Soru: Jenerasyonunuz çok yetenekli oyuncularla bürünmüş durumda ve bu jenerasyon içerisinde bir çok isim var, sende onlardan birisin. Ahmet Çalık alt yapı eserlerinden bir tanesi olduğunu biliyorum. Futbola nasıl başladın? Ailen seni destekledi mi ?
Cevap: Mahalle aralarında top oynayarak başladım. Hani arabaların camlarını kıra kıra. En son bir komşumuzun önermesiyle, babama söylemişti Ankara'da Gençlerbirliği gibi güzel bir kulüp var diye. O zaman için böyle hayaller kurmuyorduk ama hobi olarak yazdırabilirsin demişti. 9 yaşımda Gençlerbirliğine yazılmış oldum. 3 aylık bir yaz kursundan sonra seçmelere katıldım ve Gençlerbirliği alt yapısına seçildim. Hikayem böyle başladı.
Soru: Biliyorsun klasik bir Arda Turan hikayesi var. Arda turan top toplayıcı çocuktan, alt yapıdan geldi. Sende yaptın mı ?
Cevap: Bende çok top toplayıcılık yaptım. Hatta benimde bir hikayem var. Şimdi burada yardımcı hocamız Şenol Hoca, şifo Mehmet hoca Antalya spordayken maç Ankara'daydı. Biz 1-0 öndeydik yanlış hatırlamıyorsam. Şimdi klasiktir kendi takımınız öndeyse topu geç atarsınız. Hakemler ne kadar söylese de uyarsa geç atarsınız. Bizde 1-0 öndeydik bende topu geç atmıştım. Orada Şenol hocanın bana çok büyük bir tepkisi olmuştu, sinirlenmişti. O zaman da küçüktük alınıyorduk. Bende o saatten sonra çok etkilendim burkuldum. Şuan Hocamız Şifo Mehmet'in yardımcısı Şenol Hoca. Benimde böyle güzel bir anım olmuştu.
Soru: Ben futbolda azmin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Peki ailene gelelim kaç kardeşsiniz. Baban ne iş yapıyor?
Cevap: Buraya gelmemde babamın annemin çok etkisi var. Desteklerini hiçbir zaman esirgemediler. Babam beni 8 sene boyunca kulübe götürüp getirdi. Abartısız 8 sene boyunca. Babam ; şimdi arkadaşların bir yerlere takılır dinlenemez o yüzden seni eve getirmem lazım çünkü futbolda dinlenmek önemli derdi. Keza annemde öyle desteğini hiç esirgemedi. onların yeri bende ayrıdır. Kardeşim var bir tane 9 yaşında bir de 24 yaşında abim var. Babam kireç imalatı yapıyor. Ama genellikle evde duruyor. İş yerine amcam gidiyor ortaklar.
Soru: Benim hatırladığım yanlışsam beni düzelt lütfen süper lig ilk maçın Fenerbahçe'yleydi. O maçla start aldın. Hiç heyecanlanmadın mı ?
Cevap: Evet. Şimdi en başından başlıyım. Fenerbahçe maçı haftası, Fenerbahçe maçında açıkçası oynayacağımı düşünmüyordum. Hafta başındaki idmanlardan beri hocam Aykut abiyle Ante sakattı.diğer stoperde sakattı. Aykut abi oynayacaktı yanına da Özgür abiyi oynatır diye düşünüyordum. Son taktik antrenmanında hoca isimleri okuyordu. Cem Can dedi, Aykut dedi, Ahmet dedi ben tam su açtım içecektim kaldım öyle. Direk aklıma Sow Webo ikilisi geldi. Yani korku değil de tatlı bir heyecan mı diyeyim, öyle bir şey. Akşam 11 de yatağa girdim 11.45 gibi uyudum. Uyuyamam gibi düşünüyordum ama uyudum. Ertesi gün maç sabahı işte kahvaltı yaptık, maç yemeğini yedik, toplantı yaptık. Stada doğru yol aldık. Büyük bir seyirci altında oynayacaktım bunu biliyordum. Çünkü Fenerbahçe taraftarı takımını yalnız bırakmaz.
