comScore

Beşiktaş Beşiktaş

BJK Haber: Şafak Mahmutyazıcıoğlu'ndan Atilla Türker'e suç duyurusu

08 Eylül 2018, Cumartesi 19:31
BJK Haber: Şafak Mahmutyazıcıoğlu'ndan Atilla Türker'e suç duyurusu

Beşiktaş'ın Hukuki İşlerden Sorumlu Yöneticisi Şafak Mahmutyazıcıoğlu, Atilla Türker hakkında suç duyurusunda bulundu. 

FutbolArena - Beşiktaş'ın Hukuki İşlerden Sorumlu Yöneticisi Şafak Mahmutyazıcıoğlu, Atilla Türker hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. 

ATİLLA TÜRKER NE DEMİŞTİ?
Beşiktaş Kulübü'ne 2 milyon liralık 2 ayrı makbuz kesen Oktay Kurman adındaki avukat, “Parayı aldım ama” dedikten sonra beni Cumhuriyet Savcılığı'na şikayet ettiğini duyurdu. Hodri meydan. Neymiş, kışkırtıcı yayınlar yapmışım! Bol kazançlar Oktay Bey. Oktay Kurman adındaki avukat kim mi? Beşiktaş yöneticisi Şafak Mahmutyazıcıoğlu'nun resmi ortağı. Haberi ben 4 gün önce yorumsuz bir şekilde yazdım ve sadece belgeleri ortaya koydum. Bana 4 günde cevap verebilen Oktay Kurman adındaki avukatı tebrik ederim. Yolu açık olsun.

Şafak Mahmutyazıcıoğlu, savcılık soruşturması sırasında bakalım ne söyleyecek? “Atilla Bey bizim ağabeyimiz. Belgeleri lütfen yayınlamasın” diye ricada bulunduğu spor muhabirinin kim olduğunu da söyler umarım.

İŞTE ŞAFAK MAHMUTYAZICIOĞLU'NUN SUÇ DUYURUSU

Müvekkilim Şafak MAHMUTYAZICIOĞLU Kültür Hukuk Bürosu isimli avukatlık ofisinin kurucu ortağı olarak avukatlık mesleğini 15 yıldan fazla bir süredir başarıyla icra etmiştir. Bu başarılı çalışmaları neticesinde, büronun internet sayfasında da yer alan müvekkil portföyünden de anlaşılacağı üzere, Türkiye'nin önde gelen önemli şirket ve kuruluşlarının vekilliğini üstlenmiş, tüm meslek hayatı boyunca, mesleki ve ahlaki kurallara bağlı olarak görevini yerine getirmiş, gerek etik, gerek ahlak, en önemlisi gerekse de hukuk dışı hiçbir faaliyette bulunmamıştır.11.05.2016 Tarihinde Beşiktaş Jimnastik Kulübü yönetim kuruluna seçilince avukatlık mesleğini askıya alıp,tüm zaman ve enerjisini Yöneticilik yaptığı kulüp için harcamaktadır .Kurucu ortağı olduğu hukuk bürosunun tüm faaliyetlerini, Avukat Oktay Kurman yürütmekte ve yönetmektedir.Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nde yöneticilik görevine başladığı tarihten önce; 07.11.2013 tarihinden yönetici seçildiği tarihe kadarda Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün avukatlığını başarıyla yürütmüştür.
     Yine bu kapsamda yürütülen vekillik ile ilgili, işbu şikayet dilekçesine konu olan, şüpheli tarafından kaleme alınan  03.09.2018 tarihli haberde, meslek etiği ile bağdaşmayan bir takım faaliyetlerde bulunduğuna dair ithamlara yer verilmiştir.     
    Bununla birlikte, yapılan haberin boyutu bir çok yönden basın özgürlüğü ve ilkeli habercilik normlarıyla çeliştiği gibi müvekkilim toplum nezdinde itibarsızlaştırmaya çalışılarak adeta sosyal yönden linç edilmesi amaçlanmıştır.
    Basının görevi; geneli ilgilendiren ya da ilgilendirmesi gereken tüm olaylar hakkında objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde halkı aydınlatmak, çeşitli konularda kamuoyunu düşünceye sevk etmek için tartışmalar açmak, onu toplumsal ve siyasal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, yöneticileri eleştirmek ve uyarmak, bireyleri içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları yönünden bilinçlendirmektir.

