comScore

Beşiktaş Beşiktaş

'İkinci yarıda Avrupai MHK bekliyoruz'

11 Ocak 2017, Çarşamba 13:40
'İkinci yarıda Avrupai MHK bekliyoruz'

TFF eski hakemlerinden Murat Fevzi Tanırlı, Süper Lig'de ilk yarıda hakemlerin performanslarını değerlendirdi.
FutbolArena Analiz - Spor Toto Süper Lig'de sezonun ilk yarısı tamamlanırken, hakemlerin verdiği kararlar hemen her hafta gündem belirledi. Eski TFF hakemlerinden Murat Fevzi Tanırlı, ligin ilk yarısındaki olayları ve hakem performanslarını değerlendirdi.

İşte Murat Fevzi Tanırlı'nın değerlendirmeleri:
Süper Lig'de ikinci yarı başlıyor. UEFA Ülkeler Sıralaması'ndaki ilk 10 ülkede hakem kadrosundakilerin tamamı görev aldı. Hatta Premier Lig, La Liga, Bundesliga ve Fransa'datüm hakemler arasında 3'ten az maç yöneten dahi yok. İtalya'daki 28 hakemden 22'si 3 ve üzeri sayıda maçta düdük çaldı. Süper Lig'de ise 3 ve üzeri sayıda maç yöneten hakem sadece 17… Süper Lig kadrosunda olup kendi kategorisinde görev alamayan hala 2 hakemimiz var. 3 hakemimiz ise sadece “1” maçta düdük çalma şerefine nail oldular.



HAKEME SALDIRMA ALGISI…

Gündemi fazlasıyla meşgul eden herhangi bir konuda algıyı nasıl yaratır ve yönetirseniz, konuya o denli fazla ilgi çekmeyi başarabiliyorsunuz. Aleyhine en son hata yapılan takımın “hep bize yapılıyor!” algısına fazlasıyla alıştık. Zaten özellikle bu sezon daha ilk devredentüm kulüpler eski defterleri tozlu raflardan çıkarmaya başladı bile. Çok iyi biliyorlar ki kanserleşen bu konu kimseye bir fayda sağlamayacak. “Bağıran kazanır“ klişesi, yanılgısı. Bu nedenle hedef oklarını hakemlerden alıp, başka bir noktaya dikkat çekelim:

Bu sezona değinmeden, öncelikle geçen sezonun ilgi çekici (2015-2016) değerlerini paylaşalım:

NOT: EV: İç Saha Maçları  DEP: Deplasman Maçları. Değerlendirmeye sadece LİG maçları alınmıştır.Hakemler alfabetik sıralanmıştır.



Esamesi çok okunan ve her daim en çoktartışılan hakemlerimize yukarıda yer verdim. Her bir hakem için pek çok ilginç sonuç çıkarabiliriz. “Şu takımın evinde niye hiç yönetmedi?”, “Niye hep deplasmanda daha çok şans bulmuş?” gibi.

***

O dönem itibariyle çok tartışılan Barış Şimşek'e dair 2 istatistik daha belirteyim. 2014-2015'te 4 büyükler içindesadece G.Saray'ın 2 iç saha ve 1 deplasman maçını yönetti. 2013-2014'te ise Beşiktaş'ın 1 iç saha, G.Saray'ın da 1 dış saha maçında düdük çaldı… Yani son 3 sezonda Beşiktaş'ın toplam 6 iç saha maçında düdük çaldı:

23 Ekim 2016: BJK-Antalya:3-0
20 Ağustos 2016: BJK-Alanya: 4-1
11 Nisan 2016: BJK-Bursa:3-2
17 Şubat 2016: BJK-Mersin: 1-0
29 Kasım 2015: BJK-Akhisar:0-2
3 Kasım 2013: BJK-Karabük: 0-0

***

Tarihlerden de görüleceği üzere maç sıklığı açısındançokmuş gibi düşünmek anlamsız. 
Ancak haklı olan tartışmanın ise 2 ana nedeni var:

1- Beşiktaş tarihi açısından tüm Barış Şimşek görevlerinin SEREMONİ günlerine denk gelmiş olması. 

2- Son 3 sezonda Barış'ın yönettiği Beşiktaş maçlarının HEPSİNİN iç sahada olması. 
Bu açıdan bakıldığında diğer hakemler nezdinde de farklı sonuçlar çıkabilir. Geçen sezonki tabloda Fırat Aydınus'unG.Saray'ın sadece 4 deplasmanında; Ali Palabıyık'ın Trabzon'un sadece 3 deplasmanında; Bülent Yıldırım'ın G.Saray'ın sadece iç saha maçlarındadüdük çalmış olması gibi!