Soru: Gençlerbirliği de geliyor zaten. Biliyorsun Gençlerbirliği taraftarı ve Ankaragücü taraftarı arasında çok ciddi bir çekişme vardır. Ayrıca Behzat Ç Gençlerbirliğili onuda unutmayalım lütfen J onuda konuşuruz. Evet devam et sen maç sabahı…
Cevap: Stada doğru yol aldık işte sağda Fenerbahçe taraftarı solda Gençlerbirliği taraftarı böyle yani büyük bir maç olacağı hissi. Kıpır kıpırdım. Bide gencim. Maç başladı açıkçası ilk 5 -10 dakika titredim diyebilirim. İlk maçım Fenerbahçe'ye karşı. Sonra Webo'yla beraber hava topuna çıktım. O hava topunu aldım ondan sonra biraz daha rahatladım. Sonrada fazla risk almadan gereğiyle maçı tamamladığımı düşünüyorum.
Soru: Tabi canım çok iyi maç çıkardın bence.
Cevap: Birde galip gelmemiz hiç gol yemeden 2-0. Benim için iyi oldu.
Soru: Aslında bu şunun ispatı senin dediğin gibi futbolda istemek çok önemlidir. Sen o isteyen ve aç oyunculardan biri olduğun için bunu da başardın. Dediğin gibi çok önemli iki tane forvetle baş etmek zorunda kaldın. Gençlerbirliğinde bir Sırp ekolü de var. Bunu da kabul etmek lazım. Herhalde 4 oyuncu var dimi?
Cevap: Evet 4 -5 oyuncu var.
Soru: Ve hepside uzun süredir oynuyor. Bazıları sonradan katıldı. Ama bir Sırp ekolü oturdu. Mesela bu ekoller, bir Romen ekolü daha önce Yugoslav ekolü, brezilya ekolü… bizim ülkemize gelen ekollerden. Peki mesela sen şuanda defansif oyunculardan bir tanesisin. Sırp ekolünde biraz savunma ön plana mı çıkıyor. Sende bir savunmacısın. Gençlerbirliği takımında ilk şifre sence savunma mı?
Cevap: Hayır. Yani bence Gençlerbirliğinde ilk düşünce futbol oynamak. Öyle savunma yapıyım sonradan boşluk bulursam gol atayım gibi bir şey yok.
Soru: Anti futbol oynamıyoruz diyorsun?
Cevap: Evet. Sırp oyunculara gelince serttirler, liglerinden dolayı. Onun için defansif yönleri de iyidir. Çok yetenekli oyuncularımız var Sıprlardan Petroviç gibi Tomiç gibi, onlarda yetenekli oyuncular.
Soru: Senin şu anda 3 golün var. Hiçte fena bir gol ortalaması değil. Bu konuda örnek aldığın biri var mı? Daha fazla gol atmayı istiyor musun? O gol sevincinde neler yaşıyorsun?
Cevap: Aykut abi geçen sezon 7 gol atmıştı. Örnek aldığım oyuncular Aykut abi ve Semih Kaya diyebilirim ligden. Çok beğendiğim oyuncular. Gol ortalamam şu an için iyi genç oyuncu olarak ama daha da atarsam ekstra bir özelik olarak öne çıkabilir. İnşallah daha da çok gol atabilirim.
Soru: Ben inanıyorum ve aslında bu gol konusunda Mehmet Özdilek'in farklı bir yeri olabileceğini unutmamak lazım. Çünkü çok uzağa gitmeyelim geçen sene Antalya örneğine baktığımız zaman Mehmet hoca çok ofansif bir kadro oynatıyordu. Diarrasıyla Uğur İncemanıyla çok ofansif bir kadro yaratmıştı. İleri ki dönemde kesinlikle bu özelliğini yansıtacağını düşünüyorum. Gençlerbirliği takımı da bu şekilde yükselecektir. Milli takıma geçelim istersen. Özellikle ülkemizde de geçen yıl çok iz bırakan bir turnuva düzenlendi. 20 yaş altı Dünya şampiyonası İstanbul'da oldu. Bazı sıkıntılar vardı seyirci konusunda bunu kabul edelim. Seninle ilgili başlamak gerekirse kariyerinde en önemli şampiyonalardan bir tanesi oldu. Bence güzel halkalardan biri diye düşünüyorum. Sen ne düşünüyorsun?
Cevap: Benim büyük hedeflerimden bir tanesiydi Dünya kupasına gitmek. Çünkü orası güzel bir vitrindi, orada kendimizi gösterebileceğimizi düşünüyorduk. Bir ay öncesinden kampa başladık. Kampımız çok güzel geçti, antrenman dönemi. Maçlara geldiğimizde bir takım sıkıntılarımız oldu. İstediğimiz oyunu yansıtamadık, iyide oynayamadık açıkçası. Güzel bir deneyim oldu diyebilirim. İyi değerlendirebilirdik ama değerlendiremedik.
