comScore

Beşiktaş Beşiktaş

Rize'de "VAR" olsaydı?

28 Nisan 2017, Cuma 12:18
Rize'de

TFF'nin eski hakemlerinden spor yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı, haftanın öne çıkan hakem olaylarını değerlendirdi.

FutbolArena - Eski TFF hakemlerinden spor yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı, haftanın öne çıkan hakem olaylarını kaleme aldı.

İşte Murat Fevzi Tanırlı'nın yazısı:
RİZE'DE “VAR” OLSAYDI?


Bayern Münih teknik direktörü Carlo Ancelotti bile Şampiyonlar Ligi'nde Real Madrid karşısında ofsayttan yedikleri 2 golün ve gördükleri hatalı kırmızı kartın ardından “normalde karşıydım ancak bu geceden sonra ben de artık video yardımcı hakeme sıcak bakıyorum” açıklamasını yaptı…
Gündem şüphesiz VAR (Video AsistantReferee) olmaya devam ediyor…



VAR eğitimlerini hakemlerimizin almaya başladıklarını belirtmiştim. Ancak kamuoyunda ve de elbette spor medyasındaki belirsizliklerin, soru işaretlerinin süreceği aşikar. Bu sıkıntıları aşmanın en doğru yolu, sağlıklı bilgi sahibi olmak. Yani, genlerimize işleyen “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak” kavramından uzaklaşmak…

***

Direkt olarak geçen hafta Bülent Yıldırım'ın yönettiği Çaykur Rizespor-Başakşehir maçında son anlarda gelen 2 penaltıyla başlayalım.
VAR hakemi olsaydı, nasıl bir değişiklik olabilirdi?
VAR hakemi SİZ olsaydınız, Bülent Yıldırım'ın kulağına ne derdiniz?
Maçtaki penaltılar “sana göre” ya da “bana göre” sınıfından NET OLARAK uzak mı?
Bariz penaltı mı ya da penaltı ile net bir şekilde alakasız mı?

***

Senaryoyu düşünün… Bülent Yıldırım, VAR hakemi olarak maç esnasında size danıştı ya da kendisi danışmadan siz direkt olarak kulağına dediniz ki “Hocam penaltı değil!”.
Peki ya Bülent Yıldırım derse ki “Başakşehir'in penaltısında forvet oyuncusunun yüzüne hafif ya da sert bence darbe var!”
Ne diyeceksiniz?
Peki ya Bülent Yıldırım derse ki “Ç. Rize'nin penaltısında kaleci Volkan kayarak topa müdahalede bulunuyor. Topa vuruyor ama adamı da bozuyor, bence penaltı”
Ne diyeceksiniz?
Dolayısıyla bu tartışmaların yaşanmayacağı, hemfikir olunan bariz pozisyonlarda VAR hakemliği olmalı ve de olacak. Gelelim detaylara.

***

HEM DETAYLAR, HEM DE BİRAZ TEBESSÜM…

Hafta içinde oynanan Başakşehir-Fenerbahçe kupa mücadelesinde, Advocaat ile Abdullah Avcı arasındaki “cilveleşmeler” aslında Türk futbolunda video hakem uygulamasının saha içinden ziyade, yedek kulübeleri, soyunma odası koridorları, yönetici koltukları, yedek oyuncu ısınma alanları gibi bölümlere konulmasının daha faydalı olacağını gösterdi. Abdullah Hoca'nın 4.hakemle diyaloglarına istinaden Advocaat'ın başlattığı saha kenarı müsabakada da ayrı bir heyecan vardı. Hatta “acaba şimdi kim gol atacak kenarda?” diye beklediğimiz anlar oldu. Halbuki, geçtiğimiz hafta sonu West Ham-Everton maçında Bilic'in neredeyse toplamda 20-25 dakika kadın hakeme serenatına, Everton menajeri Koeman bir şey dememişti:)

Malumunuz, Türk olmanın getirdiği bazı doğal davranışlara da sahibiz. Bir ara Abdullah Hoca'nın yardımcısı Haluk Hoca da çıktı meydane:”Kimmiş o bizim hocamıza artistik yapan” edasında el ve yüz işaretleriyle “efelendi”.F.Bahçe kanadından o kategoride cevap gelmedi sanırım ya da ben ekranda kaçırdım.



