comScore

Fenerbahçe Fenerbahçe

MHK'nin eli hangisi?

10 Mart 2017, Cuma 14:35
MHK'nin eli hangisi?

Eski TFF hakemlerinden Murat Fevzi Tanırlı geçtiğimiz hafta yaşanan hakem olaylarını değerlendirdi.

FutbolArena - Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında oynanan maçlarla ilgili eski hakemlerden Murat Fevzi Tanırlı bir yazı kaleme aldı.

İşte Murat Fevzi Tanırlı'nın bu haftaki değerlendirmeleri:
Bu hafta gündemi belirleyen “el” pozisyonları olurken, konu elbette en başarılı olduğumuz bel altı saldırma alanına evrildi.  “Adamlık ve hırsızlık” boyutuna kadar genişledi.

***

KİME ve NEYE “EL” VERDİLER?

Malumunuz benim prens Halil Umut'un birkaç hafta önce yönettiği Bursaspor-Fenerbahçe maçındaki 2 penaltının da tartışılmasının ardından spor medyasında “hangi el pozisyonlarında penaltı verilip verilemeyeceği” gündemi kapladı. 2'sinin de hatalı karar olduğunu düşündüğüm penaltıların ardından geçtiğimiz haftaya geldik ve önce Atınç'ın yerdeki el pozisyonu, ardından da Mehmet Topal'ın elle düzeltip attığı gol manşetlerdeydi. Bir gün Türk Dil Kurumu'nda bir görev alırsam “elin doğal konumu” cümlesini ve tanımlamasını şekillerle literatüre ekleteceğim. 

***

“Tartışıldı” derken, bu kelimenin Türkiye sınırlarında meali elbette ki “kavga” ve “saldırı” olarak evriliyor. İnsani boyutta olamazdı, nitekim de öyle olmadı zaten. “İnsani” kelimesini kullanarak ağzınızdan püsküren lavları yumuşatmaya çalıştığım için de özür dilerim! 

Mehmet Topal'ın ne dini ve imanı kaldı, ne adamlığı, ne de hırsızlığı! “Kazanmak için her yol mübah” kültürümüzün yıllarca birer üyesi olan pek çok sporseverin, taraftarın, birden bire İskandinav ülkelerinden vatandaşlık almışçasına sesleniyor edası ne kadar güzeldi değil mi! 



Nalıncı keserini bırakalım ve dönelim. Süper Lig klasmanındaki hakemden tutun da, TFF 1. Lig, TFF 2. Lig, TFF 3. Lig ve amatörde görev alan toplam 20 hakeme bu hafta şu soruyu yönelttim:

“Kardeşim, bu hafta yaşanan elle oynamalara benzer nitelikteki durumlarda hangi el pozisyonunda penaltı kararı vereceğini biliyor musun? Bununla ilgili bir eğitim çalışması ya da talimat var mı? Elin doğal konumunu Atınç pozisyonu veya Mehmet Topal pozisyonu özelinde  bana anlatabilir misin?”

***

Kimisinde “KEM KÜM, HIM, KIM” kimisinde de  “ŞÖYLE İSE PENALTI, BÖYLE İSE DEĞİL, ŞÖYLE DOĞLA KONUM, BÖYLE DEĞİL” şeklinde cevaplar. Elbette var herkesin bir cevabı, kendi yorumuna göre açıklaması. 

Sorgulanması gereken ana konu ise Bursaspor-F.Bahçe maçında 2 penaltı kararı da eleştirilen Halil Umut Meler'in, geçtiğimiz haftasonu oynanan Adanaspor-Konyaspor maçındaki Vukovic'in pozisyonuna neden penaltı çalmadığı?

Bursa'dakiler penaltı ise, Adana'dakinin ne farkı vardı? Cevap aranması gereken soru bu.

***

Yukarıda bahsettiğim 20 hakemin son maçlarda yaşanan el pozisyonları için HEMFİKİR olma oranı %65. Yani, Atınç'ın pozisyonu için 20 hakemin “13'ü penaltı değil derken, 7'si penaltı verilebilir” diyorsa; Mehmet Topal'ın eline gelen topla ilgili “15'i elin doğal konumu değil, 5'i doğal konumu” diyorsa burada tartışılması gereken hakem yönetimleri değil, bunları hakemlere anlatması gereken, standardı bulma konusunda eğitim vermesi ve hakemlerin kafasındaki soru işaretlerini bitirmesi gereken MHK'dir. 

