komple bir orta saha oyuncusu. Çok gezen, çok hareketli, çalışkan, tempolu ve 25 yaşında, modern bir orta saha. Kendisini 2. ligden beri biliyorum ve kendisinin önüne Robinho'yu transfer ettiklerinde nasıl olur diye delirdiğim tweetler mevcut. Son asistine bakın. Rakip ceza yayında kafa topuna çıkıyor ve hava hakimiyeti sayesinde asisti yapıyor. Kafaya da çıkan, savunma da yapan, çalım da atan, şut da atan bir orta saha oyuncusu. Modern demem bundan çünkü komple. Tek yönlü değil! Sivas'taki maaşı 300-400 bin euro en fazla. Galatasaray onu devrede Belhanda'nın çeyreği maaşla ve bonservisle transfer edebilir ve Belhanda'nın yeri hem onun transferi hem de Emre Akbaba'nın dönmesi ile kolayca doldurulabilir.

 

NZONZİ - SERİ - LEMİNA - ÖMER DÖRTLÜSÜ - NEDİR, NE DEĞİLDİR?

 

Sene başı kiralanan yukarıdaki üç ismin de 2. yarıda hangi rollerde ne işler yapabileceği az çok anlaşılmaya başlandı. 

 

Evvela 6-0'lık Real Madrid maçı bitimine kadar olan süreçte çok kötü bir Galatasaray izledik. Sonrasındaki Gaziantep - Başakşehir ve Club Brugge maçlarındaki Galatasaray daha gelecek vaateden bir takımdı. Real öncesi Nzonzi'siz Rize maçında da Galatasaray iyiydi. Bence bundaki en önemli faktör, bu maçlarda Nzonzi'nin yedeğe çekilip merkezde Lemina - Seri - Ömer gibi oyuncuların oynaması oldu. 

 

Nzonzi'siz Galatasaray çok daha tempolu, rakip yarı alana çok daha kolay geçebilen bir takım. Nzonzi oynadığında adeta el freni oluyor ve takımın rakip yarı alana geçişleri çok yavaşlıyor. 

 

Efendim Nzonzi savunmanın önünü daha iyi kapatıyormuş da, Galatasaray'ın daha iyi savunma yapmasını sağlıyormuş... Bu iddia doğru değil.

 

Nzonzi'nin geldiğinden beri oynamadığı 4 maç var ve onlar şöyle...

 

Galatasaray 2-0 Çaykur Rizespor (Rakibe hiç pozisyon verilmedi)

Gaziantep 0-2 Galatasaray (Rakibe hiç pozisyon verilmedi)

Galatasaray 0-1 Başakşehir (Rakibe çok az pozisyon verildi)

Galatasaray 1-1 C. Brugge (Gol son dakika yense de pozisyonlar verildi)

 

Brugge maçı dışında 3 maçta da Galatasaray'ın gayet iyi savunma yaptığını söyleyelim. Bu dört maçta Nzonzi oynasa daha iyi savunma yapılacağını hiç sanmıyorum aksine takımın ağırlık merkezi 6 numara olduğu için ve Nzonzi oyunu çok geride kabullendiği için takımı geri çekecekti, daha geride kalan takımın daha fazla baskı yemesine neden olabilecekti. 

 

SON DERECE TEMPOSUZ VE HAMLESİZ NZONZİ

 

Nzonzi Sevilla döneminde ikili orta sahada oynuyordu. Stoke City döneminde ise 6'dan çok 8 numara oynadı. İki ceza sahası arasında o boyuna rağmen git-gel yapan çok marjinal tip bir adamdı. Tabi o boyla o tempo belli yaştan sonra imkansız olduğu için erken düşüşe geçti. Son Sevilla ve Roma dönemi 6 olmaya başladı. Monchi'nin Roma görevinin erken bitme nedeni olan hamlelerden de biriydi. 29 yaşındayken 26.6 milyon euro gibi oldukça yüksek bir bedelle Roma'ya gitti ama beklentilerin çok altında kalınca sene sonunda apar topar gönderildi. Bu transfer Monchi'nin de tartışılmasını sağlamıştı. Bir yıl önce 26.6 milyon euroya aldıkları adamı Galatasaray'a bir değil 2 yıllığına 3 kuruş bonservis istemeden kiralamaları zaten bazı şeyleri gösteriyordu. 

