Türk futbolunu yönetenlere eleştiriler getiren tecrübeli teknik adam, "Türk futbolunun bir tane sorunu yok, Türk futbolunun birçok sorunu var. Aslında bu sorunların konuşulacağı yerler de bu yerler ve buralarda üretilmesi gereken projeler var. Sadece 14 yabancı futbolcuyu serbest bırakarak Türk futbolunun ayağa kaldırılabileceğini zannetmiyorum. Zaten Türk futbolu dip yapmıştı, şimdi bence tamamen bittiği andır." diye konuştu.
Bülent Uygun, yabancı kuralının yetiştirilmeyen 20 milyon Türk gencine yapılmış bir ayıp olduğunu dile getirdi. Yapılması gerekenlerin belli olduğunu kaydeden Uygun, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bariz belli olan bu yaptırımları yapamayan Türk sporu var. Bir an önce bunları değiştirmemiz lazım. Bu değiştireceklerimiz arasında ben derim ki 14 yabancı futbolcu yerine yabancı yöneticiyi serbest bırakalım onlar gelip bizi yönetsinler. Çünkü bakın hangi kulüpte borç yok; Gençlerbirliği ve Sivasspor. Geri kalan bütün kulüplerin borcu var. Yabancı futbolcu kuralıyla anca Türk futbolcuların aldığı paraları aşağı çekersiniz; ama Türk sporunu istediğiniz seviyeye kalkındıramazsınız."
İspanya ve Almanya gibi ülkelerin hükümetlerinin spora yatırım yaptıklarını bunun karşılığı olarak da Dünya ve Avrupa şampiyonlukları kazandıklarını anlatan tecrübeli hoca, "Biz bir yatırım yapmadan birçok şey kazanmak istiyoruz. Vergi affı getirilmesi gerekiyor. Teknik direktör ve futbolcuların vergilerinin kendileri tarafından ödenmesi gerekiyor. Her birinin sağlık ve hayat sigortasının olması lazım. Hakemlerimizin şartları düzenlenmesi, reformlar ve kanunlar çıkması lazım ki Türk sporu kalkınsın." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de oynanan futboldan zevk almadığını dile getiren Uygun, "Geliyoruz, oturuyoruz proje üretmiyoruz. Türk sporunun kalkınması için çıkarılması gereken kanunlar var üretilmesi gereken projeler var." dedi.
Türk futbolunu bu hale getirenlerin yöneticiler olduğunu savunan Bülent Uygun, şöyle devam etti:
"Onlar iyi yönetemediği için, biz teknik direktörlerin iyi eğitim almalarını sağlayamadıkları için. Kendilerini geliştirenler de kendi çabalarıyla bir yerlere geldi. Alt yapılardaki olumsuzluklarının yanı sıra, parası ödenmediği için kaçan yabancı teknik direktörlerin konuşulması gerekiyor. Ben sekiz senedir hakemliğin profesyonelleşmesi gerektiğini söylüyordum. Şimdi İngiltere profesyonelliğe geçiyor. Niye biz yapmayalım? Türk futbolunda değişmesi gerekenler var. Aksi halde Türk futbolu bir yere gidemez."
"3 TEMMUZ SÜRECİ ÜLKENİN İKİNCİ KURTULUŞ SAVAŞI'
3 Temmuz şike sürecinde 8 ay tutuklu kalan Bülent Uygun, o süreci ülkenin ikinci kurtuluş savaşı şeklinde yorumladı. Uygun, "3 Temmuz sürecinde yapılanlar ve yaşatılanlar, bu ülkenin üzerinde oynananlar, Allah'tan Türk halkı, Meclis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve birçok insanın katkısıyla bugün bu iş bertaraf edilmiştir. Ben mezara kadar onları takip edeceğim. Mezara kadar onların peşindeyim. Hiç kimse bana yapılan haksızlığı bana yapılan iftiranın izahını yapamaz." diye konuştu.
Bu arada muhabirin, 'Önünüzü mü kesmeye çalıştılar' şeklindeki sorusuna karşı Uygun'un, "Benim önüm kesilmez, ben adamın önünü keserim. Ben daha başarıya koşuyorum." cevabını vermesi dikkat çekti.
"AZİZ YILDIRIM'I SEVMİYORUM'
Bu arada Bülent Uygun, röportajın ardından basın mensuplarıyla sohbette Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'a da sitem etti.
Uygun, "Sana bir kumpas yaptılar doğru. Ben de diyorum evet Fenerbahçe'ye sana kumpas yaptılar. Senin için 8 ay ceza evinde yatıyorum. Ben en mutlu günümde sana davetiye gönderiyorum, sen düğünüme gelmiyorsun. Sevmiyorum ağabey, bu kadar basit. Sevmek zorunda da değilim. Sonuçta işini yapıyor, tesisler, ekonomik yükselme; ama adamın insani değerlerine ben de çok değer vermiyorum. Söylediğim bununla ilgili. Aziz Yıldırım'la bir husumetim yok. Ama örgütün üyesiymişim nasıl bir örgütse." şeklinde konuştu.