    Basına, bu görevinin niteliği gereği Anayasa'da ve Basın Kanunu'nda ayrıcalıklı bir konum tanınmış ve basının yürüttüğü faaliyet kapsamında özgür olduğu kabul görmüştür. Elbette ki basının bu ayrıcalıklı konumu ve hukuk düzenin kendisine tanıdığı özgürlük, tüm özgürlükler gibi yine hukuk düzenince çizilen sınırlara tabidir. Basın, yaptığı yayınlarda gerek anayasanın temel hak ve özgürlükler bölümünde yer alan ve gerekse Medeni Kanun ve ayrıca özel kanunlarda güvence altına alınmış olan kişilik haklarına saygı göstermek, bunlara saldırı niteliği taşıyabilecek tutum ve davranışlardan kaçınmak zorundadır. Gerek doktrinde, gerekse yerleşik yargısal kararlarda özellikle de Yargıtay Genel Kurullarınca benimsenen ilkelere göre basın özgürlüğünün sınırları bazı kriterlerle belirlenmiştir.
Basın haber verme fonksiyonunun yerine getirirken;
1. Haberde gerçeklik,
2. Haberde kamu yararı,
3. Haberde toplumsal ilgi,
4. Haberde güncellik,
5. Haberde konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık yani özle biçim arasında denge,

Kriterlerine uymak zorundadır.
    Haber, eleştiri, yorum, uyarma ancak bu sınırlar içinde kaldığı sürece hukuka uygundur. Bu ilkelerden herhangi birinin çiğnenmesi halinde, habere konu olan şahsın kişilik hakları ihlal edilmiş olur.
     Yargıtay'ın yerleşik kararlarında “yayınlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haber verilirken bile özle biçim arasındaki denge kurulmalıdır. Haberin verilişinde seçilen üslup ve sözcükler aşağılayıcı, küçük düşürücü, incitici, abartılı olmamalıdır.” demek suretiyle bu kriterlere aykırı ifadelerin açıkça hukuka aykırılığı kabul edilmiştir.
     Yukarıda genel olarak belirtilen kriterleri açıklamak gerekirse;
     -Yayınladığı olayın doğruluğunu ve gerçekliğini araştırmak gazetecinin görevidir. Yayınlanacak haberin üçüncü kişilere ağır zarar verebileceği hallerde ise haberin doğruluğunun denetlenmesi daha katı şartlara bağlanmıştır.
     -Haber gerçeği yansıtsa bile kullanılacak dil ve ifadenin, yapılacak yorumun, haberin verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçüde bulunmasını öngörür.
     -Şayet haberin verilişinde gerekli, yararlı ve ilgili olmayan beyan, tavsif ve değerlendirmelere gidilecek olursa kişilik haklarıyla çatışan basın hürriyetine üstünlük tanınması imkansız hale gelir.

     -Basının kamu görevini yaparken göz önünde tutulan kamu yararı amacı ile kişilik haklarına verilen zarar arasında açık bir oransızlık varsa, objektiflikten ayrılıp, haber sınırını aşarak, genişletici ve yanlış yorumlarda bulunarak, gerçek dışı ve güncel olmayan haber verilir, yersiz şekilde onur kırıcı sözler kullanılır, dürüstlük kurallarına aykırı davranılır ve kişisel nedenlerle salt sansasyon yaratmak için yayın yapılırsa bu hukuka aykırı olur.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2008/4-263 E., 2008/262 K. ve 19.03.2008 tarihli yeni bir kararında ise bu sayılan kriterlere ek olarak yeni bir kriter daha getirmiştir; “… haber olduğu biçimi ile verilmeli ve kişisel katkı yer almamalıdır. Gerek yazılı gerekse görsel basının bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, yayında kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini ve haber verilirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Bu ilke ve kurallar gözetilmeden yapılan yayın hukuka aykırılığı oluşturur ve böylece kişilik hakları saldırıya uğramış olur.”
Şikayete Konu Haberi Hukuka Aykırı Kılan Nedenler
    1-) Beşiktaş Jimnastik Kulübünce Kültür Hukuk Bürosu'na yapılan ödemenin gizlilik içerisinde yerine getirildiği ve kamuoyundan saklandığına yönelik intiba uyandırılması:
    Haberin tamamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, haberi kaleme alan şahısça sanki bir takım gizli belgeler ele geçirilmiş, hukuk bürosu ile kulüp arasındaki hukuki ilişki kamuoyundan ve kulüp yönetici ve profesyonellerinden saklanıyormuş intibası uyandırılmaya çalışıldığı kuşkusuzdur.
    Bununla birlikte, bir kısmı A.Ş., bir kısmı da Dernekler Kanunu uyarınca kurulmuş olan ve çeşitli denetim mekanizmaları mevcut olan bir dernek statüsündeki Beşiktaş Jimnastik Kulübü ile aktedilen sözleşme de, bu sözleşme uyarınca yapılan ödeme ve bu bağlamda tanzim edilen makbuz da kulübün ilgili departmanlarında (hukuk, finans) mevcut olduğu gibi  yapılan söz konusu ödeme Beşiktaş Jimmastik Kulübü'nün 2016 yılına ait denetleme kurulu raporunda yer almış, bu rapor Beşiktaş Divan kuruluna sunulmuş, dolayısıyla denetleme raporuna, istemesi halinde ulaşıp okumakta özgür olan tüm kongre üyelerinin bilgisine sunulmuştur.
    Dolayısıyla, ilgili haberde iddia edildiği gibi, ortada ne gizli bir ilişki, ne de hukuk ve etik dışı bir ödeme söz konusudur. Yapılan tüm iş ve işlemler gerekli olan tüm mercilere sunulduğu gibi denetleme raporunda da söz konusu bilgilere yer verilerek ödemenin ne için ve ne şekilde yapıldığı açıkça duyurulmuştur.