 

Galatasaray'da ilk maçları iyiydi ama birden çok büyük düşüşe geçti. 

Real Madrid maçından sonra oynamadığı Gaziantep, Başakşehir ve Brugge maçlarında çok daha tempolu bir Galatasaray görmüştük. Brugge maçında 108.5 km ile sezonun en çok koşulan maçını da Galatasaray onsuz oynamıştı. O Trabzonspor maçında takıma dönünce ilk 30 dakikada net şekilde el freni olduğuna kanaat getirdim. 

 

Bu kadar temposuz, hamlesiz ve tek yönlü bir oyuncunun kabul edilmesi için 6 numarada böyle Pirlo vari oyun kurması lazım ki taşımanızın bir anlamı olsun. Öyle aşırı bir oyun kurma becerisi yok, 30-40 metre sürekli oyunun yönünü değiştiren paslar attığını görmüyoruz. Her yere basıp rakibi oynatmayan dinamo tipi bir 6 numara tarzı da yok. O halde neden oynatasınız? Takımın beline halat takıp geri çeksin diye mi?

 

Bakın aşığıda bazı maçlarda Nzonzi'nin top kapma ve pas kesme istatistikleri var. Süper Lig'de bu sezon 6 numara pozisyonunda en az 5 maç oynamış 31 futbolcu arasında en fazla top kapma hamlesi yapan 30. futbolcu Nzonzi! Yani sondan 2. sırada! 90 dakika başına 1.3 top kapma hamlesi yapıyor. Başarıyı geçtim. Hamle bile maç başına 1.3 tane yahu! 

 

Top Kapma / Pas Kesme

Trabzon:  1 - 0

R. Madrid: 1 - 1

Beşiktaş: 0 - 0

R. Madrid: 2 - 2

Sivasspor: 0 - 1

Gençler: 0 - 1 

 

Bundan sonra, Avrupa maçlarının olmadığı süreçte Nzonzi'nin ilk 11 olacağını sanmıyorum. 2-3 derbide oynatmak için 3.250 milyon euroluk dev maaşını karşılamanın da bir anlamı yok. Eğer kontenjan açılacaksa bence ilk gönderilmesi gereken isim Seri değil Nzonzi. Şampiyonlar Ligi serüveninin de bitmesi onu daha az gerekli hale getirdi. 

 

OYUNU HIZLANDIRAN ADAM: SERİ

 

Seri'ye gelirsek... Gerçekten adı gibi bir oyuncu. En büyük özelliği oyunu çok hızlı oynayabilmesi. Garibim Avrupa'nın en yaşlı liginin en yaşlı takımlarından birine giderek kariyeri açısından berbat bir karar verdi. Herkesin durarak oynadığı bir takımda, en büyük özelliği oyunu hızlandırmak olan bir orta saha ne yaşarsa Seri de onu yaşıyor.

 

Seri'ye dikkat edin. 30 kere topla buluşmuşsa 28'inde topu 1 saniyeden kısa süre içinde ayağından çıkarmıştır. Genelde 2'den fazla kez topa dokunmayan, oyuna akışkanlık ve tempo katan bir oyuncu. Kendisine siyah Xavi deme nedenleri buydu. Sistemli, tempolu bir takımı x2 hızlandırabilecek bir 'hızlı düşünme ve uygulama' oyuncusu. Adeta bir pırlanta değeri var ama Galatasaray ilk çağda olduğu için o pırlanta ile hindistan cevizi falan kırmaya çalışıyor. 

