Yazarlardan Dortmund maçı yorumları!
1 SERHAT ULUEREN / ŞAMPİY10

G.Saray nasıldı? Aynı, yani değişen bir şey yok. Sadece Prandelli bu defa 4’lük olmamak için defansı kalabalık tuttu ama yine 4’lük oldu G.Saray. Bıktım yazmaktan ve söylemekten ama hala anlamıyorlar. Albayrak-Dürüst devam etsin bu Prandelli efendiyle, görün bak G.Saray daha ne farklar yiyecek. Bunlar daha iyi günleri Albayrak ve Dürüst’ün. Parasızlıktan oyuncular bir bir kaçmaya başlayınca ben asıl onları göreceğim. Dortmund işi biraz sıkı tutsa 6 da olurdu.
2 SERHAT ULUEREN / ŞAMPİY10

Ligde 8 hafta, Şampiyonlar Ligi’nde 4 maç bitti ama ben G.Saray’ın ne oynadığını, sahadaki oyuncuların ne yapmak istediğini anlamış değilim. Eskiden hiç değilse bir Muslera’mız var diye gurur duyarlardı G.Saray’a gönül verenler. Şimdi Muslera da sahadaki diğer oyuncuların seviyesine indi. Yani o kurtaran Muslera’dan da eser kalmadı. Üzüldüm vallahi Uruguaylı kaleciye. Sonuç olarak G.Saray bana göre Avrupa defterini kapattı. Bu takım 26 Kasım’da deplasmanda Anderlecht maçını da kaybeder ve tam anlamıyla çöker.
3 MEHMET AYAN / ŞAMPİY10

Süper Kupa’da 1, ligde 8 ve Şampiyonlar Ligi’nde 4... 13 doksan dakikanın en ’Ne yaptığını bilen oyunu’ maçın ilk 38 dakikasında oynandı. Önde Umut, arkasında Snijder, kalede Muslera! Aradaki 8 oyuncuya çeşitli parselasyon görevleri verilmiş. Herkes bellistrateji içinde savunmanın parçası. Kanatlar yok; Hamit ve Dzemaili ile içe gömülmüş bir orta saha. Amaç rakibi hızlı çıkarmamak, alanlarını daraltıp, arkaya/araya adam kaçırmamak! Buluşturabildiğin kadar da Sneijder’i topla buluşturup önde tehlike yaratmak. 38 dakika çok iyi tuttu plan.
4 MEHMET AYAN / ŞAMPİY10

Yine de ne Dortmund, ilk maçtaki Dortmund’du; ne G.Saray, zırva futbol oynadığı son maçlardaki takım. 55’e kadar da teslim olmadı. Ancak 55’te ’Yaptıklarının takıma destek olduğunu sanan akılla mesafesi aralı tiplerin’ sahaya attıklarıyla oyuna ait tüm konsantrasyon çöktü. Hakem maçı tatil aşamasına geldi. Başta savunma (ki takımın en doğru oynamaya gayret eden yeriydi) her yerin maneviyatı sıfırlandı. 2-0 sonrasında kısa bir şaşkınlığın ardından Hakan’ın golüyle yeşeren umutlar Hamit’in orta sahada kaptırdığı top sonrası gelen gol ile bitti. Maçın kötülerinden olan Semih, istemeden de olsa skora imzayı attı.
5 MEHMET AYAN / ŞAMPİY10

Bu yenilgiye rağmen G.Saray oyunda konsantre kalabildiği anlarda sezonun en derli toplu işlerini yaptı. Başı kesilmiş tavuk olmaktan hızla uzaklaştı. Sonuç oyunu tarif etmiyor. Sonucun ortaya çıkmasında zekasızların etkisinin var olduğunu, Türkiye’nin bu tip taraftarcılık oynayan akılsızları hak etmediğini haykırmak istiyorum.
6 AHMET ÇAKAR / SABAH