Espri bir yana, hali hazırda memlekette futbolu Fair-Play çizgisinde kalarak icra etmek çok çok zor iken yeni yeni enstantaneleri de yaşıyoruz. Video yardımcı hakemliğin detaylarını paylaşırken, Başakşehir-F.Bahçe maçından esinlenerek, video yardımcı hakem devreye girince doğması muhtemel yeni diyalogları da sizlere tebessüm adına paylaşmak istedim. Önce bilgi, ardından da diyaloglar.

1-VAR, 3temel nokta üzerinde işleyecek. Check (Pozisyon kontrolü) -Review (Pozisyonun tekrarını izleme) ve Overrule (Nihai durum gibi denilebilir, kararı değiştirtmek/iptal ettirmek). VAR hakemleri bu algoritmaya sahip olacaklar.

Oyuncu: “Hocam, Allahaşkına videoya sor, vallahi değmedim, inan bana o kadar ekranda da görecekler değmediğimi! Sahi kaçtı kamera sayısı, 16 mı 20 mi?”
 
-VİDEO YARDIMCI HAKEM(VAR) olarak 2 adet “Hakem”görev alacak.İkisiyle birlikte aynı ortamda bir de görüntüler konusunda destek verecek teknik asistan bulunacak.

Oyuncu: “Hocam vallahi teknik asistan mıydı, işte her neyse o arkadaş rakip takımı tutuyor, gerçek görüntüleri VAR'laragöstermiyor, görüntümüzü kesiyorlar, önümüzü kesiyorlar, kabloyu kesiyorlar hocam!”
 
- Kale arkasındaki 5. ve 6. hakemlerin görev yaptığıilave yardımcı hakemlerin döneminde olduğu gibi yine bir ekip zihniyeti hakim olacak. “6 kişilik hakem ekibi” olarak görülecek bir düzene geçiş yapılacak.

Hakem: Benim videocum olur musun Rugnettin Hocam? Yanlış anlama yahu! Maç yöneteceğiz. VAR mısın yok musun?
Sezon başında görev almak istediği yardımcıları liste olarakMHK'ya veren hakemler, muhtemelen artık istedikleri VAR'ları da listeye yazacaklar…:)


-Video Yardımcı Hakemler maçları izledikleri ana ekran dışında, 3 saniye gecikmeli gelen başka ekranlara da sahip olacaklar. Dolayısıyla herhangi bir tartışmalı pozisyon durumunda VAR1, hemen 3 saniye gecikme ile gelen ekranlara odaklanacak, bu esnada VAR2 ise aktif maçı izlemeye devam edecek. Eğer değişmesi gereken bir karar var ise ve oyun bu esnada durmuşsa, VAR2 tekrar başlamasını engellemiş olacak. Yıllardır malumunuz olduğu üzere, oyun kurallarının en temel maddelerinden biri, hakemin kararını değiştirebilmesinde en önemli noktanın, oyunun yeniden başlamamış olmamasını unutmamak gerektiği.

VAR1'den MAÇIN HAKEMİNE: Hocam ne gördün de penaltı verdin Allahaşkına, 4 ekranda büyütüpbüyütüpbaktım, hala temas yok, şurada 16 ekran maç izleme keyfim var,onu bozdun. Sonra bize sallayacaklar senin yüzünden:)
 
- VAR2 hakeminin bir diğer görevi de yayıncı kuruluşa pozisyonun durumu ile ilgili bilgi vermek olacak: ”VAR hakemi pozisyon hakkında değerlendirmeyi yaptı ve hakeme ileterek hakemin kararınıdeğiştirdi”şeklinde. Yani ekranları başında olanlar bilecek ki, hakemin sahada verdiği ya da göremeyip veremediği bariz kararın değişme nedeni Video Yardımcı Hakem.

VAR2: Şansal ağabeye söyler misiniz lütfen, hakemimiz pozisyonda kırmızı kartı yanlış oyuncuya gösterdi, düzelttik. Haberi aldığını ve ekranlarda paylaştırdığını bana da teyit ederseniz müteşekkir olurum.


 
-VAR2'nin başka görevi veya yardımı olmayacak mı derseniz, elbette olacak.VAR1 hakemi ile tartışılan veya atlandığı düşünülen pozisyon için istişarede bulunabilecekler. Ancak sahada görev yapan hakemle iletişimde olmayacak.

VAR1: Oğlum VAR2, sence var mı penaltı?
VAR2: Oğlum VAR1, sana göresi bana göresi var mı bu işin! Muallaktaysan zaten hakemehemen söyle, boşuna vakit harcamasın…Abi, devam desene, 75 milyon bizi bekliyor, hadi!
 
