comScore

Dünya Kupası Haberleri: İspanya - Rusya maçının hikayesi; Skandalın sayısı 0,6

02 Temmuz 2018, Pazartesi 13:56
Dünya Kupası Haberleri: İspanya - Rusya maçının hikayesi; Skandalın sayısı 0,6

Dünya Kupası son 16 turunda ev sahibi Rusya, İspanya'ya penaltı atışları sonucunda 4-3 mağlup ederek adını çeyrek finale yazdırdı. Murat Fevzi Tanırlı ise karşılaşmanın hikayesini kaleme aldı.

FutbolArena - Dünya Kupası'nda büyük heyecan devam ederken son 16 turunda Rusya, İspanya ile karşılaştı. Rusya güçlü rakibini penaltı atışları sonucunda mağlup edip çeyrek finale yükseldi. Murat Fevzi Tanırlı karşılaşmanın hikayesini çıkarttı.

SKANDALIN SAYISI 0.6
 
MAÇIN HİKAYESİ
“Bir bilmecem var: Uzatmalarla birlikte topun oyunda kaldığı toplam süre 80 dakika gibi bayağı iyi zamanlı bir maç oynanmış. Takımlardan kırmızı formalıların topla oynama oranı %75'miş, diğeri de haliyle %25. Takımlardan yine kırmızı formalı olan 1137 pas yapmış ve bunun %91'i isabetliymiş. Yani tam 1031 tanesi. Koskoca 120 dakikalık oyunda sadece 3 sarı kart çıkmış. Biri kırmızılılara, ikisi beyazlılara.  Kırmızılar koskoca 120 dakikada sadece 5 faul yapmış, demek ki çok istemişler oynamayı. Beyazlar 19 faul yapmış, zor durdurdular rakibin ataklarını sanırım. Peki bakalım, bu maç nasıl sonuçlanmıştır ve bu baskın gözüken veriyle nasıl bir oyun ortaya çıkmıştır?”   
***
“4-1 kırmızılar kazanmıştır” diye cevap haykırdığınızı duyar gibiyim. Yanlış tabii ki! Doğru cevap “Bu maç yaşanmaması gereken bir skandaldır” olacaktı.
***



***
“Aralarında dağlar kadar fark var” denilen tabir vardır, işte iki takım kadrosu arasında böyle bir tablo vardı İspanya-Rusya 2. Tur maçı öncesinde. Her ne kadar Portekiz önündeki 3-3'lük maçın ardından oynadığı İran ve Fas maçlarında da beklenenin altında performans sergileyen bir takım görmüş olsak da “İspanya canım bu!” diyenlerin sayısı oldukça fazlaydı. Hatta bu tezlerini güçlendiren bir başka örneği Fransa için yaşamışlardı daha birkaç gün önce. Fransızlar da grupta pek iyi gözükmedi ama Arjantin gibi bir rakip bulunca iştahları kabardı ve ellerinden gelenin fazlasını 4 golle yansıttılar sahaya.
***
Hierro, plajdan kalkıp Lopetegui'nin yerine turnuvadan birkaç gün önce gelmiş de olsa, neticede grup aşamalarında staj dönemini tamamlamış olmalıydı. Elinizdeki kadro dünyanın en üst düzey kulüplerinin oyuncuları. 1992'deki Danimarka gibi plajdan gelip, konsantrasyon sağlamaya çalışanlar gibi değillerdi.  Bunun için çok üst düzey yeteneğe sahip bir teknik adam olmak gerekmiyor. Blogger olup, Salzburg'un yardımcı antrenörlüğüne rüya gibi yükselen Rene Maric'i kupa süresince takımın başına geçirsek kesinlikle çok daha iyi sonuç ve verim alırdık.
***
1031 isabetli pas yapan, topa %75 sahip olup 25 şut çeken bir takımın girdiği pozisyon sayısı hakkında bir yorumunuz vardır elbette maçı izlemediyseniz. Ancak maçı izleyen talihsizler arasındaysanız tahammülü zor bir 90 dakikanın sizlere ne gösterdiğini OPTA'nın gol beklentisi (xG) haritasından anlamak mümkün.
 


25 şut karşılığında toplamda “1” gol üretebilecek bir pozisyon yaratamamış yıldızlar topluluğu İspanya! Şut şansı bulduğu pozisyonların hepsinin toplam değeri 0.6'lık bir gol beklentisi yaratmış! Türkçesi “Sıfır nokta altı”. Yani İspanya, koca maç boyunca net 1 gol dahi atabilecek hücum üretkenliği gösterememiş. Bunun adı tam anlamıyla bir skandaldır.
***
Iniesta, Diego Costa, kaleci De Gea, Jordi Alba, Ramos, Silva, Isco, Koke, Jordi Alba, Pique, Iago Aspas gibi yıldızlardan oluşan bir kadronun bazı mevkiler için yaşlandığından bahsedebilirsiniz. Ancak burada asıl sorun belli noktadan sonra Hierro'da. Hiçbir üretkenlik sergileyemeyen takımda, klasik düzende oyuncu değiştirerek düz bir teknik adam vasfıyla müdahalede bulunmak da ekstra hataydı. Kanatları işlemeyen, ortadan delemeyen, defansı şaşırtacak etkinlikte bulunamayan, şut şansı dahi doğru dürüst doğuramayan ve sadece rakip yarı alanda kendi arasında pas trafiği yaratan bir takıma farklı bir oyun oynatabilmeliydi. Zaten ceza alanına top zor gönderirken, kolaycı bir yöntemle forvet çıkarıp forvet oyuna alan bir zihniyetten ne beklenir! Turnuvanın en çok koşan takımı olabilir Rusya ama neticede gol tehdidi çok azdı dünkü maçta. Diego Costa sahada kalıp, Rodrigo ile Iago Aspas'ın da dahil olduğu bir yapıya geçmek ne kaybettirebilirdi ki! 25 şutta 0.6 gol beklentisi üreten bir takımın sıradışı bir hamlesi zaruriydiç Bunu düşünmek bu kadar mı zor? 2008-2012 arasındaki şampiyonluk müdavimi ülkenin 2014 Dünya Kupası ve 2016 Avrupa Şampiyonası hezimetlerinden sonra ayakta kalabilecekleri ve rota olarak finale çok kolay gitme şansına sahip oldukları bir turnuvadan yine utançla dönmeleri daha mı iyi oldu? Hayat cesurları yazar, bazı özel anlar cesaret ister. Bunları yapamayanlar, tarihin sayfasında yok olur giderler. İspanyollara da mahcubiyeti kalır.
***
Kadrosunun dengesizliğinden turnuva öncesinde yaşadıklarına kadar, hatta seyircisinin bile anketlerde “gruplarda elenir” gözüyle baktığı Rusya, Cherchesov yönetiminde zoru başarmaya devam ediyor. Tebrikler!