Soru: Beklentilerin biraz altında kaldı…
Cevap: Evet beklentilerin altındaydı. Seyircide biraz daha yoğun olabilirdi…
Soru: Kesinlikle. Bende aynı şeyi düşünüyorum . Galiba bir tek Rize'de iyi bir seyirci vardı stat fulldü. Rize'nin stadı da zaten yeni onunda etkisi olduğunu unutmayalım. Seninle alakalı söylemiyorum yorumu ben burada ortaya koyuyorum; seyirci konusunda Dünya'ya ve yurtdışına iyi bir izlenim bırakmadık. Diğer türlü baktığımızda konuşacağımız bir çok olay var. Senin jenerasyonun demişken Salih Uçan'dan tutalım Okay Yokuşlu'suna kadar bir sürü isim transfer piyasasında konuşuluyor. Sen mesela bu oyuncularla oynarken birlikte sende o kuşaktasın. Ne düşünüyorsun? Mesela herkesin unutamadığı 87 jenerasyonu var; Aydın'lar Ardalar hepsi o jenerasyondan geldiler. Sen de bu çekirdek kadronun gelecekte iyi yerlere gelebileceğine inanıyor musun?
Cevap: Bence bu jenerasyon çok iyi yerlere gelecek. A milli takımın iskeletini oluşturacak diye düşünüyorum. Gerçekten yetenekli oyuncular var ; Salih Uçan, Hakan Çağlanoğlu, Okay Yokuşlu, İbrahim Yılmaz var… İşte bunlar gelecek vaat eden oyuncular. Dediğim gibi milli takımın iskeletini oluşturacak isimler.
Soru: Aslında şunu da söyleyelim mesela bir çok takımla karşılaştın 20 yaş altı Dünya kupasında. Şuan da oradan Türkiye'ye gelenler var Bruma olsun Ali Adnan olsun. Dünya'da transfer yapan bir sürü isim oldu. İlk yarıda Bruma'yla karşılıklı oynadın mı?
Cevap: Yok oynayamadım. Bruma kadroda değildi.
Soru: Doğru ama sen kadrodaydın. Bu da senin için işin başka bir güzel yanı oldu. Açıkcası bu turnuvadan kimler kimler çıktı. Maradonasından Christiano Ronaldosu'na. Peki defans oyuncusu diyoruz. Defans oyuncuları sence ülkemizde gerektiği yeri buluyor mu? Hem maddi hem manevi açıdan?
Cevap: Maddi konuya giremem. Beni aşar diye düşünüyor. Bence hak ettiği değeri aldıklarını düşünüyorum. Bunu ben kesinlikle eleştiremem haddim değil. A milli takıma seçiliyor mu seçilmiyor mu? Hak ettiği değeri alıyor mu? Ama Türkiye'mizde çok iyi stoperler var; Semih Kaya, Egemen, Aykut Demir ve daha ismini saymadığım bir sürü çok iyi oynayan stoper var. Bence gerektiği değeri aldıklarını düşünüyorum. Avrupa'ya kendilerini gösterdikleri takdirde Avrupa'da da oynayabileceklerini düşünüyorum.
Soru: Kendini benzettiğin ve ya mesela az önce demiştin ya Aykut'u örnek alıyorum demiştin. Yurt dışından ligleri izliyorsun; İngiltere, İspanya olsun Fransa olsun ki İtalya olsun. Oralarda da bir sürü stoper var. Kendine yakın gördüğün bir isim var mı ? Aykut'a baktığımda sen daha uzunsun. Mesela Kurusicle yan yana gördüğüm zaman Kurusic'te senden biraz uzun. Bence sen daha yüksek pos bir stopersin. Belki seneler geçtikçe enine kalınlaşabilirsin ama şuan itibariyle düşünürsek. Yurt dışında beğendiğin stoper kim var?
Cevap: Sergio Ramos'u beğeniyorum.
Soru: Stoper sence bek oynayabilir mi? Ve ya sen denedin mi hiç?
Cevap: Ben Galatasaray maçında ilk başta 3-5-1 başlamıştık. Sonra 4-4-2 ye geçtik. 4-4-2'de sağ bek oynadım. Biraz zorlandım ama hani görevini yapınca ileriye de fazla destek vermeyince bir sıkıntı olmadı. Ama bek oynamak sürekli bindirmek arkadan destek gelmesi lazım. Biraz daha zor.