 

Sistematik bir takımda Seri kendisini çok daha iyi gösterirdi. Hem Fulham, hem de Galatasaray sistematik açıdan sıkıntılar yaşadığı için Seri de sıkıntı yaşıyor haliyle. 2. yarıda doğru sistemde Galatasaray'ı zirveye taşıyacak isimlerden biri Seri olabilir. 

 

Geçen sene ilk 13 hafta Sinan Gümüş'ün yedeği iken, Feghouli formayı alırsa Galatasaray'ı şampiyon yapar, Galatasaray'ın devre arasında yapamayacağı büyüklükte bir transfer olur diyordum. Terim onu kazandı ve Feghouli ligin MVP'si olarak takımı şampiyon yaptı. Bu sene o iddiamı Seri için söyleyebilirim. 

 

6 numarada Nzonzi hava toplarını karşılasın diye oynayacağına, Lemina ve Ömer'in arkasında Seri oyun kurucu olarak oynasın, daha dinamik kanatlar ve bekler olsun Galatasaray'ı uçurur Seri. 

 

BALL WİNNİNG MİDFİELDERS: ÖMER BAYRAM VE LEMİNA

 

FM oynayan arkadaşlar bu rolü iyi bilir. Top kazanan orta saha rolünde iki isim son dönemde çok kötü Galatasaray'ı ayakta tutan ve yarıştan koparmayan isimler oldular. Lemina ve Ömer son dönemde Galatasaray'ın yarıştan kopmamasını sağladı ve sene sonu şampiyonluk kazanılırsa bu şampiyonlukta rolleri çok büyük olacak. 

 

Bu rol yüksek dinamizm, agresiflik ve özveri istiyor. Bu rolün kalitesizi de var. Örneğin Necip Uysal da bu rolün oyuncusu ama buna belli ölçüde pas atabilme, belli ölçüde top sürebilme melekeleri eklenince hem topu kapıp hem de takımınızı hücuma kaldırabilirsiniz. Hem Ömer, hem Lemina'nın top da sürebiliyor olmaları Galatasaray'ın Nzonzi'sizken rakip yarı alana daha hızlı geçebilmesini sağladı. 

 

Bence Ömer sol bek olmadığı gibi sol açıkta da iyi değil. Ömer'i 28 yaşına kadar sol bek veya sol açık oynatmaları onun orijinal pozisyonunun kanat olduğunu göstermez. Bence bu yaşa kadar orijinal pozisyonunun dışında oynatılmış, yanlış değerlendirilmiş bir oyuncu Ömer. Tıpkı David Luiz'i stoper yapanların oyuncuya ihanet etmesi gibi... Ömer'den en iyi verim alınacak pozisyon merkez ortasaha ve oradaki enerjisi ile çok işe yarayabiliyor. Ömer kanatta bek sırtı koşu atabilen bir adam da değil, verkaçlarla adam eksiltebilen içe girebilen bir adam da değil. Buna karşın dar alanda tazmanya canavarı gibi çabuk ve güçlü.

 

Sık sakatlanan Lemina'ya iyi bir alternatif olarak ikisi sezonun ikinci yarısında Galatasaray merkezinin ball winning midfielder oyuncuları olabilirler ve aslında ikisinin birden oynaması da ideal değil. Bu arada neden Lemina 6 değil de 8 oynasın? Çünkü topu ne kadar ileride kazanırsan, rakibe baskıyı ne kadar ileride yaparsan o kadar iyi. Lemina'nın tackle hamlelerini rakip kaleye yakın yerde yaptırmak daha önemli. Başakşehir maçında 6 numarada oynadı. Kaptırdığı toptan sonra tackle için geride atladı ve çalımı yeyince alan açıldı. Lemina ve Ömer bol atlayacak, bol top kapıp, bol çalım yiyecek. Onlar çalımı yediğinde çabuk bir oyuncu da hemen süpürecek. Bu ağır Nzonzi olmasındansa Seri olsun ve Seri'yi oyun kurucu rolünde o pozisyonda değerlendirebilirsiniz derim...