    2-) Beşiktaş Jimnastik Kulübü Yönetim Kurulu üyesi olan müvekkilim Şafak Mahmutyazıcıoğlu'nun, Kültür Hukuk Bürosu'na söz konusu ödemeyi, yöneticilik sıfatını kullanarak, yaptırdığına yönelik intiba uyandırılması:
    Yine şikayete konu haber bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aslında ortada yapılan bu ödemeyi gerektirecek bir durum bulunmadığı ifade edilmektedir. Nitekim söz konusu yazıda, Beşiktaş kulübünün bir hukuk departmanı mevcut iken neden başka bir hukuk bürosu ile sözleşme imzalandığı, makbuzların neden Şafak Mahmutyazıcıoğlu yönetim kurulu üyesi olduktan sonra düzenlendiğinin anlaşılamadığı, bu durumun bir "garabet" olduğu ifadelerine yer verilmiştir.
    Öncelikle belirtilmelidir ki makbuzlarda bahsi geçen vekaletname 07.11. 2013 tarihinde  tanzim edilmiş, diğer bir ifade ile  Kültür Hukuk Bürosu ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü arasındaki hukuki ilişki 2013 yılında başlamıştır. 
    Öte yandan, makbuzlarda bahsi geçen ve ödemeye dayanak olan davalar, İstanbul 5. İdare Mahkemesinde görülen, esas numarasından da (2013/124-125-1092) anlaşıldığı üzere 2013 yılında açılan davalara ilişkindir. Müvekkilim Şafak Mahmutyazıcıoğlu'nun Beşiktaş Yönetim Kurulu üyesi olduğu tarih 11.05.2016'dır. 
    Açıkça görüldüğü üzere, söz konusu ödemelere konu olan ve kulübe verilen hukuki hizmetin dayanağı olan uyuşmazlıklar, müvekkilimin Beşiktaş yöneticiliği ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, tam 3 yıl öncesine ilişkindir. 
    Dolayısıyla, şikayete konu haberde iddia edildiği gibi, müvekkilimin yönetici olmadan önce kurucu ortağı  olduğu hukuk bürosuna yapılan ödemenin,müvekkilimin yöneticilik (hatta iddia edildiği üzere oldukça etkili olan bir yöneticilik) görevi ile zerre ilgisi bulunmamaktadır. 
    3-) Müvekkilimin yöneticilik görevi başlamadan önce kurucu ortağı olduğu Kültür Hukuk Bürosu'na yapılan toplam 2.000.000,00 TL tutarındaki ödemenin fahiş olduğuna dair intiba uyandırması:
    Şikayete konu haber dikkatlice tetkik edildiğinde, Beşiktaş Hukuk Departmanı mevcut iken müvekkilime ait olan hukuk bürosu vasıtasıyla davaların yürütülmüş olması, Beşiktaş tarihinde bir hukuk bürosuna bu kadar büyük bir meblağda ödeme yapılmadığı ifade edilerek müvekkilimin, yönetim kuruluna girdikten sonra hukuk bürosuna toplamda 2 milyon lira tutarında makbuz kesilmesi, yani müvekkilimin Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün yönetimine girdikten sonra kendine ve dolayısıyla kurucu ortağı olduğu hukuk bürosuna maddi menfaat sağlamak üzere Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün bütçesinden faydalandığı izlenimi oluşturmaya çalışmaktadır.
     Bu haberde hedeflenen amaç müvekkilimin ve  Beşiktaş Jimnastik Kulübü Yönetiminin, kulübün menfaatleri doğrultusunda değil de kendi menfaatleri doğrultusunda çalıştığı izlenimi uyandırmaktır. 
    Bu bağlamda, makbuza, dolayısıyla ödemeye konu olan davanın ne tür ve hangi konuda bir dava olduğunu ortaya koymak gerekmektedir.
    Yukarıda esas numaraları verilen İstanbul 5. İdare Mahkemesinde görülüp kulüp lehine olarak karara bağlanan söz konusu davalar;  Beşiktaş Jimnastik Kulübü ile özdeşleşmiş ve bütünleşmiş, mülkiyeti Orman Bakanlığı'na (Orman Bakanlığına mı hazineye mi ait olduğunu netleştirelim) ait olup Beşiktaş Jimnastik Kulübüne tahsis edilmiş olan Nevzat Demir Tesislerinin bu tahsisinin Bakanlıkça iptal edilmesine karşı açılmış ve yürütülmüş davalardır. 
    Diğer bir ifade ile, kulübün en önemli ve en fazla ilgi duyulan branşı olan futbol takımlarına ilişkin tüm tesislerin (antrenman, sağlık, dinlenme, barınma vb.) mevcut olduğu Nevzat Demir Tesislerinin, Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün elinden çıkmasına neden olan tahsis iptaline ilişkin davalardır.
      Eğer bu davalar kazanılmamış olsa idi, 180 dönüm kullanıma sahip Nevzat Demir Tesisleri'nin bulunduğu alanın yalnızca yarısı olan 90 dönümlük kısmı için  ilk yıl 672.500 TL kira bedeli ödenecekti. Bu kira bedeli her yıl  yasal oranlarda arttırılarak devam edecekti. 10 yıllık kiralama  düşünüldüğünde Beşiktaş Jimnastik Kulübü, vergiler ve yasal artışlar dâhil, şimdiki tesislerin yarısı kadar bir alan için yaklaşık 10 milyon TL'lik, dolayısıyla tüm alan için yaklaşık 20 milyon TL.lik bir külfetin altına girecekti.  Bu davaların kazanılması ile Nevzat Demir Tesisleri'nin bulunduğu alan bölünmeksizin, 180 dönümlük bir bütün olarak Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün elinde tahsisli olarak kalmıştır ve kira bedeli ödemekten kurtulmuştur.  Vekâlet ücreti alınan davaların içeriği budur. Bu davalar için yapılan tüm masraflar da bu vekâlet ücretinin içinden  ödenmiştir.