***

Hakemler, sürekli olarak hedef tahtası konumunda ekranlarda, gazetelerde, sosyal medyadayer alıyor belki ama asıl “yönetim” sahadaki değil, hakemleri yöneten, görev veren, eğitim ve mantalite olarak maçlara hazırlayanMHK'larının “yönetim” becerisi, yetkinliği ve verdiği güvendir.MHK'ların titiz, prensipli, dikkatli atama yapmaları; gereken hassasiyet ve özeni göstermeleri aslında pek çok tartışmayıbelli seviyeye indirgeyecektir. Planlı ve bilimsel çalışmalarla atama yapmak varken, ne olduğu kolay anlaşılmayan kriterlerle, sadece günü ve kendini kurtarmayı düşünerek hakem ataması yapılması durumunda hem takımlara, hem medyaya malzeme olmak kaçınılmaz oluyor. Bu da ne yazık ki maçlardaki hatalar üst üste geldikçe asıl sorumluMHK'yı değil, kamuoyu nezdinde ne yazık ki hakemlerimizi itibarsızlaştırıyor. Hele hele bu atamaları yapanların “KURUL”tarafından değil de birkaç kişi etrafındadöndüğünün her platformda dillendiriliyor olması da diğer kurul üyeleri açısından da oldukça üzüntü verici.Hiç bir MHK'nın, kendi yaptığı yönetimsel hatalar nedeniyle hakem ve yardımcı hakemleri bu denli itibarsızlaştırmaya hakkı olmadığı da bir gerçek.

***

Geleneksel BoxingDay nedeniyle maçları devam eden Premier Lig dışındaki liglerde ilk yarı sonuçlarını dikkate aldığımızda Avrupa'nın önde gelen liglerinin MHK'ları neler yapmış, buyurun sizlerle paylaşalım:

AVRUPA'NIN 5 BÜYÜK MHK'SI NELER YAPIYOR?

Aşağıdaki ilk tabloda “3 maç ve üstü görev alan hakem sayısı”, “Hiç görev almayan hakem sayısı”, “Bir hakemin aynı takımın maçında görev sayısı”, “bir hakemin aynı takımın iç saha-dış saha görev sayıları” kriterleriyle verileri var. 

***

Liglerde en çok çıngar çıkaran şampiyonluğaoynayan takımlar olduğundan, GENEL GÖREV SAYISI ve İÇ SAHA-DIŞ SAHAayrımlarınıliglerinin şampiyonluğa oynayan kalbur üstü takımlarını dikkate alarak hazırladım. Bu takımların hangileri olduğunu liglerinÖZEL TABLOLARINDA göreceksiniz. 

***

Liglerin detaylı tablolarına geçmeden, 5 büyük ligi ülkemizle kıyaslayıptabloyu incelediğinizde karşımıza çıkan birkaç noktayı paylaşalım. Bu kıyaslamayı yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri İLK YARI SONU itibariyle Almanya Bundesliga ile Spor Toto Süper Lig'de çok daha az maç oynandığı gerçeği: 16 haftada 144 maç... Diğer ligler bu hakem atamalarını başarırken bizden en az 16 maç fazla oynadılar. Birkaç maç eksiklik olmakla birlikte genel itibariyle La Liga'da 160, Premier'de 180, İtalya'da 180 maç, Fransa'da 190 maç oynandığını da unutmayınız. 



1- En az hakemi biz kullanıyoruz. 3 maç ve daha üzeri sayıda düdük çalan hakem sayısı en az bizde:Sadece 17 hakem... Premier Lig'de de sayı 17 gözüküyor ama zaten toplam hakem sayısı o kadar… Bundesliga 23, İtalya Serie A ve Fransa tam 22 hakeme en az 3 maçta görev vermiş. 

2-Mevcut kadrolarda, sakatlığı nedeniyle lige geç katılan Halis Özkahya dışında tüm hakem kadrosunu İLK YARIDA KULLANMAYAN tek lig TÜRKİYE! 22 kişilik kadrodaki 2 hakem Bülent Birincioğlu ve Kutluhan Bilgiç,ilk yarıdaki 144 maçta 1 kez bile göreve layık görülmedi.

3- La Liga muazzam bir tabloya sahip. Şampiyonluğun 3 büyük adayı, ne evinde ne de deplasmanda aynı hakem yüzlerini hiç görmemişler. Barcelona, Real Madrid ve Atletico Madrid, şampiyonluk yarışı dışında kalan takımlara karşıiçerde ya da deplasmanda aynı hakemle 2. maça çıkmamışlar.Serie A ve Fransa'da bu istisnayı bozan birkaç hakem var ama dikkat çekeceğim nokta, bu liglerin Spor-Toto Süper Lig'den daha fazla maç oynamış olması ve dolayısıyla hakemlerin görev sayısının doğal olarak artması.

4-İç saha veya deplasman gözetmeksizin bir takımın maçında aynı hakemin rast gelme sayısı Fransa'da 11 kez, Seria A ve Spor Toto Süper Lig'de 10 kez, Premier'de 7 kez, La Liga ve Bundesliga'da6 kez gerçekleşmiş.

