comScore

Beşiktaş Beşiktaş

Beşiktaş'ta Fikret Orman'a Fatih Altaylı'dan soru: "Bunu mutlaka açıklamalı."

21 Kasım 2017, Salı 00:34
Beşiktaş'ta Fikret Orman'a Fatih Altaylı'dan soru:

Fatih Altaylı gündeme dair yine birbirinden önemli açıklamalarda bulundu. 

FutbolArena - Habertürk Gazetesi'nden Fatih Altaylı, Bloomberg TV'de gündeme dair açıklamalarda bulundu. Altaylı, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'i eleştirirken, Beşiktaş'la ilgili Fikret Orman'a çağrıda bulundu. Fatih Altaylı ayrıca Beyaz Futbol programında Rasim Ozan Kütahyalı'nın "Boşnak Saksosu." diye ırkçı hakarette bulunması üzerine de açıklamalar yaptı. 

Habertürk'ün derlediği açıklamalarla birlikte Fatih Altaylı'nın gündeme dair yorumları şu şekilde:
TÜRKİYE'DE HALTERİN SEVİLMESİ NAİM SÜLEYMANOĞLU SAYESİNDE OLDU"

'Söylenilecek çok fazla bir şey yok çünkü giden gitti. Türkiye'ye geldiğinden beri defalarca bir araya geldik. Çok ilginç ve vatansever bir kişilikti. Cumhuriyetin ilkelerine gönülden bağlıydı. Çok iyi ve büyük bir sporcuydu. Fakat yaptığı spor insanı çok yıpratan bir spor. İnsanın bütün dinamiklerini zorlayan bir spor yapıyordu. Halteri bıraktıktan sonra sporcular yaşantısına çok dikkat etmeli. 'Naim içkiden öldü' diyorlar, hayır alkolik bir adam değil. Akşamcı kıvamında bir içiciydi ama çok alkol tüketiyor iddiaları doğru değil. Spordan dolayı vücudun yıpranmışlığı üzerine bir de kendine dikkat etmedi ve yapılmaması gereken şeyler yaptı. Şahane bir adamdı. Türkiye'ye çok büyük mutluluklar yaşattı. Nur içinde yatsın. Güreş dışında bize altın madalya getiren ilk isimdi. Ondan sonra ülkede Halter ekolü oluştu. Naim, Halter Federasyonu ile bağlantısını kopardıktan sonra orada da çeşitli rezaletler patlak verdi. Türkiye'de halterin sevilmesi Naim Süleymanoğlu sayesinde olmuştur.'

"GALATASARAY'IN 5 YİYECEĞİNİ SÖYLEDİM"

Bu durumun yaşanacağını haftalardır konuşuyorum. Bunu görmek için göz lazım. Gözden geleni algılamak için de beyin lazım. Doğru algılamak için de beynin çalışıyor olması lazım. Futbol uzmanı olmak için alim olmak gerekiyor. Einstein, 'fizikçi olmasaydım futbolcu olurdum' diye düşünmüş bir adam değil. En basit hesapları yapacak bir beyin gerekiyor. Timsah beyninden hallice bir beyin gerekiyor. Bu kadar ufak bir beyin bile futbol meselesini çözer. Kulüplerimizde bu işlerle ilgilenen insanlarda timsah beyni kadar bile beyin olmaması gerekiyor ki bu işlerde başarısız oluyorlar. 'Çok seks yapmakla çok çocuk olmaz' Çift forvetle oynayınca da başarı gelir diye bir şey yok. Gençlerbirliği'ne 5 atmanın santrfor sayısıyla ilgisi yok. Burada söylemiştim. Tudor konuları algılayamıyor. Diyemiyor ki, 'Orta sahası ve Adebayor gibi kozu var, ben bunları durdurursam işi çözerim' diyemiyor. Rakip, Emre gibi bir adamdan yoksun, bu çarkın üstüne bir bina inşa edersem maçı alırım da diyemiyor. O kulübede timsah beyinli bir adam oturuyor. Sen çıkıyorsun iki forvetle. Galatasaraylı taraftarlar ve yöneticilerden oluşan bir WhatsApp grubumuz var. Maçın 16. dakikasında oraya '5 olur' diye yazdım. Mal kendini gösteriyor. Oradan bir kardeşimiz de bana maç sonunda 'oldu abi' yazmış. Senin iki santrforun ileride duruyor, orta sahaya yaklaşmıyorlar, savunman geriye gömülmüş, orta sahanda çalışması muhtemel adamın bir tane var o da Belhanda. O da tamamen sermiş vaziyette. Fark da 'geliyorum' diyor. Teknik direktör olacak zat-ı şahane bunu görmüyor. Ben olsam 15. dakikada değişiklik yapardım. Yani atıyorum buraya sıcak su koymuşum onu içinde ağzım yanıyor niye onu içeyim? Gider biraz soğuk su koyarım öyle içerim. Oyuncu değiştirmiyorsun bari 'gel Eren sen burada dur' de bir şey de. Onu da yapmıyor. Kenarda bostandaki bir korkuluk gibi 'burada ne oluyor?' diye oturuyor. Başından sonuna kadar hata var. Latovlevici Galatasaray'a gelir ama iyi bir yedek olarak gelir. Linnes sezona çok iyi başladı ama onu kesip Latovlevici'yi getiriyorsun. Sezona şahane başlayan Linnes'i oynatmıyor. O olmayınca da Tolga Ciğerci'nin performansı düşüyor. Bütün mevzuyu Tudor'a yıkarsan da bu işten sıyrılamazsın. Sahadakiler eşşek başı mı? Geçen senenin boşvermişliği tekrar saha içinde Galatasaraylı oyuncularda egemen olmaya başladı. De ki, 'Oyuncular yanlış biliyor'. Sen saha içinde reorganize olamıyor musun? Geçmişte Hagi'yi hatırla. Saha aksamaya başladığında Hagi de devreye girerdi takım takır takır oynardı. Devreye girebilecek adam Belhanda, devreye girmiyor. Kendisi umursamazlık içerisinde.