-VAR1'in tekrarını izlediği pozisyonda herhangi bir hatalı karar yok ise VAR1 tekrar aktif maçın olduğu ekrana dönecek ve izlemeye devam edecek. Tam tersi şekilde de, eğer hakemin kararı ile ilgili önemli bir hata ihtimali varsa, teknik asistandan en iyi 4 açının yer aldığı görüntüleri isteyecek. Burada hatırlatma yapalım, bu sistem devreye girdiğinde maçlarda 16 ila 20 arasında kamera görüntüsüne sahip olunacak. Bahsi geçen kameraların yayıncı kuruluşun kameraları ile ilgisi yok. Ayrıca VAR hakemlerinin izlediği ekranlar dokunmatik ve yüksek çözünürlük özelliğine sahip olacak ve sistem bu düzene göre kurulacak.

VAR1: Seyirci de bir alem yahu! İnsanı gereksiz yere telaşeye sürüklüyor. Yok işte bir şey. Oyna hocam oyna, devam! VAR2, meyve suyunu uzatır mısın rica etsem?
 
-Kamera sayısının fazlalığının en avantajlı noktalarından biri de özellikle ofsayt tespitlerinde olacak. VAR hakemleri, topun vuruluş anı ile defans oyuncularının ve forvet oyuncularının pozisyonlarını ayrı ekranlarda izleme şansına sahip olacaklar.

VAR 1: Teknik asistan kardeşim, şu çizgiyi adam gibi çizer misin, ofsayt mi değil mi görelim. Adam ofsayta düşmesin diye çaba sarfetmişsin, çizdiğin çizgi adama 2 metre uzak yahu:)
 
-Hali hazırdaki kulaklık sisteminde, Avrupa'da ses kayıtlarının alındığı ligler mevcut. Bizde ise hakemler arasındaki konuşmalar kaydedilmiyor. VAR sisteminde ise hakemler arasındaki tüm konuşmalar kaydedilecek, hatta VAR hakemlerinin olduğu ortamın da görüntü kaydı alınacak.
Kulaklık sistemine geçildiğinde Busacca'nın konuşmalarından güzel ve keyifli sohbeti hatırlayalım:

TIKLAYIN!

***
 
VAR SİSTEMİNİN “MOTTO”LARI…

Futbol Zirvesi zamanında sizlerleIFAB Genel Sekreteri Lukas Brud'un slaytlarından en önemlilerini 2-3 hafta önce paylaşmıştım. Hangi tür pozisyonlarda müdahale olacağına dair net bilgilerdi. Bunları yeri geldikçe detaylandıracağız ama aşağıdaki kapsamı ve hedefleri unutmadan değerlendirme yapmakta fayda var:


 


Video yardımcı hakem sisteminin unutulmaması gereken çok güzel 3 ana mottosu var:


1-Mükemmel bir sistem değildir. Asla hatayı “0”a indirgemez.

2-Amaç minimum müdahale ile maksimum fayda sağlamaktır.

3-Doğru karar için geçirilmesi gereken sürenin çok fazla önemi yoktur.Yeter ki doğru karar verilsin. (Tabii burada sürenin önemi yok derken de abartılı değerlendirmemek gerekir)

***
HANGİ HAKEMİN STRESİ DAHA ÇOK ARTACAK?

Hali hazırda yurdumda sahadaki hakemler sürekli infaz altında. Doğru da verse, yanlış da verse değişen bir durum yok neticede. Herkesin her türlü art niyeti söylemekten geri kalmadığı ve engellenemediği bir sistemdeyiz. Değişeceğine dair umudum da yok denecek kadar az.

***

Amma velakin VAR sistemi gelince, bence VAR hakemlerinin sorumluluk stresi daha da çok artacak.

Çünkü hakemlerimizinmaçtaki performansını bakarak insafsızca eleştirenlere en büyük tepki hangi açıdan gösteriyorduk?
“Ekranda 10 açıdan izleyip karar veriyorsun, saliselerle karar veren hakemi infaz ediyorsun” diyorduk. Şimdi, her ne kadar VAR'ın KARIŞACAĞIkapsam belirli kurallarla sınırlandırılmış olsa da yurdum insanı, yurdum oyuncusu, yurdum yöneticisi MAKSİMUM MENFAAT isteyecek.