*** 

Bıyık altı gülerek verdiğiniz “Hangi MHK!” sesinizi duyar gibiyim. Literatüründe STANDART kelimesini barındırmayan bir MHK'dan çok şey istediğimi biliyorum, özür! Ancak yine de FIFA kokartını yeni takan kardeşimizin 2 hafta arayla verdiği penaltılardan hangisinin doğru olduğunu bilip bilmedğine dair endişelerim var. 

MHK'nin “eli” hangisi? Hangi pozisyona “el” verdi MHK ya da MHK için elin doğal pozisyonu diye bir tanım, çalışma, örnekleme var mı? 

Zaten bu konularda haftalarca açıklama yapmadılar diyorsanız, “kimlere” EL verdi veya hangi hakemler “EL” oldu o zaman diye sormak kalıyor ki onların da cevabı aşikar.

 ***
 
BETERİN BETERİ VAR…

Biraz moral vereyim size. Sürekli olarak hakemlerimizi eleştirip, Avrupa liglerinde 3 maç dahi izlemeyenler için değil tabii bu moral. 
Liglerde neler oluyor diye bir minik örnek. Avrupa liglerini takip etmeyenler için bilgi vereyim. Premier isimli bir lig var İngiltere'de. Bu ligde Swansea ile Burnley geçen hafta karşılaştılar ve skor 1-0  ev sahibi lehine devam ederken bir Burnley atağı. Kullanılan korner ve devamında 9 forma numaralı Burnley forveti Sam Vokes'un “el” ile mükemmel hareketi. Karar mı? ELLE OYNAMA nedeniyle hakem Anthony Taylor  tarafından penaltı. Hakemin yeri ve konumu da bilgilerinize sunulur. 16 numaralı Olsson'un faullü hareketine penaltı çalıyor sanmayın. Hakemin şaşkın bakışları aşağıdaki özette de göreceğiniz üzere her şeyi anlatıyor.

 

***

BURSA-GAZİANTEP

6 puanlık maçlarda hakemlerin çok daha dikkatli olması gerekiyor derken yardımcı hakemleri atladık sanırım. Barış Şimşek adına genel itibariyle başarılı geçen maç, iki yardımcının ofsayt ve penaltı hatalarıyla maçın kaderini tamamen değiştirdi. Son haftalar yaklaştıkça, kritik maçlar da artıyor. MHK ise çok tecrübeli yardımcıları veya son dönemin formda genç isimlerini veya benzer hataları yapanlara UYGULAMADIĞI benzersiz(!) adalet sistemi ile hangi hakem ya da yardımcıyı nerede kullanacağını ayarlayamadığından şaşırmamak gerekiyor. 

***

SORUN HAKAN CEYLAN DEĞİL, SORUN CAMİAYA SAYGI… 

Antalya-G.Saray maçının 4. hakemi olarak atanan Serkan Çınar, sakatlık durumu ile değişti ve yerine Cuma akşamı Trabzon'da yine 4.hakem olarak görev alan Hakan Ceylan atandı. TFF resmi sitesinden de bununla ilgili açıklama yayınlandı. Hakan Ceylan için de Trabzon'dan Antalya'ya hafta sonu serüveni başladı…

Yine odağı saptırdılar tabii: ”Vay efendim bir hakem, aynı haftanın 2 maçında nasıl görev alır?”



Başka bir MHK olsa idi, sakatlandığı söylenen Serkan Çınar yerine 4.hakem olarak Hakan Ceylan atanmazdı, çünkü elinde kullanabileceği, sakin ve mantıklı atamalar yapabileceği hakemler illa ki olurdu. Koca ligi belli sayıda hakem etrafında götürürseniz olanlara şaşırmamak lazım. Ayrıca zaruri durumlarda elbette bu tip atamalar da olabilir,  örnekleri de vardır tarihte ancak ana sorun bu değil.

***

Konyaspor-Antalyaspor maçı daha 3 hafta önce oynanıyor ve beraberinde çok sert eleştiriler, tribünde yaşanan olaylar ve yankıları. Hakem kim? Serkan Çınar.

Yüce MHK'mız ne yapıyor diyemiyorum çünkü atamaları yapanlar belli iken, kalan üyeleri töhmet altında bırakmak ya da suçlamak hak yemek olur açıkçası.

2 hafta aradan sonra ve tartışmalar neredeyse yeni bitmişken, bu sezon kendileriyle özdeşleşen “kör gözüne parmak” deyimini yine devreye sokuyorlar. Sonrasında hangi sebeple uyanıyorlar ise hemen değiştiriliyor ama kıymeti yok. Neden kıymeti yok biliyor musunuz? O kadar çok güven kaybettirdiler ki, Serkan Çınar hakikaten sakat olsa da kimsenin zerre kadar inancı kalmadı. Güvenilmeyen bir kurum ya da insanın hangi dediğine inanabilirsiniz ki.