Ayrıca Lemina 6, Seri ve Ömer de 8 numaralar olabilirler ama yine hücuma, rakip ceza sahasına merkezden gol koşusu atabilecek oyuncu bulunamıyor bu üçü arasında...

Peki, 6 numarada regista olarak Seri, 8 numarada top kazanan dinamo olarak Lemina dedik. Yanındaki diğer, rakip ceza alanına koşu atacak, skor üretecek isim kim olacak? İşte orada da Belhanda'yı satıp yerine gelecek parayla Mert Hakan ve Emre Akbaba rekabete girebilir. İkisi de çok enerjik, sürekli kanatlara yardıma giden, iyi şutlar atan, iyi mücadele eden adamlar. Mert Hakan'ın transferinin son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bu ilerideki 7 maçta Taylan Antalyalı'yı da o pozisyonlarda göreceğiz. Onun hakkında da daha iyi fikir sahibi oluruz böylece.

 

EN BÜYÜK SORUN KANATLARDI

 

Devre arasında Belhanda ile birlikte gönderilmesi gereken isim bence Babel... (Fatih hocanın bunu yapmasını beklemiyorum ama)

 

Galatasaray'da ilk devrede en büyük sorun kanatlardı. Neden kanatlar hiç işlemezken Fatih hoca ısrarla kanatlı sistemleri oynattı onu bilmiyorum. Geçen sene Şenol Güneş de aynısını Beşiktaş'ta yapmıştı. Kanat hiç yokken merkezli baklava dilimli orta sahalar kullanılabilirdi.

 

Feghouli'nin çok kötü olduğunu kabul etmekle beraber potansiyeli nedeniyle 2. yarıda takımda tutulması gerektiğini düşünüyorum ve bence geçen sezon gibi yine 2. yarıda coşacaktır. Sol tarafa da onun ağır oyununun aksine bir kopuk uçurtma olarak Onyekuru gerçekten şart. Tabi Onyekuru'nun olası bir sakatlığı yine kontra yapamayan, ağır bir Galatasaray'a dönüş getirebilir. Bu yüzden aslında Onyekuru gibi bir tane daha 20'li yaşlarının başında savunma arkası koşucusu atlet bir genç lazım. Mert Hakan - Onyekuru ve bu yeni genç dışında bir de Linnes'in döneceğini hesaplarsak bu 4 transfer çok sorunu çözer. 

 

Efendim bekler değişmeli deniyor. O halde 6 yeni isim demek. Bu 6 isim için yeterli satış imkanı yok. Devre arasında gelecek yeni beklerin hemen savunmaya ve orta sahaya uyumu da kolay değil. O yüzden bek transferi bence sezon sonuna bırakılmalı. Linnes ve Şener'in dönmesiyle, Emre Taşdemir, Nagatomo, Mariano, Linnes ve Şener sezon sonuna kadar bence idare edebilir. Çoğu zaman bekler pas aldığında ileri atacak oyuncu bulamıyor. Kimse pas istemeye çıkmıyor. Bu sefer Mariano ve Nagatomo suçlu oluyorlar. Ya önündeki adamı çalımlamak zorunda bırakıyorsun ya da geri dönmek zorunda bırakıyorsun, bekler ne yapsın o durumda? Ayrıca Linnes'in nasıl döneceği de belli değil. Zaten yaz dönemi hazırlık maçlarında takımın en kötüsü Linnes'ti. O yüzden hemen ona güvenip Mariano'yu da silmeye gerek yok. Şener de sakatlıktan dönecek. O üçü sağ bekte sağlam bir rekabete girecektirler. Mariano da sene sonu 3. şampiyonluğunu yaşayıp ülkesine dönebilir.

 

Santrfor pozisyonunda Falcao dönene kadar Babel ve Adem devam eder. Sonra Babel satılır ve bir ay sonra da Andone döner. O süreçte Diagne de yedeğe dönebilir. Devre arasında yine bir santrfor transferi işi de pek mümkün görünmüyor ve bence eldeki opsiyonlarla çözülmeli. 

