comScore

Galatasaray Galatasaray

Galatasaray ve Başakşehir'in yeni sezon analizi! Çarpıcı detaylar

08 Ağustos 2019, Perşembe 14:35
Galatasaray ve Başakşehir'in yeni sezon analizi! Çarpıcı detaylar

FutbolArena yazarı Sinan Yılmaz, geçen sezonu ilk 2 sırada bitiren Galatasaray ve Başakşehir'i yeni sezon öncesi değerlendirdi.

FutbolArena - Son şampiyon Galatasaray ve ligi ikinci sırada bitiren Başakşehir, yeni sezon öncesi ilk resmi maçlarına çıktı. FutbolArena yazarı Sinan Yılmaz, geçen sezonu ilk 2 sırada bitiren Galatasaray ve Başakşehir'i değerlendirdi.
 

Galatasaray ve Başakşehir yeni sezona hazır mı?


Başakşehir'in Şampiyonlar Ligi ön eleme maçını yerinde izledim ve sabah da Galatasaray'ın Akhisarspor ile oynadığı müsabakayı izledim. (Bu iki maçı aynı güne ve saate denk getiren TFF için kötü başlangıç) Geçen sezonu ilk iki sırada bitiren bu iki takımın son hallerini görmüş olduk. Bu yazıda ikisine de değinmek istiyorum. Önce şampiyon ile başlayalım.

AĞUSTOS BAŞINDA HAZIR OLMAK
Takımlarımızın Avrupa Kupaları ön eleme performansları oldukça kötü. Çok daha büyük paralara kadro kurmamıza rağmen genelde kendimizden daha düşük paralara kurulmuş Avrupa kulüplerine bu turlarda eleniyoruz. Tabi bir Türk futbolseveri olarak biz yorumcular da bunu çok eleştiriyoruz. Gel gelelim, bu ön elemelere sıkı hazırlanmak da biraz riskli. Ligleri Mayıs sonuna kadar süren takımların Ağustos'ta en iyi dönemini geçirmesi sakıncalı oluyor. Süper Lig kalite olarak belki üst düzey değil ama rekabet üst düzeyde ve ligimiz uzun bir maratona sahip. Durum böyle olunca takımların yavaş yavaş güçlenme arzusu da anlaşılır oluyor.

Liglerinin yayın geliri az olan Doğu Avrupa ülkeleri tabi Avrupa Ligi'nden gelecek parayı düşündüğü için daha sağlam hazırlanıyor ama bizde lig geliri, ligde kalabilmenin önemi de çok büyük olduğundan Avrupa Ligi 2. plana atılabiliyor. Mesela İngilizler de 3. 4. planlara atabiliyorlar.

Neyse bugün itibariyle Galatasaray da, Başakşehir de, Malatyaspor da, Fenerbahçe de ve Beşiktaş da pek hazır değil. Gel gelelim Ağustos'ta en hazır olan takım son yıllarda Bilic dönemindeki Beşiktaş'tı. Arsenal'e kök söktürmüşlerdi hatırlarsanız. Avrupa'da çok iyi maçlar çıkardılar, Liverpool'u elediler ama İlkbahar aylarına geldiklerinde doğal olarak pilleri bitti ve şampiyonluk kaçtı. Belki maddi imkânlarına göre son yılların en iyi Beşiktaş'ı o takımdır ama 3 kulvarda yüksek tempo ile sonuna kadar yarışmak pek kolay değil.

GALATASARAY NE KADAR HAZIR?

Dolayısıyla Galatasaray da pek hazır değil. Bartali yüklemesini yapmış. Oyuncular yorgun. Yine de Fatih Terim'in geçen sene rahatsız olduğunu söylediği konuların başında gelen, ön alanda top kaybını azaltmaya çalışan bir Galatasaray var. Ağustos ayı başındaki bir takım için özellikle ilk yarıdaki, orta alanda pas hızı gayet iyiydi. Buna karşın ön alanda hareketlilik olmayınca, orta alanda çevrilen hızlı pasların bir manası kalmadı.
Burada takımın Henry Onyekuru'yu aradığı çok bariz şekilde gözleniyordu. Savunma arkasına hızlı ve devamlı koşular atabilen bir kenar oyuncusunun ne kadar büyük bir tehdit olduğu geçen sezon yeterince idrak edilemedi. Bence Onyekuru, 20 yıldır tüm maçlarını izlediğim Galatasaray'da, değeri en bilinememiş futbolcudur. Bugün 13 milyon euroyu Diagne değil ona yatırmış olsa Galatasaray inanılmaz bir kazanç elde etmiş olurdu çünkü daha 22 yaşında ve önünde harika bir 10 yıl olduğunu düşünüyorum. Gelecek sezon gideceği takımda da çok başarılı olmasını bekliyorum. Galatasaray yönetimi, kendisini tekrar kiralayabilmek için elinden geleni yapmalı.

