comScore

Chelsea Chelsea

Mourinho, Pep'i mat etti! Premier Lig'de 9. hafta

24 Kasım 2020, Salı 13:38
Mourinho, Pep'i mat etti! Premier Lig'de 9. hafta

Alp Ulagay, Premier Lig'de haftanın maçlarına dair notları derledi.

FutbolArena - Göreve geleli tam bir yıl oldu ve José Mourinho bir haftalığına da olsa Tottenham'ı zirveye taşımayı başardı. Manchester City'yi ağırladıkları maçı taktik olarak istediği gibi yönlendiren Mou böylece ezeli rakibi Pep'i bir kez daha mat etmenin de keyfini yaşadı. Bakalım Tottenham'ın ve Mourinho'nun liderlik keyfi kaç hafta sürecek. İşte Premier Lig'de 9. haftanın notları. 

HAFTANIN SAYISI
30 – Jota'nın Leicester City'ye attığı ikinci golden önce Liverpoollu oyuncuların üst üste yaptığı pas sayısı. Kaleci hariç 10 oyuncu da bu zincire katıldı.
LIVERPOOL'DAN GÖVDE GÖSTERİSİ
Geçen yılın şampiyonu Liverpool son haftalarda sakatlıklar ve pozitif Covid-19 testleriyle sarsılmıştı. Ancak iki haftalık milli aradan sezonun en iyi futboluyla döndüler ve önceki haftanın lideri Leicester City'ye neredeyse top göstermediler. 3-0'lık net skorun yanında direkten dönen topları, çizgiden çıkanları ve Schmeichel'ın 9 kurtarışını hesaba katarsak çok daha farklı bir galibiyeti kaçırdı Liverpool. Bunun yanı sıra oynadıkları baskılı oyun ve özellikle ilk 60 dakikada topa sahip olarak kurdukları baskı da son derece etkileyiciydi. 

JOTA'NIN İNANILMAZ KATKISI
Eylül ayı sonunda Diogo Jota'ya imza attırdığında Liverpool dudak bükenler çoktu. Ama biliyoruz ki kulübün futbol direktörü Michael Edwards ve ekibi uzun bir incelemeden geçirmeden transfer yapmaz, bu konularda yaş tahtaya basmaz. Jota'yı ocak ayından beri çok iyi analiz ettikleri ve transfer mevsiminde üç forvet alternatifinden biri olduğu anlaşıldı. Tam da buna uygun şekilde Jota zımba gibi bir giriş yaptı sezona. İlk PL maçında Arsenal'a gol attı. Şampiyonlar Ligi'nde Atalanta'ya karşı hat-trick yaptı. Geçen hafta sonu da Leicester maçında maçın yıldızıydı. İkinci golü attığı gibi hücumda sürekli hareketli olması ve prese müthiş katkısıyla Liverpool'un en büyük kozuydu. Kısacası Salah'ın yokluğunu da hiç hissettirmedi.



ABRAHAM-WERNER FORMÜLÜ İŞLİYOR
Sezon başı büyük bir karmaşa vardı Chelsea'de. 7 yeni transfer, sakatlar, saç baş yolduran bir kaleci derken Chelsea sanki zirveye oynayacakmış izlenimi vermiyordu. Ancak ekim ortasından itibaren yükselişe geçtiler. Yeni kaleci Mendy'nin gelişi, Thiago Silva'nın savunmayı toparlaması derken Chelsea beklenen sıçramayı nihayet yaptı. Tabii ileride Abraham-Werner ikilisinin uyumu da göz dolduruyor. Bu kez Werner'in pasıyla Abraham, Newcastle maçında galibiyeti perçinleyen golü attı. Sezon başından beri bu ikilinin toplam 13 golü ve 5 asisti var. Kısacası Lampard aradığı forvet kombinasyonunu bulmuş görünüyor.

GIROUD KALSIN MI GİTSİN Mİ?
Chelsea'de sahada işler yoluna girmiş gibi ama kafaları kurcalayan bir mesele var: Fransız golcü Olivier Giroud'nun durumu. 34 yaşındaki santrafor Euro 2021 öncesi Fransa Milli Takımı'ndaki yerini muhafaza edebilmek için Chelsea'de de daha fazla forma giymek istiyor. Halbuki sezon başından beri 4 PL maçında sadece 40 dakika forma şansı bulabildi. Abraham ve Werner'i sakatlık ya da kupa maçları haricinde kesebilmesi pek mümkün görünmüyor. Devre arası kiralık gidebilir mi? Bunu da Frank Lampard pek istemiyor gibi. Ayrıca Giroud'nun eşinin Londra'da kalma şartı var. Yine de ocak ayında sürpriz bir transfer görebiliriz.

