comScore

Beşiktaş Beşiktaş

Sergen Yalçın'dan samimi sözler: "Beşiktaş'ta hedeflerimiz büyük"

01 Mayıs 2020, Cuma 18:01
Sergen Yalçın'dan samimi sözler:

Beşiktaş teknik direktörü Sergen Yalçın, siyah beyazlı takımdaki kariyeri ve yaşadıklarını Beşiktaş Dergisi'ne anlattı.

FutbolArena - Beşiktaş teknik direktörü Sergen Yalçın, yeniden basılı döneme giren Beşiktaş Dergisi'ne röportaj verdi. Sergen Yalçın samimi röportajında, "Hedeflerimiz büyük. Çok ciddi bir sorumluluk aldık. Bunun altından kalkmak için de ne gerekiyorsa yapacağız. Ne gerekiyorsa" diye konuştu.

İçinden geçtiğimiz koronavirüsü salgını günlerinde neyi yapamadığınıza hayıflanıyorsunuz?
İşimizi yapamadığımıza... En büyük problem o. Alıştığımız antrenman ve maç temposunun dışında kalmak, çok rutin bir hayat yaşamak, doğal olarak insanı moral açısından düşürüyor. Ancak şu anda dünyada çok ciddi bir salgın var, yapacak bir şey yok. Mecburen bu rutin uygulamanın içinde kalıyoruz ama “Neyi özlüyorsun” derseniz tabii ki işimizi özlüyoruz. Özleyeceğimiz başka bir şey yok.

Takımın başına geldiğinizden beri hep olumlu mesajlar verdiniz. Güçlükleri anlatırken de olumlu yönleri ön plana çıkardınız. Takıma dair size en çok ümit veren şey nedir?

Çok zor bir dönemde, zor şartlar altında göreve geldik. Bunu biliyoruz. Kulübün içinde bulunduğu durum çok sağlıklı değil. Geldiğimiz süreçte de bu böyleydi. Ben ve ekibim elimizden geldiğince oyuncuları motive ettik. Her şeye çok pozitif bir şekilde bakıyoruz zaten. Böyle zorlu bir sürecin içinden geçmek, hiç kimse için kolay değil. Yönetim için de, bizim için de,oyuncular için de kolay değil. Bardağın dolu tarafından bakmaya ve taraftara da doğru mesajlar vermeye çalışıyoruz. Onların da olumlu yönde bakıp takımın arkasında olmalarını istiyoruz. Benim verdiğim mesajlar hep bu şekildeydi:“Oyuncularımıza sahip çıkalım, Camiamıza sahip çıkalım. Orası hepimiz camiası.”
Ümit veren tarafı, karakterli ve iyi oyuncularımız var. Bizim takımımız, bahsedildiği gibi kötü bir takım değil. Takımın sadece oyun anlamında sıkıntıları vardı. Kazanma anlamında sıkıntılar vardı. Biz de geldiğimiz süreçten itibaren bunları yavaş yavaş oyuncularla birlikte gidermeye çalıştık. Takımımız, ilerisi için ümitveren bir takım bizce.



Sıcağı sıcağına yapılan röportajlarda duygularınız anlattınız ama dergimiz için imza gününü tarif edebilir misiniz? Neler hissetiniz?

İmza gününde çok enteresan bir ortam oluştu. Onu söylemeliyim. Kendi camiamıza geldik; yetiştiğimiz camiaya. Bu çok önemli benim için... Ama o imza töreninde,geldiğimiz yerin ne kadar büyük bir yer olduğunu anladık. Sorumluluğumuzun ne kadar çok olduğunu, çok büyük kitleye hitap ettiğimizi, üzerimizdeçok ciddi bir ağırlık olduğunu hissettim ben o törende. Sonuçta bir anda hiç beklenmedik bir ortam oluştu. Açık söyleyeyim, öyle bir ortam beklemiyordum. Ben de şaşırdım. O inanılmaz ortamda şunu gördüm, camiamızın kendi içinden birini görmeye ihtiyacı varmış. En doğrusu bu herhalde.

Göreve geldikten sonra aldığınız ilginç mesajlar vardır mutlaka...

İnanılmaz. Çok tebrik aldım tabii. Bütün arkadaşlarıma, dostlarıma, arayan herkese teşekkür ediyorum. Öncelikle onu söyleyeyim. İnanılmaz tebrik mesajları aldık. Çok sayıda hayırlı olsun mesajı aldık. En büyük teşekkürü,taraftarımıza etmemiz lazım. Çünkü benim buraya gelmemdeki en büyük rol taraftarımızın. Ben ve ekibim taraftarımızın bu sevgisine ve ilgisine layık olmak için bundan sonraki süreçte her şeyi yapacağız. Hiç kimsenin şüphesi olmasın yani. Taraftarın inancını boş çıkarmamak için her şeyi yapacağız.