GALATASARAY'IN YENİ TRANSFERLERİ

Şimdi Ryan Babel, topu genelde ayağına isteyen bir oyuncu. 100 pasın 95'ini önüne değil ayağına ister, Feghouli de birebir aynı şekilde. Bu ikisi topu tutan oyuncu, Falcao da topsuz gol koşularını çok iyi bilir ama o da 33 yaşına gelmiş bir adam. Dolayısıyla bu üçlü ileride oluşturulacaksa Galatasaray hız ve savunma arkası koşu konularında sıkıntı yaşar.

Yeni transferlerden Jimmy ve Emre Mor ise pas almak için çok gezen oyuncular. Emre Akbaba da böyle bir oyuncu, Belhanda da böyle. Bunların hareketliliği, ön alandaki durgunluğa bir çözüm olabilir ama bunların hiçbiri de Onyekuru gibi savunma arkası topsuz koşmayı bilmez.

SERİ NEDEN 6 NUMARADA?

Fatih hoca Panathinaikos maçında Seri'yi 6, Donk'u 8 numara kullanmıştı. Bu maçta da Seri 6, Selçuk 8 oldu. Seri'nin 6 oynaması, orta alandaki pas hızını geliştirdi. Ön alanda hareketlilik ve topsuz koşu olsa bu gelişimin net faydalarını da görebilirdik. Buna karşın Seri'nin 6 oynaması savunmaya ciddi sıkıntılar çıkardı.  Marcao ve Luyindama'nın bu kadar kötü görünmesinde, önlerinde net bir durdurucunun olmaması da bariz bir faktördü.
Seri hem savunma konsantrasyonu olarak, hem tackle yetersizliği olarak, hem de hava topu hâkimiyeti olarak orada eksiklik yaratan bir isim. Buna karşın Terim belki de orta alandaki pas alışkanlığını oturtabilmek için, yeni 6 numara gelene kadar Seri'yi orada kullanıyor da olabilir. Veya belki de büyük bir risk alıyor ve hedefi Banega gibi bir 8 numara almak… Bu konudaki tercihini gördüğümüzde Galatasaray adına bu sezonun en belirleyici kararını da görmüş olabiliriz.
İlk yarıda, Fatih hocanın azalmasını istediği top kayıplarından ilk 10 dakika Adem 2 tane yaptı ve Luyindama da zaman zaman yaptı. Bu iki oyuncunun bu kayıpları daha aza indirmeleri gerekli.

BELHANDA – SERİ – BABEL

Babel Fulham'da ve Belhanda'da da Nice'de Seri ile birlikte oynamış bir oyuncu. Birbirini tanıyan isimlerin yaratacağı uyum artık bilgisayar oyunlarına bile yansıtılmaya başlandı. Nitekim bu uyumun getirdiği bir golle Süper Kupa kazanıldı. Belhanda için büyük maçlarda yok, final maçlarını kazandıramıyor diye haklı eleştiriler yapılıyordu ancak geçen sezonun 2. yarısından itibaren bu konudaki eksiğini gidermeye başladı. Tabi artık 29-30 yaşlarına gelmiş olgun bir oyuncu ve liderliğini daha çok göstermesi gerekliydi. Geçen sezon şampiyonluk yolunda kritik haftalarda da önemli işler yapmıştı ve bu sezonun ilk finalinde de sahne aldı. Aslında o da Afrika Uluslar Kupası'nda oynamış bir oyuncu ama geçen sezon olduğu gibi yine çok hazır bir şekilde geldi. Belhanda ilk maçını Panathinaikos'a karşı oynamıştı ve daha 2. maçından takımın en hazır ismi oldu. Bu konuda kendisine çok büyük saygı duyuyorum. Geçen yaz da, Dünya Kupası nedeniyle kendisine verilen izni yarıda kesip, 4 gün önce kampa katılmıştı ve geçen sezona da diri girmişti. Bu diriliğini tüm sezona da yayabiliyor. Evet, zaman zaman bir 10 numaranın atması gereken ince pasları atamıyor ama 10 numaraların çoğunda gördüğümüz fiziksel yetersizliği de hiç yaşamıyor. Ayrıca bu Afrikalı oyuncular için söylenen profesyonel değil laflarını da bu çalışkanlığı ile taca çıkaran bir adam. Saha içinde sinirlerine hakim olamaması bir amatörlük olarak hep söyleniyor ama bu çalışma disiplini, büyük bir profesyonellik örneği olarak hiç söylenmiyor. Bu konuda hakkı net şekilde yeniliyor.

BABEL'İN UYKUSU

Babel garip bir adam. Kendisiyle ilgili senelerdir bildiğim ama sonra unuttuğum bir detayı son 3 maçtaki futbolunu izleyince hatırladım. Bu adamın saha içinde çoğu maçta canı sıkılıyor! Evet, bunu ta Kasımpaşa döneminde fark etmiştim. O dönem Kasımpaşa maçlarının tamamını statta izleyen biriydim ve Babel'in özellikle 2. yarılarda, top gelmedikçe oyun konsantrasyonunu nasıl kaybettiğine çok şahit olmuştum. Son dönemde de Bordeaux, Panathinaikos ve Akhisarspor maçlarında aynı şeyi hissettim. Babel ilk yarılarda konsantre, 2. yarının ilk 10 dakikasında da şevkini koruyor ama 55'ten sonra adam cidden sıkılıyor. Hele top çok gelmiyorsa iyice soğuyor oyundan. Mesela Bordeaux maçının son bölümünde kaleciyle karşı karşıya kaldığı bir pozisyon vardı. İlk pozisyonda vurmadı, üstüne gitti, aşırtma denedi ve top üst direkten döndü. Maç 3-0'dı yanılmıyorsam ve o pozisyon ilk devrede Babel'e gelse çok net bir vuruşla hemen golü atardı. Buna karşın o dakikada konsantrasyonu çok düşüktü. Vurmakta çok geç kaldı ve laubali bir vuruşla çok basit bir golü atamadı. Panathinaikos maçında ve Akhisarspor maçında da benzer bir Babel dikkatimi çekti. Büyük yetenek ama saha içinde birilerinin onu sürekli uyandırması, oyuna katması lazım.



