Yabancı kuralı ne getirir, ne götürür?
Türk futbolunun son yıllarının en büyük suni sorunlarından birisi yabancı sınırı oldu.
FutbolArena Analiz - En büyük suni sorun dememin yegane sebebi, uğraşmamız gereken öncelikli problemlerin olması ve görmezden gelinerek, yabancı sınırlamasının üzerine yoğunlaşılması. Bir kesim kısıtlama olmasın derken, bir kesim ise kısıtlama olursa altyapılarımız gelişir tezini savundu. Olayı sayılarla izah etmek için biraz çaba harcayalım.
Öncelikle bahsini ettiğim sorunları sıralayalım.
1- Ülkede halen daha kapısından içeri ambulans sığmayacak ölçülerde sahalarda futbol karşılaşmalarının oynanması ve dili boğazına kaçan bir futbolcuya müdahale etmek için o an orada olmayan! Ambulansın sahaya geldikten sonra bir süre iş makinasının stadyum tellerini yıkmasını beklemesi. Bu ihmal ile beraber, 2 çocuk babası, 23 yaşında bir gencin ölmesi. (28.12.2014 Türkelispor-Ayancık Bld.)
2- Sezon öncesinde maddi sıkıntılar yaşayan Bozüyükspor'un kapısına kilit vurması! Her sezon Türkiye futbolunun profesyonel liglerinde bazı kulüpler kapısına kilit vurmak zorunda kalırken, bizler futbolcu üreteceğimiz fabrikaların tükenişine göz yumuyoruz. Sonrasında ise “hadi yabancı kuralını serbest bırakın da, yabancılar gelsin, yerliler gelişsin" kavgasına girişiyoruz.
3- Oto galericilerin yönetici,fabrikatörlerin başkan olduğu Türk futbolunda 2014-2015 sezonunun başında, Boluspor kulübü, altyapılarından 30 futbolcuya yatacak yer bulamayınca ilişkilerini kesmek zorunda kaldı. İçlerinde büyük yeteneklerin olması kimsenin de umurunda olmadı. Bu gençler içerisinde 17 yaşında, sırf futbol için üniversiteye giriş sınavını kaçıran bir isim de vardı. Kaçırmasının sebebi ise çapraz bağlarının Boluspor-Düzcespor hazırlık maçında yırtılması ve ameliyat masasında yatıyor olmasıydı.
Şimdi gelelim yabancı sınırlaması ne getirir, ne götürür bunları tartışmaya. Avrupa'nın altyapısından yetiştirdiği oyunculara A takım kadrosunda en fazla şans veren ekipleri şöyle: Barcelona transfer yasağı henüz gelmediği dönemde altyapısından 16 isme A takımında şans verirken, Lyon 14, Feyenoord 13, Hırvatistan ekibi Hajduk Split ise 13 futbolcuya şans veriyor.
Avrupa genelinde tablo bu durumdayken Türkiye'de vaziyet nedir şimdi onu inceleyelim. Kulüpler altyapısından futbolcu çıkarmayı beceremediği için mi yabancı transferin önünün açılmasını istiyor yoksa işin kolayına kaçmak için mi?
Aslına bakılırsa her ikisi de geçerli. Nijerya'dan aylık bin TL maaş ile 1.lig ekiplerine futbolcu getirmek mümkünken, dönemlik yöneticiler altyapıya yönelmenin anlamsızlığını düşünüyor. Tabi bu yöneticiler arasına Altınordu gibi kulüplerin yönetimlerini koymamak gerekli.Süper Lig ekipleri arasında lig ve Avrupa'da en fazla altyapısından futbolcuya süre veren takımlar içerisinde Beşiktaş Atınç, Necip ve Furkan Yaman ile en çok oyuncu sayısına ulaşan takım. Galatasaray ve Fenerbahçe'de sayı sadece iki olurken, Trabzonspor Mustafa Yumlu dışında hiçbir ismi bu kategorilerde forma veremedi. Mustafa Yumlu'yu da ihanet ile suçlayarak kadro dışı bırakmaktan da geri kalmadılar. Üretemiyoruz, üstüne de taşlamaktan geri kalmıyoruz.
Trabzonspor'un 2014-2015 sezonu öncesi transferleri için 18 milyon TL menajerlik komisyonu ödediği gerçeğini de ironi ile belirtmeden geçmeyelim..
Kendi altyapısına yeterli önemi veremeyen kulüplerin ve bunları savunan yorumcuların yabancı kuralı konusunda ısrarcı olması da bana bilinçsizce geldiğini söylemem gerekli. Almanya'nın 2009-2010 sezonunda 85.7 milyon Euro altyapılarına para harcadığı dünya futbolunda, o dönem altyapıda oynayan isimlerin 2014 Brezilya'da kupayı havaya kaldırdığını da unutmayalım. Türkiye'de bir futbol kulübü 30 futbolcusuna yatacak yer veremezken, “aman yabancı kuralı gelsin, futbolcularımız gelişsin" demek basite kaçmak.
Dünya Kupası'nı havaya kaldıran Almanya'nın altyapılarına harcadığı paralar
Tabi bu verilerin ışında bir başka konuşulan nokta ise Türkiye'de yerli futbolcuların fiyatlarının yükselmesi. Kendi bahçesinde meyvesini üretemeyenler her zaman dışarıdan almaya mahkumdur. Yabancı kuralının çıkması ile de üretim artmayacak, daha da azalacak. Bunu da unutmamak lazım. Çünkü dünyanın transferlere en az vergi veren ikinci ülkesi durumundayız. Yönetimler yaptıkları borçlanmalardan sorumlu olmadıktan sonra, yabancı transferinin önünü açmak bir intihardır.
Analiz: Taner Karaman
Kendi altyapısına yeterli önemi veremeyen kulüplerin ve bunları savunan yorumcuların yabancı kuralı konusunda ısrarcı olması da bana bilinçsizce geldiğini söylemem gerekli. Almanya'nın 2009-2010 sezonunda 85.7 milyon Euro altyapılarına para harcadığı dünya futbolunda, o dönem altyapıda oynayan isimlerin 2014 Brezilya'da kupayı havaya kaldırdığını da unutmayalım. Türkiye'de bir futbol kulübü 30 futbolcusuna yatacak yer veremezken, “aman yabancı kuralı gelsin, futbolcularımız gelişsin" demek basite kaçmak.
Dünya Kupası'nı havaya kaldıran Almanya'nın altyapılarına harcadığı paralar
Tabi bu verilerin ışında bir başka konuşulan nokta ise Türkiye'de yerli futbolcuların fiyatlarının yükselmesi. Kendi bahçesinde meyvesini üretemeyenler her zaman dışarıdan almaya mahkumdur. Yabancı kuralının çıkması ile de üretim artmayacak, daha da azalacak. Bunu da unutmamak lazım. Çünkü dünyanın transferlere en az vergi veren ikinci ülkesi durumundayız. Yönetimler yaptıkları borçlanmalardan sorumlu olmadıktan sonra, yabancı transferinin önünü açmak bir intihardır.
Analiz: Taner Karaman