Türk futbolu dün gece bir kez daha çok geriye gittiğini ispat etti. Dortmund, iyi takım ama kendi liginde büyük problemler yaşıyor. Üstelik dün gece de sıkmadan oynadılar.
7 AHMET ÇAKAR / SABAH

Dortmund, Yunanlı stoperi Sokratis’le iki farklı öne geçiverdi. Bu dakikadan sonra Galatasaray daha da iyi oynamaya başladı. Özellikle hücum dozu ve hücum organizasyonları arttı. İşte bu dakikalarda da kornerden gelen topta Hakan Balta’nın kafasından golü attı. Ama futbolda ne oluyorsa bir anda oluveriyor. Galatasaray buradan puan alabilir mi diye düşünürken Hamit orta sahada bir top kaptırıveriyor ve adamlar Immobile ile Galatasaray’ın bütün umutlarını öldürüyorlar.
8 AHMET ÇAKAR / SABAH

İşler dün geceki sonuçlarla tam sarpa sardı. Milyonlarca Euro’ya kurulmuş Galatasaray, grupta ilk iki şansını kaybettiği gibi üçüncülük şansı da zora girdi. Zira Anderlecht, Arsenal’den bir puanı kapıverdi. Galatasaray, üçüncü olup UEFA’da yoluna devam etmek istiyorsa Anderlecht’i Belçika’da yenmek zorunda. Kolay mı? Hayır çok zor... Ama imkansız değil.
9 MEHMET DEMİRKOL / FANATİK

Galatasaray bir tek hücuma hızlı çıkışlar konusunda eksik kaldı. Bu da her ne kadar akan oyunda fazla açık verilmese de Dortmund savunmasının kolaylıkla oyuna katılmasına yol açtı. Chedjou ve Semih’in bir anlık uyumasıyla da Piszczek, Reus’u kaçırdı. Pozisyon ofsayt olsa da 2 stoperin hatası korkunç. Bunun dışında hiç açık vermemiş 8’li bloğun tüm çabası boşa çıkıverdi. Gol sonrası yapıyı bozmamak mantıklı. Çünkü 3. golde de görüldü ki, Klopp’un sürat konusunda seçeneği çok fazla.
10 MEHMET DEMİRKOL / FANATİK

Ancak Prandelli’nin neden Olcan ya da Bruma gibi delicileri oyuna almadığı önemli bir soru işareti. 4’lü orta sahayı bozmadan, Hakan ve Tarık’ın önündekilerle mesafesini koruyarak aynı şekli, oyun merkezini biraz ileriye taşıyarak devam ettirmek gerekirdi. Ancak Hamit ve Djemaili’yle öne çıkınca bu mesafeleri korumak güç. Yani ilk plan doğru ama modifikasyonda sorun var. Ve Muslera... Maalesef bu macerada sıradanlaştı. Kabul etmek gerekir ki bu kadar pozisyon Neuer’e de geliyor. Bu sene bilinen direnç noktası olmaktan uzak.
11 MEHMET DEMİRKOL / FANATİK

Ancak ne olursa olsun bu bir hoca kaybından ziyade kadro kaybıdır. Prandelli’ye en az kızmamız gereken maç budur.Son olarak... Eğer 5 yabancıyla Dortmund maçında çıkıyorsanız ve Dzemaili’nin varlığı da tartışmalıysa. Aysal yönetimi haklı olarak yabancı sınırlamasının kalkması gerektiğini söylerken bir taraftan da işini tam yapamamış oluyor... Demek ki üst sınıf yabancı kotasını doldurulamamış.
12 LEVENT TÜZEMEN / SABAH

Korkaklar hergün cesurlar ise bir gün kaybedermiş. Prandelli’nin "Öncelikle yenilmeyelim" felsefesiyle hareket edip tek forveti düşünmesi ve Galatasaray’ı geriye yaslatarak oynatması, tamamen acizlik ve korkaklıktı. Önde basmaz rakibin kolay gelmesini sağlarsan ne kadar savunma yaparsan yap sonunda gole engel olamazsın.
13 LEVENT TÜZEMEN / SABAH

