comScore

Galatasaray Galatasaray

Transfer hovardalığı hezimetle sonuçlandı

28 Ekim 2014, Salı 13:02

Yazarlarımızdan Hüseyin Özkök, Galatasaray'da geride kalan Ünal Aysal dönemini irdeledi.

FutbolArena Özel - Galatasaray'ın istifa ederek ayrılan eski Başkanı Ünal Aysal'ın adı, başkan seçilmeden uzunca bir süre önce gündeme gelmiş ancak üyelikte 10 yılını doldurmadığı için henüz başkan olamayacağı ancak süre dolduğunda başkan seçilmesinin Galatasaray'ın kurtuluşu olacağı algısı kitlelere empoze edilmişti

Nitekim 14 Mayıs 2011 tarihinde 2998 oy alarak tarihin en çok oyla seçilen başkanı olmuştu Ünal Aysal. Bu teveccühte tabi ki yıllar boyu yaratılan algının büyük rolü olmuştu. Borçlarıyla boğuşan Galatasaray'ın başına nihayet çok zengin bir Galatasaraylı işadamı gelmişti. Artık Galatasaray'ın önü açıktı ve kulüp borçlarından kurtulacak ve başarılar ardı ardına gelecekti.

Seçilmesiyle birlikte beklentiler tavan yapmıştı.

Ancak hiçbir şey beklendiği gibi gelişmedi. Ünal Aysal dönemi Galatasaray'ın en tartışılan dönemlerinden biri olarak tarihe geçti. Kulübü kurtarması beklenirken o kulübü uçurumun kenarına bırakarak kaçarcasına gitti.

Ünal Aysal dönemini maddeler halinde şu şekilde özetlemek mümkün

-Kulübün gelirleri hiç olmadığı kadar arttı ama harcamalar gelirlerin katbekat üzerinde çıktı ve borçlar çığ gibi büyüdü

-Galatasaray tarihinin en hovardaca ve hesapsız transferlerine Ünal Aysal döneminde imza atıldı. Sosyete manavından Drogba, Sneijder gibi “çilekler” alınarak göz boyandı ama halden alınan bir sürü “çürük çilek” ile kadro şişirilip dengesiz bir hale getirildi. Avrupa'nın en iyi scouting sistemlerinden biri Galatasaray'da açıklamalarına karşın Aysal dönemi transferde en az isabetin sağlandığı dönem oldu.

-Veysel Sarı, Tarık Çamdal'ın toplamından çok daha iyi bir futbolcu olan Eboue gibi Avrupa çapında bir sağ kanat savunucusu kendini fazla atıyor diye kızağa çekilerek yabancı kontenjanı sınırının dışına atıldı. Gitmediği için parası ödendiğinden Tarık ve Veysel transferleri çok daha pahalıya gelmiş oldu. Yöneticiler olarak bu futbolcuyu hizaya somak onların görevi olduğu halde bu yapılmadı.

-Selçuk İnan ve Burak Yılmaz'ın sözleşmelerinin bitmesine 2 yıl varken örneği olmayan bir şekilde ücretlerini katlayarak 5 yıllık yeni sözleşme yaptı.

-Eboue olayı dışında BurdissoHajroviç,Endoğan Adili skandalları yaşandı. Kulüp FIFA'lık oldu. Burdissodevre arasında alındı 3 kişilik kontenjandan Şampiyonlar Ligi kadrosuna yazıldı ama oynatılmadı. Sezon sonunda da gönderildi.Riera, Elmander gibi gönülden oynayan yabancılar yüksek maliyet bahanesi ile harcandı. Çok daha fazla maliyetlere sebep olan transferler yapıldı.

-Geçen sezon devre arasında dünyada örneği olmayacak şekilde 9 transfer yapılırken bu sezon başında da 6 transfer daha yapıldı. Kadro iyice şişti ve gönderilenlere rağmen 41 kişiye ulaştı.

-Ünal Aysal göreve geldiğinde takımı toparlayacak kişinin Fatih Terim olacağını istemeden de olsa kabullendi. Ancak onu gönderecek fırsatı Yıldırım Demirören'in yardımı ile buldu. Terim'i gönderme aşamasındaki zamanlaması Galatasaray'ın bu günlerdeki duruma düşmesinin başlangıç noktası oldu.

-Fatih Terim'e iki görev için izin vermezken basketbol ve voleybol takımı antrenörlerinin hem Galatasaray'da hem de milli takımlarda görev yapmasına göz yumarak çelişkiye düştü.

- Aysal başkanlığa gelişinin hemen akabinde Beko Basketbol Ligi finalinde mikrofonu eline alıp seyirciyi sakinleştirmeye çalışması ile barışçıl bir başkan izlenimini vermişti. 3 Temmuz sonrası ilk açıklamasında da sportmence bir açıklama yapmış olmasına karşın, kısa süre sonra bundan çark etti ve işi 2014 final serisi son maçında takımı maça çıkartmayacak noktaya getirerek Galatasaray tarihinde bir ilke imza attı

-Fenerbahçe ile TFF'ye cephe açmanın taraftarların gözünde daha makbul olduğunu keşfederek kavga ortamının körüklenmesine ve büyük bir kulübe yakışmayacak çatışmalara neden oldu.

-Az konuşan başkan olacağım demesine rağmen neredeyse her gün bir gazete veya televizyona konuştu ve bir türlü perde gerisine çekilmeyi bilmedi. 

-Kişisel mesajlaşmaları sızdırarak Galatasaray'ı televizyon programlarına adeta meze yaptı.

-RobertoMancini'yi göreve getirdi ama kendisinden çok çabuk vazgeçerek Alman-Hollanda ekolünden hoca arıyoruz deyip aniden yine bir İtalyan olan CesarePrandelli'yi işbaşına getirdi. Bu kararla muhtemelen dünyada İtalya dışında İtalyan gönderip İtalyan getiren tek kulüp başkanı olarak tarihe geçti.

-Sermaye artırımları sonrası kulübün SPK ile problem yaşamasına neden oldu. Galatasaray, borçlarının yanında borsa konusunda da ekonomi sayfalarının konusu oldu.

-Mayıs 2011'de 3 yıl için seçildi ancak süre dolmadan 2 yıl sonra tarihin en çok oy almış yönetimini değiştirdi. Yeni yönetim olağan genel kurula kadar görev yapar iddialarına kulak asmadı “biz 3 yıl için geldik” dedi. Ama kulübün 15 ay geçtikten uçurumun kenarına geldiğini görerek aradan sonra “istediklerimi yaptırmıyorlar” bahanesiyle istifa etti ve kulübü son yapılan “baskın seçime” sürükledi. Oysa seçimler normal akışında yapılmış olsa bugün Galatasaray Başkanı bambaşka bir isim olabilirdi.

Görüldüğü gibi Ünal Aysal'ın başkanlığı boyunca Galatasaray her açıdan sorgulanması gereken bir dönem geçirdi. Galatasaray'ı kurtarması beklenen adam arkasındaki dağ gibi problemler bırakarak sahneden çekildi.

Analiz: Hüseyin Özkök


Selen Yakıcı İle Top 5 (16 Kasım 2020)