comScore

Galatasaray Galatasaray

Fatih Terim'den gelecek yanıtı: "Bekleyelim, görelim"

22 Kasım 2022, Salı 12:42
Fatih Terim'den gelecek yanıtı:

Fatih Terim geleceği hakkında gelen soruya, "Herkesin kendi adına bir tahmini olabilir ama bekleyelim ve görelim." yanıtını verdi.

FutbolArena - Teknik direktör Fatih Terim, GQ Dergisi'ne özel açıklamalarda bulundu. Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra takım çalıştırmayan Fatih Terim geleceği hakkında gelen soruya, "Herkesin kendi adına bir tahmini olabilir ama bekleyelim ve görelim." yanıtını verdi. Fatih Terim röportajının satırbaşları şu şekilde:

Bundan 10 yıl önce, GQ dergisi Türkiye'ye geldiğinde düzenlediği ilk Men Of The Year Ödül Töreni'nde "Yılın Spor Adamı" ödülünü almıştınız. Bugün dergide 10. Yılımızı kutluyoruz; sizinle ödülün ve derginin yıl dönümünde bir röportaj yapıyoruz. Biz takip ettik ama Fatih Terim'in bu 10 yılı nasıl geçti?
Böyle söylenince çok uzun bir dönem gibi geliyor aslında insana 10 yıl. Sayısal bakınca, 2012. Neler oldu diye düşününce o yıldan bu yana, benim hem kişisel hem de teknik direktörlük hayatım için önemli bir kilometretaşı olduğunu görüyorum. Neden? Ben 2011-2012 sezonunda Galatasaray'a yeniden döndükten sonra, kulübümle birlikte ilk iki senede iki şampiyonluk yaşadım. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde güzel bir serüvenimiz oldu, çeyrek final oynadık. Bazen düşünürüm, belki VAR olsa, o sezon yarı finale de çıkabilirdik. Kim bilir! Fenomen bir takım vardı o iki sezonda. Sonra yeniden Milli Takım ve 2017'den sonra Galatasaray ile dört kupa daha... Kariyerim boyunca kupalar, madalyalar, başarılar kazanmaktan tabii ki çok mutlu oldum. Ancak sportif anlamda bu dönemde edindiğim en değerli şey, yeni jenerasyonlarla kucaklaşma fırsatını bulmam oldu. 90'lı yıllarda ve 2000'lerin başında Milli Takım ve Galatasaray, hatta biraz daha ileri gidelim, Euro 2008 serüvenlerini izleyemeyen nesildeki futbolseverlerle, yeni Galatasaraylı'larla tanışmak, onların hayatına dahil olabilmek en büyük kazanımlarımdan oldu.

Bu, işin saha içi kısmı elbette. Son 10 yıla bakınca, artık ben de üç torun sahibi bir insanım. Canlarımın canları beni hayata sıkı sıkıya bağlıyor, motive ediyor. Mutluluklar kadar, tabii hüzünler de oldu. Rol modelim, benim bu hayattaki en büyük yoldaşım olan babam da bana bıraktığı onca hayat dersi, prensibi ve hatırasıyla ayrıldı aramızdan. Evet, 10 yıl bir anda söylenince kolay ama bu satırları okuyan herkes kendi hayatını düşünürse, aslında ne uzun...

Ülke tarihinin en önemli futbol başarılarından UEFA Kupası Şampiyonluğu sürecini anlatırken neredeyse hiç durmadan düşünen, çalışan, ara vermeyen bir teknik adam profili var. Asla dinlenmeyen... 17 Mayıs akşamı için “Maç bitince bir oh çektim ve göğe baktım” diyorsunuz...

Ben ailemle, işimle, sevdiklerimle dinleniyorum. Bana futbolu bıraktığım 1985 yılında, “çok yoruldun” dediklerinde, kendimi gerçekten yorgun hissediyordum ama o an önünüzde geride bıraktığınızdan çok daha uzun bir yol olduğunu kavrayamıyorsunuz. Futbol kariyerimi noktaladıktan bir yıl sonra, teknik direktörlük kariyerim başladı. Ve daha sonra hiç durmadım. Yoruldum mu? Aslında hayır. Çünkü beni bu hayata bağlayan en önemli unsurlardan biri futbol. Ben 50 yılı aşan futbol yaşantımda, futbol harici tek bir günümü dahi ailemden farklı bir yerde geçirmedim. O yüzden ara vermek, yorulmak da hiç olmadı benim bünyemde. Ailemden güç aldıkça futbola odaklandım. Bu çok sorulan bir soru aslında, ne hissettim o an? Tam o anı bilemiyorsunuz, üzerinizden bir ağırlık kalkıyor, sıra dışı bir rahatlama; ruhunuz hafifliyor, onu fark ediyorsunuz. Ama tam olarak açıklamak da çok mümkün değil. O gün ailemle konuştuğumda da söylemiştim, ilk kez baba olduğum an gibi, ben de daha önce Avrupa Şampiyonu olmamıştım ki, açıklayabileyim. Bildiğim bir şey vardı, yıllar geçtikçe o anın, maçın değeri daha da anlaşılacaktı. İşte, bakın, bugün hala onu konuşuyoruz.

Kendinize koyduğunuz “Özünü, değerlerini koruyan, açık, dürüst ama bunları modern bakış açısı ile birleştirebilen bir insan” olma hedefini gerçekleştirdiniz mi?