DURSUN ÖZBEK'İN AÇIKLAMALARININ GÖZÜMDE DEĞERİ YOK"

İyi bir ikinci adam sorunu çözmeye katkıda bulunur. Dursun Özbek, koltuğunu mu yoksa koltuğua koyduğu bölgesini mi korumaya çalışıyor bilmiyorum. Türkiye'nin en kariyerli teknik direktörlerinden en kariyersizlerine kadar aldı attı gitti. Herkes suçlu, ama Dursun Özbek suçsuz. Camia da bunu söylüyorsa ben daha fazla bir şey diyemem. Ayhan çok iyi, dünya tatlısı ve efendi bir çocuktur ama bir karakter işidir bu. Ayhan Akman yumuşak ve iyi bir çocuktur. Burada yumuşaklığın yeri yok. Tudor'a kalkıp 'kardeş ne yapıyoruz ya ne iki santrforu kafayı mı yedin sen?' diyebilmelisin. Bunu önce yumuşak söylersin gerekirse sonra kavga çıkarırsın. Ayhan hafta içinde gidip yönetime 'bu adam bir şey bilmiyor ben Galatasaraylıyım' diyip istifa etseydi şu anda kahraman olurdu ama bunu demeyip de yanında sessiz sedasız oturuyorsa suç ortağıdır. Eğer suçun elebaşını dövemiyorsan semerini döversin. O yüzden Ayhan'ın gitmesi çok normaldir. Çünkü karakter göstermemiştir. Eğer karakter gösterirsen belki birinci adam olabilirsin. Ayhan öylece duruyor yanında. Ayhan'ın bu takıma tek katkısı gollere Tudor'la birlikte sevinmesidir. Galatasaray yönetiminin yaptığı hiçbir açıklamada şu ufacık kağıt kadar değeri bile yoktur. Çünkü bunlar doğru söylemeyi unuttular. Geçmiş günlerde gazetede bir haber okudum. 'Galatasaray sermaye artışına hazır' diye... Bunu da haberi yapanlar bir yerinden uydurmadı. Galatasaray'ın yaptıklarına dayanarak bu açıklamayı yaptı. Galatasaray'dan zehir zemberek açıklama yaptılar. 'Siz yalan söylüyorsunuz, bu haberleri kimin yaptırdığını biliyoruz' dediler ama halbuki benim hiçbir haberim yoktu. Bizim çocuklar efendilikten bir şey demedi. Aradan 3 hafta geçti. Galatasaray sermaye artışı için SPK'ya başvurdu. E hani yapmıyordunuz abi? Dursun Özbek avanesinin yaptığı açıklamaların ufacık bir kağıt kadar değeri yok.''