    Bununla birlikte Kültür Hukuk Bürosunca, söz konusu ödemeye konu olan hukuki hizmet neticesinde her 3 dava da kazanılmış, Nevzat Demir Tesislerinin kulübe olan tahsisinin iptaline yönelik Orman Bakanlığı işlemi ilgili mahkemece iptal edilmiş ve bu sayede tahsisin tekrar hukuki geçerlilik kazanması sağlanmıştır.
    Söz konusu mahkeme kararları ile Beşiktaş Jimnastik Kulübünün ödemekten kurtulduğu maddi yük bir yana, Beşiktaş Futbol Takımı için olmazsa olmaz olan bu tesislerin kulüp bünyesinde kalmasının sağlanmasının manevi olarak getirdiği faydanın maddi olarak ölçülemeyeceğini düşünmekteyiz.
    Diğer taraftan, Beşiktaş Hukuk Departmanı mevcut iken başka bir bürodan hukuk hizmeti alınmasının doğru olmadığı iddiası da temel dayanaktan yoksundur.
    Zira, bazı dava türleri diğerlerine nazaran spesifik ve kendine has özellikler taşıdığından farklı uzmanlık alanları ve farklı birikimler gerektirir. Örneğin Deniz Ticareti Hukuku, Fikri ve Sınai Haklar Hukuku, patente ilişkin davalar gibi Nevzat Demir Tesislerine ait tahsisin iptal edilmesi gibi idari yargının konusuna giren davaların kendine has yargılama biçimleri, ayrı mevzuatları bulunmaktadır. Hatta bazı durumlarda hukuk büroları kendi bilgisi ile de yetinmez, ücret karşılığında, konu ile ilgili uzman olan öğretim üyelerinden (örneğin profesörler) mütalaa alırlar. Dolayısıyla bu tür davalar ile muhatap olanların bu davalarda uzmanlaşmış hukuk büroları ayrı olarak çalışması bir garabet değil, tam aksine olması gerekendir.
     Kültür Hukuk Bürosu; tüm kamuoyunca bilinen ülkenin en büyük ve kapsamlı şirketlerinin idari yargıda mevcut olan davalarını takip etmektedir. Nitekim Kültür Hukuk Bürosunun müvekkil portföyü incelendiğinde bu husus açıkça görülecektir.
    Bu nedenle, Beşiktaş Kulübünün ayrı bir hukuk departmanının mevcut olması, ayrı bir  hukuk bürosundan hizmet alınmasını gereksiz kılmaz.
    4-) Yazıya konu olan ödemelerin hangi hukuki hizmet karşılığı yapıldığı belgeler ile sabit iken bu hususlar hakkında hiçbir inceleme yapılmaması:
    Şikayete konu yazıda da açıkça yer verilmiş iken, yazıyı kaleme alan şahısça makbuz karşılığı ödeme yapılan davaların konusunun ne olduğu, bu davaların kazanılıp kazanılmadığı, bu davalar sonucu Beşiktaş Jimnastik Kulübünün ne tür menfaatler elde ettiği hiçbir şekilde araştırılmamıştır. Yazı sahibinin de belirttiği üzere dava dosya numaralarına kadar ödemenin ne için yapıldığı belli iken neden bu davalar araştırılmamış, yazıda bu hukuki hizmetin neye karşı verildiğine ilişkin hiçbir çaba sarf edilmemiştir?
    Bunun nedeni, bir gazetecinin yapması gerektiği gibi olayı tüm yönleri ile ortaya koymak değil, söz konusu yazı vasıtasıyla müvekkilimi ve Beşiktaş Yönetimini karalama amacı taşınmasıdır. 
    Nitekim şüpheli bir süredir devam ettirdiği ve bazılarını şikayete konu yaptığımız sözde haberlerin içeriğinde sanki diğer müvekkilimiz Beşiktaş Jimnastik Kulübü ve yönetiminin bir menfaat teşekkülü oluşturduğu, kulüpten ziyade kendi menfaatlerine çalıştığı izlenimini uyandıracak tarzda haberler yapmaktadır. Ancak bu durum basın özgürlüğü kavramından taşan ve kişisel haklara saldırı mahiyeti taşıyan hukuk dışı bir duruma dönüşmüştür. Nitekim Yargıtay Genel Hukuk Kurulu'nun 10.03.2014 tarih, 2004/4-149 Esas, 2004/146 Karar sayılı kararında: '' Bazı durumlarda haber gerçeği yansıtsa bile, kullanılacak dil ve ifadenin, yapılacak niteleme ve vurgunun da haberin gerektirdiği biçim ve ölçü çerçevesinde kalması gerekir. Diğer bir anlatımla, yasal fonksiyonun yönelik bulunduğu "amaç"a ulaşabilmek için en uygun ve en elverişli "araç" kullanılmalı, "uygun amaç" için "uygun araç" seçilmelidir.  şayet haberin verilisinde ve yapılan yorumda, gereği ve ilgisi bulunduğu saptanamayan niteleme, değerlendirme ve bağlantı duygusu uyandıracak göndermelere gidilerek, haberin bir bölümüyle uygun düşmeyen, küçültücü, toplumun bir kesiminde ve özellikle yalın okuyucu kitlesinde kuşku ve itham doğuracak ifade ve nitelemeler kullanılacak olursa artık kişilik hakları ile çatışan basın özgürlüğüne üstünlük tanımak olanaksız hale gelir. Haberin veriliş biçimi ile haber konusunun önemi ve kamusal yarar arasında dengenin/ölçülülüğün asılması hukuka aykırılık oluşturur.'' diyerek konuya açıklık getirmiştir.