Soru: Bir sürü takım transfer için uğraşıyor. Şimdi seninde hem gelecek vaat ettiğin için bir sürü paralarda havada uçuşuyor. Seninle ilgili değil ama büyük takımlardan teklif aldığın haberleri özellikle menajerler aracılığıyla dolaşıyor. Şimdi böyle bir teklif gelse şu an için erken mi görürsün yoksa ben işimi yaparım mı dersin? Bir açık kapı bırakır mısın?
Cevap: Ben işimi yaparım derim. Yani Gençlerbirliğinde daha çok maç oynayıp kendimi kanıtlamak isterim. Çünkü oraya gidince kaybolan bir çok insan var. Ben onlardan olmak istemiyorum. Burada biraz daha kendimi kanıtlayıp, ayaklarımın yere daha sağlam basmasıyla ondan sonra 3 büyükler inşallah olabilir.
Soru: Bence de en mantıklısı o. Tarık Çamdal örneği var. Sadece 13 maç süper lig maçında oynadı. Ve Büyüklere gitme durumuyla ilgili haberler var. Ama erken. Mesela Veysel o konuda 2 3 yıl devamlı süper ligde oynadığı için onun tecrübesini gerçekten yaşayacak gibi duruyor. Senin kariyer planlamanda kimle çalışıyorsun? Menajerin kim?
Cevap: Ahmet Bulut.
Soru: Ahmet Bulut çok tecrübeli bir menajer zaten o ne yapacağını çok çok iyi bilir.
Cevap: Evet tartışılmaz.
Soru: Farkındaysan birkaç tane isim var. Onlarda senin gibi değerli oyuncuları iyi şekilde yönlendirdiğini unutmamak lazım. Peki montörlük bir destek alıyor musun? Ahmet Bulut ve ya kulüp profesyonelleri tarafından?
Cevap: Sürekli iletişim halindeyiz. Ama hani öyle özel olarak mentör desteği yok.
Soru: Çünkü ben mesela Salih Uçan ile ilgili bir şey duymuştum. O da değerli bir menajerle çalışıyor. Ekstra bir şeyler yapıyorlarmış. Çünkü bir oyuncunun şımarmaması çok zor bir olay. O hayatını yönlendirmesi çok zor. Maç oynuyorsun, maddi durumun artıyor, çevrendeki kızlar artıyor. Her şey artıyor düşündüğümüz zaman.
Cevap: Salih örneğinde Fenerbahçe'de oynuyor. Büyük bir kulüp bu yüzden baskı daha fazla olabilir. Onun özel bir mentör aracıyla destek alması daha doğal bence. Basın sürekli seninle ilgi odağı o yüzden onunki daha doğal.
Soru: Gençlerbirliği, futbolcu fabrikası, İlhan Cavcav için ne söylersin? Bir baba gibi mi?
Cevap: Evet baba gibi. Bizi sahiplenen desteğini hiçbir zaman esirgemeyen. Bizim en iyi yerlere gelmemizi isteyen ama zamanında gelmemizi isteyen. Az önce konuştuğumuz gibi öyle birden sıçramak değilde. O bu yerlerden geçtiği için en zaman nereye gidileceğini iyi biliyor. Onun için bir baba gibi bizi sahipleniyor ve desteğini esirgemiyor.
Soru: Yaşadığın ekstra dramatik bir an var mı? Mesela bir şeye çok sinirlendin bir yeri kırdın döktün? Ya da hırsından içinde kalan bir şey var mı? Maç içerisinde olur dışarısında olur?
Cevap: Maç içerisinde yanlış yaptığım bir olaya çok takılıyorum. Maçtan sonrada sürekli düşünüyorum neden böyle yaptım diye. Aslında bu yönümü de geliştirmem gerektiğini de düşünüyorum. Biraz alınganım. Fazla kafama takıyorum. Bu beni bazen olumsuz yönde etkileyebiliyor.
Soru: Gençlerbirliğinde çok uzun süredir oynuyorsun ama en etkilendiğin kadro hangisiydi?
Cevap: Uefa kupası kadrosu.
Soru: Doğru o kadro çok iyiydi. Senin hedeflerinin üst düzeylerde olduğunu biliyorum. Umarım bunlara ulaşırsın, başarırsın diye düşünüyorum. Gençlerbirliği alt yapısı ve tesisleri Türkiye'de en iyi tesislerden biri olduğunu biliyorum. Çünkü kendim gidip gördüm. Ne diyorsun tesislerle ilgili? Avrupa çapında bir tesis diyebilir değil mi Ahmet?
Cevap: Tesise girdiğimizde sanki orası apayrı bir Dünya gibi. Girişten sonuna kadar kırmızı siyah, güzel sahalar, futbolcuların kalacakları yerler çok güzel. Dediğin gibi Avrupa tarzı bir tesis.
