comScore

Beşiktaş Beşiktaş

Beşiktaş'ta Caner Erkin: 'Kaybetmeyi kimse sevmez ama ben nefret ediyorum

27 Temmuz 2017, Perşembe 12:46
Beşiktaş'ta Caner Erkin: 'Kaybetmeyi kimse sevmez ama ben nefret ediyorum

Beşiktaş'ın dneeyimli oyuncusu Caner Erkin, sakatlığından Beşiktaş'taki geçirdiği döneme ve gelecek sezona dair önemli açıklamalarda bulundu.

FutbolArena - Beşikaş'ta yeni sezon hazırlıkları ve transfer çalışmaları tüm hızıyla devam ederken sakatlıktan kurtulmaya çalışan Caner Erkin açıklamalarda bulundu.

BJK TV'ye konuşan Caner Erkin, gelecek sezon ve kişisel hedeflerle ilgili açıklamalarda bulundu.


İspanya kampı nasıl geçiyor ?

 
Çin'e gittiğimizde hava nemli ve sıcaktı ama sonuçta maçı sakatlık olmadan oynayıp döndük. Burada da ilk mİspanya kampı nasıl geçiyor ?
 
Çin'e gittiğimizde hava nemli ve sıcaktı ama sonuçta maçı sakatlık olmadan oynayıp döndük. Burada da ilk maçı oynadık, iki maç daha var az bir süremiz kaldı. 6 Ağustos'ta Süper Kupa maçımız var. İnşallah en iyi şekilde hazırlanırız, öyle hazırlandığımızı da düşünüyorum. Tabii ki hazırlık maçlarına sonuç anlamında bakmamak lazım çünkü yavaş yavaş toparlıyoruz ve iyiye doğru gidiyoruz. Bir sıkıntı yok.
 

Sakatlığın da yavaş yavaş geçti ve maç temposu da kazanmaya başladın sahada kendini nasıl hissediyorsun ?

 
Tabii ki yüzde yüz olarak daha hazır değilim, şuan öyle gözüküyor. Ben öyle hissediyorum. Çok hafif ağrılarım var ve bu ağrıların bir seneyi bulacağı söyleniyordu. Aynı şekilde devam ediyor ama ben kendime baktığımda, sezona yüzde yüzümle gireceğimi, hazır bir Caner olarak gireceğimi düşünüyorum.
 
Üst üste 2 yıl şampiyonluk, artık hedef 3. Şampiyonluk Yeni sezonda Caner' in takımdan beklentileri ne ?
 
Her şampiyonluk zor, 2 sene üst üste olmamızın bende çok bir önemi yok, bu sene de başarırsak bence bir önemi olacak, ilerleyen senelere 4-5-6 art arda ne kadar olursa bunu üst üste koyduğumuzda bence bir başarı olur. Ama diğer senelerden farkı olcağını düşünmüyorum. Çünkü her sene biz şampiyonluğa oynamak, şampiyonluğu göğüslemek zorundayız. Elimizden gelen her şeyi yapacağız. Yine şampiyonluğu göğüsleyeceğiz.
 
Önümüzdeki sezon hedef Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkmak mıdır, başka hedefler var mıdır? Senin Avrupa macerasına bakış açın nedir?
 
Hedef ilk önce gruptan çıkmak olmalı. Geçen sene başaramadığımız bir şey bu Şampiyonlar Ligi'nde. İlk önce onu başarıp daha sonra gidebildiğimiz yere kadar gitmeliyiz. Geçen sene güzel bir tecrübe oldu her sene bunu yaşıyoruz artık üzerine koymamız lazım bizim gibi takımın  kaliteli futbolculardan kurulu bir takımın bunu başarması lazım başaramasakta dünyanın sonu değil tabii ki ama bunu yapacak kalitede olduğumuz için söylüyorum. Şampiyonlar Ligi'nde de elenirsek ki inşallah elenmeyiz, UEFA Avrupa Ligi'nde yolumuza devam ederiz. Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final mi yoksa UEFA Avrupa Ligi kupasını almak mı derseniz, herkes UEFA Avrupa Ligi Kupası şampiyonluğu der. Başkanımız da o konuda doğru söylemiş, biz de onu tercih ederiz sonuçta orada kırılıp geri dönmek mi yoksa sonuna kadar gidip kupayı kaldırmak mı... Sonuçta UEFA Avrupa Ligi Kupası da çok önemli kupalardan biri. İnşallah gidebildiğimiz kadar gideriz ve dilediğimiz şey olur.
 