Hiç değişmedim ben. Doğduğum andan itibaren beni ben yapan tüm bildiklerimle yaşantımı sürdürdüm. Ama dönüştüm, hem de çok. Bunu da sıkça söylerim. İnsanlar dönüşmekten hiç korkmamalı, hatta bunun üzerine gitmeli. Ben özümde aynı kalıp değerlerimi korurken, dürüst ve adaletli davranırken yeniliklere de hep açık oldum. Bugün bunun gönül rahatlığını yaşamak çok özel bir duygu. Evet, bu bağlamdan bahsettiğiniz hedefi gerçekleştirdiğime inanıyorum.

Başarılarla anılan bir insan olarak başarısızlıklardan sonra nasıl ayağa kalkarsınız? Başarısızlığa verdiğiniz tepkinin başarınızdaki etkisi nedir?

Çok... Böyle bir iş yapıyorsanız, içinde başarı kadar başarısızlık da olabilir. Bunu bilmeli, bunun riskini almalısınız. Ama kaybetmekten korkamazsınız; bu endişeyle yola çıkarsanız, onun psikolojisini yönetemezsiniz. Euro 2008'deki Hırvatistan maçından sonra flaş röportajda bana, “takımınıza penaltı çalıştırdınız mı” diye sormuşlardı, “hayır” dedim. Oyuncularıma o yükü maçtan önce bindirmek istemedik. Belki de kariyerinde ilk kez penaltı kullanan oyuncular vardı ama rakibimizi tek penaltı vuruşu kaçırmadan yenerek yarı finale çıkmayı başardık.

Başarılı insan, kayıplarından ders çıkarır. Bazen başarısızlıklar hedefinize ulaşmak için gitmeniz gereken yolu kısaltabilir çünkü. Yenilgilerde en büyük cezayı kendime keserim. Çok zaman olmuştur, “hocam o kadar maç, kupa kazandınız; kaybetmeye de hakkınız var” diyen sevdiklerimi işittiğim. En fazla kahrımı çeken de ailemdir bu konuda; ne akşam yemekleri, ne tatil planları... Çok iptal olmuştur. Ama durmak gibi bir lüksünüz olamaz. Kendimle kaldığım o hayal kırıklığı anlarında, ayağa kalkma gücünü de tekrar ailemden, birlikte yola çıktığım ve her zaman güvendiğim, tek bir amaca doğru birlikte gittiğim çalışma arkadaşlarımdan aldım. O anlarda sizinle birlikte üzülen ve size sarılan insanlarla birlikte olmak her zaman kuvvet verir.

Futbol ve moda endüstrisinin yolları günümüzde sık sık kesişiyor. Sizi yakından takip edenler giydiğiniz gömleğin renginden bile anlam çıkarıyorlar. Saha içinde ve saha dışında Fatih Terim'in stilini nasıl tanımlarsınız? Gerçekten de gömleğinizden bir anlam çıkarmalı mıyım bu röportaj sonrası?

Hayatım boyunca gelişmeye ve dönüşmeye inandım. Özümü kaybetmedim ancak farklı açılardan bakmaya çalıştım. Giyim tarzım, moda anlayışım da önemli oldu bu dönüşümde. Sadece marka olduğu veya sadece üzerimde iyi duracağını düşündüğüm, trend olduğu için tercih etmedim giydiklerimi. Beni ifade etsin istedim üstümdekiler. Zaman içinde saat, yüzük, mendil, bileklik gibi aksesuarları bunun parçası haline getirdim. Önceleri eşim, daha sonra da kızlarım bu konuda hep yeni ve farklı olanı görmemde yardımcı oldu. Ben mesela, renk uyumuna dikkat ederim. Bir gömlek giyersem ya da ceket; ayakkabım, kolumdaki bir bileklik veya saat, belki pantolonumda ufak bir detay, aynı rengi orada da görürsünüz. Onun dışında, "evet" sorunuzun cevabı. Gömleğimin renginden, yakasının duruşuna kadar... Tesadüf diye düşünmeyin. Bir de, beyaz gömlek giyersem, dikkat etmesi gerekenler olabilir. (Gülüyor)

Futbolcu, kaptan, hoca, baba, dede, imparator Fatih Terim... Sıralamada geleceğimiz yeni hikayenizin ilk cümlesi nedir?

Herkesin kendi adına bir tahmini olabilir ama bekleyelim ve görelim...

Bugün oyun anlayışını en çok beğendiğiniz takımlar arasında kimler yer alıyor? Kimleri yakından takip edeceksiniz Dünya Kupası boyunca?

Gönül isterdi ki; Türkiye de Katar'da olsun ve büyük bir heyecanla ülkemizi destekleyelim... Birçok takım sayabiliriz. Avrupa'dan, Güney Amerika'dan. Hatta diğer kıtalardan. Ama ben büyük bir Lionel Messi hayranıyım. Biliyorsunuz, bir basın toplantısında, bana sorulduğunda, daha önceki bir sözümü hatırlatmıştım. Benim için bir de Messi, iki de Messi, üç de Messi... Kendisini defalarca izledim, hala da hiçbir maçını kaçırmamaya özen gösteriyorum. Hatta şu sıralar daha fazla; çünkü artık son yıllarında. O yüzden 2014 yılında finalde kaçırdığı kupayı kazanmasını ve kendi ifadesiyle son FIFA Dünya Kupası organizasyonunda şampiyon olmasını isterim. Onun dışında eski öğrencilerim, yakın dostlarım turnuvada yer alacak. Onları da ayrı bir gözle takip edeceğim tabii ki. Çok keyifli bir turnuva olmasını bekliyorum.

20 TL DEĞERİNDE BİLYONPUAN'I HEMEN AL!