FutbolArena Özel - Fatih Terim. Türk futbolunun en tartışılan figürlerinden biri. Egosu inanılmaz boyutlardan tavan yapmış bir kişilik. Şu anda da Türkiye Futbol Direktörü olarak futbolun başındaki 1 Numaralı isim. Yani TFF Başkanı Yıldırım Demirören bu durumda ona yapacak iş kalmadığı için sembolik bir görevde sayılabilir.
Mehmet Demirkol'un söylediği gibi Milli Takım'ın son 10 yılının büyük bölümündeson 6 turnuvanın 5'inde o var. Hadi o dönemleri geçelim.
İşte Letonya ya da onun demesiyle Latvia maçı sonrası söyledikleri. Hepsi adeta birer başarısızlık itirafı gibi.
-Yavaş yavaş oturup hepimiz doğruları konuşacağız. Eğrilerin, yanlışların üzerinden gitmeyeceğiz. (Geçmişini irdelemeyen, hatalarından ders almayan yanlışları tekrarlamak adına ortaya koymayan bir yapı neye dayanarak ileriye doğru atılım yapabilir?)
-Günü konuşurken halletmeye çalışırken ileriki yılları da dizayn etmemiz gerekecek. (Fatih Terim 4. Kez Milli Takım'ın başında. Hepsinde de takımı, ülke futbolunu ileriye götürmek için geldi. Demek ki bunca yıl işin içinde olmasına rağmen hala sıfır noktasındayız 1 adım ileri gidememişiz. Peki bunu başaramayan bir hoca ile yeniden kısır döngüye girmek niye?)
Mehmet Demirkol'un söylediği gibi Milli Takım'ın son 10 yılının büyük bölümündeson 6 turnuvanın 5'inde o var. Hadi o dönemleri geçelim.
Galatasaray'dan büyük kavgaları göze alıp tekrar bu defa abartılı bir pozisyon yaratıp Türkiye Futbol Direktörü olarak yeniden göreve getirilmesinin üzerinden koca 1 yıl geçti. Ancak Terim hala göreve sanki ilk kez ve yeni gelmiş gibi konuşuyor.
İşte Letonya ya da onun demesiyle Latvia maçı sonrası söyledikleri. Hepsi adeta birer başarısızlık itirafı gibi.
-Yavaş yavaş oturup hepimiz doğruları konuşacağız. Eğrilerin, yanlışların üzerinden gitmeyeceğiz. (Geçmişini irdelemeyen, hatalarından ders almayan yanlışları tekrarlamak adına ortaya koymayan bir yapı neye dayanarak ileriye doğru atılım yapabilir?)
-Günü konuşurken halletmeye çalışırken ileriki yılları da dizayn etmemiz gerekecek. (Fatih Terim 4. Kez Milli Takım'ın başında. Hepsinde de takımı, ülke futbolunu ileriye götürmek için geldi. Demek ki bunca yıl işin içinde olmasına rağmen hala sıfır noktasındayız 1 adım ileri gidememişiz. Peki bunu başaramayan bir hoca ile yeniden kısır döngüye girmek niye?)
-Daha takım gibi takım istiyorum. (Türk futbolunun yurt içi yurt dışı tüm kaynaklarına sahip olma ve 1 yıl önce göreve gelmiş olmasına rağmen hala takım gibi takım yaratamamış, hatta görünüşte bunun için en ufak bir umut ışığı da yok)
-Seçen benim oynatan benim hata da benim. (Peki futbolcular hatanın bedelini kadrodan atılarak ödeyeceklerse teknik direktör neden hatalarının bedelini ödemiyor?)
-Hollanda'ya sorsak o da bu tabloyu beklemiyordu. (Ama o kısa süre önce Dünya üçüncüsü oldu. Her turnuvada var)
Almanya'ya sorsan o da böyle bir tablo beklemiyordu. (Ama o da kısa süre önce dünya şampiyonu oldu. Her turnuvada var. Asla rakip olamayacağı ülkelere anlamsız bir kıyasa girerek durumu “olur böyle şeyler her zaman” şeklinde gösterme çabası içinde)
-Her turnuvaya gitmemiz için köklü değişikliklere devam etmemiz lazım. Belki olmuyor ama olması lazım. (Hangi köklü değişiklikler yapılmış bu güne kadar da bizim haberimiz olmamış? Her göreve gelişinde köklü değişiklik olan bir ülkede futbolun kökü zaten tutmaz)
-Burası en önemli olmalı en üst olmalı. Takım gibi takım istiyorum. Bir takım şeylerimiz eksik. Futbolu düşünen Milli Takım'ı en üst seviyeye koyan takım olması gerekiyor. (Fatih Terim futbolu bir yere getirmek için yılda 4 Milyon Euro alıyor. Ancak 1 yıldır yerimizde saydığımıza göre Milli Takımı en üst seviyeye koyduğunu göstermek adına 1 yıllık ücretini iade eder mi?)
Analiz: Hüseyin Özkök
-Seçen benim oynatan benim hata da benim. (Peki futbolcular hatanın bedelini kadrodan atılarak ödeyeceklerse teknik direktör neden hatalarının bedelini ödemiyor?)
-Hollanda'ya sorsak o da bu tabloyu beklemiyordu. (Ama o kısa süre önce Dünya üçüncüsü oldu. Her turnuvada var)
Almanya'ya sorsan o da böyle bir tablo beklemiyordu. (Ama o da kısa süre önce dünya şampiyonu oldu. Her turnuvada var. Asla rakip olamayacağı ülkelere anlamsız bir kıyasa girerek durumu “olur böyle şeyler her zaman” şeklinde gösterme çabası içinde)
-Her turnuvaya gitmemiz için köklü değişikliklere devam etmemiz lazım. Belki olmuyor ama olması lazım. (Hangi köklü değişiklikler yapılmış bu güne kadar da bizim haberimiz olmamış? Her göreve gelişinde köklü değişiklik olan bir ülkede futbolun kökü zaten tutmaz)
-Burası en önemli olmalı en üst olmalı. Takım gibi takım istiyorum. Bir takım şeylerimiz eksik. Futbolu düşünen Milli Takım'ı en üst seviyeye koyan takım olması gerekiyor. (Fatih Terim futbolu bir yere getirmek için yılda 4 Milyon Euro alıyor. Ancak 1 yıldır yerimizde saydığımıza göre Milli Takımı en üst seviyeye koyduğunu göstermek adına 1 yıllık ücretini iade eder mi?)
Analiz: Hüseyin Özkök