Caner erkin artık ustalık dönemine girdi diyebilir miyiz?  Takımda abilik durumunada gelmiş bulunuyorsun. Nasıl geçiyor ? Takım arkadaşlarına ne gibi tavsiyelerde bulunuyorsun ?
 

Yaş olarak çok büyük değilim ama küçük yaştan beri oynadığım için, zaten hepsi milli takımdan benim kardeşim, arkadaşım, dostum.. Çok iyi anlaşıyoruz takım içinde. Herkes saygı anlamında bazı şeyleri kabulleniyor. Bende yaşım büyük olsa da olmasa da büyüklerime ve küçüklerime saygı gösteriyorum. Abi kavramını sevmiyorum. Çünkü artık bir yere geldiğinizde aynı konuları konuşmabilmelisiniz ve aynı şekilde davranabilmelisiniz. Aynı takımda oynuyoruz, aynı seviyede futbolcularız. Dışarıda tabii ki bir saygı olucak ama saha içerisinde önemli değil bana abi demesinler, Caner bile diyebilirler o konuda sorun yok. Takımda herkes iyi anlaşıyor.
 
Çok hırslısın, mücadelecisin taraftarın seni bu kadar çabuk kabul etmesi bu faktörler de oldukça önemli değil mi ?
 
Kaybetmeyi kimse sevmez ama ben nefret ediyorum. Hep kazanmak mümkün değil ama kazanabildiğimiz kadar kazanmak istiyorum. Kaybettiğimiz zaman da sinirli oluyorum, bazen hakemle tartıştığım oluyor, kendi arkadaşlarımla, rakip takımla.. Bu da benim kazanma hırsım, bunu değiştiremem. Ben kazanma hırsımı kaybedersem, futbolu bırakırım. Beşiktaş taraftarı da bu konuda gerçekten azimli. Onlar da maçı 2-0 da geri düşsek 3-0 da geri düşsek 90 dakika boyunca asla bırakmıyorlar. Galatasaray maçı mesela keza Benfica maçı. Taraftarda onu görünce bende son dakikaya kadar savaşıyorum. Futbolun içinde her şey var, iki dakikada her şey değişebilir. Onlar bırakmadığı an ve sahada da futbolcularını öyle gördükleri an onlar daha çok hırslanıyor. Taraftar futbolda çok büyük bir etken. Hakem bile etkilenebiliyor tansiyon ve stresten dolayı. Biz maçı bırakırsak taraftar da maçı bırakır o yüzden takım ve taraftarın uyumlu olması çok önemli.
 
Sakatlığın döneminde tribünde olmak mı daha zor yoksa sahada olmak mı zor ?
 
Tribünde olmayı hiç beceremiyorum. Saha içinde bir katkı yaratabiliyorum, yardım edebiliyorum. Fakat saha dışında izlemek çok zor. Hiç bir katkı yapamıyorsunuz, yardım edemiyorsunuz. Saha dışında olmak benim için çok zor.
 
Şükran Ovalı ile çok mutlu bir beraberliğiniz var. Baloda yapılan röpörtajda, bana yenge demeyin, Caner enişteniz oluyor demiş. Neler soylersin ?
 
Ben de öyle kabul ediyorum. Çünkü Şükran iyi bir Beşiktaşlı. Ağladığı ve sinirlendiği zamanları gördüm, kendisi koyu bir Beşiktaşlı. Başka takımda eğer oynasaydım, “onların stadına Beşiktaş formasıyla giderdim, bana o formaları giydiremezsin.” demişti bana, ben de ona zaten Beşiktaş'a geldim artık dedim. O da büyük bir zevkle Beşiktaş forması giyiyor. Benim hayatımın anlamı Şükran. Bu kadar cok sevdiğim bir insanın, beni bu kadar seven bir insanın tribünde olması bana şevk veriyor, daha fazla konstanre oluyorum. Hep gelsin, her maça gelsin. Ben de daha fazla konsantre olayım. Sonuçta bu takıma da yarar sağlar. 
 
Caner Erkin ile takım arkadaşı olsan, saha içi ve dışında onu nasıl tanımlardın ?
 