İlk maçı deplasmanda oynadık. Gelir gelmez herkesin gözünün üzerinde zor sınavlara çıktınız. Trabzon ve Galatasaray maçları... Neler söylemek istersiniz?

Geldiğimizden üç gün sonra maça çıktık.O curcuna içinde ilk maçı çok anlayamadık. Takımla ilk kez bir araya geldik, bir iki antrenman yaptık ve çabucak maça çıktık. Ama ilk çıktığımız maçta bile oyuncularımızın sarf ettiği ciddi bir çaba vardı. Oyunsal anlamda değişikliği hemen gerçekleştiremeyebiliriz ama gelişimizin, oyuncularla olan diyaloğumuzun katkısı iyi olmuş herhalde.

Takımımız, Rize maçında çokiyi istatistikler yakaladı. Tamamen rakip sahadaydık. Hep rakibin yarı sahasında, karşı kaledeydik.Top hep bizde kaldı. 90 dakikanın tamamında oyunu biz yönlendirdik. Aslında çok fazla gol pozisyonuna girmedik belki ama o gün için en önemli şey kazanmaktı. Oyuncularımızın bir geri dönüş yapmasıydı. Çünkü ondan önceki süreçte oynanan maçlarda maalesef sonuçlar çok kötüydü. O maç, oyuncularımızın güveninin geri gelmesi açısından çok önemli bir etken oldu bizim için. Zaten ondan sonra müsabakalarda kısım kısım çok iyi oyunlar oynadık. Uzun süreler iyi oynadığımız bölümler oldu. Mesela Trabzonspor maçında çok iyi oynadık. Başakşehir maçında topa bütünüylehâkimdik. Taraftarımız ve camiamız, rakip sahada oynayan, rakibi sıkıntıya sokan, oyunu koordine eden, mücadele eden, kazanmak için her şeyini ortaya koyan bir oyuncu grubugörmek istiyor. Biz de oyunu bu yönde oynatmaya çalışıyoruz.



Takıma yaptığınız ilk müdahale ne oldu?

İlk istediğimiz şey,mantalitenin değişmesi oldu. Çünkü göreve başladığımız zaman gerçekten mental olarak çok düşmüş bir oyuncu grubu vardı. Önce onu değiştirmemiz lazımdı. Oyunu değiştirmek için bir süreç gerekiyor ama kafaları değiştirmek için çok uzun bir süreç gerekmiyor.
Sonra yavaş yavaş oyuna müdahale etmek istedik. Bunu yaptık da. Oyunumuzdeğişmeye başladı. Oyuncularımızın bireysel performansları yukarı çıkmaya başladı. Bence iyi bir dönemin içine giriyorduk. Ama artık ligin sonu yaklaştı. Her şeyi bir anda çözüme kavuşturmak kolay değil. Biraz zaman lazım. Çok zorlu maçlar bizi karşıladı. Rize, Alanya, Galatasaray ve Başakşehir deplasmanları... Yine de geldiğimizden itibaren başlayan süreci çok olumlu bir biçimde atlattık. İlerisi için ümit veren bir süreç geçirdik.

Yardımcı hocalarımızla nasıl bir iş bölümünüz var?

Dokuz kişilik bir ekibiz. Zaten yedi arkadaşımla yıllardır birlikte çalışıyorum. Ekibimizdeki çalışma düzeni çok net bir şekilde belli. Herkes yapacağı işi çok iyi biliyor, çok disiplinli ve düzgün çalışıyor. O yüzden ekibi koordine etmek,bizim için zor değil, ekibin zaten bir çalışma sistemi var. Busistem her yerde, aynı şekilde yürüyor. Orada bir sorun yaşama ihtimalim yok.

Oyunculardan kimler kişilik özellikleriyle sizi şaşırttı? Sürprizler oldu mu?

Zaten oyuncuların performanslarını herkes üç aşağı beş yukarı biliyor. Fakat biz geldikten sonra en büyük değişiklik gösteren oyuncularımız (Mohamed) Elneny ve (Tyler) Boyt oldu. Bizden önce Boyt'u çok kullanmıyorlardı. Biz kullanmaya başladık. Elneny,tamamen savunma aksiyonlarıyla oynayan bir oyuncuydu; ön libero, 6 numara pozisyonda. Biz onu daha çok ofansif oyuna yönlendirdik. Hücuma da daha fazla katkı vermesini sağlamaya çalıştık. Zaten Elneny'de bu yetenekler var. O da bu değişkenliği çok çabuk gösterdi.

Az evvel tarif ettiniz aslında ama idealinizdeki Beşiktaş nasıl bir futbol oynar?

