comScore

Galatasaray Galatasaray

Galatasaray Grosskreutz ile hangi sistemi oynar?

01 Eylül 2015, Salı 22:50
Galatasaray Grosskreutz ile hangi sistemi oynar?

Galatasaray'da Melo ve Telles'in ayrılıkları Denayer ve Grosskreutz'un takıma katılışları sonrasında nasıl bir sistem işleyecek?

FutbolArena Analiz - Öncelikle Grosskreutz'un nasıl bir oyuncu olduğunu çok kısaca, kasıntı analiz cümleleri dışında basitçe anlatayım.

Kazma, çalışkan, oyun bilgisi yüksek... Galatasaray'ın Kuyt'ı
 
Kevin Grosskreutz oldukça çalışkan, mücadele gücü yüksek, fundamentali (Temel futbol bilgisi) yüksek, buna karşın kazma bir Avrupalı. Hatta klasik bir Kuzey Avrupalı. Elmander ve Kuyt gibi. Tabii bu oyuncuların fundamentali (temel futbol bilgisi) çok iyi olduğu için birçok mevkiide oynama becerileri de şaşırtmıyor. Kuyt da santrfordan sağ beke kadar birçok pozisyonda oynayabiliyordu biliyorsunuz. Öte yandan teknik kapasiteleri ise sınırlı. Ancak Galatasaray orta sahasında zaten teknik kapasitesi yüksek oyuncu fışkırıyordu. Ayrılan Melo'dan tutun, Sneijder, Podolski, Selçuk, Bilal, Jose Rodriguez, Emre Çolak herkes çok yüksek teknik ama çok çalışkan olamayan, agresif mücadele gücü yüksek olamayan isimlerdi. İşte senelerdir buraya ya göbeğe bir çok çalışkan dinamik adam alınmalı, ya da sağ tarafa bir Kuyt alınmalı diyordum. Nihayet bu adam alındı!
 
Fakat bu adam, paranın çok az olduğu Galatasaray'ın elinin darda olduğu zamanda alındığı için oldukça riskli bir şekilde alındı. Şöyle ki, Kevin Grosskreutz müzmin sakat değil geçen seneye kadar büyük bir sakatlığı yoktu ama geçen sezon yaşadığı diz sakatlığı çok ciddi. Henüz 27 yaşında olmasına karşın 1-2 ay önce Kevin'in futbolu bırakabileceği bile konuşuluyordu!
 
Yani şuan ne durumda, nasıl dönecek, kalitesi ne olacak bilemiyorum. Kuyt'ın 27 yaşındaki halinin bir tık altı olduğunu düşünüyorum. Ancak Kuyt'tan daha hızlıydı onu da eklemek isterim.
Galatasaray'ın boy sorunu
 
Denayer çok çabuk, atlet, savunmayı öne çıkarabilecek bir büyük takım stoperi. Hakan Balta ne kadar özverili oynasa da yavaşlığı yüzünden Galatasaray savunmasının geride kalmasını sağlıyor. Semih gibi, Denayer gibi isimler savunmayı öne çıkarabilmek adına da önemliydi. Ancak Galatasaray'ın önemli bir eksiği kaldı. O da Atletico Madrid gibi takımlarla karşılaştığında duran toplarda oldukça kısaldı! Hem Melo gitti hem de senelerdir ihtiyaç duyulan uzun stoper alınamadı. Galatasaray bu sezon yan toplarda sıkıntı yaşayabilir. Jason Denayer de Chedjou da çabukluğu ve atletliği ile hücumda kafaya çıkar vururlar ama oldukları yerde sıçrama konusunda, uzun pivotları marke edebilme konusunda sıkıntı yaşayacaklar. Tabi savunmanızı öne çekerseniz ve rakip pivot santrforu kalenizden uzak tutarsanız, sizin kalenize uzak top almasını sağlarsanız etkinliğini de azaltırsınız. Misal Rijkaard 2009'da Kayserispor maçına çıkarken çok sürpriz bir hamle yapmıştı. Kayserispor santrforu Makukula neredeyse 2 metrelik bir devdi ve çok formdaydı. Herkes onu Servet'in savunacağını bekliyordu. Halbuki Rijkaard Servet yerine çabuk stoper Emre Güngör'ü kullandı Lucas Neill'in yanında... Ve bu ikili savunmayı 40 metrede kurdu. Makukula savunma arkasına koşacak sürate sahip olmadığı için Galatasaray kalesine yaklaşamadı bile. Çok etkisiz kaldı... Yani Anadolu takımlarına karşı Chedjou - Denayer veya Semih ile savunmayı önde kurarsınız ve kısa olmak sorun olmaz ancak Atletico Madrid karşısında Jackson Martinez'e veya Fernando Torres'e karşı bunu yapamazsınız. Galatasaray Avrupa'da kısa olmanın sıkıntısını yaşayacak gibi. Türkiye'de ise bu çok sorun olmayacaktır.

"Jose, Melo'dan iyi!"
 