İkinci sarı karttan ihraç kararlarına VAR karışmayacağı halde, kuralları bilmeyen oyuncu veya teknik adam veya yönetici “VAR neden doğru yardımda bulunmadı!” diye bilen bilmeyen konuşacak. Hataların sıfıra indirgenmesi gibi bir şey söz konusu olmasa da, futbol kültürümüzün yüce gelenekleri devreye girecek. Canı yanan kulüp yine saldıracak. Sahadaki 6'lı varken kale arkasındaki hakemlere yaklaşımla, ekran başındaki VAR hakemine yaklaşım arasında kesinlikle çok daha sert bir ayrım olacağını beklemek hayal değil.



Bu nedenle, VAR hakemlerinin çok işlemcili bilgisayar sunucuları gibi hizmet vermesi gerekiyor. Teknoloji ile aşklarının üst düzeyde olması şart. Çünkü hem izleyecek, hem hata olduğunda başka ekrana geçiş yapacak, hem doğru yorumlama kabiliyetine ve bilgiye sahip olacak, hem aynı anda kulaklıkla sahayla irtibatta olacak. Bir de bunları 3-5-10 saniye gibi sürelerde çözecek.
Öyle Cem Yılmaz filmlerindeki gibi “lazer güç ünitesi devrede mi?” misali “VAR hakemi devrede değil mi kardeşim” sorusuna “devrede devrede, sen işine bak” denilemeyecek. Sürekli tam konsantrasyon ekran başında olunması şart.

***

VAR odası ile irtibat kesildi VEYA sistem bozuldu VEYA “hakem VAR MAR dinlemem, benim kararım doğru” dedi gibi felaket senaryosu yaratıcı sorularınızın karşılığında yeşil zemin üzerinde oynanan maçın herhangi bir sekteye uğraması söz konusu değil. Nihai olan yine sahada düdük çalan hakemin kararıdır. Beğenseniz de, beğenmeseniz de…

***

EZBER ÜÇLÜLER…

Türk hakemliği, Cüneyt Çakır önderliğinde hayallerin ötesine geçti. Vizyonları geliştirdi, ufuklar Edirne'den öteye uzadı.  Dünya Kupası, Avrupa Şampiyonası, Şampiyonlar Ligi finali… Çok değil, 10 sene önce bunları duysak, “uyan uyan” diye yatakta birileri bizi silkelerdi sabahın erken saatlerinde.

Şu an Cüneyt Çakır ismini söylediğinizde kendi bireysel çabası ve büyük başarısı dışında ekibinin de katkısını teslim etmemek en hafifinden ayıptır, yazıktır, günahtır. Hatta neredeyse GOOGLE'a Cüneyt Çakır yazdığınızda bile “BAHATTİN DURAN-TARIK ONGUN da mı demek istediniz?” diye soracak boyuta geldiler. 2014 yılına ait 365 günün, sanırım 173'ünü birlikte geçirdiklerini söylemişti Bahattin Duran bir sohbet esnasında. Hepsine ve hatta ilave yardımcıları Hüseyin Göçek ve Barış Şimşek'e de teşekkürler…



Sözü nereye getireceğim? Hakem üçlülerimiz anlamında yıllardır derbilerle, Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi maçlarında bir başka ezber üçlümüz Fırat Aydınus-Serkan OK-Aleks Taşçıoğlu idi. Birlikte çıktıkları derbi sayısı sanırım 20 vardır.  Derbiden bahsediyorum dikkatinizi çekerim.
Fırat Aydınus'un FIFA'lığı alındıktan sonraki süreçte bu ekip dağıldı. Aydınus başka yardımcılarla çıkmaya başladı, Serkan Ok ve Aleks Taşçıoğlu gibi yardımcı hakemlik konusunda engin bilgi ve tecrübeye sahip 2 yardımcı hakem de başka hakemlerle görev almaya başladılar.

***

Bundan sonrası ise bu sezon alışkın olduğumuz, sistematiği, atama prensibi, performans kuralları olmayan ve bu özellikleri kronikleşen Yusuf Namoğlu'nun anlaşılmazlığını doğrulayan nitelikte.
21 Ağustos'ta Süper Lig'de Antalya-Osmanlı maçıyla bu sezonki ilk yardımcılığına çıkan Aleks Taşçıoğlu gibi bir tecrübeyi 1 maçta yaptığı ve abartı mesafede olmayan ofsayt hatası nedeniyle 16 Ekim 2016 tarihindeki Başakşehir-Konya maçına kadar görevlendirmiyorsunuz.
Ne kadar süre? 2 ay.
O maçtan sonra 20 Kasım'da Kayseri-G.Birliği maçına kadar yine görev yok. Var da, Süper Lig'de değil, alt ligde.
Ne kadar süre? 1 ay.
Sonrasında Aralık ayında Osmanlı-Karabük.