MOU GÜLMESİN DE KİM GÜLSÜN
Pep-Mourinho çekişmesini 13 sezondur büyük bir keyifle izliyoruz. İspanya'da başladılar ve İngiltere'de devam ediyorlar aralarındaki amansız rekabete. Geçen hafta sonu Tottenham, City ağırladı ve 2-0'la net bir galibiyet aldı. Tıpkı geçen şubat ayındaki gibi. Bu defa da Mourinho topu rakibine bırakıp daha geride bir presle City'yi karşılamayı tercih etti. İstedikleri erken golü bulunca oyunu kontrol ettiler. Mourinho'nun ikinci yarıda oyuna aldığı Lo Celso da 35 saniye sonra ikinci golü attı. Maç sonunda City'nin yüzde 66 topa sahip olma yüzdesi, 19 ortası ve 22 şutu vardı. Ancak kazanan yüzde 34 topa sahip olma yüzdesiyle Tottenham oldu. Üstelik 2014'ten beri ilk kez bir haftayı lider kapadılar.



CITY ÇOK GERİDE 
PL'de 9. hafta geride kaldı ve Manchester City bir maç eksiğiyle sadece 12 puan toplayabildi ve ancak 13'üncü sırada. Üstelik averajları da -1. Bu hiç alışmadığımız bir durum. Peki nedir yolunda gitmeyen City'de? Sakatlıklar ve bazı transfer hamlelerinin yapılmaması sonucunda kadronun daralması bir sebep. Neredeyse 5-6 haftayı santraforsuz geçti koca takım. Her sezon en golcü takım olmasına alıştığımız City son 6 PL maçında 5 kez filenin yolunu bulabildi. Guardiola ile oyuncular odası arasında bazı sorunlar çıktığına dair haberler de geliyor. Ancak Pep sözleşmesini iki yıl daha uzattı ve şu anda takımın hâkimi. Yine de kısa sürede takımı toparlaması lazım yoksa şampiyonluk yarışını bu sezon uzaktan seyredecek.

VAR'DAN UNITED'A ÇİFTE YARDIM
Cumartesi akşamı Manchester United çifte VAR yardımıyla kazandı. West Bromwich maçında 10 dakika içindeki iki VAR müdahalesi skoru belirledi. Önce 47. dakikada WBA lehine verilen penaltı bir dakika sonra VAR kararıyla iptal edildi. 55. dakikadaysa ev sahibi takımdan Fernandes'in kullandığı penaltıyı kaleci Johnston kurtardı ancak daha topa vurulmadan iki ayağı da çizgiyi terk ettiği gerekçesiyle VAR tekrar kararı verdi. Fernandes de ikinci kez kaleciye takılmadı ve takımına 3 puanı getiren golü kaydetti ve United'ı kurtardı.

ARSENAL'DA NELER OLUYOR? 
Mesut Özil'in Premier Lig lisansının çıkmaması, önceki hafta idmanda David Luiz – Ceballos kavgası, Willian'ın izinsiz Dubai'ye gitmesi, son olarak da Pazar günü bu kez Pepe'nin rakibine kafa atıp gördüğü kırmızı kart… Tamam Arsenal'ın Arteta dönemindeki oyunu sıkıcı, açık oyunda gol atamıyor, bunları anladık ama takım disiplini de bir felaket. Leeds'de maç sonu röportajında Pepe'nin kırmızısı sorulduğunda “unacceptable” (kabul edilemez) diye tekrarlayıp durdu ama burnundan soluduğu belliydi. Haksız da değil çünkü 11 ay önce göreve geldiğinden beri takımının gördüğü beşinci kırmızı kart bu. Belli ki Arteta'nın hücumda verimlilikten önce bu disiplini meselesini çözmesi lazım.



BİRİSİ FULHAM'A PENALTI ATMAYI ÖĞRETSİN
Daha Lookman'ın West Ham maçındaki gülünç Panenka penaltısı yeni hazmetmişlerdi ki bu sefer de Cavaleiro çıktı sahneye ve Everton maçında farkı bire indirecek penaltıyı dağlara taşlara attı. İki dakika sonra skoru 2-3'e getirdiler ama bir moral bozukluğu olmadı değil. Üstelik Cavaleiro'nunki bu sezon Fulham'ın kaçırdığı üçüncü penaltı oldu. Sheffield United maçında da Mitrovic penaltı vuruşunu üstten aut atmıştı. Fulham belki 2-3 puanın kümede kalmak için önem taşıyacağı bu sezonda penaltı atmayı öğrenmezse umudunu 11 metredeki beyaz noktada bırakacak.

LEEDS'TEN SANAL MASKOT JESTİ
Arsenal maçı öncesi Leeds United'dan 13 yaşındaki taraftarları Elliot Metcalfe'e hoş bir jest geldi. Kanser hastası genç Leeds taraftarı sahaya sanal maskot olarak çıktı. Nasıl mı? Takım kaptanı Liam Cooper'ın elindeki tablette! Make A Wish Foundation (Bir Dilek Tut Derneği) girişimiyle Elliot seremoniye tablet aracılığıyla eşlik etti. Takım kaptanı Cooper da daha sonra sosyal medya hesabı üzerinden ona iyi dileklerini sunmayı ihmal etmedi.

Son dakika Premier Lig Haberleri FutbolArena'da!

Mert Nobre: "Atatürk sadece Türkiye değil dünya lideri"