Melo'nun ayrılışı Galatasaray için bir nimet oldu. Hem de 32 yaşında performans olarak çok geri gitmiş bir oyuncudan yaklaşık 4 milyon Euro bonservis almak bir de üstüne 20 yaşında potansiyelli bir İspanyol ortasaha Jose'yi alabilmiş olmak olağanüstü. Yani planlasanız bu kadar güzel yapamazsınız. Melo konusunda Galatasaray çok iyi etti. Felipe Melo çok düşüş yaşamış koşamayan, hareket edemeyen, top çalamayan bir oyuncuya dönüşmüştü. Konyaspor maçında top çalması 1! O da stoperken. Yumuşak denen Josef'in Antalyaspor maçında 62 dakikada 8 top çalması vardı! Melo 1-2 senedir böyleydi ama bu düşüşünü taraftara oynayarak kapatmaya çalışıyordu. 1 top çalıyorsa yumruk şovlar, taraftarla girdiği reaksiyonlarla o biri üç gösteriyordu. Ayrıntıya girmek istemiyorum bunu daha önce çok yazmıştım.
 
Jose ise 20 yaşındaki Mehmet Topal'dan daha iyi durumda. Onun da fundamentali zaten adı üstünde 'bir İspanyol ortasaha' olduğu için çok çok iyi. Kumaşına bayıldım. Osmanlıspor maçında 1-2 pozisyon dışında hiç sorun olmadı ama Selçuk'la ilk defa oynuyorlar o kadar olacak. Onun Fenerbahçe'deki Josef de Souza gibi kullanılması gerektiğini düşünüyorum. O biraz daha savunma önüne gelecek ve ortasahada Grosskreutz ile Selçuk daha çok koşup sertliği arttıracaklar. Grosskreutz Galatasaray ortasahasında kimsede olmayan pres gücüne sahip olduğu için çok değerli.

Carole ve Telles değişimi
 
Öte yandan Telles'e de son olarak değineyim. Galatasaray çok uygun fiyata güzel bir Carole transferi yaptı. Carole denendiği tüm hazırlık maçlarından tam notla geçti. Bunun dışında maaşı da sadece 700 bin Euro. Telles'in maaşı onun 2 katından fazla. Öte yandan yine 1.7 milyon Euro maaş alan ve elden çıkaramayacağınız Olcan da Galatasaray'a geldiğinden beri sadece sol bek pozisyonunda ortalama bir performans sergileyebildi. Üstüne bir de o mevkiide Hakan Balta'nın da oynayabilmesi 4 kişilik zengin bir rotasyon yarattı. Galatasaray maddi olarak sıkışık olduğu bu dönemde sol bekteki zenginliğini nakde dönüştürdü. Ben Telles'in 12 milyon Euro civarına satılabileceğini düşünüyordum ama bu şekilde (yeri doldurularak) ayrılsa da 10 milyon Euro'ya ayrılmış olacak. Telles hep dediğim gibi iyi bir oyuncu ama birinci sınıf olabilecek bir potansiyeli yok! İlerde tecrübelenip güçlendikçe 15 milyon Euro civarında bir başaltı sol bek olabilir ama bu fizik potansiyeliyle (çabukluk hiçbir zaman üst düzey olmayacak) hiçbir zaman bir Marcelo, Cafu, Carlos falan olma şansı yok. Mesela Abdul Rahman Baba çok güçlü, çok iyi bir fizik potansiyeli var. Onun 1. sınıf olabilecek kumaşı var. O yüzden o 25 milyon Euro ama Alex Telles değil. Bu transferi de çok olumsuz bulmuyorum.
 
Elde kalan kadro ile Hamza Hamzaoğlu'nun değişmez 4-2-3-1 sistemini biraz asimetrik bir hale sokarak verimli kullanabileceğini düşünüyorum.
 
 
Grosskreutz, Sabri'nin panzehiri
 
Sabri hücumda çok iyi olsa da savunmada çok yetersiz diye her seferinde yazıyorum. Sabri, Sivassporlu Cicinho'dan sonra en çok hücum bindirmesi yapan sağ bek. Yine keza Cicinho'dan sonra en isabetli orta kesen sağbek de o %31. 3 maçta 3 asist de yaptı. "Sneijder'in son golündeki pası da asist mi yani?" diyeceksiniz. Evet asist. 90+2 orada olup bir pas istasyonu yaratabilir ve Sneijder'i markajdan kurtarabilirseniz bu bayağı bir asist.

Buna karşın Sabri, hücumda etkili olduğu kadar savunmada ciddi zaafları olan bir oyuncu. Bir kere geri dönemiyor ve alanını savunamıyor. Gel gelelim bu sefer o çıktığında onun yerini dolduracak bir Grosskreutz'la oynama şansı yakalayacak. Galatasaray sağ kanat savunmasını daha sağlamlaştırabilecek. Ayrıca Grosskreutz ortasahayı da üçleyerek orada pres gücünü arttıracaktır. Yani Grosskreutz tam bir nokta atış transfer!
 
2. sistem şansı
 
İkinci olarak Galatasaray 3-4-1-2'ye dönerse de farklı bir formasyonda başarılı olabilir.



 
Ancak bu sistemde forvet arkasına koyulan Sneijder'in sola kayması onu Podolski ile aynı paralelde sıkıştırabilir ve verimlilikleri düşebilir diye düşünüyorum. Yine de özellikle skor alındığında Jose derine girip Selçuk ve Sneijder sağ ve sol hafa dönüşüp ilerde Podolski ve Burak ile iyi bir kontra atak sistemine dönüştürülebileceğini düşünüyorum bu dizilişin.

Sinan Yılmaz

Selen Yakıcı İle Top 5 (16 Kasım 2020)