Şüpheli tarafından haber olarak nitelendiremeyeceğimiz yayınladığı yazıyı maddeler halinde irdeleyecek olursak: 2016 yılında gerçekleşmiş yasal bir olayın sanki sansasyonmuşcasına 2 yıl sonra yayınlanması ''haberde güncellik'' ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Kaldı ki bu olay 14.12.2017 ve 19.12.2017 tarihinde de aynı içerikle haber yapılmıştır. Gazetecilik "Temcit Pilavı" sunmak mıdır?
Yapılan haberin görsellerinde Kültür Hukuk Bürosunun haber dışı olan diğer tüm çalışanlarının isminin de yayınlanmasının amacı nedir? Haberle ilişkisi bulunmayan şahısların haberde isminin yayınlanması haberciliğin hangi ilkesi ile açıklanabilir? 
Bir işletmenin, tacirin veya meslek adamının iç işlerine ilişkin kayıt ve belgelerin, defterlerin, hesapların, çalışma ve işletme yönetimine ilişkin teknik bilgilerle, üretim durumu ve müşterileriyle olan ilişkisi gibi özellikler mesleki ve ticari gizlilik çevresini oluşturur. Ancak şüpheli müvekkile ait bu belgeleri yayınlayarak müvekkilin mesleki ve ticari değerler gizlilik çevresini ihlal etmiştir. 
Şüpheli; Kültür Hukuk Bürosu ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü arasında yapılmış YASAL vekalet anlaşmasını ve takip edilen işler neticesinde alınan vekalet ücretini sanki çok gizli işler çevrilmiş,yasal olmayan işler yapılmış,bir suç işlenmiş gibi lanse etmeye çalışmaktadır.Vekil müvekkil ilişkisinin ve vekillik hizmeti neticesinde alınan ücretin neresi haberdir?