***

İstatistiklere bakınca “her ay 1 Süper Lig maçı”sonucuna ulaşmak mümkün diye bir yaklaşım sergiliyorsunuz. Bu konuda mı acaba sayın Namoğlu'nun bilimsel yaklaşımı var diye merak ederken Mart geliyor, aylar geçiyor, yine Süper Lig'de görev yok. TFF 1.Lig'e abone edilmiş çok tecrübeli bir yardımcı hakem tablosu. Sonra birden Mart ayında Kayseri-Kasımpaşa.

***

Kayseri'nin ardından ise Nisan ayı başındaFırat-Serkan-Aleks üçlüsü, Gaziantep'te eski sevgililer olarak tekrar bir araya geliyorlar. Hakemlik dönemlerinin en güzel günlerini birlikte geçiren, yerli-yabancı üst düzey pek çok maçlara çıkan 3'lü buluşuyor. İyi de maç atıyorlar.

Sonra ne mi oluyor?

Aleks Taşcıoğlu, ligin tecrübe abidesi bir yardımcı hakemi olarak sadece 7.Süper Lig maçında, ligimizin merakla beklenen ve takımların iddia seviyesi her ne durumda olursa olsun kritik 1 numaralı derbisinde, Telekom Arena'da sahaya çıkıyor.

***

Aleks Taşçıoğlu, bu psikolojinin yaşatıldığı sadece bir örnek. Bu şekilde sezon boyunca psikolojisi altüst edilen o kadar çok hakem ve yardımcı hakem var ki! Ne bir hakemin hatalı kırmızı kartının dinlenme cezası diğeriyle aynı oldu, ne de kalkan hatalı ofsaytın 20 santimetresi de diğer yardımcının 20 santimetresiyle aynı oldu.
Peki ne oldu da, bu kadar tecrübeye sahip bir hakem, aylarca kendi kategorisinde kullanılmazken, unutulmuşken tekrar üst düzey maçlarına geri döndü?Asla MHK katkısıyla değildirelbette. Aylarca yardımcı hakemini unutan bir MHK, GS-FB gibi bir derbide görev verecek değil ya! Hakem etkisiyle olabilecek bir şey bu.MHK'ların yönetimsel yaklaşımları elbette vardır, yakın ya da uzak mesafede oldukları, düşündükleri düşünmedikleri hakemler vardır. Amma velakin, “ağzın ile amelin bir olsun” derler. Koca sezonu hakeme ya da yardımcı hakeme mundar et, sonra en önemli derbide görev ver! Geç gelen adalet, adalet midir bilinmez ama bu sezon pek çok hakeme bunu yaşatan bir MHK Başkanı olduğu aşikar…

***
SAYGI VE ONORE ETME KAVRAMLARINI HATIRLAR MISINIZ SAYIN BAŞKAN?

Son 1 aydır hafta sonları stadyum turundayım. Amatör maçlar dahil izliyorum ve geziyorum. Yusuf Ziya Öniş Stadı'nda Ercan Hallaç'ın gayet iyi yönettiği keyifli Sarıyer-Karşıyaka maçının ardından, bu hafta da 2.Lig'de düşmeme adına kritik bir müsabaka olan Karagümrük-A.Üsküdar maçına rotayı çevirdim.  Bu arada fazlasıyla görev aldığım Vefa Stadı'nı da özlemiş olduğumu hissettiğimi belirtmeliyim.



Zor maçı Karagümrük 3-0 kazanırken, ligde kalmayı garantiledi ve taraftarının “Hükümet düşer, enflasyon düşer, Karagümrük babayı düşer” tezahüratlarıyla terk etti.
Maçın hakemleri Süper Lig kadrosuydu. Volkan Bayarslan-Bülent Gökçü-Orkun Aktaş.
Volkan Bayarslan ligimizin genç kategorisinde yer alan ve her geçen sene daha fazla görev almaya başlayan iyi bir hakemi. Peki ya yardımcılar?
Ligin tecrübelilerinden Orkun Aktaş'ın daha yolu ve yaş olarak zamanı var.FIFA yardımcı hakemi olduğu gözde günlerinden uzaklaştığı/uzaklaştırıldığı aşikar. Ancak yardımcı hakem olarak çok beğendiklerim arasındadır. Yıllardır genel bir istikrarı ve çizgisi vardır. Soğukkanlılık konusunda hakemliğe başlayan gençlerin örnek alması gereken niteliktedir.