En önemlisi, taraftarımızın istediği oyunu oynamak. Yani bu da koşan, mücadele eden, sürekli rakip alanda olan ve kazanmak için bütün özverisini sahaya koyan oyuncalarla oynamak demek. Oyunumuzu geliştiririz. Bu çok zor bir şey değil ama taraftarımızın istediği oyunu oynamak zorundayız. Bu çok önemli. Sonuçlara ondan sonra bakarız. Taraftarımız ve camiamız, oyunculardan neleri varsa vermesini istiyor. Biz de önce bunu sağlamak istiyoruz.



A takıma altyapıdan daha çok oyuncu alacağınıza dair haberler okuyoruz. Bu konuyu detaylandırır mısınız?

Bu konu çok önemli olduğu için ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. İçinde bulunduğumuz maddi olanaklar, maddi değeri yüksek bir takım kurmamızı engelliyor. Öyle bir takım kuramayız zaten. Bundan iki-üç yıl önce Beşiktaş takımının bütçesi 90 milyon avroydu. Önümüzdeki sene bu rakam, maksimum 30 milyon avro civarında olacak. O yüzden maliyeti çok yüksek oyuncular transfer etme şansımız zaten yok. Daha mütevazı, daha camiaya uygun, daha çok mücadele eden, Beşiktaş Camiası'nın büyüklüğünü bilen oyuncuları almayı istiyoruz.
Zaten halen altyapıdan kattığımız oyuncular var. Rıdvan'ı (Yılmaz) kullanmayı düşünüyoruz. Şu an bünyemizde olan Kartal (Kayra Yılmaz) var, Ersin(Destanoğlu) var. Erdoğan (Kaya) var. Dört oyuncu A takım bünyesinde. Ama tutup da altyapıdan 10 oyuncuyu yukarı çıkaramayız. Her şeyin bir sınırı var. Seneye altyapıdan 10oyuncuylatakım kuracağız diye bir şey beklemesin kimse. Zaten almamız gereken, yukarı çıkabilecek oyuncular varsa, biz zaten onları alıyoruz. Keşke çıkabilecek 10 oyuncu olsa da hepsini alıp oynatsak.

Basında yer yer teknik direktörlüğünüz konuşulurken futbolculuk dönemizden ve geçmiş başarılarınızdan söz ediliyor...

Futbolculuk dönemimle teknik direktörlük dönemimin hiçbir alakası yok. Bu çok önemli. Ben yedi senedir teknik direktörlük yapıyorum. Anadolu'da, çok zor kulüplerde çalıştım. Çok zor pozisyonda takımları alıp çalıştırdım. Bunun neticesinde Beşiktaş'a geldim. Orada ciddi bir emek verdim ve bunun sayesinde kendi camiama geldim. Ben teknik direktörüm, futbolcu değilim. Şu anda çok farklı bir iş yapıyorum. Çok ciddi bir iş yapıyorum. Hala benim futbolcuyken yaşadığım şeylerin gündeme gelmesi, çok sağlıksız. Kısacası, futbolculuk dönemimde yaşadığım şeylerin gündeme gelmesinden ve hala bunlarla ilgili yargılama yaşamaktan çok rahatsızım.

Sahanın arkasında bizim görmediğimiz birçok şey yaparak geldiniz...

Aynen öyle. Ama 20 sene önce, 25 sene önce yaptığım şeyler anlatılıyor. Ne alakası var.Şu anda çok farklı bir boyuttayım. Hedefim çok büyük. Çok önemli başarılar yakalamak istiyorum. Çok ciddi ve disiplinli bir şekilde işime konsantre olmuş durumdayım. Sadece işimi yapmaya çalışıyorum. Beşiktaş'ta başarılı olmaktan başka hiçbir düşüncem yok. Tek amacım, burada kalıcı olmak ve ciddi başarılar yaşamak. Camiamıza ve taraftarımıza layık olmak. Başka hiçbir düşüncemiz yok.

Yenilenmek için kendinize zaman ayırabiliyor musunuz bu tempoda?

Özel hayatımız falan yok. Antrenmanlar dışında hava güzelse sahilde bir yerde bir kahve içiyoruz. Belki akşam bir yemeğe gidiyoruz. Bütün yaşantımız bu şekilde devam ediyor. Sadece işimize konsantre olmuş durumdayız. Sadece ben değil, ekibim ve herkes öyle.Çünkü çok ciddi bir sorumluluk aldık. Bunun altından kalkmak için de ne gerekiyorsa yapacağız. Ne gerekiyorsa!

Röportaj: Ali Kayalar

Son dakika Beşiktaş Haberleri FutbolArena'da!

FutbolArena Haber Turu (26 Mart 2020)