MAÇIN FOTOĞRAFI



***
MAÇIN ADAMI:
IGOR AKINFEEV: 32 yaşındaki tecrübeli eldiven muazzam kurtarışlar mı yaptı? Asla. Ancak takımın önemli bir özgüven kaynağı oldu. Nadir gelen ve tehlikesi dahi olmayan İspanya ataklarında sakindi, başarılıydı. Diego Costa'nın bir pozisyonunda da erken davranarak tehlikeyi büyümeden önledi.
***
MAÇIN GOLÜ
IGNASHEVICH: Kendi kalesine atılan gol maçın golü olmaz elbette. Golü Ramos'a yazmak şart. Karga tulumba birlikte yere uçtular ve Ignashevich'in dengesi bozuldu. Ramos için önce “nasıl vurdu ya” dedirtecek cinsten pozisyon gibi geldi ama sonrasında gördük ki Rus oyuncu vurmuş. Görüntü güzeldi.
***



***
MAÇIN İSTATİSTİKLERİ (FIFA resmi internet sayfası ve OPTA)
- Rusya, İspanya karşısında 120 dakikada toplam 191 isabetli pas yaparak rakibini eledi. İspanya ise Rusya karşısında 1006 isabetli pas ile oynayarak, Opta'nın bu veriyi tutmaya başladığı 1966'dan itibaren bir takımın elde ettiği en yüksek sayıya ulaştı
- Gerard Pique, 1966'dan bu yana Dünya Kupası'nda en fazla penaltı yaptıran İspanyol oyuncu oldu (2 kez).
- Artem Dzyuba, Rusya'nın Dünya Kupası'nda attığı son yedi golün dördüne direkt katkıda bulundu (üç gol, bir asist).
- Rusya, 1966 Dünya Kupası'ndaki Bulgaristan'ın ardından, bir Dünya Kupası'nda kendi kalesine iki gol atan ikinci takım oldu.
- Sergei Ignashevich, Dünya Kupası tarihinde kendi kalesine gol atan en yaşlı oyuncu oldu (38y 352g).
- Aktif futbolcular arasında Dünya Kupası'nda rakip kaleye en fazla şut çeken ancak gol bulamayan oyuncu Sergio Ramos (27 şut).
-Şutlar: İspanya (25/9), Rusya (6/1).
-Korner: İspanya (6), Rusya (5).
-Ofsayt: 1-1.
-Topla oynama: İspanya %75, Rusya %25.
-Koşu mesafesi: İspanya 137 km, Rusya 146 km. (120 dakikada)
-Kartlar: İspanya 1, Rusya 2 sarı.
-Fauller: İspanya 5, Rusya 19.
***
HAKEM
Hollandalı Bjorn Kuipers, maçın genelinde başarılı bir yönetim sergiledi. İkinci yarıda nadir Rusya kontratağında iki İspanyol'un çarpıştığı anda Golovin'in faul yaptığını belirtip düdük çalması inanılmazdı. Net pozisyona girebilirdi Ruslar. Penaltı beklenen ve VAR yardımı istenen ceza alanındaki çekme pozisyonlarında devam kararı bence doğruydu.
***
MAÇIN KALİTE NOTU: 2 (Maçtan kalan tek heyecan ve tat, Rusya'nın penaltı vuruşları sonunda sürpriz bir şekilde turu geçmesiydi. Futbola dair utanç gecesiydi.)
***
SEYİRCİ SAYISI: 78.011 – Luzhniki Stadyumu (Moskova)
***
SON SÖZ: 14 Haziran günü turnuva temennisi niyetiyle attığım tweetteki dualarımın önemli kısmı sırasıyla kabul oluyor: “ALMANYA ve BREZİLYA finale kalamasın, uzun zamandır/hiç kazanamayan bir ülke şampiyon olsun, sürpriz ve gol çok olsun, adı büyük olup futbolu küçük oynayanlar hemen evine dönsün, Messi mutlu olsun, Cüneyt-Bahattin-Tarık finale çıksın, futbol keyfi hep bizlerle olsun.”   
Messi'nin mutlu olma ihtimali kalmadı belki ama “adı büyük futbolu küçük oynayanlar hemen evine dönsün” temennim kapsamında İspanya'yı da göndermenin mutluluğunu yaşıyorum. Haydi Belçika, haydi İngiltere! Cüneyt Çakır'ın yöneteceği finale sizinle gidelim!
 

Mert Nobre: "Atatürk sadece Türkiye değil dünya lideri"