***

Bülent Gökçü ise 1990'lı yıllarda hakemliğe başlamış, 20 yılı devirmiş bir yardımcı hakem. FIFA yardımcı hakemliği dönemlerini de herkes hatırlar. Hatta 79 bin seyirciyle Türk futbol tarihine geçen Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki GS-FB maçında Bahattin Duran ile birlikte Muhittin Boşat'a yardımcılık yapan hakemdir. Şu an ligin en yaşlısı ve bu sezon yaş sınırından dolayı SON SENESİ…. Ondan sonra gelen isimler arasında ise 1972'li Bülent Yıldırım, Asım Yusuf Öz, Baki Tuncay Akkın gibi arkadaşlarımız var.



Yaş sınırının yükseltilmiş olması, 47 yaşına gelen Bülent Gökçü'yü herhangi bir nedenle etkilemiş mi? Hayır, her geçen gün ağırlaşan fiziksel test koşullarına uyum sağlayıp her zamanki ciddiyetinde yine motive olup başarmış.

Peki bunca yıllık tecrübeye ve hakem camiasına hizmete sahip bu seviyede bir yardımcı hakemin Süper Lig'de görev sayısı bu sezon kaç? TFF sayfalarından baktım ve sadece “1”.Mart ayındaki Osmanlıspor-Bursaspor maçı. Onun dışında 8 adet TFF 1.Lig müsabakası ve 4 adet Ziraat Türkiye Kupası maçı… Kariyer ve sezon finaline doğru da 2.Lig'de Karagümrük-A.Üsküdar maçı. Maçtaki performansından, enerjisinden, heyecanından, hepsinden öte yaptığı işe saygısından zerre şüphe yoktu, fevkalade idi. Bu ayrı bir konu.

***

Peki sayın Başkan Namoğlu, bunca yıllık siyaset hayatı, FIFA hakemliği ve UEFA gözlemciliği kariyeri,3 kez MHK Başkanlığı süreci yaşadınız. 47 yaşına sınır neden yükseltilmiş düşündünüz mü?
Avrupa'da bu seviyeye ve yaşa gelmiş hakemlere hangi müsabakalarda görev veriliyor biliyor musunuz? Araştırdınız mı hiç?

***

Saygı denen bir kavram vardır… 3 kez MHK Başkanlığı'na getirildiğinize göre isminize ve hakemlik kariyerinize saygının rolü vardır.

Onore edilmek diye bir kavram vardır… Belediye Başkanlığınız döneminde, FIFA hakemliği ve gözlemciliğiniz dönemlerinde bu hissiyatı yaşamışsınızdır.

Bilgi ve tecrübeye, yapılançalışmaya gösterilen hürmet diye bir kavram vardır…Hayatın pek çok dalında bu anlamda el üstünde tütülen örnekler görmüşsünüzdür.

Mutlu son diye bir kavram vardır…Yaptığınız bir işten, harcadığınız emekten, ortaya çıkan sonuçtan aldığınız hazzı yıllardır maneviyatınızdahoş bir sada olarak yaşatmışsınızdır.

Empati diye bir kavram vardır…Ben onun yerinde olsaydım ne hissederdim diye düşünmek, olayları doğru yorumlamayı sağlar, halka hizmet ettiğiniz için yöneticilik kariyerinizde fazlasıyla uygulamışsınızdır.

***

Sözün özü hakemlik hele Türkiye'deçok zor bir yol ve emektir.

20 seneyi geçen bir sürede bu camiaya hizmet eden, Avrupa'da ve Türkiye'de bu kadar üst düzey müsabakaya çıkan ve hali hazırda Süper Lig kategorisinde olan hakemlerimizedaha güzel bir veda, ömrünün kalanında unutamayacağı FİNAL GÜNLERİ yakışır.

***

Liglerin son haftalarına girildi. Her kategorinin şampiyonluk ve ligde kalabilme adına ayrı ayrı dertleri var… Hakemlerimizin şansları bol olsun!
 
Murat Fevzi TANIRLI
Twitter: @mftanirli

Mert Nobre: "Atatürk sadece Türkiye değil dünya lideri"