Zaten Prandelli’nin Cemali-Hakan Balta ikilisini arkalı önlü oynatması tam faciaydı. Hakan, haftalardır oynamıyor. Peki Kasımpaşa maçında iyi oynayan Telles’in ne suçu vardı? Neden kesik yedi? Oynatacaksan Telles-Balta yap. Dzemaili sanki Zidane değil mi?
14 LEVENT TÜZEMEN / SABAH

Ezber takımı Dortmund istediği gibi top çevirirken Galatasaray’ı kanatlardan çözemeyeceğini anlayınca Reus’u savunma arasına sokup golü buldu ve kilidi çözdü. Bu golde maç boyu gölge markaj yapan, adam kovalamayan, pas veremeyen, top tutamayan Dzemaili’nin rolü büyüktü. Merak ediyorum; Dzemaili Prandelli’nin manevi oğlu mu?
15 LEVENT TÜZEMEN / SABAH

Sneijder üçüncü golde hatası olan Hamit’i resmen kulübeye şikayet etti, elindeki su şisesini yere çarptı. Cesare Prandelli de hemen Hamit’i kulübeye aldı. Böyle otorite mi olur? Ama aynı hareketi Sneijder yenilginin kapısını aralayan golde hatası olan Dzemaili için yapmadı.
16 MERT AYDIN / FOTOMAÇ

İlk maçta yaşanan felaketin ardından Galatasaray’ın teknik patronu Prandelli’nin farklı bir şeyler yapmasını beklemek gerekiyordu. Ama açıkçası Burak’ı keseceğini önceden tahmin etmek zordu. İtalyan teknik adamın, oyuna Hamit’in sağ önde olduğu acayip bir diziliş sistemi, 4-3-3’le başlamasını da anlayabilmek kolay değildi.
17 MERT AYDIN / FOTOMAÇ

Galatasaray’ın ilk maçta yapamadığı kalabalık orta sahayla blok halinde savunma dün en azından ilk yarıda tam anlamıyla yapıldı. Alman takımı Dortmund uzun süre pozisyon üretmekte zorlandı. En ileride Umut’la başlayan presin savunma bloğuna büyük katkısı vardı.
18 MERT AYDIN / FOTOMAÇ

30’uncu dakikadan itibaren yavaş yavaş Dortmund baskısının arttığı hissedildi. Ardından Reus’un ters kanattan yaptığı koşu yanıtsız kaldı. O da golü attı. Ikinci golün sonrasındaysa Hakan’ın kafası heyecan yarattı. Ama işte böylesine bir hızlı hücum takımına karşı risk almak demek aslında golü yemek demek. Orta sahadaki son adam Hamit’in hatalı vuruşu ile topu kapan Dortmund takımı çok ani geliştirdiği atakla Galatasaray kalesine iniverip Immobile ile golü buldu. Bu gol aslında her şeyi bitirdi.
19 BÜLENT TİMURLENK / SABAH

Başkanlık makamını, öğlen alınan oyuncağından akşam sıkılan çocuk gibi bırakıp giden Ünal Aysal ve müthiş futbol bilgisiyle danıştığı isim Bülent Tulun, milyonlarca Galatasaray taraftarı gibi bu maçı televizyondan izledi. Rahat koltuklarından, kırıp bıraktıları takımı iyi görmüşlerdir. Aysal’ın "Sosyal sorumluluk projem" dediği Galatasaray temelinden çöktü. Bu ikilinin çok da umurunda olduğunu sanmıyorum. Ünal Aysal, çok sıkılırsa gider Belçika’da bir takım satın alır; danışmanı Bülent Tulun da Aysal’ın arkadaşlarının televizyondan izleyip beğendiği isimleri o takıma getirip imza attırır. Galatasaray’da yaptıkları gibi...