Soru: Ben bir çok tesise gittim, yurtdışında da. Ama Gençlerbirliği bunu hem çok erken yaptı hemde borcu olmayan bir kulüp düşünebiliyor musunuz. Sayın başbakanımız borcunuz varken nasıl banka kurarsınız diyebiliyor mesela. Aynı şey, şuandaki kulüplerin bir sürü borcu var. Bakın Gençlerbirliğine borcu yok. Paralarınızı düzenli alıyorsunuz dimi?
Cevap: Evet düzenli olarak alıyoruz. Futbolcuyu da ayrı motive ediyor tabii ki. Sonuçta para için oynuyoruz. Yani genç oyuncu olarak bunu söyleyemem ama büyük ağabeylerimiz var. Sonuçta bu bizim mesleğimiz. Maaşın zamanında yatırılması, pirimin zamanında yatırılması motive eder.
Soru: Özel hayatında neler yapıyorsun?
Cevap: Playstation genellikle oynarım.
Soru: Kim zorluyor?
Cevap: Ferhat Görgülü J
Soru: Ben en iyilerden bir tanesini söyleyeyim mi size? Uğur Boral
Cevap: Çok mu iyi?
Soru: Çok iyi. Belki devamlı Emre ile oynamasından kaynaklı mı bilmiyorum. Bir kere Tolgahan Sayışman, Uğur Boral ve ben oynayayım dedim. Bir daha elime almak istemedim playstation konsolunu. Dediğiniz gibi kamplarda vs. baya bir bu konuda vakit oluyor dimi.
Cevap: Evet beni de en çok Ferhat Görgülü zorluyor J Galtasaray maçında oynamıştı bilirsiniz.
Soru: Evet o da alt yapıdan gelen bir oyuncu. En iyi anlaştığın isim kim? Takım arkadaşın olabilir ya da özel hayatından olabilir?
Cevap: İyi bir takımsanız herkesle aranızın iyi olması gerekir. Ama ekstra dışarıda zaman geçirdiğin kim derseniz Yusuf var o da Galatasaray maçında sonradan girmişti.
Soru: Müzik olarak ne dinliyorsun?
Cevap: Pop
Soru: Kadın sanatçı olarak kimi dinliyorsun? Sezen Aksu vs. ?
Cevap: Sıla
Soru: Yeni jenerasyon da Sıla ve Funda Arar cevapları geliyor. Peki en çok performansını beğendiğin maç hangisiydi bu yıl itibariyle?
Cevap: Trabzonspor maçında iyi oynadığımı düşünüyorum. Gol de attım zaten.
Soru: 2-0 dan 3-2 ‘ye dönmüştü galiba evet. Geriden gelerek kazandınız. Peki en sevindiğin an hangisiydi?
Cevap: Tabii ki de attığım gollerdeki sevinç diyebilirdim. Trabzonspor maçındaki golum daha değerliydi. Çünkü beraberlik golüydü. 3. golü de Jimmy attı.
Soru: Jimmy Durmaz hakkında ne söylersin? Jimmy Durmaz nasıl bir kişilik? İsveçli oyuncular Erkan ve Jimmy ikiside birbirine benzer özellikte ve aykırı oyuncular gibi gözüküyorlar. Ama çokta hızlı oyuncular. Sen takıma arkdaşın hakkında ne söylersin? Daha da yükseklere çıkabilir mi?
Cevap: Jimmy Durmaz çok yetenekli bir oyuncu zaten onu tartışamayız. Zaten ona da tekliflerde var herhalde. 3 büyüklerden birine gidebilir diye düşünüyorum. Orayı hak ettiğini düşünüyorum o yetenekte bir oyuncu. Giderse de sıkıntı çekeceğini düşünmüyorum.
Soru: Aşk hayatında birisi var mı ?
Cevap: Yok. Ben zamanı olduğunu düşünüyorum. Şuan futboluma konsantre olmalıyım. Bunu samimi olarak söylüyorum.
Soru: Bence de doğru yapıyorsun. Benim sormadığım senin söylemek istediğin bir şey varsa?
Cevap: Teşekkür ederim beni onure ettiniz buraya gelerek
Soru: Özel istek menajere sorabilirsin. Kimle röportaj yapmak istersin dedik Ahmet'le yapmak istyoruz dedi.
Cevap: Gerçekten çok teşekkür ederim. Mutlu oldum
- Teşekkürler.
Röportaj: Yetkin Etkin