Eşim bile zor anlıyor bunu, çünkü ilk tanıştığımızda da “saha içinde ve saha dışında nasıl bu kadar farklı olabiliyorsun?” diye sormuştu. Saha içinde agresif, hırslı, çok isteyen, kaybetmekten nefret eden, saha dışında da gerçekten sakin, neşeli ve çok hareketliyim. Antrenmanlarda da neşeliyim ama maç çok farklı bir şey benim için. Çünkü çok konsantre olup, o havaya kendimi kaptırıyorum.
 
Beşiktaş taraftarına yeni sezon için neler söylemek istersin?
 
Her zaman oldukları gibi sabırlı olsunlar. Son dakikaya kadar bizi desteklesinler. Biz de onlara futbolcu olarak son dakikaya kadar her şeyimizi verelim.açı oynadık, iki maç daha var az bir süremiz kaldı. 6 Ağustos'ta Süper Kupa maçımız var. İnşallah en iyi şekilde hazırlanırız, öyle hazırlandığımızı da düşünüyorum. Tabii ki hazırlık maçlarına sonuç anlamında bakmamak lazım çünkü yavaş yavaş toparlıyoruz ve iyiye doğru gidiyoruz. Bir sıkıntı yok.
 
Sakatlığın da yavaş yavaş geçti ve maç temposu da kazanmaya başladın sahada kendini nasıl hissediyorsun ?
 
Tabii ki yüzde yüz olarak daha hazır değilim, şuan öyle gözüküyor. Ben öyle hissediyorum. Çok hafif ağrılarım var ve bu ağrıların bir seneyi bulacağı söyleniyordu. Aynı şekilde devam ediyor ama ben kendime baktığımda, sezona yüzde yüzümle gireceğimi, hazır bir Caner olarak gireceğimi düşünüyorum.
 
Üst üste 2 yıl şampiyonluk, artık hedef 3. Şampiyonluk Yeni sezonda Caner' in takımdan beklentileri ne ?

 
Her şampiyonluk zor, 2 sene üst üste olmamızın bende çok bir önemi yok, bu sene de başarırsak bence bir önemi olacak, ilerleyen senelere 4-5-6 art arda ne kadar olursa bunu üst üste koyduğumuzda bence bir başarı olur. Ama diğer senelerden farkı olcağını düşünmüyorum. Çünkü her sene biz şampiyonluğa oynamak, şampiyonluğu göğüslemek zorundayız. Elimizden gelen her şeyi yapacağız. Yine şampiyonluğu göğüsleyeceğiz.
 
Önümüzdeki sezon hedef Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkmak mıdır, başka hedefler var mıdır? Senin Avrupa macerasına bakış açın nedir?
 
Hedef ilk önce gruptan çıkmak olmalı. Geçen sene başaramadığımız bir şey bu Şampiyonlar Ligi'nde. İlk önce onu başarıp daha sonra gidebildiğimiz yere kadar gitmeliyiz. Geçen sene güzel bir tecrübe oldu her sene bunu yaşıyoruz artık üzerine koymamız lazım bizim gibi takımın  kaliteli futbolculardan kurulu bir takımın bunu başarması lazım başaramasakta dünyanın sonu değil tabii ki ama bunu yapacak kalitede olduğumuz için söylüyorum. Şampiyonlar Ligi'nde de elenirsek ki inşallah elenmeyiz, UEFA Avrupa Ligi'nde yolumuza devam ederiz. Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final mi yoksa UEFA Avrupa Ligi kupasını almak mı derseniz, herkes UEFA Avrupa Ligi Kupası şampiyonluğu der. Başkanımız da o konuda doğru söylemiş, biz de onu tercih ederiz sonuçta orada kırılıp geri dönmek mi yoksa sonuna kadar gidip kupayı kaldırmak mı... Sonuçta UEFA Avrupa Ligi Kupası da çok önemli kupalardan biri. İnşallah gidebildiğimiz kadar gideriz ve dilediğimiz şey olur.
 
Caner erkin artık ustalık dönemine girdi diyebilir miyiz?  Takımda abilik durumunada gelmiş bulunuyorsun. Nasıl geçiyor ? Takım arkadaşlarına ne gibi tavsiyelerde bulunuyorsun ?
 