BAŞAKŞEHİR KRİTİK EŞİKTE

Başakşehir geçen sezon Şampiyonlar Ligi'nde gruplara kalamadı ve şampiyon olabilmek için büyük paralar harcadı. Yaptığımız hesaplamalara göre Başakşehir kulübü geçen sezon 30 milyon Euro civarında zarar etmiş bir kulüp. Başakşehir'in ekonomik yapısını belgeleriyle aşağıdaki videoda işlemiştik. Meraklısı ayrıca incelemek isterse bakabilir. 

İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

"Şimdi Başakşehir 60 milyon Euro civarındaki maaş bütçesiyle ligimizde en yüksek oyuncu maaşı ödeyen kulüp. Bazı oyuncularla yollar ayırılmasına rağmen hala kadrolarında 34 as takım futbolcusu var ve 14 yabancı kuralına rağmen tam 18 yabancıları var! Eğer Şampiyonlar Ligi'nden elenirlerse muhtemelen 10 oyuncu falan gönderirler ama gönderemedikleri ve maaşını ödemek zorunda oldukları isimler de olacak."

"Eğer Başakşehir gruplara kalamazsa zarar etmeye kesin olarak devam edecek. Tek ihtimal Visca, İrfan Can gibi para eden oyuncularını satarak bu sezonun zararından kurtulabilmek olur.
Dört tane sol kanat oyuncuları var. Arda, Elia, Napoleano ve Kerim Frei. Bu dörtlüye yaklaşık 8-10 milyon euro maaş veriyorlar ve sezonun en kritik maçlarından birinde 4'ü de yok. Arda 18 kişilik listede bile değil çünkü yine hazır değil. Yerine aslen santrfor olan Gulbrandsen'i sol kanat oynatmak zorunda kaldılar ve çok kötü oynadı. Takımın en iyisi, geçen sezon kiralık gönderdikleri 34 yaşındaki Chedjou idi. Chedjou ve İrfan Can kırmızı kart nedeniyle rövanşta yok. Ayrıca Okan Buruk da maç sonu atılmış. Okan Buruk'un çok agresif bir teknik adam olduğunu hep söylüyorum. Avrupa'daki ilk maçı sonrasında da atılması şaşırtmadı. Yine de iyi bir teknik adam olduğunu düşünüyorum. Başakşehir ekonomik açıdan küçülürse ille de başarısız olacak diye bir kaide yok. Bu küçülme için de bence en uygun adam Okan Buruk. Zira küçük bütçeli Akhisarspor'da neler yaptığını da biliyoruz. Daha evvel Trabzonspor'un çok para harcayıp başarısız olduğunu şimdi muslukları kapatıp başarılı olduğunu da biliyoruz. Beşiktaş'ın parayı sıkarken başarılı olduğunu, muslukları açınca başarısız olduğunu da biliyoruz. Başakşehir'in ekonomik daralmaya gitmesi kafadan başarısızlık anlamına gelmez bu yüzden. Yine de kısa vadede sakatlar, cezalılar ve ilk maçtaki 0-1'lik sonuç sonrası işleri rövanşta çok zor."

"Okan Buruk pas oyununu tamamen terk etmese de bir değişim başlatmış. Artık durağan bir hakimiyet oyunu değil de daha tempolu bir oyun oynanıyor ve top rakibe de bırakılıyor. Bu tribünleri de biraz daha canlandırmış. Geçen sene şampiyonluk haftalarında bile bu kadar destek olmuyordu. Başakşehir taraftarı bir arkadaşım, yıldan yıla azalan taraftar sayısını Abdullah Avcı'nın tercih ettiği sıkıcı futbola bağlıyordu. Bu konuda haklı olabileceğini düşündüm dün akşam."

"Neticede geçiş dönemi Başakşehir için sancılı olacak. En az 10 futbolcu göndermeliler ve ekonomik açıdan daha sağlıklı bir yapıya geçmeliler. Küçülürken büyümenin formülünü bulmalı ve yeni bir kulüp felsefesi oluşturmalılar. Artık Avrupa'nın en yaşlı takımı olmanın onlara zarardan başka bir şey getirmeyeceğini görmeleri lazım."

Sinan Yılmaz

Son dakika Süper Lig Haberleri FutbolArena'da.

FutbolArana Haber Turu (5 Aralık 2019)