***

KISSADAN HİSSE… 

Teknoloji bu kadar gelişmemişken ve TFF bünyesine de bu kadar girmemişken, haftalık maç atamalarının tebligatları, çok değerli büyüğümüz Mustafa Çınar'ın (emekli subay) Perşembe günkü güzel sesinden yapılırdı. O güzel sesin bir maç tebligatına dair konuşmaları örnek olarak şu şekilde olurdu:

“Murat'cığım hayırlı olsun, maçın Adana-Mersin, yardımcıların Ali ile Ahmet, 4.hakemin Can. Atama yapılırken elbette önceki maçların, takımların durumu gibi konulara dikkat ediliyor ancak bu takımlarla ilgili çok yakın bir zamanda ya da daha önceden önemli bir sorun yaşadın mı, herhangi bir sıkıntı oldu mu, yardımcılarının ya da 4.hakeminin bir sorunu var mı, lütfen öğrenip bize dönüş yaparsan, KİMSE BİR SIKINTI yaşamadan ve basına da hakemler açıklanmadan MHK ile paylaşalım, çözelim”…

TFF'nin bugün kullandığı web portalı FYS (Futbol Yönetim Sistemi)'nin olmadığı 1998-2010 arası zamandan bahsediyoruz. 

BU KONUŞMADA NE VAR BİLİYOR MUSUNUZ?

Özen var, hassasiyet var, hakemine ve kurumunun itibarına saygı var, maçın sağlıklı geçmesi adına dikkat var, kulüpleri ön yargıya sokmamak adına düşünceli davranış var, kimsenin sıkıntı yaşamaması adına iyi niyet var, hakemlik melekesi adına prensip var, kısacası var oğlu var…

 
FYS değil uzay teknolojisi getirsen bu MHK'ya nafile! Bu kadar basit bir hakemlik hassasiyetini ve melekesini gösteremeyecek kadar acz içinde olmalarını da kabullenemiyorum. Her geçen gün camiamıza yaşattıkları itibarsızlık yere çakılma seviyesini de geçti gidiyor.  

***

BİR KARAR VERİN ARTIK…

Hafta içinde dünya futbol tarihine geçen bir 90 dakika yaşadık. 4-0 kaybettiği ilk maçın ardından Camp Nou'da PSG'yi 6-1 ile geçen Barcelona, Şampiyonlar Ligi şampiyonu olduğu maçtan sonra yaşamadığı ölçüde büyük bir coşku yaşadı. Hiç şüphesiz muazzamdı, tarifsizdi. Maçı Almanya Futbol Federasyonu'ndan Deniz Aytekin yönetti. Verdiği 2 penaltı dışında, ilk yarıda elle oynama nedeniyle vermesi gereken PSG lehine bir penaltı pozisyonu da vardı.

Maç sonrasında twitter üzerinden 2 anket yaptım. 
İlki Avrupalı hakem sevdalılarına yönelikti. “Bundesliga hakemi Deniz Aytekin, Süper Ligi'mize gelsin mi?” sorusuna yanıt aradım. Diğerinde de Barcelona'nın 2 penaltısı sizce doğru mu diye sordum.

 


İlk soruda “%65 istemezük” çıkarken, penaltılarda ise en çok cevap “ilki doğru ikincisi yanlış” şeklinde oldu. Ben ikisinin de penaltı olmadığı görüşündeyim. Futbolcu oyuncu geçmesin diye kafasını kaldırıp tekme yemeyi düşünebilecek durumda değil ilk pozisyonda. İkincisini konuşmaya dahi gerek yok. Suarez'in İngiltere günlerini hatırladım, havuza atlama sahnelerinin yapıldığı videolara kadar.

***

Ayrıca Arsenal-Bayern Münih ve Barcelona-PSG maçlarının ardından hakem-ilave yardımcı hakem iletişimi ve yardımlaşması konusunda da sanırım en yakın zamanda UEFA Hakem Komitesi jet bir eğitim düzenleyecektir. 

Avrupa'lı hakem konusunu sürekli gündeme getirenler de, hafta içi en üst düzey yönetim beklenen müsabakalardaki yaşananlardan sonra isteyip istemediklerine bir karar versinler artık. 

***

HAKEMLERİMİZE hafta sonundaki tüm karşılaşmalarda hakem şansı diliyorum. 
Sevgiyle kalın…
 
Murat Fevzi Tanırlı
Twitter: @mftanirli

FutbolArena Haber Turu (20 Ocak 2020)