"GÖKSEL GÜMÜŞDAĞ GALATASARAY ÜYELİĞİNİ ASKIYA ALMALIDIR"

'Ben Galatasaray'a üye bazı Fenerbahçeliler tanıyorum. Mesela Aydın Doğan... Fenerbahçelidir ama Galatasaray'a üye yapılmıştır. Yeni tüzükte ne var bilmiyorum. Zaten o yeni tüzük de rezalet bir tüzüktür. Yıllar önce yapılan tüzükte, 'Galatasaraylı kongre üyeleri başka kulüpte yöneticilik yapamaz' diye bir madde vardı. Böyle bir durumda üyelik en azından askıya alınır. Örnek veriyorum; Galatasaray-Kasımpaşa maçında Fatih Altaylı, Kasımpaşa'nın golüne sevindi. Böyle bir şey olmaz ama örnek veriyorum. Görüntü var der ama böyle bir şey de yok. Cep telefonu var çekseydin keşke. Niye bir şey söyleyemiyorlar? Çünkü söyleyemezler. Dursun Özbek bunu yapamaz. Dursun Özbek, Galatasaray'daki geleceğini siyasilere bağlamış durumda. O siyasetçi benim bu belediye başkanı senin gezmekten başka bir şey yapmıyor. Göksel Gümüşdağ'ın Galatasaray'a bir dilekçe verip, 'Başakşehir yönetiminde olduğu sürece Galatasaray'daki üyeliğim askıya alınmalıdır' demeli. Bence en doğrusu bu olur.''



"BEŞİKTAŞ'A BELEDİYE'NİN OTOPARKI TAHSİS EDİLDİ"

Yüzde bir milyon doğru söylüyor. Dönemin kültür bakanı Ertuğrul Günay, bu işin olmaması için kaç defa konuştu. Anıtlar Kurulu bulunduğu yer itibarıyla dönemin Spor Bakanı Suat Kılıç'tı yanlış hatırlamıyorsam, o yapılmasını istememişti. Kültür Bakanı'nın daha haklı gerekçeleri vardı. Fikret Orman açıklasın. Cumhurbaşkanı'nın çok açık desteğiyle Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan 3000 metrekarelik bir alan verdi. Orayı da Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Beşiktaş'a tahsis edildi. Daha doğrusu Beden Terbiyesi'ne verildi yani.. Çünkü stadın sahibi Gençlik Spor Bakanlığı...''


Rasim Ozan Kütahyalı'nın Beyaz TV "Boşnak Saksosu." sözleri


Fatih Altaylı, Rasim Ozan Kütahyalı hakkında ise şu açıkamaları yaptı:

Eğer kahvede değilseniz söylediklerinizin bir karşılığı olur. Ben de bazen bu limlitleri zorluyorum. Neyi kastettiğini aşağı yukarı anlıyorum. Benim anlamadığım şey şu; Bugün gösterilen şaşkınca tepkiye anlam veremiyorum. Niye dersen? Boşnaklarla ilgili saçmasapan bir söz edilen programdan söz ediyorsun. Bu sözler zaten canlı yayında söylenmez sakın söyleme sende... O bir kere argo değil. Ben Beyoğlu'nda büyüdüm. Argoyu da iyi bilirim. Daha önce bu lafı hiç duymamıştım. Murat Bardakçı'ya sordum. O da bana ,'İlk kez duydum' dedi. Murat'ın yanında bir kardeşimiz vardı. 'Ben duydum' dedi. 'Nerden duydun?' dedim. O da bana 'Twitter'da iki kız yazışırken gördüm' dedi. Ne anlama geldiğini o da bilmiyormuş. Abuk subuk bir laf. Söz konusu programda bu lafa bu kadar şaşırılmasını anlamıyorum. O programda neler neler deniyor. Ben genelde o programı toplasan hayatımda 15 dakika izlemişimdir. Benle ilgili bir şey söylendiği için... Sonrasında ertesi gün internette yayınlandığında parça parça görüyorum. Neler deniyor. Gomis'in ofsayt pozisyonu için söylenenler az bir laf mıydı? Ofsayt değilmiş de aslında başka bir şeymiş de falan filan... Burada o söylenenler tekrarlanamaz. O yüzden bu garip değil ama ölçü bu kez fazla kaçmış. Artık orada nasıl bir hava oluşuyorsa kahvenin de ötesinde bir noktaya taşınıyor. O yüzden normal buluyorum. Bu bizi ilgilendiren bir konu değil. Bu kadar şaşırmış yapmanın anlamı yok. Benzer laflar o programda sıklıkla konuşuluyor."

Süper Lig ile ilgili tüm gelişmelere Türkiye Süper Lig Haberleri sayfasından ulaşabilirsiniz. 

FutbolArena haber turu (21 Ekim 2020)