Yaş olarak çok büyük değilim ama küçük yaştan beri oynadığım için, zaten hepsi milli takımdan benim kardeşim, arkadaşım, dostum.. Çok iyi anlaşıyoruz takım içinde. Herkes saygı anlamında bazı şeyleri kabulleniyor. Bende yaşım büyük olsa da olmasa da büyüklerime ve küçüklerime saygı gösteriyorum. Abi kavramını sevmiyorum. Çünkü artık bir yere geldiğinizde aynı konuları konuşmabilmelisiniz ve aynı şekilde davranabilmelisiniz. Aynı takımda oynuyoruz, aynı seviyede futbolcularız. Dışarıda tabii ki bir saygı olucak ama saha içerisinde önemli değil bana abi demesinler, Caner bile diyebilirler o konuda sorun yok. Takımda herkes iyi anlaşıyor.
Çok hırslısın, mücadelecisin taraftarın seni bu kadar çabuk kabul etmesi bu faktörler de oldukça önemli değil mi ?
 
Kaybetmeyi kimse sevmez ama ben nefret ediyorum. Hep kazanmak mümkün değil ama kazanabildiğimiz kadar kazanmak istiyorum. Kaybettiğimiz zaman da sinirli oluyorum, bazen hakemle tartıştığım oluyor, kendi arkadaşlarımla, rakip takımla.. Bu da benim kazanma hırsım, bunu değiştiremem. Ben kazanma hırsımı kaybedersem, futbolu bırakırım. Beşiktaş taraftarı da bu konuda gerçekten azimli. Onlar da maçı 2-0 da geri düşsek 3-0 da geri düşsek 90 dakika boyunca asla bırakmıyorlar. Galatasaray maçı mesela keza Benfica maçı. Taraftarda onu görünce bende son dakikaya kadar savaşıyorum. Futbolun içinde her şey var, iki dakikada her şey değişebilir. Onlar bırakmadığı an ve sahada da futbolcularını öyle gördükleri an onlar daha çok hırslanıyor. Taraftar futbolda çok büyük bir etken. Hakem bile etkilenebiliyor tansiyon ve stresten dolayı. Biz maçı bırakırsak taraftar da maçı bırakır o yüzden takım ve taraftarın uyumlu olması çok önemli.

Sakatlığın döneminde tribünde olmak mı daha zor yoksa sahada olmak mı zor ?
 
Tribünde olmayı hiç beceremiyorum. Saha içinde bir katkı yaratabiliyorum, yardım edebiliyorum. Fakat saha dışında izlemek çok zor. Hiç bir katkı yapamıyorsunuz, yardım edemiyorsunuz. Saha dışında olmak benim için çok zor. 
 
Şükran Ovalı ile çok mutlu bir beraberliğiniz var. Baloda yapılan röpörtajda, bana yenge demeyin, Caner enişteniz oluyor demiş. Neler soylersin ?
 
Ben de öyle kabul ediyorum. Çünkü Şükran iyi bir Beşiktaşlı. Ağladığı ve sinirlendiği zamanları gördüm, kendisi koyu bir Beşiktaşlı. Başka takımda eğer oynasaydım, “onların stadına Beşiktaş formasıyla giderdim, bana o formaları giydiremezsin.” demişti bana, ben de ona zaten Beşiktaş'a geldim artık dedim. O da büyük bir zevkle Beşiktaş forması giyiyor. Benim hayatımın anlamı Şükran. Bu kadar cok sevdiğim bir insanın, beni bu kadar seven bir insanın tribünde olması bana şevk veriyor, daha fazla konstanre oluyorum. Hep gelsin, her maça gelsin. Ben de daha fazla konsantre olayım. Sonuçta bu takıma da yarar sağlar.
 
Caner Erkin ile takım arkadaşı olsan, saha içi ve dışında onu nasıl tanımlardın ?
 
Eşim bile zor anlıyor bunu, çünkü ilk tanıştığımızda da “saha içinde ve saha dışında nasıl bu kadar farklı olabiliyorsun?” diye sormuştu. Saha içinde agresif, hırslı, çok isteyen, kaybetmekten nefret eden, saha dışında da gerçekten sakin, neşeli ve çok hareketliyim. Antrenmanlarda da neşeliyim ama maç çok farklı bir şey benim için. Çünkü çok konsantre olup, o havaya kendimi kaptırıyorum.
 
Beşiktaş taraftarına yeni sezon için neler söylemek istersin?
 
Her zaman oldukları gibi sabırlı olsunlar. Son dakikaya kadar bizi desteklesinler. Biz de onlara futbolcu olarak son dakikaya kadar her şeyimizi verelim.

Beşiktaş ile ilgili son dakika gelişmelerini Beşiktaş Haberleri sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Canlı iddaa sonuçları için tıklayın.