Şüpheli hakkında; daha önce yapmış olduğu bir haberde müvekkillerimizden Fikret ORMAN'ın imzasını açıkça yayınlayarak kişisel verilerinin ihlal edilmesi sebebiyle suç duyurusunda bulunmuştuk. Ancak ne hikmettir ki şüpheli basın özgürlüğü kalkanının arkasına sığınarak suç işlemeye devam etmekten çekinmemektedir. Yapmış olduğu yayınlarda bir çok kişinin kişisel verilerini açıkça yayınlamaktan imtina etmemektedir. Bu sebeple şüpheli hakkında İnternette yapmış olduğumuz araştırmada, şüphelinin suç işlemeyi ve yalan haber yapmayı adet haline getirdiğini, sansasyon yaratmak amacıyla belirli dönemlerde, belirli çevrelere odaklanarak seri şekilde haber dizileri yayınladığını öğrendik. Bu durumun bir örneğini aşağıda sunuyoruz :
 

Amacını ve beklentisini bilemediğimiz şekilde bir süredir şüpheli tarafından Beşiktaş Jimnastik Kulübü,  Beşiktaş Jimnastik Kulübü yöneticileri, kulübün faaliyetleri hakkında seri haberler yapılmaktadır. Ancak bu haberlerin tamamı ''sansasyon'' , ''gizli belgeler'' tarzında ve okuyucu kitlesinde bir izlenim uyandıracak şekilde yönlendirmelerle yapılmaktadır. Daha önce yapmış olduğu bir haberde de Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün sporcularından biri olan Negredo isimli futbolcunun transferi hakkında habere başlayıp, haberle hiç alakası olmayacak tarzda konularla haberi sonuçlandırmıştır. Haberin içeriği olan Negredo'nun transferine ilişkin belgeler sunmak yerine, alakasız ve daha önce gündem olmuş konular hakkında görsellerle haberi tamamlamıştır. Şüphelinin tüm yazıları  peş peşe okunduğunda amacın halkı aydınlatmak ve kamu yararı olmadığı, salt çeşitli ima ve iğnelemelerle şahıslar hakkında bir izlenim oluşturarak sözde sansasyon yaratmak olduğu açıkça görülecektir. Ancak şüphelinin bu tarz eylemlerle amacının ve beklentisinin sadece gündemde kalmak mı  olduğu, bir takım menfaatler karşılığında birilerincemi yönlendirildiği ya da başka bir beklentisi mi olduğu tarafımızca anlaşılmamıştır. 
 
Konuyu özetleyecek olursak müvekkilim yöneticilik vasfını sanki kendine menfaat sağlamak amacıyla kullanıyormuş tarzında imalarla yayınlayarak; müvekkilimin onurunu, şerefini ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ima ve isnatlarda bulunan şüpheli hakkında iş bu suç duyurusunu yapma zarureti hasıl olmuştur. 
SONUÇ VE TALEP     :Yukarıda arz ve izaha çalışılan sebeplerle şüpheli hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılmasını müvekkil adına vekaleten arz ve talep ederim. 07.09.2018
 
                                 Şafak MAHMUTYAZICIOĞLU
                                                   Vekili
                                            Av.Mete MENEKŞE

 

Mert Nobre: "Atatürk sadece Türkiye değil dünya lideri"