5-Altı büyük lig içinde şampiyonluğa oynayan takımların iç saha ya da deplasmandaki maçlarında “aynı hakemin 3 kez görev alması” gibi abartı sayıya ulaşan ise sadece 3 hakem var.  G.Saray'ın 3 deplasmanında düdük çalan Hüseyin Göçek, Fenerbahçe'nin 3 iç saha maçında düdük çalan Fırat Aydınus ve Chelsea'nin 3 deplasmanında düdük çalan Jonathan Moss…

6- Ligin ilk yarısında takımlardaki forma adaleti konusunda belki de en çok takdir edilenlerin başında Advocaat geldi. İspanya La Liga'nınMHK'sı da sanırım bu açıdan fevkalade. En çok görev alan hakem 11, en az görev alan da 7 maçta görev yapmış. 160 maçı bu şekilde organize etmeyi başarmak örnek alınması gereken bir durum. Elbette dağlara taşlara hatalar orada da oluyor ama kulüpler nezdinde olayın bakış açısı farklı. Bir gördüğünüz hakemi o takımın maçındabir daha uzun süre görmüyorsunuz. “Şu hakemi istemem,bu hakem bir daha maçlarımıza gelmesin, o hakemin yüzünü şeytan görsün” senaryolarına zaten o ülkenin MHK'ları pabuç bırakmıyor. Ekip çalışması, iyi takım olma, psikolojik faktörlerin dengesi ve hakemliğe doğru yaklaşım… Yöneticilik kavramının sihirli vasıfları bunlar olsa gerek. 

8- Bundesliga'da da tablo çok homojen. Diğer liglerde en çok görev alan hakemlerin sayıları “çift” hanelere ulaşırken, Bundesliga'da en çok maç yöneten hakemlerin görev sayıları “8”. Hakemlere verilen değer ortada. Keza, tüm takımların iç sahada ya da deplasmanda “selamlaştığı hakemler” 3 maç dışında hep farklı isimler olmuş.

***

Liglere dair özetlediğimiz bilgilere LİG DETAY TABLOLARIYLA AŞAĞIDA DEVAM EDELİM:

İŞTE AVRUPA'NIN 5 BÜYÜK LİGİ ile SÜPER LİG'İN ŞAMPİYONLUĞA OYNAYAN TAKIMLARININ MAÇLARI ve GÖREV ALAN HAKEMLER:













SONUÇLAR ÇOK NET


“Yabancı hakem getirelim” teranelerinden çok, elindeki hakem kadrosunu en iyi şekilde yönetebilecek;
Adalet ve çağdaş eğitim anlamında akılcı işler yapabilecek;
Basit matematik hesapları yapmayı düşünerek yukarıdaki Avrupa lig tablolarının sonuçlarına kolayca varabilecek;
Ödül-ceza dengesini sağlam şekilde tutacak;
Atamalarda dengesizliklere,  şüpheye, ısrarla hatalara fırsat tanımayacak;
Herhangi bir hakemin isminin sürekli bir takımla anılmasına fırsat vermeyecek YABANCI MHK ZİHNİYETİNİ transfer etmek… 
Sayılar, yaklaşımlar, gösterilen özen Avrupa tablolarında aşikardır.Sadece bu MHK için değil, bundan sonra gelecekler içindir bu temennimiz…



Avrupa maçlarının kıyısından köşesinden izlemeyip Türk hakemleri eleştirmek en kolayı… Sadece şu devre arasında Premier Lig ve La Liga'daki bazı maçlara göz ucuyla baksanız dahi yeterdi. Ama amacı sadece BAĞCIYI DÖVMEK olanlardan ne camiaya hayır gelir, ne de hakemliğin gelişmesine. Bazıları için belki de medya önünde akrobasi hareketleri yapmak kulağa ve ratingeçok daha hoş geliyor sanırım.

***

5 büyük Lig her hafta ekranlarımızda. İtalya'nın en iyi hakemlerinden Rizzoli'denPremier Lig'in ve son dönemin dünyada en iyilerinden Clattenburg'a kadar top yuvarlandıkça hakem hatası hep var olacak… Video yardımcı hakem uygulaması gibi teknolojik katkılarla hatalar minimize edilmeye çalışılacak ancak asla sıfırlanmayacak, var olmaya da devam edecek. Yok olmaması gereken şey ise hayatın her anında emeğe ve mesleğe“saygı”… MHK'lar hakemlerine, takımlar hakemlere, hakemler kulüplerin emeklerine, seyirciler de zincirin her halkasına… Bir bütün olarak aslında spor kültürüne.

***

Biliyorum hayallere ulaşmak zor ama ligin 2.yarısında Avrupa zihniyetinde bir MHK bekliyorum. İlk yarıdaki MHK'ya bakınca “Ayinesi iştir, lafına bakılmaz” güzel sözdür ve umutsuzluğa sürükler belki ama  “çıkmadık candan da umut kesilmez” bir başka güzel sözdür.

***

Ligin ikinci yarısında tüm takımlara ve hakemlerimize bol şanslar diliyorum.


Murat Fevzi Tanırlı
Twitter: @mftanirli