 

DONK VE ADEM'E TEBRİK

 

Galatasaray çok haklı olarak eleştiriliyor ama takımın ligin en iyi savunma takımı olduğu da bariz. Rakiplerine en düşük gol yüzdeli şut attıran takım Galatasaray. (xG değerlerine göre) Marcao'nun da Luyindama'nın da haksız eleştirildiğini düşünüyordum. Luyindama çok formda olsa da takımın kötü etkilenmeyeceğini de düşünüyordum. Bir programda, "Luyindama takımın en iyisi ama Galatasaray'ın onun yokluğunu arayacağını sanmıyorum" demiştim. Donk gerçekten de aratmıyor. Tabi Galatasaray'ın bu konuda iyi olmasında Lemina ve Ömer'in top kapma yardımları da var. Beklerin hücumda kötü olsa da savunmada pozisyon bilgilerinin çok iyi olmasının da payı var! Muslera zaten bu sezon çok iyi...

 

Tabi Donk - Marcao ikilisinin tek yedeği Ahmet olmaz. Nzonzi olabilir diye düşünmüştüm ama Sörloth'tan yediği kolay çalım beni şüpheye düşürdü. Belki altyapıdan bir arkadaş çıkacak ve belki yeniden Semih kiralanarak o sorun da çözülecektir.

 

Donk gibi Adem de rotasyon görevini çok iyi icra ediyor. Nagatomo'nun golünde yine kısa boyuna rağmen kutuda çok iyi boğuşup topu sakladı ve asisti yaptı. Onun transferini yaz döneminde eleştirmiştim. 32 yaşındaki oyuncu ne gerek var demiştim ama sadece 350 bin euro maaş alıp aldığının çok daha fazlasını veriyor. 

 

GALATASARAY'IN 2. YARI KADROSU

 

Galatasaray'ın şu kadro ile ligin 2. yarısında şampiyon olabileceğini düşünüyorum...

 

Kale: Muslera - Okan

Sağ Bek: Linnes - Mariano - Şener

Sol Bek: Nagatomo - Emre Taşdemir

Stoperler: Donk - Marcao - Ahmet - U19 (Belki Semih)

6 Numara. Seri (Lemina alternatifi)

8 Numara: Lemina - Ömer Bayram

8.5: Mert Hakan - Emre Akbaba - Taylan

Sağ kanat: Feghouli - Jimmy - Emre Mor (Emre devrede gönderilebilir bence ama Terim'in göndereceğini sanmıyorum)

Sol kanat: Onyekuru - (O tip bir transfer daha)

Santrfor: Falcao - Adem - Diagne - Andone

 

Luyindama'nın lisansı sezon sonuna kadar dondurulur, Nzonzi Roma'ya geri gönderilir ve Belhanda ile Babel satılırsa 10 yabancıya düşülecek. Onlar yerine Linnes, Onyekuru, Diagne ve yeni bir Onyekuru tipi kanat için kontenjan açılabilir. Tabi sakatlık durumuna göre, dönemiyorsa Andone de gönderilip Diagne geri çağırılabilir ve Nzonzi de alternatif olarak kadroda tutulmaya devam edilebilir. Çok daha dinamik ve hareketli bir takım yaratılır. Bu dinamik takımda Feghouli de krallar gibi oynar. Alex'in inanılmaz performansının arkasında Daum'un onu koruyan sistemi vardı. Sağında ve solunda Tuncay ve Serhat gibi kopuk uçurtmalar, önünde Nobre gibi mücadeleci bir santrfor ve arkasında Appiah ve Aurelio gibi canavarlar vardı. Ortasında Alex de beyin olarak harikalar yaratırdı çünkü çok iyi taşınıyordu. Adeta tahteravanda gibiydi. Galatasaray da Feghouli'nin etrafına Lemina - Linnes - Mert Hakan - Onyekuru gibi hızlı, mücadeleci adamlar koyarsa Feghouli de o tip performans gösterir. Bu durum tabi Falcao için de geçerli.


FutbolArena Haber Turu (26 Mart 2020)